2013’ün İlk İftarı ile Huzurlarınızda Ben:)

DSC_0143

Arayı çok uzun tutunca söz nereden başlayacağımı bilemedim. En iyisi hiç bir şey yokmuş gibi davranmak dedim:)

Facebook, instangram dan da beni takip eden okuyucularım nerede neler yaptığımı görebilseler de bir kısım takipçilerimle ne yazık ki epey özlem oluştu aramızda, Saliha Hanımı, Kumsal Deryamı, Çiğdem Hanımı, Kübra Hanımı, Tuba Hanımı, Hatenim_ce yi:) Yelizimi kısaca ben hepinizi çok mu çok özledim:)

Bu sene Ramazan ayı ile artık besmele çekelim ve bu uzun araya son verelim istedim. Öncelikle Ramazan-ı Şerifiniz hayırlı olsun efendim..

 

DSC_0168

Daha evvel bahsettiğim gibi ve hatta sitemi ihmal etmemin asıl sebeplerinden olan yeni işimiz sayesinde ben daha bir yoruluyorum. Özellikle ilk kuruluş aşamasındaki üstün performansımız ile harcadığım enerjimi geri toplamış değilim. Bu sebeptendir ki menülerim biraz kolaya kaçıyor :)

Kısmetse bu akşamda 6 kişilik çekirdek misafirim var. Minik yeğenim için ufak vurgular yaptığım güzel bir iftar masası daha:) Beni bekleyen tonlarca evrak ve eve gelecek misafirin heyecanlı telaşı içinde yazıyorum size.. Kırmışım zincirlerimi :)

2013 1. iftar menüsü:

resim 2

  • İftariyelik Tabağı (daha farklı iftariyelik tabağı için TIK )
  • Havuç Salatası
  • Salça Soslu Köz Patlıcan Salatası
  • Patatesli Rulo Börek
  • Rendelenmiş Salatalık ile Yoğurtlu Mantı ( bu farklı ama güzel fikir teyzemden)

DSC_0200

  • Manisa Kebabı

DSC_0211

  • Kaymaklı, Fıstıklı Antep Katmeri

MANİSA KEBABI

Manisa Kebabı oldukça basit yapımı kolay bir yemek. Gösterişi ile misafirleriniz için rahatlıkla yapabileceğiniz gibi krepi sayesinde yemeğin yanına pilav yapmanızda gerekmeyecektir.

resim 1

Krep Malzemeleri ( 6 adet için):

  • 2 yumurta
  • 2 çay kaşığı tuz
  • 1. su bardağı süt
  • 2 su bardağı un
  • 1 şişe maden suyu

Tüm malzemeler maden suyu hariç güzelce çırpılır ve son olarak maden suyu ilave edilip karıştırılır. Kızgın yağlı tava tereyağ ile yağlanır malzemeden bir kepçe tavaya aktarılır. Arkalı önlü kızartılır.

Not: Krep tarifini Cahide Ablanın sitesinden aldım, öncelikle kendisine çok teşekkür. Her tarifi ayrı bir güzel ama bu krep tarifi ap ayrı güzel..

İç Malzemesi İçin:

  • 500 gr kuşbaşı et ( ben 12 adet için daha fazla kullandım)
  • 1 kutu haşlanmış konserve bezelye ( 2 su bardağı)
  • Tuz, karabiber

Eti teflon tenreyece alıp kaynama noktası başlayınca altını oldukça kısın suyunu salıp çekinceye kadar yavaş yavaş pişirin. Burada hızlı pişmesi için acele ederseniz etin suyunu kaybedersiniz tersine geç pişmesini sağlarsınız. Eğer bu şekilde pişirmeyi tam yapamıyorsanız ve varsa düdüklüde ön pişirme yapıp etinizin suyunuz süzüm teflon tavada biraz kavurun. Haşlanmış bezelyeyi, baharatları ilave edin.

