Akla düşen annelere dair..

cats 4  

Bir kaç gün oldu, yolum Fındıkzade’ye doğmadığım ama büyüdüğüm  o minik şehre düştü.. Benim anılarda gizli detayları saklaması ile koca bir şehir gibi görünen o güzelim eski İstanbul semtine..

Çocukluğumun kalp çarpıntılarını, düştüğümde kanayan dizimin acısını, bozulan çamaşır makinesinin merdanesinin yerine çamaşırları ellerimizle sıktığımızın öfke homurtularını, cami çeşmesinden bidonlarla su taşıdığımızı, dolayısı ile su kavgalarını, soğuktan ürperen bedenimizle kömürlükte odun kırma seanslarımızı, kapı gıcırtılarını, mis süt paketlerini evde patlatışlarımızla yediğimiz dayakların zırıltı seslerini, komşumuz için kendimizden bile vazgeçebileceğimiz dostluk bağlarımızı, baba gelmeden sofraya oturmama gibi anlamlı ve özel geleneğimizi, ‘ben’ ‘ sen’ ‘o’ gibi tekillik yerine “biz” in çok olduğu günleri saklayan o koca şehir..

Ağabeylerimiz top oynarken, biz artan kumaşlarla yapılmış, içleri çaputlarla doldurulmuş, kaşları ve dudakları annelerimizin hünerli elleri ile işledikleri bebeklerle oynardık.. Et Bebeğimiz yoktu ama bir bez bebeğimiz tabi ki vardı.. Soba başında annemin bez bebeğime elbise ördüğünü dün gibi hatırlıyorum, boğazımdaki düğüm ile…

Bu satırları yazarken sonra aklıma annem düşüyor:

Geçen sene ramazan ayında iftara 2-3 saat kala buluşup sanki tarihi bir tur yaparcasına eski semtimizi, mahallemizi yani bizim için şehrimizi gezdik.. Eski Parlar Pastanesinden meşhur tatlımızı, Cerrahpaşa Fırından Havuçlu Kekini, Çekirdekli Galetasını aldık. Komşuların camını ‘tık’ ladığımız, içeri buyur diyecek güzel tebessümlerini, ansızın gelen eski komşuya Allah ne verdiyse iftarına kal yalvarışlarını içimize çeke çeke yaşadık.. Annemin ertesi gün göz yaşları içinde “bana bundan iyi bir şey yaşatamazdınız” dediği kısa bir ışınlanma yaşadık geçmişe ve onun tatlı özlemine.. Arada yarım saatlik bir mesafe değil de, uzun yolculuklar sonrasında varılacak bir gurbet şehriymiş gibi annemin üzülmesine mi yanayım, yoksa daha güzel bir evde daha iyi koşullarda yaşadığı halde Fındıkzade de ki eski muhabbetini aynı yerde devam ettirememesine mi yanayım.. yok yok ben en iyisi İstanbul’u yüksek yüksek beton yığınları arasında ruhsuzlaştıran düzene yanayım..

cats 2

İşte böyle bir mesai gününde akla anne düştü ise, 3 ay önce iki anneme kurduğum bu sofrayı yayınlama isteği doğar.. Evet meyvelerden de anlaşılacağı üzere yazın başıydı.. Kayınvalidemin bize bir kaç haftalığına misafir olması ile iki anneyi buluşturduğumu yazmıştım instagram sayfamda.. Üzerinden zaman geçsede sizlere ilham olsun bana da anılarla dolsun diye yayınlıyorum..

  •  Kristal bardaklar anneciğimin çeyizinden. En az 30 yıllık
  • Tatlı kadehleri diğer annemin (kayımvalidemin) Almanya ganimetlerinden.. Fransız malı en az 40 yıllık..
  • Ekmek sepeti örtüsü yine annemin çeyizinden iğne oyası..

cats 1

İş çıkışı bir kaç gün boyunca kayınvalide gelecek telaşı ile temizlik yapınca ilk akşamı çay masasına çevirebildim. Yemeği yetiştiremeyen gelin süslü sofra kurarak anneciğinin gözünü nasıl boyar adlı çalışmam:)

cats

2013’ün 2. İftarı & Salçalı Köz Patlıcan Salatası

DSC_0231

Çok iyi bilirim planların, hedeflerin şaşma ihtimalinin tutma ihtimalinden yüz kat daha fazla olduğunu. Bundandır ki bendeki hırs ve inat tavan yapmıştır. Kolay pes edemeyen bir huya sahip olmanın yorgunlugu sardı beni. Oysa ben herşeyi bırakıp gitmek isterken kendimi ayaklarımdan zincirliyorum bu şehre ve bu şehrin keşmekeşliğine..

Oysa hayalimdeki evde yaşamak hayalimdeki insan olmak için her gün dua ediyorum…

Ben, muazzez ! Bir karadeniz kızı.. Tıpkı dalgaları gibi dik ve hoyrat..

DSC_0228

Aslında uzun mu uzun içimi döktüğüm bir mektubum var size.. üsteki paragraf oradan bir kaç alıntı..

Benim Yuvacık vaktim gelmiş..

Lakin Mısır’da kardeşlerimiz mutsuzken benim bu börtü böcek misali konularım çok anlamsız diye düşündüm ve sonra yayınlamak için erteledim.. Bu dönem bizim için bol bol şükür ve dua vaktidir. Rabbim kadir gecesini yakalamayı ve ihya etmeyi nasip etsin..

cats

Bu masam abim, yengem ve yengemin annesi içindi. Misafirlerim ağır olduğundan konsepti ne kadar klasik seçsemde yiğenim lamia için aralara renk katip onu mutlu ettim. Bu sene elhamdülillah kolay oruç tutsamda işlerden pek vakit ve derman kalmıyorki şöyle yemeklerimle misafirlerimi mutlu edeyim..

Menü sizlere fikir vermesi için yazıyorum

  • Tarhana Çorbası
  • Karnıyarık + Salçalı Biftek + Pilav
  • Lahana Sarması
  • Salçalı Patlıcan Salatası
  • Zeytinyağlı Mantar Salatası
  • Oreolu Pasta

DSC_0250

Bu pasta diğer hazır tatlıların yanına yapılmış  pratik pastadır. Kimin özel isteği olduğunu söylememe gerek yok sanırım:) Tarifi gelecek inşallah..

DSC_0264

 Bunun da tarifi gelecek inşallah..

SALÇALI KÖZ PATLICAN SALATASI

DSC_0261

Bizim evde salata fazlası ile sevilir veyinir. Kahvaltı sofralarından tutunda misafir sofralarına kadar bir kaç çeşit salata muhakkak olur. Heleki patlıcansa mevzu yazdan közler dondurucuda saklarız. Köz patlıcanlı tarifler uydurur dururuz.. Sizde salata tarifi arıyorsanız bir deneyin derim..

  • Kişi sayısı kadar közlenmiş patlıcan ( ben 3 adet kullandım)
  • Küp doğranmış 2 soğan.
  • 2 yemek kaşığı salça & kavurmak için yarım çay bardağı kadar zeytinyağı
  • Tuz, susam ve karabiber,limon

Patlıcanları kendi usulünüze göre közleyin. ( Fırında yağlı kağıt üzerinde közleyebilirsiniz. Közlemeden önce üzerinden 2 kez bıçakla delmeniz gerekiyor). Soğanları zeytinyağında 1 dk kavurup salçayı ilave edin. Salçanın çiğ kokusu çıkana kadar kavurmaya devam edin. Çatalla ezdiğiniz patlıcanlarıda ilave edip baharatlarını aktarın. Soğuk servis ediniz. (ben bir parça nar ekşisi de ilave ettim)

Fıstıklı Antep Katmeri

DSC_0215

Anacığımın yanakları al al olduğu günler.. Kaldırımların arnavut olduğu, beyazların kazanlarda kaynatıldığı, salça tenekelerinin saksı olduğu günler..

Şuan vitrinimizi süsleyen, gelen konuklarımın antika gözü ile baktığı 3 tas bakırım var benim.. Eğik bükük, yamuk yumuk.. Kalayı dökülmüş, beti benzi atmış..

Yaşının 40’a yaklaştığı 3 tas.. Benim onlara yüklediğim kuvvetli duygular olmasa gözüme bir çoğu gibi antika gibi görünecek ve beni dalıp dalıp eskilere götürmeyecek..

Anneciğim neredeyse her gece bu taslar içinde ılık süt, çiğ yumurta, bal karışımı yapar uyku arasında bize içirirdi. Aynı tas yokluktan olsa gerek, yemek sonraları içine konulan ılık su ve pril sayesinde ellerimizi yıkama aracı olarak kullanılırdı. Annem bu tasların içinde kendi ördüğü elbeziyi yıkar minik ellerimizi bir güzel siler ve sofradan kalkma iznini verirdi. İzin diyorum çünkü o izni almadan kalkarsak, sınırdan kaçak geçiş yapmış vatandaş muamelesi görürdük:)

DSC_0224

Bu tatlımı yaptığım masamın misafirleri için annemin tatlı sözü vardı. Kendisi şuan uzaklarda olunca bana hasreti ziyadesi ile düştü.. Tatlıyı da onun tarifine göre yapınca annem kadar olmasa da güzel yapabildiğime inanıyorum. Kolay ama muhteşem ötesi lezzetli bir tarif. Denemenizi bilhassa öneririm.

