Can..

çiçek

Dün dünde kaldı cancağımız, bugüne bakmak gerek..

İnsanın bir canı var derlerya hani değilmiş öyle, geçtiğimiz haftalarda anladım. Yeğen kardeşten, torun evlattan daha tatlıdır derler ya hani onu da çok iyi anladım ! Sadaka belayı musibeti korur ya da hafifletir derler ya hani, onu da içime mıh gibi kazıdım..

Gözyaşlarımı içime akıttım derler ya hani, onu bizzati yaşadım..

Canım kardeşim, bir yaşındaki yeğenimin annesi, göz ağrım, canparem.. ikinci canım..

Müjganım..

Bu yürek her atışında sanki bir onun için atarmış bir de benim için.. Bu yürek ondan önce bir yeğenim için atarmış bir onun için..

Kötü bir kaza ile belinde onu yatağa bağlayan üç kırık ile hayata gülerek devam eden, ablasına şükrün ve sabrın işte böyle olduğunu gösteren kalbimin, canımın gizli sahibiymiş meğer..

Bir yaşındaki yavrusunu kucağına aylarca alamayacağını bilse de, ihtiyaçları için otuzundan sonra bile bebek halleri gibi anneye muhtaç olsa bile of demeyerek, puf demeyerek şükreden bir kalba sahip güzel kardeşim benim..

O gecenin şokunu atlattığımı zanneden ben..! az evvel elim ayağım haftalar sonra bile boşalınca en iyisi buraya yazmak ve hepinizden dua istemek olduğunu düşündüm. Rabbim son altı aydır bize yaşattığı imtihanları ile ne güzel sorgulamalar yapıyor. Muvaffak olmayı nasip eylesin ve tüm hastalara içinde de benim kardeşime tez zamanda şifa lütfetsin..

Selam ve dua ile..

Reklamlar

Güzel Bir Pasta & İçimde Saklı Üç Nokta…

DSC_0550

HANGİ MEVSİM

Mevsimlerden ilk bahar.. Bahçemde kıştan çıkma bir bahar esintisi. Zorlu bir süreci atlatmanın ılık bir havası var. Tohumlarım kök salmış. Sıcak yaz günlerine el sallıyor adeta. Günler yavaş yavaş ısınmaya başlıyor. Her sabah bir başka güzel sanki.

Bir sonraki gün bir önceki günden daha sıcak günlere gebe. Heyecanın doruklarındayım… Filizlenen tohumlar meyvelerini vermek için hazırlanıyorlar. Bense iyi bir bahçıvan olmak için hazırlıklar içindeyim. Biraz endişeli, biraz aceleci…

Çok sürmez bu mevsim diyorum. İyi bir bahçıvanlık için kolları sıvamak, ekilecekleri en doğru şekilde ekebilmek, ekilmiş olanları ise iyi aşılamak gerek diye düşünüyorum. Acelecilikle yüzüme gözüme bulaştırmamak için doğru nefeslerde almak istiyorum. Hatta bu sırada çok yaz görmüşlere soruyorum. Ekmiş, biçmişlerin tecrübelerini asla es geçmiyorum. Biliyorum çok sürmez bu bahar..

Bahar temizliği, bahçe işleri, yeni yeni deneyimler hatta tecrübesizliklerle hızlı geçen bu baharın ardında yaz günleri gelecek diyorum. O bunaltan sıcağı ile dizlerimde derman bırakmayacak. Zar zor nefes alacağım diyorum.

Yaz gelip çatıyor. O muhteşem ihtişamıyla yüzünü gösteriyor. Yeni bir mevsim diyorum. Ekilenleri dahada kuvvetlendiren bir güneş çıkıyor. Filizler kocaman bir fidan oluveriyor. Lakin biraz ağırlaşıyorum. Bunaltan sıcak günler ağırlığını basıyor. Tatil kaçamakları düşüyor akla. Birazda bahçeyi hatta evdeki kediyi bile boşluyorum. Camın önündeki menekşe bile bu günlerde susuz kalıyor. Tatil diyorum. Bu günlerde hak edildiği sanılan tatil!