Soğuya krepleri resimde görüldüğü gibi bir kase içine oturtun ve tam ortasına iç malzemesinden koyun. Sıkıca yanlardan katlayarak kapatın. Tepsiye ters çevirin. Üzerine halka domates ve biber ile süsleyip fırında ısıtıp servis ediniz.

Not: Ben krepler parlak görüntüde olsunlar diye tereyağ ile salçayı kavurup yumurta fırçası ile üzerinden geçtim..

Can..

çiçek

Dün dünde kaldı cancağımız, bugüne bakmak gerek..

İnsanın bir canı var derlerya hani değilmiş öyle, geçtiğimiz haftalarda anladım. Yeğen kardeşten, torun evlattan daha tatlıdır derler ya hani onu da çok iyi anladım ! Sadaka belayı musibeti korur ya da hafifletir derler ya hani, onu da içime mıh gibi kazıdım..

Gözyaşlarımı içime akıttım derler ya hani, onu bizzati yaşadım..

Canım kardeşim, bir yaşındaki yeğenimin annesi, göz ağrım, canparem.. ikinci canım..

Müjganım..

Bu yürek her atışında sanki bir onun için atarmış bir de benim için.. Bu yürek ondan önce bir yeğenim için atarmış bir onun için..

Kötü bir kaza ile belinde onu yatağa bağlayan üç kırık ile hayata gülerek devam eden, ablasına şükrün ve sabrın işte böyle olduğunu gösteren kalbimin, canımın gizli sahibiymiş meğer..

Bir yaşındaki yavrusunu kucağına aylarca alamayacağını bilse de, ihtiyaçları için otuzundan sonra bile bebek halleri gibi anneye muhtaç olsa bile of demeyerek, puf demeyerek şükreden bir kalba sahip güzel kardeşim benim..

O gecenin şokunu atlattığımı zanneden ben..! az evvel elim ayağım haftalar sonra bile boşalınca en iyisi buraya yazmak ve hepinizden dua istemek olduğunu düşündüm. Rabbim son altı aydır bize yaşattığı imtihanları ile ne güzel sorgulamalar yapıyor. Muvaffak olmayı nasip eylesin ve tüm hastalara içinde de benim kardeşime tez zamanda şifa lütfetsin..

Selam ve dua ile..

Günaydın:) Çekiliş Sonucumuz Belli Oldu..

114

Güneşli bir cumartesi sabahından herkeze günaydın!

Öncelikle tüm yorumları ile çekilişe katılan izleyecileri teşekkür ederiyorum. Yorumlarınızın hemen hepsini en bir kaç defa okudum. Kimisinde mutlu oldum, kimisinde duygulandım, kimisinde göz yaşı döktüm. Parmaklarım klavyeye gitti geldi sizlere cevap yazabilmek için. Lakin benim yorumlarımın sıraya girmemesi gerekiyordu, sessiz sessiz oturdum.. Hepinizin koca koca yürekleri bu tempolu zamanımda içimi ısıttı..

Son iki aydır alışkanlık haline getirdiğimiz hafta sonu mesaisindeyim:) Öncelikle hafta içi geç saatlere kadar eve gidememenin ve cumartesi – pazar günleri dahi çalışmamanın yüzünden yemek yapamaz oldum. Akşam 20.00 lerde ofisten çıkınca yemek yapmaya ne derman kalıyor ne de zaman. Şubat ayının 15 ine kadar hafta sonları da çalışma kararı aldık. O vakte kadar lütfen sabırla bekleyiniz. Yinede dipte köşede çektiğim resimleri yükleyebilirsem tarifsiz bırakmamaya çalışacağım sitemi. Böyle dediğime bakmayın, bir yandan da 2 şubatta yeğenimin doğum günü için de bir parti organize etmeyi hayal de ediyorum !!

Rabbim güç kuvvet versin ve şu yeni işin hem hayrını görelim hem de emeklerimizin karşılığını. Sizlerden de ayrıca dua bekliyorum. Benı dualarınıza da katınız. Sizler inanın benim dualarımdasınız. Rabbim evlerinize bol hayırlı rızık nasip eylesin..

