Fırında Patates Pizzası

Geçtiğimiz cuma günü işten biraz uzaklaşmak adına çok sevdiğim bir arkadaşımla kahvaltı ettim. Kendisi benim aynı zamanda sıkı takipçimdir. Bana sitede söz verdiğim ama uygulamadığım tarifleri hatırlattı ve sözünde durmuyorsun dedi! Bildiğiniz azarı yedim:)

Oysa kendi kendime de söz vermiştim, sözlerimi tutacağıma. Sözümde duracağıma.. Yoğunum yorgunum, çok ta meşgulum. Bahane uydurmama bile çok sebebim var, saymayayım. (!)

Verilen sözün tutulmaması, haklı sebebi veya haksız sebebi diye maddeleri yoktur. Söz sözdür ve tutulur..  Son yazımda haftaya yeni kararlar alıp uymaya çalışacağım demiştim. Sabah namazından sonra uyumamayı hafta sonuda başarmış olmanın mutluluğuyla, bu haftada tüm sözlerimde durma gayretini göstereceğim. Ve mümkün olduğunca söz verip yayınlamadığım tariflerimi yayınlayacağım. İnşallah!

Masadaki bu pembe çiçeklerle o kadar çok resim çektimki anlatamam:) Bir ara çok baydı bu çiçek diyebilirsiniz:) Lakin soldular :( Bundan on yıl önce çalıştığım iş yerinde, iş yerinin prensibi olarak her hafta masama taze çiçekler konurdu. Üç yıl boyunca bunu engelleyememiştim. Çok özel zamanlarda eşimin çiçek almasından hariç çiçeklere bu yüzden kıyamıyorum. Elime bir çiçek buketinden arakladığım bir kaç karanfil geçmişkende suyunu çıkardım:)

FIRINDA PATATESLİ PİZZASI

 

Eşim pazar sabahı kahvaltıda olamayacağı için cumartesi kahvaltısını biraz özenmek istedim. Çok fazla kahvaltılık olmayınca da yeni bir tarif uydurdum. Biz gerçekten çok beğendik, sizinde beğeneceğinizi umuyorum..

Yapılışı (4 kişilik):

  • Patatesleri rendeleyip tuzlayınız. Bir parça karabiber ve pul biber serpiniz.
  • Yarım su bardağı sütü patatesin üzerinden gezdiriniz. Tereyağını küp küp dağıtınız.
  • Isınmış fırına verip 180 derecede 15 dk pişiriniz.
  • Fırından çıkarıp ince doğradığınız sosis, mantar, ve zeytin dilimlerini serpiştiriniz.
  • Tekrar fırına veriniz ve sosisler kızarana kadar pişirmeye devam ediniz.
  • Yumurtaları, kalan yarım su bardağı sütü çırpınız. Sütün içine kaşar rendesini ilave edini.
  • Tepsinizi yeniden fırından çıkarın ve bu harcı eşit şekilde dağıtın.
  • Tekrar fırınlayınız. Yumurtanın piştiğini gördüğünüzde sıcak servis yapınız.

 

Reklamlar

Patatesli Yumurta & Ekmek aşı..

En keyifli yenen tatlı, sütlü ekmek aşı..

80 li yıllarda doğanlar çok iyi bilir kırmızı kapaklı süt şişelerini. Bakkaldan eve yürürken poşetin içinde birbirlerine vurduklarında çıkardıkları sesi hiç unutamam. Kırmızı kapaklarını ilk açtığımızda şişenin yanından süzülen bir damla sütü bile zayi etmemek üzere neredeyse iktisat yapmıştık.

Annem şişeler bittikçe bir parça su ile çalkalardı, israf olmasın.. Yapılan bir temizliğin ardından veya pazara çıkılan vakitlerde şip şak yemekleri vardı annemin. Şimdiki gibi, pizza söyleme lüksü yoktu. Anne icadı sağlıklı yemekler vardı onlar yerine. Mis gibi, şifa gibi, anne gibi..

Kenarı çıtlak, seramik bir kaç tane tabak, sofra bezi üzerine atılan ahşap sofraya alel acele konur. Minik eller ekmeklere uzanır tabaklara minik minik doğranırdı. Annem tüp harcanmasın diye sobada kaynatmaya çalıştığı süte şeker atardı. Şekerli sıcacık süt ekmeklern üzeriden gezdirilir ve dumanı tüterken mideye indirilirdi.

