Kurtlar Vadisi Filistin..


Öyle edebi bir yazı okumayı hayal etmeyin. Zaten ne iyi bir film izleyicisiyimdir ne de film eleştirmeni. Bu film benim için unutulmazlar arasına girdi. Çünkü, ilk kez bir filmi tek başıma izledim.. Kolay kolay ağlayamayan ben, bir filmde hüngür hüngür ağladığım için yanlız olduğuma çok sevindim..

Filme şöyle bir bakacak olursak, başında gösterilen “Mavi Marmara” baskını sahnesiyle pek bir ilgisi yok. Bir çok eleştirmenin söylediği gibi bunu fırsatçılığa çevirdiklerini söyleyip, filme gidilmemesini sağlamak gibi bir niyetim de hiç yok. Çünkü onlar gibi ‘Düşmanlık Tohumlarının’ atıldığı bir film olarak görmüyorum. İsrailliler için hali hazırda beslenen duyguları, biz Osmanlı torunları olarak bir filmden etkilenip besleyecek değilliz herhalde..!

Kabul etmek gerekirse, mübalağalar var tabiki.. Gözünden vurulan bir adamın iki gün içinde hiç bişey olmamış gibi ayağa kalkması, Polat ve diğerleri kırmızı alarmla arandıkları halde rahat rahat dolaşmaları, bir tek adamı öldüreceğiz diye bir çok Filistinlinin boşuna öldürülüyor olması gibi..

Tüm bunlara rağmen çok başarılıydı..

Beni ağlattığı için,
Kardeşlerimizi hatırlattığı için,
Unutulmaz bir filmle imza attıkları için.,
Zalimliği kabul etmeyen, merhameti emreden dinimiz için..

Ben yine de filmi izlemeyin derim..

Çaresizlik sizi kahredecektir,
Sabahlar aydınlık olmayacaktır,
Geceler üstünüze üstüne gelecektir,
Fazla lokmalarınız boğazınızda düğüm düğüm olacaktır…

Reklamlar

Film : Ölümün Sesi..

2 gün önceydi. Özel bir televizyon kanalında “Ölümün Sesi” adlı korku filmini seyrettim. Yasushi Akimoto’nun bir eserinden. Hikayesi çekici olmasına karşı anlatımla çok zayıf kalmış bir eser. Filmden kesit: Ölen kişinin telefonundan öleceğiniz saat ve tarihte aranıyorsunuz, bu arada farklı melodide çalan telefonunuz sizin sesinizden yardım çığlıkları mesajını veriyor. Ve ölüyorsunuz.

  • Benim gibi korkudan çok korkanlar için ideal bir film.(?).
  • Fazla adrenalin isteyenler için zayıf bir film. Korkmak için etraftakilerden yardım isteyebilirler.
  • Dvd sini almak abartı olabilir, bir arkadaştan edinmek yeterlidir.
  • Tek güzel yanı sonunu anlamayıp izlemiş bir arkadaşınızla yarım saat bir son bulmaya çalışarak, senarist yeteğenizi fark edersiniz.

Ertesi gün yaşadıklarım:

  • Eşimi işe uğurlayıp balkondan arkasından baktığım sırada telefonumun farklı melodide çalması. (Çalan alarmmış.)
  • 8 yıldır müşterimiz olan ve  her ay uğramama rağmen bir kere bile yaşamadığım bir olay gerçekleşti. Sanayi sitesi kadar büyük denecek bir kağıt fabrikasında elektrikler kesik. Kestirmeden gittiğim yoldan 3 kez denedim ve geri döndüm, farklı kapılardan girdim ve oralardan da korkup geri döndüm. Güvenlik görevlisinden yardım istedim! (Elektrik arızasıymış)
  • Yetmedi çıkışta arabamın ön koltuğunda kanlı bir selpak buldum. (Kardeşimin ojesini sildiği ve koltuğuma attığı selpakmış)
  • Akşam gardırop kapağının(benim kısmı) çok acayip sesler çıkarmaya başlaması. (Eşim paslanmış olabileceğini söylüyor(5 aylık bir dolap))
  • Eşimin olmadık yerde salı akşamı işi çıkıpta eve gelmemesi ve bunun benim o filmi izlememin ertesi güne denk gelmesi.. (Fazla abartmışım)
  • Aynı akşam kimseyi beklemediğim halde güvenliğimize bağlı interkoom telefondan aranmam ve güvenlik görevlisinin “gelsinler mi?” diye sorması. Cevaplayamadan kapatması.. (Yanlış daire aranmış)
  • Gece rüyamda kendimi, kendimle konuşurken gördüm  “merhaba ben geldim korkma..!” (Hoşgeldin..! )

Bence Korku Filmi İzlemek Bir Sanattır… !