Sıra geldi çekilişin sonucuna:)

Talihli arkadaşımızı besmele çekerek Random.org ile seçmiş bulunmaktayım:)

Hatemim_ce diyor ki:

Nerdeyse hergün ziyaret ediyorum sizi :) Sık kullanılanların en başında duran “Tanerinişi” ne tıklayınca bir heyecan kaplıyor beni, acaba …

yorumu ile yazan arkadaşımızı tebrik ediyorum. Hediyesini ulaştırabilmem için tanerinesi@hotmail.com adresine mail atmasını rica ediyorum.

Kazanamayan arkadaşları lütfen üzülmeyin. Bir dahaki sefere bir masa kurup o masadaki her şeyi vermeyi hayal ediyorum, nasıl fikir?

Lahana Sarması & Çekiliş:)

DSC_0764

Kocaman bir evim var benim! O kadar büyük ki size buradan anlatmakla bitiremem. .

Kapıdan girer girmez kendimi büyük bir han’a giriyor gibi hissediyorum. Ben içinde ufacık tefecik kalıyorum. Bir temizliğe başlasam sanki günlerimi alacak gibi geliyor. Ne kadar çok eşyam var diyorum. Bu kadar büyük bir evi doldurabilmek için alınmış sayısız eşya. Saymaya kalksam 1.000 parça eder her halde. Evi ölçmeye kalksam eminim bir tam günümü alır diyorum; içim ürperiyor!

Benim kocaman bir evim var, sizin de var mı soruyorum ?

Ben çokta zenginim. Sayısı 1.000 parçayı bulan eşyalarım servetimin bir parçası. Siz de zengin misiniz diye soruyorum?

Aslında benim evimde bir çoğumuzun ortalama ölçülerinde olan bir ev. Sadece 110 metrekareden oluşan evimi eğer karışla ölçmeye kalkarsam kaç günümü alır? Ya da  eşyalarımı toplu iğnelerimi bile teker teker sayarsam  1.000 ‘i bulur mu? Sadece bir çoğumuzda bulunan 12 kişilik yemek takımında bile neredeyse 100 parça olduğunu hatırlarsak 1.000 rakamının çok az kaldığını düşünebiliriz.

Peki evim neden bana bu kadar büyük geliyor?

Lütfen bu soruyu birlikte cevaplayalım. Ben kendi cevabımı yazana kadar yorumlarınız ile bana yardımcı olur musunuz? Daha önce bahsettiğim “çekilişi” bu yorumlar içerisinden kura ile yapacağımızdan  bu vesileyle çekilişe katılmış olmanızı da rica ediyorum.. Lütfen adaletli olmak adına sadece birer yorum yazınız..

Çekiliş 18 Ocak 2013 saat 23.59 da sona erecektir. Talihli arkadaşımızı kura ile belirleyeceğim. Buradan beni hiç yanlız bırakmayan, varlıklarını hep hissettiren, benim ikinci ailem olan sevgili takipçilerime bol şans diliyorum. İnşallah hayırlı bir çekiliş olur!

Özetlersek bu postun altına yorum bırakan talihli arkadaşımıza 4 adet aşağıdaki resimde görülen dikdörtgen servis  tabağı hediye ediyoruz. Bu tabaklarla kalmayıp masalarımda kullandığım objelerden de süpriz bir paket hazırladım. Kürdan, minik tavalar, pembe kovalar v.s Süprizzz:)

DSC_1727

Lahana Sarması

Canım bol salçalı, kıymasız kapuska çektiği için aldığım lahanayı eşimin “benim kapuska sevmediğimi biliyorsun” tepkisi ve “sen kendine yap,ben kahvaltılık yerim” demesine rağmen sofrada beylerin gözünün doymasının daha önemli olduğunu düşündüğümden:) lahanayı bu iş temposuna rağmen lahana sarmasına çevirdim. Yapalı ve tüketeli 3 hafta da olsa hala kendime şaşıyorum. .