DSC_0211

İftara ne tatlı yapsam, iftar menümde tatlı eksik diyorsanız size mükemmel bir tarif.. Fıstığınız yoksa aslı ne kadar fıstıklıda olsa bütcemizi sarsmamak adına cevizle de deneyebilirsiniz..Lakin ben de annemde cevizle hiç denemedik, denerseniz sonucu bana da bildirir misiniz? :)

Malzemeler: (12 kişilik )

  • 2 kutu kaymak
  • 1 su bardağı fıstık ezmesi
  • 200 gr tereyağı
  • 1 paket baklavalık yufka
  • Toz şeker

resim 3

Yapılışı:

  • Tereyağımızı derin bir tavada eritin, mümkünse 30 sn kadar da kaynatıp çiğ kokusunu uçurun.
  • Tezgahınıza bir kat baklavalık yufka serin. Üzerini az miktarda yumurta fırçası ile tereyağı ile yağlayın.
  • Yağladığınız yufkanın üzerine bir kat daha yufka serin, yağlamayın. Tam ortasına kare şeklinde olacak şekilde kaymağı top top koyun. Koymağın üzerine fıstık ezmesini ve 1 yemek kaşığı (tepeleme) toz şekeri serpin.  Bu malzemeleri yaparken resimdeki gibi yufkanın tam ortasına gelecek şekilde ve mümkünse kare şeklinde koyun.
  • Ardından yufkanızı önce uzun kısmından, sonra diğer kenarlarından ortaya eşit şekilde kapatın.

resim 4

  • Yine tereyağı ile yağladığınız teflon tavada arkalı önlü kızartın.

Dip Not: Baklavalık hamur kullandığım için, çok dökülen kıyır kıyır bir katmer oldu bu tarif. Ben yenmesi kolay olması açısından büyük kare katmerleri 4 eşit parçaya mutfak makası ile kestim. İlk resimlerdeki minik karelerden servis tabağına dondurma ile servis ettim. Eğer siz baklavalık hamur açabiliyorsanız kendi yufkanız ile yapın. İnanın bu hazır yufka ile bile çok lezzetli oldular:)

Zeytinyağlı Taze Börülce & Dondurucuda Börülce Saklama

börülce 1

Masada beni adeta boğazlayan evrakları bir kenara topladım. Günlerdir aman masama dokunmayın, bir evrakı bile almayın dediğim, hizalarının bile bozulmasını istemediğim, dosyaladıkça düzen bulduğum masamı yeter artık nidaları ile ansızın üst üste topladım. Sanki bunu yaparken sizlerle aramda derin bir uçurumdan kendimi kurtarmış gibiyim..

Yeni bir iş yeni bir doğan bebek gibiymiş, öğrendim. İlk günler gelme heyecanı yaşarsınız ya aynen öyle bir heyecanla başladı. Doğduğu ilk gece/ilk ay uykusundan yeni uyandığı için gözünü gözledik adeta. Şuan 3. ayımızdayız ve şiddetli gaz sancıları ile baş başayız:)

Benim için ne kadar adrenalin dolu da olsa ben bu işi çok sevdim. Elhamdülillah artık işe daha keyif ile gidip geliyorum. Yoğunluk beni motive ediyor, kendimi iyi hissetmemi sağlıyor. Birkaç haftaya kalmaz bu tempoda benim için rutine girince misafir ağırlamak istiyorum evimde. Evde misafir ağırlamayınca kocaman evi boşuna işgal ediyoruz gibime geliyor.

Lakin bu 3 ay bana haftalarca pazar günleri dahil-tatil yapmadığımız yorgun bir beden bıraktı. Sadece bir iki defa istisna tatil yapmalarımız da eşim ve ailemle geçirdiğim için burayı ihmal ettim. Ve artık uzun bir süre cumartesileri çalışma kararı aldık.

Akşamları 20.00 den az olmayan mesailer yüzünden de birçok kez üzülerek hazır yemeklere yöneldik. Ben yine fırsat buldukça sebze yemekleri, zeytinyağlılar, pratik tatlılar yaptım. Akşam 9 da mutfağa girilince ne yapılırsa..

Derin dondurucumu ilk kez bu kadar çok sevdim. Eski yoğunluğumum üç katına çıkması ona bağlılığımı artırdı. Bu yaz onu doldurmak için daha çok çaba göstereceğim..

Beni FACEBOOKTA takip etmek için TIK TIK

Yine beni İNSTANGRAM da takip etmek için TIK TIK

ZEYTİNYAĞLI TAZ BÖRÜLCE

cats

İşte bu yemeğimde soyunma odama aldığım 6 kapaklı derin dondurucum sayesinde yapıldı. Ağustos ayında müşteri ziyaretimden sonra bir sanayi sitesinin yanında rastladığım pazardan almıştım. Arabayı anlamsız yere park edip koşa koşa pazarı turlamış ve bu börülceleri iki gün bagajda unutmuştum:)  Şimdi hem dondurucuda nasıl börülce saklarız hem de nasıl pişiririz tarifini verelim. Yaz için şimdiden hazırlık olsun sizlere.

Bu tarif kışlık hazırlığı için, diyet yapanlar için, davet sofralarında hafif yemekler tercih edenler için gelsin..

DONDURUCUDA KIŞLIK BÖRÜLCE

  • Dilediğiniz kadar satın aldığınız börülceleri başlarından ayıklayınız. Bu sırada nazik olunur ve asla kırmayınız. Uzunluğu pişirdiğinizde görsel olarak daha güzel olacaktır.
  • Bol su ile yıkadığınız börülceleri tencerenize alınız ve bir miktar su ekleyiniz.
  • Ben çok olan tencereye yaklaşık 2 su bardağı su eklediğimi hatırlıyorum.
  • Tencerenin altını çok kısık ateşte yakınız. Tencerenin kapağını açmadan börülcelerin renginin değişmesini annelerimizin takibi ile ölmelerini sağlayınız.
  • Bu sırada sizin dikkatiniz çok önemli. Hem tencerenin kapağını fazla açmamanız lazım hem de çok fazla pişirmeden, rengi değişir değişmez ocaktan almanız lazım. Mümkünse başından ayrılmayın.
  • Tencerenin kapağını açmamanız neden gerekiyor? Çünkü börülceler az miktar koyduğumuz suyun buharı ile ölüp renk değiştiriyor.
  • Bu işlem biter bitmez çok fazla ölmemeleri için içindeki su ile tepsilere dökünüz.
  • Tamamen soğuyan börülceleri buzdolabı poşetine hava almayacak şekilde dilediğiniz ölçülerde pay ediniz.
  • Ben derin dondurucunun hem kokusunu içine almaması için hem de kendi kokusunu derin dondurucuya vermemesi için muhakkak 3 kat poşet uygularım. Tercih sizin.

ZEYTİNYAĞLI TAZE BÖRÜLCE

  • Tencerenizin altına 2 adet soğanı ay dilimi şeklinde kıyınız ve üzerinden yarım çay bardağı zeytinyağı gezdiriniz. Unutmayın zeytinyağı çabuk yanan bir yağdır. Bu yüzden soğan ile birlikte tencereye ilave etmeli, yağı ısıtmamalısınız.
  • Hafif kavurduğunuz soğanların üzerine börülcenizi ilave edip göz kararı su koyunuz. Bu ölçü börülcenin 1/3 ü miktarından da az olmalıdır. 2-3 adet küp şeker atınız.
  • Zeytinyağlı bir yemek olduğundan suyu az tutup buharında pişirmeye ama dibinin tutmaması içinde kısık ateşte pişirmeye özen gösteriniz.
  • Soğuyan yemeğinizi servis tabağına alıp arzuya göre bir miktar zeytinyağı daha ilave ediniz. Afiyet şifa olsun!

Lahana Sarması & Çekiliş:)

DSC_0764

Kocaman bir evim var benim! O kadar büyük ki size buradan anlatmakla bitiremem. .

Kapıdan girer girmez kendimi büyük bir han’a giriyor gibi hissediyorum. Ben içinde ufacık tefecik kalıyorum. Bir temizliğe başlasam sanki günlerimi alacak gibi geliyor. Ne kadar çok eşyam var diyorum. Bu kadar büyük bir evi doldurabilmek için alınmış sayısız eşya. Saymaya kalksam 1.000 parça eder her halde. Evi ölçmeye kalksam eminim bir tam günümü alır diyorum; içim ürperiyor!

Benim kocaman bir evim var, sizin de var mı soruyorum ?

Ben çokta zenginim. Sayısı 1.000 parçayı bulan eşyalarım servetimin bir parçası. Siz de zengin misiniz diye soruyorum?

Aslında benim evimde bir çoğumuzun ortalama ölçülerinde olan bir ev. Sadece 110 metrekareden oluşan evimi eğer karışla ölçmeye kalkarsam kaç günümü alır? Ya da  eşyalarımı toplu iğnelerimi bile teker teker sayarsam  1.000 ‘i bulur mu? Sadece bir çoğumuzda bulunan 12 kişilik yemek takımında bile neredeyse 100 parça olduğunu hatırlarsak 1.000 rakamının çok az kaldığını düşünebiliriz.

Peki evim neden bana bu kadar büyük geliyor?

