Soğuk Şehriye Çorbası

Aslına bakarsanız bu masada yayınlanacak önemli bir tarif yok. Yine de pratik iftar masalarına fikir olması için yayınlıyorum. Benim gibi çalışan bir bayansanız, bir kaç ayrıntıyla hem şık, hem de hızlı bir sofra kurabilirsiniz.

Bir önceki yazımda da belirttiğim gibi, yemek çeşitlerini sınırlandırıp , mümkün olduğunca az sayıya indirmeyi istiyorum. Abartılı menüler yerine keyifli ve özenli sofralar olmasına çalışıyorum. Bu masamızdaki menüde olabildiğince az ve hafif.

Menümüz;

Eğer benim gibi et yemeyen bir arkadaşa sahipseniz, ana yemekle beraber çay ve kahvaltı faslına geçersiniz..

Minik misafirleri masada tutabilmenin bir yolu.. Bizde pek işe yaramadı, belki sizde yarar:) 4 yaşındaki minişimiz çorbasını içmeden fıstıklı sarma diye diretince tatlıya erken geçmiş oldu. Çorbalarda işkembe ve paçayı çok sevdiğini öğrenince önce bir şaşırdık, pastırmayı da sucuğun kardeşi diye yedikçe şaşkınlığımız tavan yaptı. Mamadan babasının Adana mutfağına erken terfi etmiş benim minnişim.. :)

SOĞUK ŞEHRİYE ÇORBASI

Malzemeler:

  • 1 su bardağı arpa şehriye
  • 1 litre su
  • Yoğurt
  • Dereotu
  • Tuz

Yapılışı:

  • Suyu bir tencereye alalım.
  • Kaynayınca şehriyeleri atalım.
  • Şehriyeler şişip tamamen pişene kadar kaynatmaya devam edelim. Tencerede su azaldıkça azar azar su ilave edelim.
  • Tamamen piştiğine inandığımızda ocağın altını kapatalım ve soğumaya bırakalım.
  • Tamamen soğuduğunda (sıcakken asla yoğurtu eklemeyin, yoğurt annelerimizin tabiri ile kesilir) ayrı bir kapta çırptığımız yoğurdumuzu azar azar şehriyeye ilave edelim.
  • Damak zevkinize göre istediğiniz kadar yoğurt ve su ile sulandırıp dereotu ekleyebilirsiniz.
  • Son olarakta tuzunu atıp servis yapalım..

Mısır Çorbası.. Soğuk Çorba

Çorba için annem bizim çorba dese de araştırdım ki aslı Siirt yöresine aitmiş. Canım annem son zamanlarda bir çok yöresel restaurantlarda gördükçe ” bak bak bizim çorba meşhur” oldu der durur. Kendini kandırır:)

Oysa bilmez ki bizim için en güzelini o pişirir o yedirir..

Hiç bir şeyi annemle bir gazete parçasının üzerinde yediğimiz bir tas çorbaya değişmem. 20 yıl öncesinde resimde gördüğünüz tasları annem kullanırdı. Şimdilerde benim vitrinimi süslemekte..

Malzemeler:

  • 1 su bardağı aşurelik buğday
  • Yarım su bardağı kırık mısır (çorbalık mısır)
  • Yoğurt

Yapılışı:

  • Buğdayımızı ve mısırımızı ovalayarak bol suda yıkayıp derince bir tencereye alalım.
  • Malzemelerin üzerini geçecek kadar soğuk su koyup altını har şekilde açalım.
  • Buğdaylar şiştikçe suyu çekeceklerdir. Dibinin tutmaması ve taşmaması için mutfaktan ayrılmamanızı öneririm.
  • Kaynama başlayınca altını kısalım.
  • Suyunu çeken buğdaylara 2 şer su bardağı soğuk su ilave edelim.
  • Mısırlar yumuşayana kadar (her malzemeye göre değişir benim mısırlarım 45 dk da yumuşadı) , arada üzerine soğuk su ilave ederek kaynatalım.
  • Mısırlar yumuşayınca ocağın altını kapatalım.

  • Tüm bu işlemler sırasında tencerenin kapağını biraz acık bırakmalısınız. Çok kolay taşacaktır. Ve sık sıkta karıştırın. Özellikle buğdaylar açılmaya ve yumuşamaya başladıktan sonra altını tutma riski yüksektir.
  • Çorbamızı soğuttukta sonra ayrı bir kapta yoğurdumuzu çırpalım. Dilediğimiz kadar pişirdiğimiz çorbadan içine alıp karıştıralım. Dereotu veya kuru nane ile servis edelim.

Hayırlı Ramazanlar & Kayısı Kompostosu

Hz. Peygamber efendimiz (s.a.a) bir hutbesinde şöyle buyurmuştur: “Her kim ramazan ayını susarak oruç tutar da, kulağını, gözünü, dilini, şehvetini ve vücudunun organlarını yalandan, haramdan ve gıybetten Allah’ın rızası için korursa, yüce Allah onu kendine yakın kılar, öyle ki o adam Hz İbrahim Halilullah’a (onun makamına) erişir ve onunla birlikte olur.”

Elhamdülillah bir Ramazan daha gördük, inşallah bir Ramazan daha görürüz..

Dün akşam eşimin arkadaşlarını ağırladığım soframın tariflerini inşallah sırasıyla vereceğim.  Menüyü size fikir olması sebebiyle yazacağım. Ama beyleri ağırlamayı düşündüğüm masamı bu derece pembe yapmış olmamın ne derece hoş olduğunu da söylemeden geçemeyeceğim:)

Ayrıca saat 18.00 kadar iş yerinde süren işler sonucu eve geç kaldım:( Bana tam bu anda kollarına açan, sofrayı kurmam ve son rütüşları yapmamda yardımcı olan canım arkadaşım Canan’a çok teşekkür ederim. O olmasaydı yer sofrası kurabilirdim:)

Menüdekiler:

  • Börülce Salatası

  • Kiremitte Mantar

  • Paçanga Böreği

  • Zeytinyağlı Biber Dolması

KAYISI KOMPOSTOSU

Bence bu yaz akşamlarının en vazgeçilmezi komposto olmalıdır. Ben eve bakkalda satılan o siyah içecek girmesin diye uğraşıp kompostosuz iftar geçirmiyorken, eşimin o malum içeceği alması beni çok üzdü.. Neyse ki kompostomda içilmişti.. Yazmasam olmazdı sanki:)

Tezgahlarda taze kayısılar tükenmeden bol bol yapıp tüketmeliyiz. Sıcak havalarda iftar sonrası ferahlarken sindiririm sisteminizin çalışmasına yardımcı olabilirsiniz. Bu denli güzel meyveleri şifalarıyla bize sunulması ne büyük şükrü beraberinde getiriyor.. Öyle değil mi!

Malzemeler:

  • 1 kilo kayısı
  • 3 litre su
  • 5-6 adet karanfil
  • 1.5 su bardağı toz şeker (Damak zevkinize göre toz şeker)

Yapılışı:

  • Kayısıları ovalayarak yıkayalım ve ortadan ikiye bölelim. Çekirdeklerini çıkarıp elma dilimi şeklinde doğrayalım.
  • Tenceremize kayısı ve karanfilleri alalım. Başlanğıçta 1.5 su bardağı toz şekeri üzerlerinden gezdirelim.
  • 15 dk dinlendirip suyunu ilave edelim. Ben burda suyunu su ısıtıcımla kaynatıp üzerine döktüm.

  • Kayısılar yumuşayana kadar kaynatın. Şekerini kendi damak zevkinize göre ayarlayabilirsiniz.
  • Soğuk şekilde servis ediniz.