Son iki aydır neredeyse her akşam mesaiye kalıp 19.30 ya da 20.30 çıkıyoruz. Cumartesileri tam gün çalışma alışkanlığı edinmemiz de an meselesi:) Sağlık sıhhat versin Rabbim çalışalım ama arkadaşlarımı, dostlarımı, akrabalarımı özledim. Misafir ağırlamayı özledim..

Velhasıl yorumlarınıza sorularınıza geç cevap yazıyorsam sebebi ya ofise uğrayamadığımdandır ya da masama oturacak vakit bulamamaktandır:) Biliniz ve hakkınızı helal ediniz lütfen..

Malzemeler:

  • Orta boy lahana
  • 200 gr kıyma
  • 4-5 çorba kaşığı zeytinyağı yağ ve yarım su bardağı su
  • Yarım su bardağı yemeklik kalın bulgur
  • 1 su bardağı kırık pirinç
  • Karabiber,tuz, 1 yemek kaşığı salça, 1 silme kaşık pul biber
  • 1 büyük soğan varsa bir avuç ince kıyılmış maydanoz (kalmadığı için ben koyamadım)

cats

LAHANANIN YAPRAKLARININ AYRILMASI: Öncelikle benim için ilk öğrendiğim yıllar kabus olan lahana dolmasının en zor kısmı şu kırılgan yapraklarının ayrılmasıdır. Bunun için ilk önce marketten lahanayı alırken dikkat etmemiz gerekiyor. Elinizi yumruk yapıp lahananın otasına basınız ve en yumuşak olanını seçiniz. Çünkü yumuşak olan lahana büyürken sık sarılmazsa yumuşak kalır bu da yaprakların kolay ayrılmasını sağlar. Bir diğer hususta ince yapraklı olanını seçiniz.

Lahananın yapraklarını ayırabilmek için tepesinden resimde görüldüğü gibi HUNİ şeklinde oyup çıkarınız. Ve yaprakları sırasıyla dikkatlice çıkarınız. Kırılmalar veya yırtılmalar sizi üzmesin. Haşladığınızda düzgün olmayan kısımlar bile kolayca sarılıyor. Benim bu lahanam çok güzel çıktığından tüm yapraklarını kolayca çıkarabildim. Eğer siz bir noktadan sonra çok ama çok zorlanıyorsanız benim yaptığım bir yöntem var hemen onu yapınız. En geniş ve yayvan tencerenizi yarıya kadar su doldurunuz. Su kaynadıktan sonra lahanayı içine otutturunuz. Suya değsede değmesede sorun değil. Buharlada yumuşuyor. Su ile yumuşayan yapraklar daha kolay çıkıyor. Burada kaynar suya lütfen çok ama  çok dikkat ediniz. Lahana ağır ve hacimli olduğundan kendinizi yakma olasılığınız daha yüksek.

cats1

LAHANAYI HAŞLAMA: Derin bir tencereye bir çay kaşığı tuz attığınız suyu kaynatınız. Yaprakları 3 er adet şeklinde içine atınız. 1-2 dakika bekletip hızlıca çıkarınız. Ve ayrı bir kapta hazır bulundurduğunuz soğuk su ile şoklayınız. Ve suyunu iyice süzmesini sağlayınız. İç harcı için tüm malzemeleri karıştırınız.

cats2

MUSKA ŞEKLİNDE LAHANA SARMASI : Sıra geldi en zevkli kısma, sarma işlemine. Yapraklarınızın şekillerini bozmayacak şekilde uzun seritler çıkarınız. Ve bir başına iç harçtan göz kararı koyunuz. Muska şeklinde sarmaya başlayınız. Resim size yardımcı olacaktır. Son uca geldiğinizde fazlalık çıkarsa kesiniz. Bu kalan parçaları tencerenizin altına diziniz. Hem yanma korkusu yaşamazsınız hem de israftan kurtulursunuz. Bu yapraklar yoğurt ile çok lezzetli oluyor.