Lütfen bu soruyu birlikte cevaplayalım. Ben kendi cevabımı yazana kadar yorumlarınız ile bana yardımcı olur musunuz? Daha önce bahsettiğim “çekilişi” bu yorumlar içerisinden kura ile yapacağımızdan  bu vesileyle çekilişe katılmış olmanızı da rica ediyorum.. Lütfen adaletli olmak adına sadece birer yorum yazınız..

Çekiliş 18 Ocak 2013 saat 23.59 da sona erecektir. Talihli arkadaşımızı kura ile belirleyeceğim. Buradan beni hiç yanlız bırakmayan, varlıklarını hep hissettiren, benim ikinci ailem olan sevgili takipçilerime bol şans diliyorum. İnşallah hayırlı bir çekiliş olur!

Özetlersek bu postun altına yorum bırakan talihli arkadaşımıza 4 adet aşağıdaki resimde görülen dikdörtgen servis  tabağı hediye ediyoruz. Bu tabaklarla kalmayıp masalarımda kullandığım objelerden de süpriz bir paket hazırladım. Kürdan, minik tavalar, pembe kovalar v.s Süprizzz:)

DSC_1727

Lahana Sarması

Canım bol salçalı, kıymasız kapuska çektiği için aldığım lahanayı eşimin “benim kapuska sevmediğimi biliyorsun” tepkisi ve “sen kendine yap,ben kahvaltılık yerim” demesine rağmen sofrada beylerin gözünün doymasının daha önemli olduğunu düşündüğümden:) lahanayı bu iş temposuna rağmen lahana sarmasına çevirdim. Yapalı ve tüketeli 3 hafta da olsa hala kendime şaşıyorum. .

Son iki aydır neredeyse her akşam mesaiye kalıp 19.30 ya da 20.30 çıkıyoruz. Cumartesileri tam gün çalışma alışkanlığı edinmemiz de an meselesi:) Sağlık sıhhat versin Rabbim çalışalım ama arkadaşlarımı, dostlarımı, akrabalarımı özledim. Misafir ağırlamayı özledim..

Velhasıl yorumlarınıza sorularınıza geç cevap yazıyorsam sebebi ya ofise uğrayamadığımdandır ya da masama oturacak vakit bulamamaktandır:) Biliniz ve hakkınızı helal ediniz lütfen..

Malzemeler:

  • Orta boy lahana
  • 200 gr kıyma
  • 4-5 çorba kaşığı zeytinyağı yağ ve yarım su bardağı su
  • Yarım su bardağı yemeklik kalın bulgur
  • 1 su bardağı kırık pirinç
  • Karabiber,tuz, 1 yemek kaşığı salça, 1 silme kaşık pul biber
  • 1 büyük soğan varsa bir avuç ince kıyılmış maydanoz (kalmadığı için ben koyamadım)

cats

LAHANANIN YAPRAKLARININ AYRILMASI: Öncelikle benim için ilk öğrendiğim yıllar kabus olan lahana dolmasının en zor kısmı şu kırılgan yapraklarının ayrılmasıdır. Bunun için ilk önce marketten lahanayı alırken dikkat etmemiz gerekiyor. Elinizi yumruk yapıp lahananın otasına basınız ve en yumuşak olanını seçiniz. Çünkü yumuşak olan lahana büyürken sık sarılmazsa yumuşak kalır bu da yaprakların kolay ayrılmasını sağlar. Bir diğer hususta ince yapraklı olanını seçiniz.

Lahananın yapraklarını ayırabilmek için tepesinden resimde görüldüğü gibi HUNİ şeklinde oyup çıkarınız. Ve yaprakları sırasıyla dikkatlice çıkarınız. Kırılmalar veya yırtılmalar sizi üzmesin. Haşladığınızda düzgün olmayan kısımlar bile kolayca sarılıyor. Benim bu lahanam çok güzel çıktığından tüm yapraklarını kolayca çıkarabildim. Eğer siz bir noktadan sonra çok ama çok zorlanıyorsanız benim yaptığım bir yöntem var hemen onu yapınız. En geniş ve yayvan tencerenizi yarıya kadar su doldurunuz. Su kaynadıktan sonra lahanayı içine otutturunuz. Suya değsede değmesede sorun değil. Buharlada yumuşuyor. Su ile yumuşayan yapraklar daha kolay çıkıyor. Burada kaynar suya lütfen çok ama  çok dikkat ediniz. Lahana ağır ve hacimli olduğundan kendinizi yakma olasılığınız daha yüksek.

cats1

LAHANAYI HAŞLAMA: Derin bir tencereye bir çay kaşığı tuz attığınız suyu kaynatınız. Yaprakları 3 er adet şeklinde içine atınız. 1-2 dakika bekletip hızlıca çıkarınız. Ve ayrı bir kapta hazır bulundurduğunuz soğuk su ile şoklayınız. Ve suyunu iyice süzmesini sağlayınız. İç harcı için tüm malzemeleri karıştırınız.

cats2

MUSKA ŞEKLİNDE LAHANA SARMASI : Sıra geldi en zevkli kısma, sarma işlemine. Yapraklarınızın şekillerini bozmayacak şekilde uzun seritler çıkarınız. Ve bir başına iç harçtan göz kararı koyunuz. Muska şeklinde sarmaya başlayınız. Resim size yardımcı olacaktır. Son uca geldiğinizde fazlalık çıkarsa kesiniz. Bu kalan parçaları tencerenizin altına diziniz. Hem yanma korkusu yaşamazsınız hem de israftan kurtulursunuz. Bu yapraklar yoğurt ile çok lezzetli oluyor.

cats3

LAHANA SARMASI: Normal sarma yapmak için yine gelişi güzel yapraklarınızı kesiniz. Başa koyduğunuz harcın yanlardan çıkmaması için bir parça iki yandan içeri kıvırıp yaprak bitene kadar sıkı sıkı sarınız. Sarmaların en son kapanış yerleri altta kalacak şekilde tencereye diziniz. Üzerinden yarım çay bardağı yağı ve 2 yemek kaşık salçayı bir miktar su ile inceltip yaprakların üzerinde gezdiriniz. Tencerenin yanından lahanaların tam yüzüne çıkmayacak şekilde su dökünüz. Ve lahanaların üzerine bir tabağı ters çeviriniz. Kaynama esnasında lahanalar böylelikle açılmayacaktır. Kaynadıktan sonra kısık ateşte pişiriniz.

DSC_0755

Pasta Şeklinde Patates Salatası

DSC_0566

Canım arkadaşımın şu masasındaki TIK TIK  salatası ile devam ediyorum tariflerime.. Yine özel istek bir tariftir. Ben lezzetine kefilim, hem hafif hem de çok şık bir salata. Pasta görünümü ile süslü bir salata elde etmek istiyorsanız buyrun tarife..

Malzemeler:

  • 5-6 adet patates (büyüklüğüne ve kalıbınıza göre siz belirleyiniz)
  • Kaşar Peyniri & Tereyağı
  • 1 kase garnitür + Yeşil Zeytin
  • 2 adet havuç rendelenmiş ve zeytinyağında kavrulmuş
  • Süzme yoğurt + mayonez

Yapılışı:

  • Patatesleri haşlayınız ve sıcakken soyunuz. Dilerseniz soyup dörde bölerekte haşlayabilirsiniz.
  • Patatesleriniz henüz sıcakken içine dilediğiniz kadar kaşar peyniri (takribi rendelenmiş hali ile 1 su bardağı) ve 2 yemek kaşığı tereyağını ilave edip hızlıca çatalla eziniz.
  • Havuçları rendeleyip bir miktar zeytinyağı ile kavurunuz. Pişen ve soğuyan havuçları garnitür ile karıştırınız. Yeşil zeytinleri halka halka doğrayıp malzemeye katınız. Çok cıvık olmayacak şekilde mayonez ve süzme yoğurt ilave ediniz.
  • Dilediğiniz bir pasta kabınızı streç fil ile kaplayınız. Patatesin yarısından fazlasını kalıba sıkıca bastırınız. Garnitürlü karışımı patatesin üstüne ilave edip kalan patateside aktarınız. Unutmayın patates soğumuş olmalı .
  • Servis tabağınıza ters çevirip üzerindeki streç filmi itina ile çıkarınız. Afiyet şifa olsun.

Not: Süslemek için servis esnasında yoğurt ve patatesten 3 top ayırın ve yağda kavurmadığınız havuç rendesine buladığınız toplarla süsleyiniz.

Tavuklu Kırmızı Biber Salatası

biber salatası

Kırmızı Biber’in fırında nasıl közlendiği sorusu bana en sık gelen sorulardan. Eski fotoğraflarımla hazırlanmış bir posta yönlendireceğim sizi. Tekrar tekrar üzerinde durmam bu yüzdendir.

Bir çok yemek masalarımda dikkat edersiniz ki zeytinyağlı, yeşillikli ya da mayhoşluk içeren salatalarım vardır. Kahvaltı masasına bile salatasız oturamayan damak zevkine sahibimdir.. Yediklerimin lezzetini alabilmek için bu salatalara ihtiyaç duyarım. Aksi halde hiç keyif almam. Akşam menümüz sadece çorba ve pilav olabilir yeterki yanında salata olsun..