İnanmanızı nasıl sağlayabilirim bilmiyorum ama bir süt ve boş bir ekmeğin bana verdiği o hazzı, damağımda hatırladığım o lezzeti şuan hiçbir tatlıya değişmem.

******

Bu tarif çok kolay, hatta biz de yapıyoruz diyebilirsiniz. Ben bu kadar basit bir tarifi yayınlayıp yayınlamamak arasında gidip geldim. Lakin Ekmek Aşı gibi basit ama bir çok güzel lezzetlerimizin olduğuna karar verdim. Mutfakta saatlerimizi alan yemeklerimiz yanında bir kaç dakikada hazırlanabilecek lezzetleride yayınlamam gerektiğine inandım..

Malzemeler(2 kişicik:))):

  • 1 adet patates
  • 2 adet yumurta
  • 1 küçük boy soğan
  • Zeytinyağı, tuz ve maydonoz

Yapılışı:

  • Patatesi soyun ve küp küp doğrayın, üzerine geçecek kadar su ilave edip haşlayın.
  • Yumurtalarıda haşlayın.
  • Patatesi süzün ve servis tabağına alın. Patatesler sıcakken yumurtaları küp küp doğrayın.
  • Patates, yumurta ve soğanı sırayla tabağa alın, üzerinden zeytinyağı gezdirip servis yapınız.

Not: son cümleyi yazarken kız kardeşimin bebeğinin geliyorum dediğini öğrendim. Dua edin lütfen:) Ben hastaneye kaçarken siz bu postu okuyor olacaksınız..

Havuç Sote & Biberli Tereyağı

Cumartesi gecesi pazar kahvaltısı için misafirimizin olduğunu öğrenince, sabahın erken saatlerini evin en sevdiğim yeri olan mutfakta  geçirdim.

Öğleden sonra eşimle yürüyüş bahanesiyle kendimizi dışarı attık. Dışarıda esen rüzgar ve bir parça soğuk yüzünden gideceğimiz yere kadar arabaya binince, şubat sonuna Sarıkamış’ta kayma hayallerimizi düşündüm. Sırf kayma sevdası yüzünden aylar öncesinden alınan uçak biletlerini boşuna almamızamı yanayım, İstanbul soğunda bile yürüyemeyecek kadar narin olup bu kayma hayali kurduğumuza mı yanayım:)

Benim gibi fazla kahvaltılığınız olmadığını düşündüğünüzde sofraya hem renk vermesi açısından hemde çeşit olması sebebiyle meyve çıkarabilirsiniz. Çeşitlerin çok olmasından ziyade sizin sunumunuzun nasıl olduğu çok önemlidir. Balkonda meyve sepetimizde birer tane kivi, portakal, mandaline ve armut kalmıştı. Bir adet muz ve altın çilekle sundum. Tatlısız bir sofrada meyveler çabucak tükendi.

Haşlanmış yumurtaların yanında genellikle maydonoz ikram ederim. İki lezzet beni çok mutlu eder:) Evde yeşillikten eser olmayınca bende tereyağ ile sunmak istedim. Tereyağlı bir dilim ekmekle yumurta çok güzel gitti. Biberli tereyağının yapılışı: Tereyağını oda ısısında yumuşatın. (ben mikroldalgada yumuşattım) Biber ve bir çimdik tuz ilavesiyle karıştırın. Minik kalıplara tereyağını paylaştırın (ben ikeadan aldığım kalpli buz kalıbını kullandım. Silikon oldukları için yağlar çok kolay çıktı.) On dakika buzlukta bekletim kalıplardan çıkarın.

Zeytinlerin sadece minik kaselerdeki kadar kalmasını bahane ederek minik servislikler hazırladım. Böylece sofrada fazlaca kahvaltılık olmasının da gerekmediği öğrendim. 5 kişi bu minik kaseleri tüketince artan kahvaltılıklarla uğraşma derdide olmadı.

Sofrada bir de Ispanaklı & Pastırmalı Keten tohumlu börek vardı. Tarifini vereceğim inşallah.

Havuç sote: Havuçları halka halka doğrayın. (6 minik havuç ) 3 yemek kaşığı zeytinyağı ila kapalı bir tencerede kısık ateşte kavurun. Kendi suyunu salan havuçları yaklaşık 20 dk bu şekilde pişirin. Tenceredeki suyu ile birlikte yayvan bir tabağa alın. Tamamen soğuduktan sonra sarımsaklı yoğurt ile servis edin.