Oysa ilk baharda yaz için ne güzel günler planlamıştım. Yaz gelecek en iyi şekilde dinleneceğim diyordum. Güneşli günlerde hoplayıp zıplayacağım diyordum. Bu denli hızlı geçeceğini bilmeden hayaller kuruyordum.

Sonbahar geldi.. Yapraklar kuruyup dökülmeye başlarken, sorgulamalarım arttı diyorum. İlkbaharı yaşarken sonbahar ne hızlı geldi diyorum. Kış bu kadar yakınmış diyorum.. Yaz derken kışın hazırlığına vakit kalmışmıydı diyorum. Oysa ilk baharda ektiklerimi bile tam anlamıyla biçememişken. Hayıflanıyorum ihmal ettiğim kedime, menekşeme.. en güzel mevsimde onları ihmal etmeye..

Derin bir sessizlik içine bürünüyorum. Elim ne baltaya gidiyor ne oduna, ne kazmaya ne küreğe. Yok diyorum kışa hazırlık yapmak gerek. Ama nafile. Öyle çok yorulmuşum ki derman kalmamış bedende.

Şimdi soruyorum hangi mevsimi yaşıyorum diye, kendi kendime.. Sorgulamalarımın yerini inancım alıyor. Hangi mevsimde olursam olayım gerçek baharın geleceğini düşlüyorum. İnanıyorum her tohum bir filiz verecek, her filiz bir fidan olacak ve her fidan meyve verecek. Çabaların boşa çıkmayacağı ebedi bahar da gelecek…

page 1

Bu pastayı hayatının baharında iki arkadaş için hazırlamıştım. Yine sipariş üzerine çalıştığım bir pasta olmuştu. Aynı işyerinde çalışan iki arkadaşın aynı dönemde askere gitmeleri üzerine şirketlerinin kendilerine bir süpriziydi.

page2

Pastamızın içi bol çikolatalı bir pasta olmuştu..

 

 

page3

Zeytinyağlı Taze Börülce & Dondurucuda Börülce Saklama

börülce 1

Masada beni adeta boğazlayan evrakları bir kenara topladım. Günlerdir aman masama dokunmayın, bir evrakı bile almayın dediğim, hizalarının bile bozulmasını istemediğim, dosyaladıkça düzen bulduğum masamı yeter artık nidaları ile ansızın üst üste topladım. Sanki bunu yaparken sizlerle aramda derin bir uçurumdan kendimi kurtarmış gibiyim..

Yeni bir iş yeni bir doğan bebek gibiymiş, öğrendim. İlk günler gelme heyecanı yaşarsınız ya aynen öyle bir heyecanla başladı. Doğduğu ilk gece/ilk ay uykusundan yeni uyandığı için gözünü gözledik adeta. Şuan 3. ayımızdayız ve şiddetli gaz sancıları ile baş başayız:)

Benim için ne kadar adrenalin dolu da olsa ben bu işi çok sevdim. Elhamdülillah artık işe daha keyif ile gidip geliyorum. Yoğunluk beni motive ediyor, kendimi iyi hissetmemi sağlıyor. Birkaç haftaya kalmaz bu tempoda benim için rutine girince misafir ağırlamak istiyorum evimde. Evde misafir ağırlamayınca kocaman evi boşuna işgal ediyoruz gibime geliyor.

Lakin bu 3 ay bana haftalarca pazar günleri dahil-tatil yapmadığımız yorgun bir beden bıraktı. Sadece bir iki defa istisna tatil yapmalarımız da eşim ve ailemle geçirdiğim için burayı ihmal ettim. Ve artık uzun bir süre cumartesileri çalışma kararı aldık.

Akşamları 20.00 den az olmayan mesailer yüzünden de birçok kez üzülerek hazır yemeklere yöneldik. Ben yine fırsat buldukça sebze yemekleri, zeytinyağlılar, pratik tatlılar yaptım. Akşam 9 da mutfağa girilince ne yapılırsa..