Malzemeler:

  • 6-7 adet közlenmiş kırmızı biber
  • Haşlanmış ve minik minik parçalanmış tavuk göğsü
  • Yeşil soğan & domates & salatalık
  • Arzuya göre dereotu ve mısır
  • Sos için: Zeytinyağı & nar ekşisi & limon suyu

Biberlerinizi yağlı kağıt üzerinde közleyiniz. Yapılış aşamalarını görmek için TIK TIK . Közlenen biberleri soyup ince şeritler halinde dilimleyiniz. Servis yabağınıza domates ve yeşil soğanlı bir salata hazırlayınız. Ardından servis kasenizin etrafına biberleri resimdeki gibi aktarınız. Ortaya gelecek şekilde tavuğu koyunuz. Ardında dilerseniz mısır ile süsleyiniz. Tüketeceğiniz zaman sos malzemelerini damak zevkinize miktarını ayarlayıp salatanızın  yanında servis ediniz. Bu salatayı yapım aşamasında tamamen karıştırabilirsiniz. Lakin biberler tavuklara kırmızılığını verdiğinden güzel bir görüntü çıkmıyor. Servis edene kadar karıştırmayıp bu şekilde kalmaları tercihimdir. Afiyet şifa olsun..

Kırmızı Biberli Patlıcan Sarma

patlıcan sarma

Bu sayfa tamamen özel istek olan tariflerden devam etmek istiyorum. Yeni masalara geçebilmek içinde günlük ikişer tarif yayınlamayı ve bir an önce stoğu bitirmeyi planlıyorum:)

Çekilişin yılbaşına denk gelmesi yüzünden (yılbeşı çekilişine dönüşmesini istemiyorum) bir hafta rötarlı yapacağım inşallah:)

İstek tarifler arasında bugünün ilk tarifi patlıcan sarma. Bu parça Refika Hanım’a & Gamze Hanım’a gitsin:)

  • Patlıcan (mümkün olduğu kadar uzun ve düz patlıcanları seçiniz.
  • Kırmızı biber
  • Yoğurt(muhakkak süzme yoğurt) & sarımsak & tuz
  • Kızartmak için : yumurta & galete unu & sıvı yağ

Yapılışı: Kırmızı biberleri yıkayıp kuruladıktan sonra yağlı kağıt ile fırına verip közleyiniz. Bu işlemin görsellerini şu linke tıklayarak görebilirsiniz : TIK TIK

Patlıcanları çok ince ya da çok kalın (yarım cm kadar) olmamak kaydı ile (kabuklarını soymadan) uzunlamasını dilimleyiniz. Bu dilimleri 20 dk kadar soğuk bol tuzlu suda bekletiniz. Ardından iyice durulayıp sularını süzmek için kevgirde bekletiniz. Kağıt havlu ile hızlıca kurulayınız.

Yayvan bir kapta yumurtanızı güzelce çırpınız. Patlıcanları önce yumurtaya bulayın, fazla yumurtasını 10 sn kadar süzdürün ve galete ununa bulayınız. Kızgın sıvı yağda arkalı önlü kızartınız. Dilerseniz galete unu yerine mısır unuda kullanabilirsiniz. Patlıcanlarınızı az yağ ile kızartınız. Galete unu hızlı yandığından yağı değiştirmeniz gerekebilir. Israf olmaması açısından yağı az tutunuz. 4-6 kişilik yapacaksanız aynı yağda bu işlemi bitirebilirsiniz.

Kızarttığınız patlıcanların fazla yağını kağıt havlu üzerinde bekleterek alınız. Közlediğiniz biberleri soyup ince dilim şeklinde doğrayınız. Biberleri yoğurt ve sarımsak ile karıştırınız. Yeşil soğanın saplarını kaynar suda 1-2 dakika bekletip yumuşatınız. Biberli harçtan patlıcanlarınızın içlerine birer yemek kaşığı kadar ilave edip sıkıca sarınız. Soğan dalları ile bağlayınız.

Not: Süzme yoğurdunuz yok ise bir mutfak tülbenti edininiz. Nomal yoğurtu bu tülbent ile 1-2 saat süzerek süzme yoğurt elde edebilirsiniz.

Bir Hafta Sonu & İki Güzel Masa

 DSC_0554 

Bu hafta sonu tam dört güzel masada sevdiklerimle bir araya geldim. Yemeğin en tatlı buluşma olduğuna inanan ben, bu hafta sonu mutlulukların zirvesindeydim…

Üstteki masa altı yılda iş arkadaşlığımızın kardeşliğe dönüştüğü sevgili Canan’a aitti. Cumartesi annem ve kız kardeşlerimle kendisini ziyarete gittiğimizde bu güzel masasıyla karşılaştım. Daha önce Canan’ın BALIK sofrasını da yayınlamıştım. Benim için süpriz olmayan hazırlığını sizle paylaşmak için fotoğraf makinemi yanımda götürmüştüm:)

İkinci masamız  eşimin küçük kardeşine hazırladığım masam idi. İnşallah onu da yayınlayacağım..

Üçüncü masamızda pazar günü babamın “kitap yazacağım gelemem” nazlarından zorla kurtarıp ailecek yediğimiz öğlen yemeğiydi. İş aşkı yüzünden doğum gününü unuttuğu için gerçek bir süpriz yaşatmış olduk:)

Dördüncü masada birazdan yayınlayacağımız sevgili eltimin masasıdır:)

Not: Uzun bir yazı olduğundan menü olarak bu yayını yapıyorum. Tarifler bir sonraki yazıda.

DSC_0565

Kendisinin her yemeğine ayrı bir aşk yaşadığım için, tatmasam bile gözüm kapalı siparişler verdim. Benim özel siparişimin ilki:) Pırasa dolmasıydı..

DSC_0561

İkincisi Patatesli Poğaçası..

DSC_0566

Ve tarifini vereceğim Patates Salatası.. Masanın bir de tacı tencerede Su Böreği vardı.

DSC_0570

Turşu Kavurması

DSC_0569

Süpriz Kurabiye

DSC_0571

Meyveli Pasta (Kivisinin, vişnesinin, fındığının kendi bahçelerinden kendi ağaçlarından toplandığını söylesem! ) Canım arkadaşıma yeni evinde mutlu, huzurlu ve sağlıklı bir ömür diliyorum..

DSC_0621

Pazar günü öğleden sonra akşam yemeğine misafiriniz olduğunu öğrenseniz siz neler yapardınız?

DSC_0608

İşte benim eltim bu kadar kısa zamanda bu kadar güzel çeşitler hazırlar ve aileyi o muazzam masada ağırlar:) Kayınvalidem çook şanslı:)

DSC_0614

Ayrıntıya dikkat:)

DSC_0625

Güler yüzü, enerjisi, elinin lezzeti ile bize ne zaman gitsek diye düşündürdüğü için zararlı çıkacağını buradan bildirmek isterim. Ailemize katılmakla kayınvalidem kadar bizde çok şanslıyız:)

Pazar kahvaltısı & Peynirli Ekmek

Kaldırım taşlarını sayarak yürümek, merdivenleri ikişer ikişer çıkmak istiyorum. Papatyalarla seviyor sevmiyor diye oynamak, haşlanmış nohutu leblebi diye yemek istiyorum.

İçimdeki çocuk dışarı çıktı bugün, onu tutmamak istiyorum..

Pazar sabahı eşim bir vesile ile annemlere yakın bir yere gidince, onlarıda alıp kahvaltıya geldi. Bende ikimiz için hazırladığım sofraya iki tabak daha ekleyip mutlu bir pazar kahvaltısına imza atmış oldum:) Bu resimde gördüğünüz bir kek değil, ekmek:) Tarifi birazdan. Bir çırpıda dört kişinin bitirdiği, bittiği için ağzımızda onun tadı kalsın diye başka bir şey yemedikleri bir ekmek oldu. Şiddeeettttleee tavsiye ediyorum..!

Ve benim en sevdiğim salatalardan. Tarifi inşallah yarın..

Tatlı olarak annemin aşuresi vardı..

Bir fikir: Özel olarak resmini çekmeyi unutmuşum, belki bir çok kişi biliyordur diye tahmin ediyorum ama bilmeyenler için de yazalım. Bal’ı tek başına tüketemeyenler, tadı ağır geldiği için yemeyi tercih etmeyenler veya tereyağı kullanmak istemeyenler: 2 kaşık yoğurt ile bal servisi yapabilirsiniz. Aynı şeyi pekmez içinde uygulayabilirsiniz. Eşim pekmezi asla yemezken bu yöntemle arada da olsa ona yedirebiliyorum. Hele bu tabaktaki gibi yoğurdun kaymağı duruyorsa daha lezzetli oluveriyor! (kayısının tam önünde duran minik kayık tabaktan bahsediyorum:) )

PEYNİRLİ KOLAY EKMEK

Aslında bu ekmeğimin ilham kaynağı Oktay Usta. Facebook’tan takip edenler muhakkak bilir. İki serumlu resmimi yayınlamıştım. Hep güzel resimler paylaşacak değilim ya:)) Geçtiğimiz hafta 3 gün süren hastane maceramda ilk kez gündüz kuşaklarını seyretmem nasip olmuştu. Çalışan bir bayan olarak o saatlerde neler olup biter hep merak ediyordum. Bir yığın kanal arasında izlenecek hiç bir şey mi olmaz!!