Ben demiyormuyum benim masamda kürdansız bir şey olmadan olmaz diye:) Buda benim icadım acılı ezmenin(yalancı çemen) sunuş hali. Daha önce verdiğim tarif için TIK. Tek farkı ekmek içini bir parça daha fazla ilave ettim. Elimle yuvarlaklar yaptım. Susamla süsleyip tuhafiyeden alınan düğmeleri kürdana takıp sundum. Düğme fikri Sevgili Canan’dan. Bana bu kalpleride o hediye etmişti.

Fırında Pazılı Kek

Fıkra anlatmak gelmiyorsa artık içinizden, siz unutmuşsunuz eskileri demektir. Eskiden ne güzel sohbetlerimiz vardı.. Fıkra kitaplarımız, bilmecelerimiz, minik sihir oyunlarımız.. Bizim için elektiriklerin gitmesi bir nimetti. Mum ışığının duvara yansımasından gölge oyunları oynardık. Romantikliğin ne olduğunu bilmediğimiz yaşlarda romantikleşir, babamın bize leblebi ve kibrit çöpleriyle yaptığı sihir oyunlarıyla rüyalara dalardık. Şimdi yapmak istesek evde ne kibrit bulabiliriz ne de leblebi. Duvar saatlerinin yerini ceplerimizde taşıdığımız minik aletler aldığı gibi leblebinin yerini de cipsler aldı. İn-ler out-lar gibi..

Oysa ben hala bayatlayan leblebileri tavada tekrar kavurup ısıtmayı seviyorum. Bozayı evde yapmayı ve elektrikler gittiğinde mum ışığında uyumayı..

Fıkralarda bizim hayatımızda büyük önem taşıyıp ta bu eskiyen zamana yenilen en masum eğlence aracımızdı. Fıkra bilen varmı? Hadi fıkra anlatalım. Ya ben fıkra biliyorum ama unutuyorum! (oooo sen ne biçim insansın:)) gibi muhabbetler olsa her daim..

Keşke hala fıkra bilmemek ayıp olsa.. Unutmak ta utanç verici olsa. “Adamın biri doktora gitmiş gidiş o gidiş” dese biri, bizde saatlerce gülsek..!

PAZILI KEK

Aslında pazılı tava kekinin tarifini daha önce vermiştim. O tarif için lütfen TIKLAYINIZ. Bu tarifte ise ilk kez denediğim ve hatta sanırım ben ilk kez denedim fırında yaptığım bir tarif. Çok ama çok lezzetli olan ve sadece tavada pişirme süresinin uzunluğundan ötürü nadir yaptığım bir tarifti. Misafirler için pratik olması açısından geçtiğimiz hafta annemde fırında denemeye karar verdim ve mükemmel olunca yayınlamalıyım dedim.

Miktar ölçüleri diğer tarife göre daha değişik olduğu için tekrar yazıyorum. Pazının bol olduğu mevsimde inşallah denersiniz. Püf nokta olarakta söylemeliyim, bu tarifi yapıp bir kısmını dilimledikten sonra dondurucu da dondurabilirsiniz. Ben 6 şar dilim olarak buzdolabı poşetine yerleştirdim ve her katın arasına streç film yayarak 4 kat şeklinde büyük poşette sakladım. Çıkardığımda çözülmesini bekledim ve mikrodalgada ısıttım..

Malzemeler:

  • 3 bağ pazı (yeşil yaprak kısımları)
  • yarım demet taze soğan/kıyılmış
  • 1 su bardağı maydonoz /kıyılmış
  • 10 yemek kaşığı mısır unu 
  • 6 yemek kaşığı beyaz un
  • 8 yumurta
  • 3 orta boy soğan
  • 1.5 çay bardağı sıvı yağ ve 1 çay bardağı su
  • Tuz, karabiber, pulbiber

Yapılışı

  • 3 bağ pazıyı yıkayın ve iyice suyunu süzün. Çok çok ince şekilde kıyın.(Sadece yeşil yaprakları. Ben saplarını saklayıp minik minik doğradım ve yumurta, soğan ile daha sonra kavurdum. Güzel bir kahvaltılık oldu) Diğer sebzeleri de kıyın ve harmanlayın.
  • Derin bir kapta 8 yumurtayı, unları ve baharatları harmanlayın. Yağı ve suyu ilave edin tekrar karıştırın.
  • Son olarakta ince kıyılmış tüm sebzelerinizi ve küp küp doğradığınız soğanı ilave edip karıştırın
  • Tüm karışımı yağlı kağıt serilmiş tepsinize alın. Spatula ile düm düz olmasını sağlayın.
  • Isınmış fırında 20 dk 150 derecede pişirin. Ardından 200 derecede üzeri kızarana kadar pişirin.
  • Sıcak sıcak dilimleyerek servis ediniz. Çay saatleri içinde inanılmaz bir lezzettir..