cats3

LAHANA SARMASI: Normal sarma yapmak için yine gelişi güzel yapraklarınızı kesiniz. Başa koyduğunuz harcın yanlardan çıkmaması için bir parça iki yandan içeri kıvırıp yaprak bitene kadar sıkı sıkı sarınız. Sarmaların en son kapanış yerleri altta kalacak şekilde tencereye diziniz. Üzerinden yarım çay bardağı yağı ve 2 yemek kaşık salçayı bir miktar su ile inceltip yaprakların üzerinde gezdiriniz. Tencerenin yanından lahanaların tam yüzüne çıkmayacak şekilde su dökünüz. Ve lahanaların üzerine bir tabağı ters çeviriniz. Kaynama esnasında lahanalar böylelikle açılmayacaktır. Kaynadıktan sonra kısık ateşte pişiriniz.

DSC_0755

Ev Usulü Tandır

DSC_0339

Sık sık bahsederim, dağıldığıma inandığım zamanlar kendimi silkeleyebilmek adına uç şeyler yaparım diye. Bu yüzden sayısız fevri olaylarım vardır. Öyle ki bir anda istediğim şeyin olmadığına inanıp,üniversiteyi ikinci sınıfta terkedip, sonrasında da hırsa girip iki üniversiteyi bitirdiğim olmuştur. Kıyafetlerimin yüzde doksanını tesadüf eseri bir mağazanın önünden geçerken almışımdır. Eski evimizi satmaya ansızın karar verip, eşim tam anlamıyla ikna olmadan eve gelen ilk müşteriye tamam size sattık demişimdir. 6 yıl tırnaklarımla bebek gibi büyüttüğüm, ilk girişimcilik deneyimim olan işimi az da kazansa, benim emeğim dediğim ticaret hayatıma bir anda son noktayı koymuşumdur.

Dönüp bakıyorum da bir çoğunu hatta hemen hepsini farklı duyguları kapamak adına yapmışım. Eğer çok hüzünlüysem, çözemediğim bir şeyler varsa ben ansızın karar alıp hiç beklenmedik şeyler yapar, önce kendimi sonra herkesi şaşırtırım. Elhamdülillah şimdiye kadar hiç  pişmanlık yaşamadım..

Örneğin zaman zaman hastalık veya farklı sebeplerden dolayı evim benim evim olmaktan çıkmışsa :) temizliğe başlamadan muhakkak bir yerleri tersine çeviririm. Bu hem alışkanlıklarımın değişmesine hem de bu sayede zihnimin dağılmasına yarar.

Geçtiğimiz haftalar sizlerden yine uzak kaldığım zaman (hatta sitem mailleri gönderdiğinizde), doktorumun bana astım olmamam için öneriler verdiği zamandı. İşte o zamanlar evim yine benim evim olmaktan çıkmıştı. Artık toplama vakti geldi de çattı:) Malum toplama işinden önce değiştirmem gereken bir yer olması mühimdi. Hatta benim anlayışıma göre zaruri.. Fevri değişiklikler yapmazsam bu temizlik işi bana hep rutinmiş gibi gelir. Hızlıca bir karar alıp bu sefer eşimin dolabını gözümde tık tık hayal ettim. Dilimin ucuyla ona bunu hazırlamak istediğimde ” benim dolabıma dokunma, zaten kaç tane parça var dedi”.. ve sıkı sıkı tembihledi..

Şimdi ben onun bu tembihinden önce aldığım ve bir haftadır arabanın bagajında gizli gizli taşıdığım yeni mobilyaları yukarı nasıl çıkaracağımı mı düşüneyim, yoksa hafta sonu misafir geleceği için temizliği nasıl yetiştireceğimi mi.. Yoksa eşimi o mobilyacıkları  temizlikten önce monte etmesine nasıl ikna edeceğimi mi…?

Benim güzel bir temizlik yapmam için, işin arasında gidip gelip yeni yapılan yere heyecanla bakmam gerek:)))

cats

Dünkü yazıda bahsettiğim kardeşime (eşimin kardeşine) hazırladığım masa. Menümüzde: Fırında Karnabahar, Fırında Tandır, Rus Salatası ve onun en sevdiği iki tatlıdan biri Çikolatalı Kek vardı.