Malzemeler:

  • 3 + 1 tepeleme su bardağı elenmiş un
  • 2/3 su bardağı ılık süt (yarım bardaktan bir parmak fazla)
  • Yarım su bardağı ılık su
  • 1 paket instant kuru maya
  • 1 adet yumurta
  • 3 yemek kaşığı sıvı yağ + 3 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1.5 tatlı kaşığı tuz
  • 2 çay kaşığı şeker
  • Dilediğiniz kadar beyaz peynir.

Yapılışı:

  1. Üç su bardağı unu derin bir kaba eleyelim. 1 su bardağını bekletelim.
  2. İçine süt ve su hariç tüm malzemeleri koyalım.
  3. Yumurta ve yağın sıvılığı ile unu biraz özleştirelim. Ardından suyu ve sütü azar azar ilave edelim. Kalan 1 su bardağı unu azar azar hamurumuzun toparlanması için ekleyelim. Öncelikle bilinmesi gereken bir şey varki, markaya göre, unun kalitesine göre bu kıvam değişecektir. O yüzden unu lütfen azar azar ilave edelim. Her ilave edişimiz en fazla 2 yemek kaşığı kadar olsun. Ve her ilave edişimizde en az 2 dakika hamuru yoğuralım. Ele çok az yapışan bie hamur elde etmelisiniz.  Biliyorum hamur yoğurmak bir çoğumuza zevk versede yeni başlayanlar için biraz hayal kırıklığı olabilir. Ama yılmayın. Çok güzel hamur işleri yapmak bir anda mucize eseri olan bir şey değildir. Sabır ister, ve zaman ister. Tek ama en önemki püf nokta telaş yapmamak, Hamurun suyunu da ununu da azar azar koymak ve sabırla yoğurmak. Bu ölçülerde bir hamur yoğurduğunuzda ele çok az yapışan bir hamur elde edeceksiniz. Mayalanmamış hamur her zaman ele biraz yapışır. Mayalanma sürecinden sonra bu durum ortadan kalkar. (not: sizce hamur mayalama ve yoğurma esnasını da ayrı ayrı resmetsem mi? )
  4. Hamurunuzu temiz bir kaba alalım. Üzerini sıkıca streç film ile örtelim.Sıkıca sarıp sıcak bir yerde en az iki katına gelene kadar bekletelim. Yaz aylarında hava sıcak olduğundan bu süre kısadır. Ben küçük bir polara sarıp peteğe yakın bir yerde beklettim. 30 dk sonra 4. resimdeki kadar kabarmıştı. Artık kaba sığmaz hale gelmişti.

 

  1. Mayalanan hamur daha tok bir kıvam almış olacak ve elde daha rahat kavranabilecek hale gelecek. Çok fazla söndürmemek için bir iki hareketle yoğuralım. Ve iki eşit parçaya bölelim. İlk parçayı kek kalıbınızın altına güzelce bastıralım.Kalıbınız teflonsa yağlamayın. Değilse kendi ölçülerinde yağlı kağıt serin.
  2. Peynirimizi eşit bir biçimde – yanlara gelmeyecek şekilde-  koyalım.
  3. Diğer hamur parçasını tezgahımızda kalıp ölçüsünde açalım.
  4. Açtığımız parçayıda kek kalıbımıza aktaralım. Ve güzelce bastıralım.

İlk resimde ekmeğimizin bitmiş halini görüyorsunuz. bu şekilde kalıpta ikinci kez mayalama sürecine alıyoruz. (Petek üzerinde yaklaşık 10 dk sürdü). Eğer peteğiniz yoksa hemen sobanın yanına koyabilirsiniz. sıcak ortam mayalanmayı hızlandırır. Lakin unutmayın bu süre hamurun iki katına çıktığında hemen son vermelisiniz. Çok fazla mayalanan hamur ekşime yapar ve ağır maya kokar ya da kabarması söner..

İkinci resimde de kek kalıbında mayalama süresinin bittiği görülüyor. Kalıbın hizasına bakarsanız hemen hemen hamurun iki katına çıktığı anlaşılıyor.

Son olarakta 175 derecede önceden ısıtılma-mış fırında pişirelim. Soğumasını beklemeden tüketelim:))

Ali Nazik Kebabı & Misafir Sofrası :)

Resime bakarak bu nasıl bir misafir sofrası diye içinizden geçiriyor olabilirsiniz..

İki kişiden biri ev sahibi ise bir kişilik bir misafir sofrasımı olur mu da diyebilirsiniz..

Ev mis gibi tertemiz olmuşsa, takvimde günlerden cumartesini gösteriyorsa, gelecek eş dosta yoksa biz her cumartesi akşamı evimizin misafiri oluruz:)

Ne yediğimizden çok nasıl yemeliyiz telaşını düşerim. Eşim her seferinde farklı bir sunumla karşılaşsın isterim. Çok zaman almayan şekilde iki kişilik misafir sofraları hazırlarım.

Sizlere de fikir vermesi için bolca resim çektim. Bu minik ama çok şirin tabakları bir çok porselen firması yapıyor, bir kaç adet edinmenizi şiddetle öneririm. Ben Güral Porselenin outlet mağazasından aşırdım:) etiket fiyatı 5.5 lira iken 2 liradan alabildim.Bu outlet mağazalarını da arada gezmenizi öneririm. AVM fiyatlarından çok ama çok ucuza alabiliyorsunuz.

Bir peçete katlayışı bile masanın ahengini ne kadar değiştiriyor öğle değil mi?

Aylar önce Pinterest’te gördüğüm bu doğal mumluk çok ama çok hoşuma gitti

ALİ NAZİK KEBABI

Malzemeler  (3 kişilik):

  • 3 adet patlıcan
  • Yoğurt (mümkünse suyu biraz süzülmüş)
  • 200 gr kuşbaşı kuzu eti (çok minik doğranmış)
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası veya 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • 1 küçük soğan (küp küp doğranmış)
  • 1 adet domates rendesi
  • Tuz, karabiber

Ali nazik yemeğinin tarifini biraz uzun tuttum gözünüz lütfen korkmasın:) ali nazik kebabının yapılışı aslında bir çok yemeğe göre hem çok pratik hem kolay. Benim için pratik yemekler kategorisinde!

Yapılışı:

  • Patlıcanları ocak ateşinde veya fırında közleyiniz. Ocak ateşinde közlemeden önce ocağın ateş çemberinin dışındaki yerlerini alüminyum folya ile kaplarsanız kirlenmesini önlemiş olursunuz. Fırında közleyeceniz patlıcanlarınızı çatal ile iki yerinden delmenizi öneririm. Ayrıca tepsinize yağlı kağıt sererseniz patlıcanların akan suyu tepsinizi yakmayacaktır.
  • Ben patlıcanlarımı mangal ateşinde közlemiş ve dondurucumda saklamıştım.
  • Patlıcanlarınız közlenirken teflon tenceresini ısıtıp etlerinizi içine atırın. Tahta kaşıkla hızlıca 1 dakika kadar kavurun. Kendi suyunu salıp çekinceye kadar çok kısık ateşte pişirin. Etiniz büyük baş eti ise geç pişeceğinden düdüklüde pişirmenizi öneririm. Yada arada azar azar kaynamış su ilave ederek sabırla kısık ateşte pişirmeyi sağlayınız. Kuzu eti pişirme süresinin kısalığı sayesinde tercihimdir.
  • Ayrı bir tavada soğanı tereyağı ile kavurunuz. Salçayı ilave edip hızlıca kavurduktan, 1 adet domates rendesini de ilave edip tencerenin kapağını kapatınız. Domatesin çiğliği gidene kadar -takribi 1 dk- kısık ateşte pişiriniz ve baharatlarını atıp -pişen ve dinlenmekte olan- etinize bu karışımı ilave ediniz. Sıcakken karıştırınız.
  • Közlediğiniz patlıcanların kabuklarını soyup önce bıçak yardımı ile ince ince kıyınız. Çatal yardımı ilede püre kıvamına getiriniz.
  • Patlıcan püreniz ılıkken (çok sıkak olursa yoğurt çok sulanıyor) servis zamanında (falza bekletilmeside sulandırıyoru, beklemeniz uzun olucaksa patlıcanlar ılık değil tamamen soğumuş olmalıdır) yoğurt ile karıştırıp servis tabağına alınız. Ardından üzerine hazırladığınız sıcak etli karışımdan ilave ediniz. Servise hazırdır, afiyet olsun:)

 

Merve’nin Pastası

 

Babamın Bize En Güzel Nasihati..

İş hayatıma babamın vesilesi ve gayretlendirmesi ile yazlıkta akşamları tezgah açarak başlamıştım. Yaklaşık 18-19 yaşlarındayım.

Babamın masa altlarında öğrencilik yılları geçirdiği anıları vardır. İstanbul Üniversitesinde okuyorum diyerek ailesine afra tafra yapmış bir adam değil benim babam, saat satıp okul harçlığını çıkarmış masa altlarında yattığı hala tazecik anıları olan koca gönüllü bir babadır. Üstüne başına hala çok özenmeyip evlatlarını düşünen, israfı bilen bir adamdır. Adam gibi adamdır..

Böyle bir babanın yapacağı en güzel şeyi yapmış bana, kardeşlerime güzel bir ders vermişti. 3 ay boyunca burada tezgah açacaksınız diyerek önümüze iki koli ürün koyuverdi.. Biz yıllarca gittiğimiz tatil köyünde yine geçecek yaz akşamları hayalleri kurarken bu üç ay nasıl biter diye düşünmeye başlamıştık.