Patatesli Semizotu Salatası..

Cumartesi sabahı kardeşimin kahvaltı masasına konuk olduk. Daha öncede söylemiştim. Bazen resimlere baktığımda kimin masası diye bir an tereddüt ediyorum. Masa aynı, sandalye aynı, bir çok şey aynı ama zevklerimiz çok farklı. Bence zevklerimizin farklı olduğu kısmında artık değişiklik yapmalısın ve kabul etmelisin, en az benim kadar zevklisin:))

Neyse kahvaltı masamıza gelelim:) Kahvaltı dediğime bakmayın sofraya oturduğumuzda saat 12.30 civarıydı:) Malum biz kapı komşusu olduğumuz için gitmemiz çok uzun yol alıyor. Evden çık, ayakkabımızı giy, kapının ziline bas, kapının açılmasını bekle, içeri gir derken :)) Birde ayrı katlarda otursaydık nasıl olurdu hiç düşünemiyorum. Asansör trafiği hiç çekilmezdi heralde:))

Şaka bir yana kardeşimin öğretmen oluşundaki azmi sayesinde öğrencileriyle cumartesi sabahlarıda buluşunca kahvaltı masasına oturmamız biraz gecikti. 40 tane minik mi minik öğrenciyle tek tek ilgilenerek bir haftayı devirip, cumartesi sabah erkenden kalkıp kursa gitmeden bir çok şeyi hazırlaması gerçekten takdirlikti. Annem ve 3 kız kardeş bir de eşlerle yapılan bu eşsiz kahvaltıyı, kardeşim “özenemedim abla, yayınlamazsın” desede bence çok şık bir sofraydı. Değil mi?

Nede olsa Taner’in Baldızı :))

Kahvaltı Masamızdakiler:

Resmini Çekmeyi Unuttuğum Profiterollü Muhallebi

Peynirli Börek

Nar Ekşili Kısır

Fırında Kremalı Patates

veee

PATATESLİ SEMİZOTU SALATASI

Malzemeler:

  • 1 demet semizotu
  • 2 patates
  • 3 kase yoğurt
  • Tuz
  • 3 yemek kaşığı tereyağı

Yapılışı:

      • Semizotunu bol suda 4-5 kez yıkayın. Gelişi güzel doğrayın ve bol suda beklemeye alın.
      • Patatesleri haşlayın ve rendeleyin.
      • Derin bir kapta yoğurdu çırpın, patatesleri ve semizotunu süzüp ekleyin. Tuzla tadlandırın.
      • Servis esnasında üzerine tereyağını eritip gezdirin.

Not:

Tereyağı istemezseniz tadlandırmak için yarım çay bardağı zeytinyağı ilave edebilirsiniz. Zeytinyağını tüm malzemelerle birlikte karıştırıp servis ediniz.

Pastırmalı Kiş..

 

Aslında sırada profiterol tarifi vardı. Ben dayanamayıp bir an önce kişimi yayınlamak istedim. Bir tarifimde eksikliklerin olduğunu fark edince aynı hataya kimse düşmesin istiyorum. Farklı bir yerden aldığım tarifi kendi doğrularımı bile es geçerek denediğimde sonuç hüsran olunca çok üzülüyorum. Üstelik bu tarifi beni bekleyen kalabalık arkadaş grubuma tattırmak için götürdüğümü düşünürsek, kendimi ne derece kötü hissettiğimi azda olsa anlatmış olurum.

Benim aşağıda verdiğim sıralamaya tam anlamıyla uyarsanız çok güzel bir kiş elde etmiş olursunuz inşAllah. Bu vesileylede bana öğretilenlere bir kez daha inanarak uymayı öğrenmiş oldum.

Dolabımda Kayseri’den alınan son pastırmalarıda bu kişte tükettiğime göre, şimdi kayseriye gitmek için hayaller kurabilirim..

