Hıdiv Kasrı

Birikmiş tariflerin arasına girip havalar soğudu, aman tatil bitti yakınmalarına bir çözüm getiriyorum, sonra hemen tariflere döneceğim. İnşallah:) Stresten uzak şahane bir mekan öneriyorum size. Hem dinlenip, hem bol oksijen depolayıp kahvaltı yapmaya ne dersiniz? Tatil bitmiş olabilir ama İstanbul’lular için bir çok önerim var.

Arkası yarın.. :)

Büyükşehir Belediyesinin her ince ayrıntıyı düşünerek özenle baktığı ve bizlere haftanın her günü keyif yaşattığı gerçekten eşşiz bir mekan.

İstanbul’un ilk buharlı asansörünü görmek isterseniz bu mekanı ziyaret etmelisiniz. Bol yeşil ve rengarenk çiçeklerle kaplı bahçesinde sabahın erken saatlerinde yürüyüş yapabilir ve yaktığınız kalorileri 70 çeşit açık büfe kahvaltı ile kolaylıkla geri alabilirsiniz..  (!)

Yürüyüş molalarında güzel manzara seyredebilir, kahvaltıdan sonra Kasr’ın eşşiz iç mekanını keşfedebilirsiniz.

Neredeyse 400 kişiyi alan iç mekanın büyüklüğünü hayal ederseniz, her metrekareyi hayranlıkla seyredebileceğinizi düşünebilirsiniz.

Bence havalar soğumadan bahçede, havuz başında kahvaltı keyfini kaçırmamanızı öneririm. Sabah 9.00 da açılan açık büfe kahvaltı keyfinin fiyatı 25.00 TL . Ahçının önerisi (o ben oluyorum:) içli köfte ve su böreği. (Tüm kahvaltılıklar bakır tepsi ve sahanlıklarda servis ediliyor)

Son olarakta aşağıdaki pozu veren ve kahvaltımıza katılıp lezzet katan yeğenime teşekkürler:)

Seni seviyorum..

Reklamlar

Ciğercim..

Müfettiş olan babamın işi sayesinde Edirne ile tanışmam çocukluk yıllarıma dayanır. Meriç nehrinde yaptığımız kamplar, kervansaray otelinde kalışlarımız bana çok güzel anılar yaşatır. İstanbul’da da tadına doyamadğım tava ciğerini iyi yapan bir yer bulamadığım için yakınır dururdum. Eşim sağolsun böyle bir yer keşfedince hemen gidiverdik. İstedim ki sizlerde benim gibi Edirne Tava Ciğerine düşkünseniz, buyrun size harika bir mekan..harika bir lezzet..

Hayalimdeki cafeyi görür gibi oldum. Benim gibi mavi sevmeyenler bile bir anda mavi aşığı olabilirler..

Mutfağa açılan kapi, mavi yolculuklara gidilecek bir rüya gibi..

   

Mutfağı bu minik pencereden izleyebilir ve renk renk bardakların peşinden gidebilirsiniz…

  

Yoğurdun kıvamını göstermek için bıçakla restmettim. Dilim dilim yiyebileceğiniz bir yoğurt..

  

Ve son olarakta ortamı keyiflendiren mini radyo..

Ata Plaza 3 / 3 No: 7 Ataşehir

Tel: 0.216.455.36 93

Kahvaltı Mekanları..

Pazar günü.. Sobalı evde uyanıyorum.. Soba sönmüş, ev üşümüş.. Yorganı kaldırmak istemiyorum.. 11-12 yaşlarındayım.. Annem çağırıyor.. Sofra hazıırrrrr:  Hazır bir sofra..! Sobada kızarmış ekmekler, kimileri yanmış, duman her taraf.. % 99 sigara böreği ya da kalburabastı var.. Kızarmış yağ kokusu karışmış.. Kahvaltıdan sonra beni bekleyen, babamın gazetesinden kalan bulmaca sayfası.. Off birde tweety ve bugs bunny izlenicek..Varyemez amca da yoktur inşallah..

Allah’tan kış, birde yaz olsaydı babam kesin pikniğe götürürdü. Bol oksijenli belgrad ormanlarında koştur koştur oyna.. Karnımız acıkacak, mangal başına koşulacak, oyunumuz yarım kalacak..