Limanda sıra sıra tezgah açardı herkes, bildiğiniz minik bir tatil kasabasıydı Esenköy.. Yere tezgah açtığımız yetmediği gibi birde bir ip germişti ki babam sormayın gitsin. Akşam rüzgardan uçan ürünleri peşinden koşarken ağlayacak duruma geldiğimi hatırlıyorum. Babam nasıl çok zevkli değil mi diye her sorduğunda ona mutluluk rolü oynamak için, ürünlerin peşinden koştuğumdan daha fazla efor sarf ediyordum.

Bir akşam onlarca yat ve yelkenli limana yanaştı, tur şeklinde geziyorlarmış. Oley dedik tüm ürünler bu akşam bitecekJ Çok sosyete bir ablacık yattan inip sadece bir çift çorap için saatlerce pazarlık edince ve üstüne birde almayınca biz pes etmiştik. Toplamda 3 akşam süren ilk ticaret hayatımdı..

Oysa babamın o paraya hiç ihtiyacı yoktu, şimdi düşünüyorum da ihtiyacı olan asıl şey çocuklarında gördüğü eksikliklerin bir an evvel giderilmesi aşkıymış.. Sağladığı rahatlığın kolay olmadığının, nimetlere karşı şükrün artırılmasıymış..

Çok güzel bir şey söylemiş üstad “Hâlık-ı Rahîm, nev-i beşere verdiği nimetlerin mukabilinde şükür istiyor. İsraf ise şükre zıttır, nimete karşı hasâretli bir istihfaftır. İktisat ise, nimete karşı ticaretli bir ihtiramdır. “

Babalık güdüsüyle ve o eşsiz ilminle bize kattıklarının cevherine yeni varıyorum babacığım, keşke annem gibi olmasaydım da sevgisini çok belli eden bir kız çocuğu olabilseydim.. Sana da bu şekilde teşekkür edebilseydim..

 

NİŞASTALI PADİSPANYA TARİFİ 

Eğer 24-26 cm lik bir kek kalıbında yapacaksanız malzemeleri tam yarı yarıya indiriniz, bu ölçüler büyük fırın tepsisi içindir.

  • 8 Adet Yumurta
  • 8 Türk kahve fin. un
  • 8 Türk kahve fin. toz şeker
  • 2 Türk Kahvesi Fincanı Mısır veya Buğday Nişastası
  • 4 Yemek Kaşığı Sıvı Yağ
  • 6 Yemek Kaşığı Kaynar Su
  • 2 Paket Kabartma Tozu
  • 2 Paket Vanilya

Yapılışı:

  • Daha önce detaylı tarifini verdiğim padispanya yapılışı için lütfen TIKLAYINIZ. Bu sayfada resimli anlatışım vardır. Daha kolay anlamanız için gözden geçirmenizi tavsiye ederim.
  • Altın kural olan yumurta aklarını cam bir kasede bir çimdik tuz ile çırpma işlemini atlamayınız.
  • Yumurta aklarına şekerin yarısını ilave ediniz ve krem şanti kıvamına gelene kadar çırpınız.
  • Yumurta akları katı kıvama gelip krem şanti gibi kabınızdan akmayacaktır.
  • Yumurta sarılarını ve şekerin yarısını ve kaynar suyu ayrı bir kapta şeker eriyene kadar çırpınız.(7-8 dk)
  • Toz malzemeleri geniş bir kaba eleyiniz ve yumurta aklarını ve sarılarını bu toz malzemelere aktarınız.
  • Bu sefer karışımı sadece ya tahta kaşıkla yada çırpma teli ile yumurta aklarını söndürmeden karıştırınız.
  • Homojen bir karışım elde edince yağladığınız büyük fırın tepsinize aktarınız.
  • Elde edeceğiniz kekin bütüklüğünü görmek için bir TIKLAYINIZ.
  • Önceden ısıtılmış fırında 175 derecede pişiriniz.
  • Pişen kekinizi püf noktalarda yazdığım gibi soğutup istediğiniz şekillerde keserek şekillendirebilirsiniz.
  • Ben yarısıyla yuvarlak şekil yaptıp, diğer kısmını olduğu gibi dikdörtgen kullandım.
  • Katlandırıp arasına bol muz ve damla çikolata kullandım. Siz süslemesini dilediğiniz gibi yapabilirsiniz.

Püf Noktalar:

  • Kek kalıbınızı yağlayacaksanız sadece alt kısımlara katı yağ sürüp unlayınız, yanlarına asla yağ sürmeyiniz ki kek yanlara tutunarak kabarabilsin.
  • Tepsiye yada kalıba aktardığınız hamuru fırına vermeden önce tepsinizi sert bir şekilde 3-4 defe yere vurunuz ki içindeki hava kabarcıkları yukarı çıksın.
  • Kekinin piştikten sonra tepsisinde 5 dk dinlendirip ızgara teline ter çevirin ki alt kısmı buharlaşıp hamurlaşmasın.
  • Padispanya keki yumuşak bir kek olduğundan nazik ve sabırlı olun, kırılmasın.
  • Kalıbınızı yağlayamayacaksanız altk kısma tam ölçüde yağlı kağıt serin ki işiniz kolaylaşsın..

Annemde Merve’nin İlk Mevlüdü

Annemin periyodik olarak toplandığı arkadaş grubu bu sefer bir bebek mevlüdüne dönüştü. Kızkardeşimin yeğenimin dünyaya gelişinin alışma zamanlarını annemde geçirmesi, periyodik toplatınında bu zamana denk gelmesi sofranın bir nebze olsa pembeleşmesine vesile oldu:)

Aralık ayında buna benzer bir sofra hazırlamış ve anneme yardım etmiştim. Fotoğraf makinemi evde unutunca yayınlamak nasip olmamıştı. Merve yıllar sonra teyzesinin sitesine bakarsa mutlu olsun diye günün karelerini yayınlıyorum..

Menüde 4 çeşit sınırını aştığımız için grubun başını çeken Hatice Abladan fırça yemeyi kabul eden annemciğim, salata ve tatlı seçimini bana bıraktı.

Menünün bir kısmını annem, bir kısmını ben hazırladım:

  • Paçanga Böreği (Annemin Yaptığı)
  • Peynirli Buzluk Böreği (Annemin Yaptığı)
  • Zeytinyağlı Dolma (Annemin Yaptığı)
  • Julyen Salata
  • Meksika Fasülyeli Tabbule
  • Patlıcanlı Ezme
  • Muzlu Çikolatalı Pasta

Pastamızınve kurabiyelerin ayrıntılı resimlerini ve tariflerini yayınlayacağım. İnşallah.

Julyen Salata & Zeytinyağlı Biber Dolması

Benim uydurduğum Meksika Fasülyeli Tabbule:)) Yok artık dediğinizi duyar gibiyim:) & Patlıcanlı Ezme

Çok yakında peçete katlama tekniklerini gösterdiğim bir post yayınlayacağım. Bu resimde sizlere belki fikir olur..

Yeni Bir Sofra & Pratik Bir Kaç Öneri..

Ardımda bıraktığım üç haftayı düşünüyorum. Bitmez dediğim işlerin bitmesi, olmaz dediklerimin olması beni çok mutlu ederken akan zamana şaşırıyorum. 3 hafta öncesinden bu hafta sonuna bilet alan ailem (eşimin ailesi) gelmelerine çok var dediğimde bir de baktık ki bu sabah ev boş..

Tahmin ediyorum ofisi taşıma işleri ve yakında teyze oluşumla benim bu koşturma serüvenim bir kaç ay daha sürecek. Lakin ben ne yapıp edip şubatta aldığımız uçuş biletlerini nasıl olurda yakmayız hayalini kuruyorum. Biraz ayrılık bana çok iyi gelecek..

 

Hafta sonu hazırladığım yeni davet sofrasını ve menüsünü yayınlıyorum, hafta içi evde olamayışımla cuma akşamına sığan telaşla belki doğru bir menü seçememiş olabilirim. Gelecek şahısların beğenilerine göre hazırladığım için biraz da karışık olabilir:)

Öneri 1 : Evet benim bu masadaki en ama en çok beğendiğim ayrıntı çatal kaşık tutacağı ! İsim bulamadım tamamen uydurma:) Eminönünden tanesini 1.5 liraya aldığım bu pembe çiçekler öyle çok hoşuma gitti ki, bunlardan daha çok alacağım ve sık sık kullanacağım kesin! Peçete halkalarından sıkılıp,ucuza ne yapalirim diye düşünüyorsanız size bir öneri. Bu çiçeklerden istediğiniz renkte bulabilirsiniz..

Öneri 2 : Peynir tabağında bir kaç parça tatlı kuruyemiş.Varsa sadece kayısı bile peynirlerle yenebilmesi için farklı bir  lezzet katıyor.

Öneri 3 : Benim her masamda kürdanlı birşeyler olurdu bu masamda neden yok dedim ve sucuk salamı masaya aldım. Ortaya o an uydurduğum Yelkenliler çıkıverdi. Adını da ben koyuverdim:)

Tariflerini Yayınlayacaklarım:

Çikolatalı Pasta

Sirkeli Kurular

Konken Böreği

Patatesli Havuç Salatası

Pazılı Kek

Ayva Tatlısı

En Güzel Hediye & Beşinci Yıldönümümüz..