Malzemeler:

  • 2 su bardağı un
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1 çay kaşığı kabartma tozu
  • 2 çorba kaşığı tereyağı (oda sıcaklığında)
  • Buzlu su

İç harcı için:

  • 1 su bardağı süt
  • 1 çay kaşığı tuz (silme)
  • 2 çorba kaşığı zeytinyağı
  • 3 yumurta
  • 6 dilim pastırma
  • 150 gr kaşar peyniri (rendelenmiş)

Çok uzun anlatıldığına bakmayın lütfen.. Çok basit ve pratik bir tariftir. Bu malzemeleri 2 katına çıkarıp, 2 kiş elde etmem yaklaşık (fırından çıkmalarıyla birlikte) 1 saatimi aldı. Tabiii arada yakında tarifini vereceğim patetesli poğaçanın iç harcınıda yaptığımı söylemeliyim.

Yapılışı:

  • Unu derince bir kaba eleyerek alın. Üzerine tuzu ve kabartma tozunu eşit bir şekilde serpin
  • Tam ortasına oda sıcaklığında tereyağını alın. Buzlu suyunuzdan yavaş yavaş hamura katarak yoğurmaya başlayın.
  • Hamurunuz merdaneyle açılabilecek sertliğe ulaştığında su eklemeyi durdurun.
  • Hamurunuzu merdane yardımıyla inceltin ve tart kalıbına yerleştirin. Kenarlarını parmaklarınızla incelterek tart kalıbını doldurmaya özen gösterin.
  • Kürdan yardımıyla kalıbın ortasına 10-15 adet delikler açın (kalıbın yanlarında delikler açmayın).
  • Kalıbın ortasına gelecek kadar yağlı kağıt kesin ve hamurun üzerine serin. İçine yarım su bardağı nohur veya kuru fasülye dökün. (Hamura ağırlık yapacak çok kabarmasını önleyecektir.
  • 180 derecede ısıttığınız fırında tart hamurunuzu 10-15 dk bu şekilde pişirin. (Fırına göre sure değişebiliyor)
  • Ayrı bir yerde yumurtaları çırpın, sütü ve pastırmaları (ufak ufak elinizle parçalayın),zeytinyağını, kaşar rendesini, tuzu ekleyin. Homojen bir karışım elde edene kadar karıştırın.
  • 10-15 dk pişirdiğiniz tart hamurunu fırından çıkarın.( Ben bu ön pişirmeyi yapmadım ve iç harcı direk çiğ tart hamuruna döktüm. Bu kısımda aldığım tarife uymamam gerektiğini düşünsemde güvenmek istedim. Tart hamurun iç harcı pişmesine rağmen alt hamur kısmı az pişmişti, yine de bu iki kişinde bitmesine engel olmadı:)
  • Hamurunuzun ılımasını bekleyin (Hamur sıcakken iç harçı sakın dökmeyin!)
  • Ilıyan ve hatta soğumaya yakın tart hamurunuzun üzerindeki bakliyatları ve yağlı kağıdı alın ve iç harcı tart hamurun ortasına dökün.
  • Tekrar üzeri kızarana kadar pişirin.
  • Ilıyınca dilimleyin ve servis ediniz.

Çilekli Kahvaltılık Gevrek..

 

HAYIRLI CUMALAR

Şimdi gelelim bir kaç itirafta bulunmaya.

İtiraf 1. Bu tarif geçtiğimiz pazar sabahı yapıldı, yayınlamak yeni nasip oldu.

İtiraf 2. İnsan pazar sabahı şöyle çay ve simit istiyor. (Siz siz olun bu tarifi ara öğünde yapın)

İtiraf 3.Çok lezzetli ama hiç doyurucu değil. (Diyet ürünlerle kim doymuş ki:)

İtiraf 4. Sırf temizlik uğruna mutfakta az zaman geçirmek için denemiştim !!

Malzemeler:

  • Çilek (büyük bir çorba kasesi)
  • 300 gr lihgt yoğurt
  • 2 yemek kaşığı bal
  • 1 su bardağı yulaf ezmesi
  • 1 avuç iri dövülmüş ceviz
  • 1 su bardağı diyet kahvaltılık gevrek (örn:Ülker Kellogs K)

 

Yapılışı:

  • Çileği robotunuzdan geçerin.
  • Çilek püresine yoğurtu ve balı ilave edin kaşıkla çırpın.
  • Epeyce cıvık bir karışım elde edeceksiniz, cevizi, yulafı ve gevreği ilave edince kendini biraz toparlayacaktır.
  • Karışımı istediğiniz bir kadehe veya kaselere paylaştırın. (Bu karışım benim resimde görülen kadehlerime tam oarak yetti.
  • Son olarak biraz kahvaltılık gevrek ve çilekle süsleyin