Kış olduğuna seviniyorum. Kar yağmış.. Babam samatyaya gidiyor.. Kar kış kıyamet, ne anlıyor balıktan..! Annem camın önündeki karları topluyor, leğene.. Kırmızı veya yeşil bir leğen.. Kaldırıyor halıyı, oynatıyor soğuk odada.. Bu kadar eziyete ne gerek varsa.. Babam geldi, annem soğuk mutfakta saatlerce salata yaptı.. Babam balıkları kızarttı.. Ev pis pis balık kokuyor, birde annemin üşüyen elleri.

Eş dost hiç eksik olmazdı.. Akşam şöyle rahat rahat sıkılamazdık evde.. Annem her zamanki gibi bisküvi pastası yapardı, puding için nişasta varsa.. Saatlerce çay sohbetleri, bez bebeklerle oynamalar ve misket kavga sesleri.. Gittiklerinde ise evi toplama telaşı.. Annem yine de o tebessümü bırakmazdı yüzünden..!

Büyüdüm.. Bir tuşla evimi ısıtıyorum. Çayımın suyu bile 1 dk da kaynıyor. Ekmeğimi fişe taktığım bir, hatta iki makinede kızartıyorum. Bu beni hiç mi hiç mutlu etmiyor..

Sizi de etmiyorsa iki güzel öneri sunuyorum. Sobada kızaran ekmek, bugs bunny yok.. Yemediği için varyemez amcada yok..

ZİYA ŞARK SOFRASI-FLORYA

Arkadaşım beni doğum günü hediyesi olarak davet ettiği kahvaltı herşeyi ile çok severek gittiğim ziya şark sofrasıydı. Çok otantik bir salonda kendinizi sultan gibi hissedebilirsiniz. Dedikleri gibi kendinizi Klasik Türk Sanatları müzesinde gibi hissediyorsunuz. Hat, ebru, tezhip, çini ne ararsanız hepsi var. İki kişi ödenecek tutar yaklaşık: 55 tl. Masanıza gelen bir çok kahvaltılık sayesinde açık büfe kahvaltı keyfini yaşamış oluyorsunuz..

   

    

 

SARI KÖŞK-EMİRGAN KORUSU

Kendinizi eski bir konakta, 1950 li yıllarda yaşayan bir İstanbul Hanımefendisi-Beyfendisi gibi mi hissetmek istiyorsunuz! O zaman bu köşkte kahvaltı etmek iyi fikir.. Açık büfe kişi başı 25 tl. Emirgan korusuna girmek, otopark ücreti olarak ta 5 tl vermek istemiyorsanız, kısa bir yürüyüşle köşke ulaşabilirsiniz.

Hava biraz iyi ise bahçede oturmak iyi bir seçim. Arnavut kaldırımlı bahçe ördek ve kuğulu yapay göl manzaralı. Kuş sesleri ve az ileride akan minik şelalelerin nağmeleriyle iştahınız açılacaktır.

   

  

Emirgan Korusunu tercih etmeniz için bu yazımı okuyabilirsiniz : https://tanerinesi.wordpress.com/2010/11/29/emirgan-korusu/

  

Tarihi Kasımpaşa Fırını

Annem evlenip İstanbul’a ilk gelin geldiği yıllar babannemle bu fırından alışveriş ederlermiş. Babannem rahmetli olunca bizi elimizden tutup, fırına götürür, istediklerimizi seçtirirmiş. Şimdi ben annemi götürüyorum, o seçiyor.. Bizden sonraki nesillerinde bu geleneği devam ettireceklerine inanıyorum..

Her gittiğimde güleryüzüyle bizi karşılayan Dursun Amca’ya soruyorum: Bu fırın kaç yıllık ? Aldığım cevap beni son derece şaşırtıyor, 150-200 yıla dayandığını söylüyor. Dışarıdan dükkana baktığınızda sıradan bir fırın gibi gözükebilir ama içeri adım attığınız an sizi karşılayan sıcak atmosfer adeta büyülüyor. Tadından ve temizliğinden yıllardır ödün vermeyen tarihi Kasımpaşa Fırını, bu yüzden bana babannemi hatırlatır. Onun hissettiği lezzetin,tadın aynısını aldığıma inanıyorum. Hala eski ocaklarında pişen simit ve kurabiyeler benim şimdiye kadar yediğim en güzel örneklerdendir. Yolunuz Kasımpaşa’ya düşerse muhakkak deneyin isterim. Dursun Amca ve Niyazi Amca sizi her zamanki samimiyetleriyle ağırlayacaklardır.

Adres: Bahariye Cad. No:27 Kasımpaşa-(212) 297 04 83