Kadın, kocasını üzmemelidir.
Bir gün Hazret-i Fatıma, ağlayarak babasının huzuruna geldi. Resulullah efendimiz buyurdu ki:
– Ya Fatıma, niçin ağlıyorsun?
– Kasıtsız söylediğim bir sözden Ali bana kızdı. Özür diledim. Fakat onu üzdüğüm için ağlıyorum.
– Kızım, bilmez misin, Allahü teâlânın rızası kocanın rızasına bağlıdır. Ne mutlu o kadına ki daima kocasının rızasını arar, kocası ondan razı olur. Kadınlar için en üstün ibadet, kocasına itaattir. Erkek, hanımından razı olunca, o kadın istediği kapıdan Cennete girmeye hak kazanır. Kocasını üzen kadın, onu razı edinceye kadar, Allahü teâlânın lanetinde olur.) 

***

Bitti beş yıl.. Nasıl geçtiğinden habersiz. Bir ömür geçecek ve ben yine nasıl geçtiğini anlamayacağım.. Tek dileğim bol şükürlü bir ömür geçirmemiz. 9 aralıkta geçen beş yıla çok şükrettim. İnşallah nice nice şükredeceğim seneler geçiririz.

Bu sene evlilik yıldönümümüzü cumartesi bir davet sofrası ile kutladık.  O masayı yarın yayınlayacağım inşallah. Bu masa benim pazar günü eşime hediyem. Masada verilecek hiç bir tarif yok. Sadece yıllar sonra dönüp bana bir hatıra olsun sizlerede pazar sabahı kahvaltısı için fikir olsun diye yayınlıyorum. Ayrıca eşime ne hediye alsam diyenlere bir örnek olsun, özenilmiş-değer verilmiş bir kahvaltı en pahalı hediyeden bile değerlidir bence..

Güzel bir hafta geçirmeniz duası ile..

Üç Renkli Börek..

Zeytinli Ekmek.. ! Bir hayal ürünüdür..

Siz hiç zeytinli ekmek yediniz mi? Ya da sizin ekmeğiniz neliydi?

Bizim evin girişinde kocaman bir sofa vardı. Giriş kapısının hemen yanında soba. Üzerinde sürekli dumanı tüten bir güğüm. Sobanın arkasında annemin kırmızı minderi ve sırtlığı. Üşüyenlerin en vazgeçilmez mekanı. Sobanın tam karşısında bir divan. Yanında kütüphane. Kışın genellikle tam sobanın yanında yer sofrasında yerdik yemeğimizi. Ne zaman eve doğalgaz geldi, o canım divan evden ayrıldı, yerini iki kanatlı bir masaya verdi.  Soba gitti, güğüm gitti, minder gitti, divan gitti..Neşemiz hepten gitti..

Oysa benim bir çok anım o sabanın dizi dibindedir. Zeytinli ekmek gibi.. Annem üç afacanını hem mutlu etmek hem de doyurabilmek adına çeşit çeşit şeyler uydururdu. Şuan anlıyorum zeytinli ekmeğinde tamamen bir uydurma olduğunu, aslının bilinen mayalı hamurdan başka bişey olmadığını. Her dilimde “kaç zeytin çıktı biliyoomuuusun sennn” eşliğinde mutlu olurduk.. Zeytinli Ekmeği annemin icad etmesi öyle kolay olmamıştı. Saatlerce pastaneden börek istiyoruz diye ağlayınca annemin bir hayal uydurmasıydı Zeytinli Ekmek. Vakti zamanında bir padişah varmış. Hep Zeytinli Ekmek yermiş.. İnanın gerisini hatırlamıyorum. Ama isterseniz bende size bir şeyler uydurabilirim.. ! :)))

Bu böreği anneme ilk yaptığımda nelerde icad ediyorsunuz demişti..

Anneciğim senin kadar mükemmel icadlarımız emin ol asla olamaz..!

Malzemeler:

  • 1 bağ ıspanak
  • 350 gr pastırma
  • 4 adet havuç
  • 4 det yufka
  • Sıvı yağ
  • Tuz

Yapılışı:

  • Havuçları rendeleyin ve sularını avuçlarınızla iyice sıkın.
  • Ispanakların sert kısımlarını çıkarın, sadece yapraklarının kalmasına özen gösterin. Ispanakları yıkadıktan sonra muhakkak sularını iyice kurutun. Ben sebze kurutucusunda 3-4 kuruttum. Sizde kurutucu yoksa avucunuzla yaprakları sıkın ve kurumaları için temiz bir havluya serin.
  • Pastırmanızı yağlı olanından tercih ediniz. Lezzetini artıracaktır.
  • Yufkanın birini tezgahınıza serin. Yumurta fırçasıyla yufkanın her yerini yağlayın.
  • İkinci yufkayıda yağladığınız yufkanın üzerine serip yağlayın ve havuçları bu ikinci katın üzerine yayın.
  • Havuçların üzerlerine 3. yufkayı serin ve yağlayın. 3. Yufkanın üzerine ıspanakları yayın.
  • Son yufkayı da ıspanakların üzerine serip yağlayın. Son kata pastırmaları yerleştirin.
  • Bir kenardan başlayarak yufkayı sıkıvca sarın.
  • Uzunca bir rulo elde edeceksiniz. Tam ortasından kesip tepsiye yerleştirin.
  • 1 yumurta sarısı ile 1 yemek kaşığı sıvı yağı karıştırıp üzerine dürünüz.
  • 170 derecelik ısınmış fırında üzeri kızarana kadar pişirin.

Önemli Notlar:

  • Böreğinizi sıcak dilimlemeyiniz. (Katları hamurlaşıp yapışmasın diye)
  • Dilimlerken keskin bir bıçak kullanınız ve biraz sabır gösteriniz. (Katları dağılmasın diye)
  • Börek fırından çıkar çıkmaz üzerine nemli bir havlu seriniz. (Üsteki yufka yumuşamalı, aksi takdirde dilimlemek çok zorlaşacaktır)
  • Böreğinizi yaptığınız gün pişirilmesini öneririm. Dolapta kaldığı süre içinde sebzeler suyunu salabilir. İsterseniz servis esnasında mikrodalgada ısıtabilirsiniz.

Yeni Bir Sofra & Hamurdan Çıtır Kaseler..

Kış şükür getirildi. Benim en çok sevdiğim mevsimdir kış.. Üşümeyi, yağan yağmuru izlerken sahlep içmeyi, kalın kalın giyinip zar zor yürümeyi, yağmurun sesini dinlerken huzur bulmayı öyle çok özledim ki.. Herkesin kışı hayırlı olsun:)

Ben kış geldi mutlulukları atarken sizlere kırmızı biber közlemesi- salçası, tarhana tariflerini vermekte geç kaldığımın farkındayım. Olsun seneye yaparsınız diye yayınlayacağım inşallah. Öncelikle son olarak eşimin arkadaşlarını hazırladığım sofranın menüsünü yayınlamak istiyorum. Sizler de benim gibi sekiz bey’i ağırlayacağınız zaman menü sıkıntısı çekmeyin:)

Menümüzdekiler:

Tarhana Çorbası (bizzat tarhanayıda ben yaptım:) (tarifi yarın!)

Üç Renkli Börek (ıspanak, pastırma,havuç)

Kıtır Hamur Kasesinde Hünkar Beğendi & Soya Soslu Tavuk

Reyhanlı Patates Kavurması

Közlenmiş Kırmızı Biber Salatası

Haşhaşlı Revani & Burçaklı Truflar

(Daha evvel cheescake te kullnadığım tabanı truf olarak hazırladım. Bizler çok sevdik:)

Çıtır Hamur Kasesinin Yapılışı:

Eğer menünüzde pilav yada börek varsa çıtır kaseyi yapmanızı önermiyorum. Diğer çeşitler doyurucu olduğundan bu lezzetli kaseleriniz tüketilemiyor..

Tarif Lezzet Dergisinin 2010 Aralık sayısından. Dergiyi aldığım ilk gün bunu denemeliyim dedim. Tarifin lezzeti beni yanıltmadı..

Malzemeler:

  • 2.5 su bardağı un
  • 1 yumurta
  • 115 gr tereyağı (oda ısısında yumuşatılmış)
  • Tuz, Karabiber, Kekik, Pulbiber

Tüm malzemeleri yoğurun. Hamuru 15 dk dinlendirin ve mandalina büyüklüğünde parçalara ayırın. Merdana sayesinde bir parça açın. Açtığınız hamurları minik tart kalıpların arka kısmına bastırarak yerleştirin. Benim kalıplarım yapışmazdı, sizinkiler teflon cinsi değilse katı yağ ile yağlayın. Önceden ısıtılmış fırında 180 derecede kızarana kadar pişirin.

Pazar Kahvaltısı & Julyen Salata

Pazar kahvaltısında evimi şenlendiren arkadaşlarım için hazırladığım masam. Cumartesi akşamı eşimin beni serum taktırmak için hastaneye götürdüğünü düşünürsek iyi bir masa hazırladığım düşünebilirsiniz. Arkadaşlarım öyle güzel takip ediyorlarki siteyi, muhtemelen bu yazıyı okuduklarında onlara söylemediğim için kızacaklar:)

Bu masanın sizler için iyi bir fikir olacağını düşünüyorum. Pazar sabahı biraz erken uyanır ve kahvaltıya misafir ağırlamayı arzularsanız, bu menüyü bir kaç saatte hazırlayabilirsiniz.