Derin dondurucumu ilk kez bu kadar çok sevdim. Eski yoğunluğumum üç katına çıkması ona bağlılığımı artırdı. Bu yaz onu doldurmak için daha çok çaba göstereceğim..

Beni FACEBOOKTA takip etmek için TIK TIK

Yine beni İNSTANGRAM da takip etmek için TIK TIK

ZEYTİNYAĞLI TAZ BÖRÜLCE

cats

İşte bu yemeğimde soyunma odama aldığım 6 kapaklı derin dondurucum sayesinde yapıldı. Ağustos ayında müşteri ziyaretimden sonra bir sanayi sitesinin yanında rastladığım pazardan almıştım. Arabayı anlamsız yere park edip koşa koşa pazarı turlamış ve bu börülceleri iki gün bagajda unutmuştum:)  Şimdi hem dondurucuda nasıl börülce saklarız hem de nasıl pişiririz tarifini verelim. Yaz için şimdiden hazırlık olsun sizlere.

Bu tarif kışlık hazırlığı için, diyet yapanlar için, davet sofralarında hafif yemekler tercih edenler için gelsin..

DONDURUCUDA KIŞLIK BÖRÜLCE

  • Dilediğiniz kadar satın aldığınız börülceleri başlarından ayıklayınız. Bu sırada nazik olunur ve asla kırmayınız. Uzunluğu pişirdiğinizde görsel olarak daha güzel olacaktır.
  • Bol su ile yıkadığınız börülceleri tencerenize alınız ve bir miktar su ekleyiniz.
  • Ben çok olan tencereye yaklaşık 2 su bardağı su eklediğimi hatırlıyorum.
  • Tencerenin altını çok kısık ateşte yakınız. Tencerenin kapağını açmadan börülcelerin renginin değişmesini annelerimizin takibi ile ölmelerini sağlayınız.
  • Bu sırada sizin dikkatiniz çok önemli. Hem tencerenin kapağını fazla açmamanız lazım hem de çok fazla pişirmeden, rengi değişir değişmez ocaktan almanız lazım. Mümkünse başından ayrılmayın.
  • Tencerenin kapağını açmamanız neden gerekiyor? Çünkü börülceler az miktar koyduğumuz suyun buharı ile ölüp renk değiştiriyor.
  • Bu işlem biter bitmez çok fazla ölmemeleri için içindeki su ile tepsilere dökünüz.
  • Tamamen soğuyan börülceleri buzdolabı poşetine hava almayacak şekilde dilediğiniz ölçülerde pay ediniz.
  • Ben derin dondurucunun hem kokusunu içine almaması için hem de kendi kokusunu derin dondurucuya vermemesi için muhakkak 3 kat poşet uygularım. Tercih sizin.

ZEYTİNYAĞLI TAZE BÖRÜLCE

  • Tencerenizin altına 2 adet soğanı ay dilimi şeklinde kıyınız ve üzerinden yarım çay bardağı zeytinyağı gezdiriniz. Unutmayın zeytinyağı çabuk yanan bir yağdır. Bu yüzden soğan ile birlikte tencereye ilave etmeli, yağı ısıtmamalısınız.
  • Hafif kavurduğunuz soğanların üzerine börülcenizi ilave edip göz kararı su koyunuz. Bu ölçü börülcenin 1/3 ü miktarından da az olmalıdır. 2-3 adet küp şeker atınız.
  • Zeytinyağlı bir yemek olduğundan suyu az tutup buharında pişirmeye ama dibinin tutmaması içinde kısık ateşte pişirmeye özen gösteriniz.
  • Soğuyan yemeğinizi servis tabağına alıp arzuya göre bir miktar zeytinyağı daha ilave ediniz. Afiyet şifa olsun!

Günaydın:) Çekiliş Sonucumuz Belli Oldu..

114

Güneşli bir cumartesi sabahından herkeze günaydın!