Ev Usulü Fırında Tandır

Aslında tandır denince akla önce Kuzu Tandır gelir. Lakin biz mevzu bahis et olunca elimizdeki tüm imkanları genişleterek yapıyoruz.. Özellikle kurban bayramı sonrasında dondurucunuzda et varsa çeşidi önemli değildir. Hayvanın ya but kısmı ya da kaburgasına yakın yerlerinin eti ise sonuç daha güzel olacaktır. Bizim kurbanlarımız eve girmediği için canım arkadaşım Canan o taddan beni mahrum bırakmadı. Etimiz kaburga yerlerinden olunca da bu en lezzetli kısmı tandır ile değerlendirdim. Yapımı çok basit ama bir o kadarda lezzetli.

Fırın poşetini hiç kullanmamışsanız bence bir an önce edinmenizi öneririm. 6 yıldır bir çok şeyi tadını içinde hapsederek pişirmeyi keşfettim.. Fırın poşetini nasıl kullanırız konusunda kaygılarınız varsa lütfen sorunuz..

* Kuzu Tandırın sunumunu da ayrıca yapılış kısmına yazıyorum. Ben bu sunumu sırf misafirler geleceğine yakın ısıtma kolaylığı olduğundan çok seviyorum. Bu tarz teflon kalıplarınız varsa pilavlarınızı fırında ısıtıp işinizi kolaylaştırabilirsiniz. Pişmiş pilavı tencerede ısıtmak ilk taneliğini yitirtirken,bu tarz kalıplarda fırında ısıtmak aynı kalmasını sağlıyor.

Malzemeler:

  • Dilediğiniz kadar et (Kuzu but tercihtir)
  • Fırın poşetleri

cats1

Yapılışı:

  • Etlerinizi hiç bir işlemden geçirmeden -tuzlamadan- eğer yağsız et ise bir parça iç yağ ile fırın poşetlerine diziyoruz.
  • Fırın poşetlerinin içlerinden çıkan klipsler ile poşetlerin ağızlarını sıkıca kapatın ve poşetlere kürden yardımı ile 6-7 delik açın. Eğer bu işlemi unutursanız poşetlerinizi bir müddet sonra patlar ve gerekli işlevini görmez.
  • Bu şekilde 200 dereye ayarladığımız fırınımıza telerimizi atıyoruz ve yaklaşık 1 saat pişiriyoruz. Ben etlerimi küçük parçalar haline böldüğüm ve bu yüzden kolay pişeceğine inandığım için fırınımı 20. dakikada 175 dereceye, 45. dakikada da 150 dereceye düşürdüm.
  • Tandırın yanında olmazsa olmaz Bulgur Pilavıdır ama ben Pirinç Pilavını tercih ettim.
  • Teflon kek kalıbını yapışma yapmayacağı için tercih edip önce pişen ve soğuyan etlerimi minik parçalar halinde kalıbın altına dizdim. Ardından pilavı aktardım. Sofraya servis etmeden alüminyum ile üzerini kaplayıp fırında ısınmış fırında 10 dk ısıttım.

Ali Nazik Kebabı & Misafir Sofrası :)

Resime bakarak bu nasıl bir misafir sofrası diye içinizden geçiriyor olabilirsiniz..

İki kişiden biri ev sahibi ise bir kişilik bir misafir sofrasımı olur mu da diyebilirsiniz..

Ev mis gibi tertemiz olmuşsa, takvimde günlerden cumartesini gösteriyorsa, gelecek eş dosta yoksa biz her cumartesi akşamı evimizin misafiri oluruz:)

Ne yediğimizden çok nasıl yemeliyiz telaşını düşerim. Eşim her seferinde farklı bir sunumla karşılaşsın isterim. Çok zaman almayan şekilde iki kişilik misafir sofraları hazırlarım.