Masamızdakiler:

Tatlı Olarak : Tremusu hazırladım. Pratikliği padispanya kekinden geliyordu:)

 

Kirpik Poğaça

Zeytin Ezmeli Poğaça

Aslında bu poğaçaların kendine özgü tarifleri var. Ben zamandan kazanmak için tariflerim arasında bulunan Pufidik Poğaçayı yaptım. Aynı hamuru iki eşit parçaya ayırdım. Hamurun yarısını sade olarak pişirdim. Diğer yarısını küçük bezelere ayırdım.Avucumda açtığım bezelere birer çay kaşığı zeytin ezemesi ilave ekledim. Sade olarak pişirdiğim poğaçalarında bıçakla ortalarına krem peyniri sürdüm. Son olarakta ağız kısımlarına krem peyniri sürüp dereotuna batırdım. Siz maydonoz veya pulbibere de batırabilirsiniz. Ayrıca varsa pufidik poğaçayı benim gibi ekmek makinesinde yoğurabilirsiniz. Mayalanma ve yoğurma işlemi makine cinsine göre 1-1.5 saat sürüyor. Size sadece yuvarlayıp fırına sürmek kalıyor.

     

Kuru dolmalarınız varsa içlerini kavurmadan pratik zeytinyağlı dolmalar yapabilirsiniz. Çiğden pirinç, bulgur, soğan ve diğer baharat ilaveleri ila (biber salçası çok yakışıyor) hafif sıcak dolmalar yapabilirsiniz. Daha önceki tarifim için tık:)

    

Ve benim geçtiğimiz ramazan iftarda Esra arkadaşımda yediğim farklı bir salata. Canım arkadaşımı pazar sabahı arayamadığım için hatırladığım kadarı ile yaptım. Aynı lezzet olmasa da sevilen bir salata oldu. Annemin onayından geçen herşey tamamdır benim için:)

JULYEN SALATA (Benim içi Esra’nın salatası:)

Malzemeler:

  • 4 adet közlenmiş kırmızı biber (fırında yağlı kağıt üzerinde közleyebilisiniz)
  • 3 adet kabak
  • 5 adet havuç
  • 3 diş sarımsak
  • 2 yemek kaşığı mayonez
  • 3 çorba kasesi yoğurt
  • 1 küçük konserve mısır

Yapılışı:

  • Kabak ve havuçları julyen usulu doğrayın.
  • Teflon tavaya önce havuçları sıvı yağ ile soteleyin. Yaklaşık 10 dk.
  • Ardından kabakları ilave edin ve kabaklar pişene kadar kavurun. Karıştırırken dikkat edin ki kabaklar dağılmasın. Hiç kapak örtmeyin ki suyu kalmasın.
  • Servis edeceğiniz tabakta yoğurt, ve diğer malzemeleri çırpın. Sebzeler soğuduğuna emin olduğunuzda ilave edin.

Balık sofrası & Sıcak Tahin Helvası

 

Dün mesai saatlerinde akşam için yemeğe misafirimiz olmasına karar verince, balığı dışarıdan kızartılmış olarak istemeye karar verdim. Doğrusu bunu ilk kez yapıyorum. Titizlikte başı belada olan ben, o balıklar güzel yıkandımı kuruntuları arasında sofrayı hazırladım.

Sadece çorba ve tatlıyı yetiştirebilince de dedimki iyiki balığı hazır istemişim:) Evde kokusuz balık çok keyifli olsa da kendi mutfağınızda pişmediği sürece aynı tadı alamazsınız. Ben bu düşünceme inanırken eşim uzun süredir yediğim en lezzetli balıktı dedi. Bense kanatları kırılmış kuş gibi sofrayı topladım..

Menüdekiler:

  • Şehriye çorbası (balık sofrasına başka bir çorba düşünemiyorum, üstelik pratik)
  • Salata
  • Sıcak tahin helvası

 

Balığın yanına tavsiye edebileceklerimin arasında bol limonlu roka ve turp geliyor. Ayrıca varsa soğuk karpuz ve kavun.

 

Bir gün annemle alışverişe çıktığımda benim ekmek sepeti olarak kullandığım çok amaçlı sallanan bu sepeti gördüm. Binbir ısrarla anneme aldırdım. Kullanmayıp bana hediye edeceğini bildiğim için… Kızkardeşimin söylediğine göre 1 ay boyunca gidip gelip bu ne işe yarar diye söylenmiş durmuş. Anneciğim benim işime çok yarar:)

SICAK TAHİN HELVASI

 

Annemin ve babamın  sobanın üstünde hamsiden sonra yaptığı yalancı tatlı, dün akşam için süpriz tatlı oldu. İkincisinin sofraya gelmesi istenince çok mutlu oldum. Şiddetle tavsiye ediyorum balıktan sonra müthiş gidiyor. İster sobada ister fırında..

Malzemeler (4 kişilik)

  • 250 gr sade/vanilyalı tahin helvası
  • 2 yemek kaşığı limon suyu
  • 2 yemek kaşığı tereyağ
  • 1 çay bardağı süt

Yapılışı:

  • Tüm malzemeleri yayvan bir tabakta çatalla püre haline getiriyoruz.
  • fırını 200 dereceye getirip ısıtıyoruz.
  • Toprak kaselere veya tabaklara (benimkiler fırına giren sıkıştırılmış ürünler/ikea’da – Siz mini güveç kalıplarında deneyebilirsiniz) malzemeleren 1 cm yüksekliğinde dolduruyoruz. Dikkat edin, tahin kabarmaz sanıyorsunuz ama tıpkı kek gibi kabarıyor. Ben biraz fazla kaçırdığımdan yanlardan hafif taşmalar oldu. Şükür fırın kirlenmeden üzerlerini kızartmayı başardım.
  • Isınmış fırının en üst rafına ızgara teli alıyoruz. Kaselerimizi yerleştirip fırının başından ayrılmıyoruz. 5-7 dk içinde helvalar kabarıp üzerleri kızarıyor.
  • Tatlıyı benim gibi misafirler gelmeden yapabilir ve mikrodalgada hazırlayabilirsiniz. Ya da malzmeyi hazırlayıp misafirlerinizle birlikte fırınlayabilirsiniz.
  • Kızaran helvalarınızı sıcakken servis ediniz. Afiyet olsun.

Şehriye Salatası

En derin acıları ve en kuvvetli mutlulukları yaşarken sofra kurmak..

Bir kaç gündür yoğun duygularla boğuşurken bu sofra çıkıverdi ortaya. Amcamı iftara davet edeceğim diye haftalardır içimi bir telaş sardı. Aksilikler birbirini kovalarken yorgunluk ta karıştı bu sofranın detaylarına.. Neyse ki amcamın güzel yüzündeki memnuniyet beni bir kaç saatliğine de olsa kötü duygulardan uzaklaştırdı..

Keşke amcam hep gelse..

Keşke çocukluğumda ki gibi beni omuzunda her yere götürse..

Menüdekileri sizlere fikir olması için yazıyorum, siz benim gibi çorbanızı soğuk ve ayranlı yapacaksanız lütfen cacık yapmayın ! ya da çorbayı sıcak bir türle değiştirin:) Ben soframı kurduğumda iki ayranlı türün bir arada olduğunu fark ettim. Tabi fiyaskolar bununla bitmedi. Tavuğu mikrodalgada ısıtınca kurudular:)) Siz siz olun telaş yapmayın!

  • Soğuk Erişte Çorbası (Tıpkı soğuk şehriye çorbasındaki gibi şehriyeler yerine erişteleri haşladım, ve ayranla karıştırıp soğuk olarak servis ettim.

  • Güveç ( Bir sonraki yayında tarifini vereceğim)

 

  • Ispanaklı ve Kıymalı Kol Böreği

  • Çubuk Kraker Börek (Ev hanımıysanız iftardan en fazla 1 saat önce pişiriniz. İçerisindeki kıyma bir gün sonra börekleri yumuşatıyor. Test edildi:)

  • Zeytinyağlı Lahana Sarması
  • Nohutlu Pilav
  • Sebzeli Tavuk Sarması
  • Zeytinyağlı Cacık
  • Profiterol (Her zamankinden farklı olarak iç dolgusunu 1.5 su bardağı sütle hazırladığım crema ole ile doldurdum. Çikolatasını da 1 paket çikolata sosunu 2 yemek kaşığı toz çikolatalı puding ilave ederek pişirdim)
  • Taze Peynirli Şekerpare

ŞEHRİYE SALATASI

Malzemeler:

  • 1 su bardağı arpa şehriye
  • 1 litre su
  • 1 su bardağı ince kıyılmış göbek
  • Taze nane
  • 4-5 dal taze soğan
  • Dereotu
  • Maydonoz
  • 5-6 adet halka doğranmış çeri domates
  • Limon ve zeytinyağı

Yapılışı:

  • Suyumuz kaynarken şehriyeleri atıp yumuşayana kadar pişirelim.
  • Aynı su içerisinde soğudukta sonra süzelim.
  • Tüm malzemeleri ince ince kıyıp karıştıralım.
  • Son olarakta şehriyeleri ilave edelim.