Öncelikle tüm yorumları ile çekilişe katılan izleyecileri teşekkür ederiyorum. Yorumlarınızın hemen hepsini en bir kaç defa okudum. Kimisinde mutlu oldum, kimisinde duygulandım, kimisinde göz yaşı döktüm. Parmaklarım klavyeye gitti geldi sizlere cevap yazabilmek için. Lakin benim yorumlarımın sıraya girmemesi gerekiyordu, sessiz sessiz oturdum.. Hepinizin koca koca yürekleri bu tempolu zamanımda içimi ısıttı..

Son iki aydır alışkanlık haline getirdiğimiz hafta sonu mesaisindeyim:) Öncelikle hafta içi geç saatlere kadar eve gidememenin ve cumartesi – pazar günleri dahi çalışmamanın yüzünden yemek yapamaz oldum. Akşam 20.00 lerde ofisten çıkınca yemek yapmaya ne derman kalıyor ne de zaman. Şubat ayının 15 ine kadar hafta sonları da çalışma kararı aldık. O vakte kadar lütfen sabırla bekleyiniz. Yinede dipte köşede çektiğim resimleri yükleyebilirsem tarifsiz bırakmamaya çalışacağım sitemi. Böyle dediğime bakmayın, bir yandan da 2 şubatta yeğenimin doğum günü için de bir parti organize etmeyi hayal de ediyorum !!

Rabbim güç kuvvet versin ve şu yeni işin hem hayrını görelim hem de emeklerimizin karşılığını. Sizlerden de ayrıca dua bekliyorum. Benı dualarınıza da katınız. Sizler inanın benim dualarımdasınız. Rabbim evlerinize bol hayırlı rızık nasip eylesin..

Sıra geldi çekilişin sonucuna:)

Talihli arkadaşımızı besmele çekerek Random.org ile seçmiş bulunmaktayım:)

Hatemim_ce diyor ki:

Nerdeyse hergün ziyaret ediyorum sizi :) Sık kullanılanların en başında duran “Tanerinişi” ne tıklayınca bir heyecan kaplıyor beni, acaba …

yorumu ile yazan arkadaşımızı tebrik ediyorum. Hediyesini ulaştırabilmem için tanerinesi@hotmail.com adresine mail atmasını rica ediyorum.

Kazanamayan arkadaşları lütfen üzülmeyin. Bir dahaki sefere bir masa kurup o masadaki her şeyi vermeyi hayal ediyorum, nasıl fikir?

Lahana Sarması & Çekiliş:)

DSC_0764

Kocaman bir evim var benim! O kadar büyük ki size buradan anlatmakla bitiremem. .

Kapıdan girer girmez kendimi büyük bir han’a giriyor gibi hissediyorum. Ben içinde ufacık tefecik kalıyorum. Bir temizliğe başlasam sanki günlerimi alacak gibi geliyor. Ne kadar çok eşyam var diyorum. Bu kadar büyük bir evi doldurabilmek için alınmış sayısız eşya. Saymaya kalksam 1.000 parça eder her halde. Evi ölçmeye kalksam eminim bir tam günümü alır diyorum; içim ürperiyor!

Benim kocaman bir evim var, sizin de var mı soruyorum ?

Ben çokta zenginim. Sayısı 1.000 parçayı bulan eşyalarım servetimin bir parçası. Siz de zengin misiniz diye soruyorum?

Aslında benim evimde bir çoğumuzun ortalama ölçülerinde olan bir ev. Sadece 110 metrekareden oluşan evimi eğer karışla ölçmeye kalkarsam kaç günümü alır? Ya da  eşyalarımı toplu iğnelerimi bile teker teker sayarsam  1.000 ‘i bulur mu? Sadece bir çoğumuzda bulunan 12 kişilik yemek takımında bile neredeyse 100 parça olduğunu hatırlarsak 1.000 rakamının çok az kaldığını düşünebiliriz.

Peki evim neden bana bu kadar büyük geliyor?

Lütfen bu soruyu birlikte cevaplayalım. Ben kendi cevabımı yazana kadar yorumlarınız ile bana yardımcı olur musunuz? Daha önce bahsettiğim “çekilişi” bu yorumlar içerisinden kura ile yapacağımızdan  bu vesileyle çekilişe katılmış olmanızı da rica ediyorum.. Lütfen adaletli olmak adına sadece birer yorum yazınız..

Çekiliş 18 Ocak 2013 saat 23.59 da sona erecektir. Talihli arkadaşımızı kura ile belirleyeceğim. Buradan beni hiç yanlız bırakmayan, varlıklarını hep hissettiren, benim ikinci ailem olan sevgili takipçilerime bol şans diliyorum. İnşallah hayırlı bir çekiliş olur!

Özetlersek bu postun altına yorum bırakan talihli arkadaşımıza 4 adet aşağıdaki resimde görülen dikdörtgen servis  tabağı hediye ediyoruz. Bu tabaklarla kalmayıp masalarımda kullandığım objelerden de süpriz bir paket hazırladım. Kürdan, minik tavalar, pembe kovalar v.s Süprizzz:)

DSC_1727

Lahana Sarması

Canım bol salçalı, kıymasız kapuska çektiği için aldığım lahanayı eşimin “benim kapuska sevmediğimi biliyorsun” tepkisi ve “sen kendine yap,ben kahvaltılık yerim” demesine rağmen sofrada beylerin gözünün doymasının daha önemli olduğunu düşündüğümden:) lahanayı bu iş temposuna rağmen lahana sarmasına çevirdim. Yapalı ve tüketeli 3 hafta da olsa hala kendime şaşıyorum. .

Son iki aydır neredeyse her akşam mesaiye kalıp 19.30 ya da 20.30 çıkıyoruz. Cumartesileri tam gün çalışma alışkanlığı edinmemiz de an meselesi:) Sağlık sıhhat versin Rabbim çalışalım ama arkadaşlarımı, dostlarımı, akrabalarımı özledim. Misafir ağırlamayı özledim..

Velhasıl yorumlarınıza sorularınıza geç cevap yazıyorsam sebebi ya ofise uğrayamadığımdandır ya da masama oturacak vakit bulamamaktandır:) Biliniz ve hakkınızı helal ediniz lütfen..

Malzemeler:

  • Orta boy lahana
  • 200 gr kıyma
  • 4-5 çorba kaşığı zeytinyağı yağ ve yarım su bardağı su
  • Yarım su bardağı yemeklik kalın bulgur
  • 1 su bardağı kırık pirinç
  • Karabiber,tuz, 1 yemek kaşığı salça, 1 silme kaşık pul biber
  • 1 büyük soğan varsa bir avuç ince kıyılmış maydanoz (kalmadığı için ben koyamadım)

cats

LAHANANIN YAPRAKLARININ AYRILMASI: Öncelikle benim için ilk öğrendiğim yıllar kabus olan lahana dolmasının en zor kısmı şu kırılgan yapraklarının ayrılmasıdır. Bunun için ilk önce marketten lahanayı alırken dikkat etmemiz gerekiyor. Elinizi yumruk yapıp lahananın otasına basınız ve en yumuşak olanını seçiniz. Çünkü yumuşak olan lahana büyürken sık sarılmazsa yumuşak kalır bu da yaprakların kolay ayrılmasını sağlar. Bir diğer hususta ince yapraklı olanını seçiniz.

Lahananın yapraklarını ayırabilmek için tepesinden resimde görüldüğü gibi HUNİ şeklinde oyup çıkarınız. Ve yaprakları sırasıyla dikkatlice çıkarınız. Kırılmalar veya yırtılmalar sizi üzmesin. Haşladığınızda düzgün olmayan kısımlar bile kolayca sarılıyor. Benim bu lahanam çok güzel çıktığından tüm yapraklarını kolayca çıkarabildim. Eğer siz bir noktadan sonra çok ama çok zorlanıyorsanız benim yaptığım bir yöntem var hemen onu yapınız. En geniş ve yayvan tencerenizi yarıya kadar su doldurunuz. Su kaynadıktan sonra lahanayı içine otutturunuz. Suya değsede değmesede sorun değil. Buharlada yumuşuyor. Su ile yumuşayan yapraklar daha kolay çıkıyor. Burada kaynar suya lütfen çok ama  çok dikkat ediniz. Lahana ağır ve hacimli olduğundan kendinizi yakma olasılığınız daha yüksek.

cats1

LAHANAYI HAŞLAMA: Derin bir tencereye bir çay kaşığı tuz attığınız suyu kaynatınız. Yaprakları 3 er adet şeklinde içine atınız. 1-2 dakika bekletip hızlıca çıkarınız. Ve ayrı bir kapta hazır bulundurduğunuz soğuk su ile şoklayınız. Ve suyunu iyice süzmesini sağlayınız. İç harcı için tüm malzemeleri karıştırınız.

cats2

MUSKA ŞEKLİNDE LAHANA SARMASI : Sıra geldi en zevkli kısma, sarma işlemine. Yapraklarınızın şekillerini bozmayacak şekilde uzun seritler çıkarınız. Ve bir başına iç harçtan göz kararı koyunuz. Muska şeklinde sarmaya başlayınız. Resim size yardımcı olacaktır. Son uca geldiğinizde fazlalık çıkarsa kesiniz. Bu kalan parçaları tencerenizin altına diziniz. Hem yanma korkusu yaşamazsınız hem de israftan kurtulursunuz. Bu yapraklar yoğurt ile çok lezzetli oluyor.

cats3

LAHANA SARMASI: Normal sarma yapmak için yine gelişi güzel yapraklarınızı kesiniz. Başa koyduğunuz harcın yanlardan çıkmaması için bir parça iki yandan içeri kıvırıp yaprak bitene kadar sıkı sıkı sarınız. Sarmaların en son kapanış yerleri altta kalacak şekilde tencereye diziniz. Üzerinden yarım çay bardağı yağı ve 2 yemek kaşık salçayı bir miktar su ile inceltip yaprakların üzerinde gezdiriniz. Tencerenin yanından lahanaların tam yüzüne çıkmayacak şekilde su dökünüz. Ve lahanaların üzerine bir tabağı ters çeviriniz. Kaynama esnasında lahanalar böylelikle açılmayacaktır. Kaynadıktan sonra kısık ateşte pişiriniz.

DSC_0755

FISTIKLI SARMA

fıstıklı sarma

So 15 gündür yılbaşı hariç hiç tatil yapmadan çalışıyoruz. Babam tüm ekip arkadaşlarımıza ” muazzam bir eleman olduğunu biliyorsun değil mi? ” diyerek motive etmeye çalışıyor.

Böyle bir yoğunlukta size yazıyorum:) Bildiğim tek şey ben size hiç kıyamıyorum. Ne olursa olsun sayfamın boş kalmasına dayanamıyorum. Babacığım beni en çok motive eden ne yazıkki sen değilsin:) Sizlersiniz..

cats

Ben bu sarmalarımı çok yeşil gözüksünler diye tek kat ile yaptım ve çok büyük dalgınlıkla sıcak şerbet döktüm:) Lütfen siz tarifteki gibi muhakkak en az iki kat ile deneyin. Ve şerbeti 15 dk kaynatıp ılıkken soğuk sarmaların üzerinden gezdirin. Şerbete parmağınızı soktuğunuzda dayanabileceğiniz ısıda olmalıdır.

Malzemeler:

  • 200 gr rondodan geçirilmiş baklavalık fıstık
  • Küçük paket baklavalık yufka
  • 5 çorba kaşığı tereyağı

Şerbeti için:

  • 2 su bardağı su
  • 1.5 su bardağı şeker

Yapılışı:

  • Tereyağını eritin. Bir miktar kaynatınki çiğ kokusu çıksın. Anne dibinde hafif yanık tortu kalmalı der.
  • Baklavalık yufkadan ikişer kat tezgahınıza serin ve yumurta fırçasıyla yufkayı yağlayın. Dilediğiniz kadar fıstık serpin.
  • Oklava ile yufkanın dar kısmından sıkıca sarmaya başlayın. ( ayrıntılı eski görsellerim için TIK TIK)
  • Yufkayı oklava üzerindeyken büzün ve oklavayı itina ile çıkarın.
  • Tepsiye dizdiğiniz sarmalarınızın üzerinden tekrar erittiğiniz yağdan gezdirin.
  • 180 derecelik ısınmış fırında çok az kızarana kadar pişirin.

Not: Bu tarz baklavaların ince sarılması için çok ince oklavaya ihtiyacınız var. Ben bunun için ahşap bir askılıp alıp pantolon kısmını ayırdım. Yıllardır o parçayı kullanıyorum.

Limonlu Kek

DSC_0333

Son bir kaç haftadır mesai saatlerimizin 18.00 dan 19.00’a hatta 20.00’a uzatılması yüzünden yorgun düşerek gidiyorum eve. Son bir aydır da öğlen yemeğine çıkamadığımızı bugün fark ettik. Hafta sonu cumartesi ve pazar tam gün çalışacağımızı öğrenmenin üzerimde estirdiği psikolojik buhranla yazıyorum size:) Takdir edersiniz ki tarif yayınlamak için size ayırdığım zaman çok kısıtlı oluyor. Bloğuma uğradığınızda eliniz boş dönmesin istiyorum. Haftalar öncesi yayınladığım masama ait bir tarif bu şirin Limonlu Kek. Nasip bugün yayınlamak mış. Hafta sonuna yanında bir fincan kahve ile iyi gider düşüncesindeyim. Beni sorarsanız dağınık bir masada sırt ağrıları eşliğinde çalışıyor olacağım:)

Bu akşam Bursada ailem geliyor. Eşimden olan ikinci ailem. Mesai aralarında vakit bulabilirsem pazar akşamı bütün bir aileyi aynı masada toplamak istiyorum. Dua edin lütfen, bu isteğime enerjim ve vaktimde yetebilsin..

Bana son zamanlarda kek kalıplarımla ilgi çok fazla marka soruluyor. Bu yüzden bu kekimi diğer kalıplarımla birlikte resmettim. Ayrıca muffin kalıplarınıda kullandığım bu ürünleri satın almak için Soft Bowl‘un sitesinin linki için TIK TIK. Daha öncede defalarca bahsettiğim bu markayı tercih etmemdeki en önemli sebep yerli üretici olmalarıdır. Yıllarca çizilme, bükülme derdi olmadan kullanabileceğiniz ürünler size sakın pahalı gelmesin. Bir kere alındığında yağlı kağıt masrafından, önceden yağlama ve unlama derdi olmadan çok güzel kekler elde edebilyorsunuz.  Şiddetle tavsiye ettiğim diğer bir ürünleri için de TIK TIK:)

Kekin pişirme ile ilgili püf noktalarını Havuçlu Kek tarifimden kopyaladım. TIK TIK

Malzemeler: Ben limonlu kekten pek haz etmem. Kız kardeşim için yapılan bu keki sevebilmek adına damla çikolata ilave ettim. Sevdim mi yine de hayır:)

  • 4 yumurta
  • 1 su bardağı sıvı yağ (ben zeytinyağı ve fındık yağını karıştırarak yapıyorum)
  • 1.5 su bardağı toz şeker
  • 2 paket kabartma tozu & dilerseniz 1 paket vanilya
  • 1 su bardağı süt
  • 1 limonun suyu ve yarım limonun rendelenmiş kabuğu(mümkünse sarımsak rendesi ile)
  • 1.5 çay bardağı damla çikolata
  • 4.5 -5 su bardağı elenmiş un

Yapılışı:

  • Yumurtaları ve şekeri 6-7 dk mikserle çırpınız. (önce alçak devirde sonra yüksek devirde)
  • Yağı, sütü, vanilyayı ve bir paket kabartma tozunuve limon malzemelerini ilave edip 2 dk daha çırpınız.
  • Unu ve kalan bir paket kabartma tozunu azar azar ilave ederek aralıklı çırpınız. Tamamını ilave ettiğinizde durmadan 3-4 dk daha çırpınız.
  • Hamuru kek kalıbınıza aktarınız.

1. Not: Öncelikle unutmayınki sıvıların ve toz malzemelerin ölçüleri aynı kapta bile olsa farklılık gösterirler. Benim bardağımın ölçüleri de bu konuya örnek olmaktadır.

  1. Su bardağım 150 gr un almaktadır. Yani kek hamurunda 650 – 750 gr un ile hazırlanmıştır.
  2. Aynı su bardağı 200 gr sıvı almıştır. Bunlar su, süt ve yağdır.

2. Not: Ben resimden anlayabileceğiniz şekilli bir kek kalıbı kullandım. Siz aynı hamuru 24 cm çapında çember kek kalıbınızla veya kare borcam kalıbınızla pişirebilirsiniz. Sadece iki farkı var birincisi ince bir keke sahip olacaksınız, ikincisi pişme yöntemi farklı olacaktır.

DSC_0350

Bu kekimi ikram ettiğim masamı hatırlamak için TIK TIK

Şekilli yüksek bir kalıpla kekinizi pişiriyorsanız pişirirken şu şekilde pişirmenizi öneririm:

  • Keki yapmaktan çok pişirmesi daha önemlidir. Kekimizi soğuk fırına alalım. Fırınınızın sadece alt bölümünü ısıtma özelliği varsa onu seçelim. Fırını 180 dereceye ayarlayalım. Kekimizi önce alttan 15 dk pişirelim. Amacımız kek alt kısmından olabildiğince kabarmasını sağlamamız. Üst kısımdan da pişmeye başlayan keklerin kabarması üsten ağırlaşma sebebi yüzünden daha zayıf olmaktadır.
  • 15 dk sonra fırını normal konuma getirelim. Yani hem alttan hem üsten 180 derece ısıtmaya devam edelim. Bu şekilde fırını 20 dk daha çalıştıralım.
  • Toplamda 35 dk 180 derecede pişmiş bir kekimiz olacaktır. Bu esnada fırının kapağını asla açmamamız gerekiyor.
  • Fırınınızın ısısını 150 dereceye düşürüp bu ısıda da kekimizi 15 dk daha pişirelim. Isıyı düşürmekteki asıl amaç kekin dış kabuğunun yanmadan içinin pişmesidir.
  • Toplamda 50 dk pişen kekimize uzun ve kuru bir bıçak sokup çıkarınız. Bıçağınız temiz çıktıysa kek pişmiştir.Çıkmadıysa 5 dk daha pişiriniz. Benim fırınım 55 dk da pişiriyor. Bu süre fırına göre 5 dk kısalabilir veya 5 dk uzayabilir. Siz 45 dk dan sonra fırının kapağını açabilir ve kekinizi sık sık kontrol edebilirsiniz. Tabi fırını soğutmamak için abartmadan :)
  • Pişen kekimizi kalıbıyla beraber 10 dk dinlenmeye alıyoruz. Daha sonra ılıyan kekimizi ızgara teline çıkarıp soğumasını bekliyoruz. (Sıcakken dilimlemeyelim)

Düz bir tepside pişirmek istiyorsanız. :

  • Kekimizi soğuk fırına alalım. Fırınınızın sadece alt bölümünü ısıtma özelliği varsa onu seçelim. Fırını 180 dereceye ayarlayalım. Kekimizi önce alttan 1o dk pişirelim. Amacımız kek alt kısmından olabildiğince kabarmasını sağlamamız. Üst kısımdan da pişmeye başlayan keklerin kabarması üsten ağırlaşma sebebi yüzünden daha zayıf olmaktadır.
  • 10 dk sonra fırını normal konuma getirelim. Yani hem alttan hem üsten 180 derece ısıtmaya devam edelim. Bu şekilde fırını 20 dk daha çalıştıralım.
  • İlk 30 dk fırının hiçbir şekilde kapağını açmıyoruz. 30 dk dolduktan sonra hamurumuza kuru bıçak veya kürdan sağlayarak pişme kontrolü yapıyoruz. Piştiğine emin olduğumuzda fırınımızdan çıkarıp soğumaya bırakıyoruz.