Sizlere de fikir vermesi için bolca resim çektim. Bu minik ama çok şirin tabakları bir çok porselen firması yapıyor, bir kaç adet edinmenizi şiddetle öneririm. Ben Güral Porselenin outlet mağazasından aşırdım:) etiket fiyatı 5.5 lira iken 2 liradan alabildim.Bu outlet mağazalarını da arada gezmenizi öneririm. AVM fiyatlarından çok ama çok ucuza alabiliyorsunuz.

Bir peçete katlayışı bile masanın ahengini ne kadar değiştiriyor öğle değil mi?

Aylar önce Pinterest’te gördüğüm bu doğal mumluk çok ama çok hoşuma gitti

ALİ NAZİK KEBABI

Malzemeler  (3 kişilik):

  • 3 adet patlıcan
  • Yoğurt (mümkünse suyu biraz süzülmüş)
  • 200 gr kuşbaşı kuzu eti (çok minik doğranmış)
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası veya 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • 1 küçük soğan (küp küp doğranmış)
  • 1 adet domates rendesi
  • Tuz, karabiber

Ali nazik yemeğinin tarifini biraz uzun tuttum gözünüz lütfen korkmasın:) ali nazik kebabının yapılışı aslında bir çok yemeğe göre hem çok pratik hem kolay. Benim için pratik yemekler kategorisinde!

Yapılışı:

  • Patlıcanları ocak ateşinde veya fırında közleyiniz. Ocak ateşinde közlemeden önce ocağın ateş çemberinin dışındaki yerlerini alüminyum folya ile kaplarsanız kirlenmesini önlemiş olursunuz. Fırında közleyeceniz patlıcanlarınızı çatal ile iki yerinden delmenizi öneririm. Ayrıca tepsinize yağlı kağıt sererseniz patlıcanların akan suyu tepsinizi yakmayacaktır.
  • Ben patlıcanlarımı mangal ateşinde közlemiş ve dondurucumda saklamıştım.
  • Patlıcanlarınız közlenirken teflon tenceresini ısıtıp etlerinizi içine atırın. Tahta kaşıkla hızlıca 1 dakika kadar kavurun. Kendi suyunu salıp çekinceye kadar çok kısık ateşte pişirin. Etiniz büyük baş eti ise geç pişeceğinden düdüklüde pişirmenizi öneririm. Yada arada azar azar kaynamış su ilave ederek sabırla kısık ateşte pişirmeyi sağlayınız. Kuzu eti pişirme süresinin kısalığı sayesinde tercihimdir.
  • Ayrı bir tavada soğanı tereyağı ile kavurunuz. Salçayı ilave edip hızlıca kavurduktan, 1 adet domates rendesini de ilave edip tencerenin kapağını kapatınız. Domatesin çiğliği gidene kadar -takribi 1 dk- kısık ateşte pişiriniz ve baharatlarını atıp -pişen ve dinlenmekte olan- etinize bu karışımı ilave ediniz. Sıcakken karıştırınız.
  • Közlediğiniz patlıcanların kabuklarını soyup önce bıçak yardımı ile ince ince kıyınız. Çatal yardımı ilede püre kıvamına getiriniz.
  • Patlıcan püreniz ılıkken (çok sıkak olursa yoğurt çok sulanıyor) servis zamanında (falza bekletilmeside sulandırıyoru, beklemeniz uzun olucaksa patlıcanlar ılık değil tamamen soğumuş olmalıdır) yoğurt ile karıştırıp servis tabağına alınız. Ardından üzerine hazırladığınız sıcak etli karışımdan ilave ediniz. Servise hazırdır, afiyet olsun:)

 

Pratik Köfte & Patates

Uzun bir aradan sonra size ofisten bildiriyorum! Yeni mekana adaptasyon sürecinin uzun uzadıya zaman alması sinirlerimi çileden çıkarsa da, bir çok şey yoluna girdi..

Bir kaç iş için ofisten ayrılmam gerektiği için benim size bu lezzetin tarifini verip hızlıca ayrılmam gerekiyor. Son zamanlarda hızlıca ayrılmalarım sayesinde akşamları eve beter halde girişlerim çok olsa da ben çok mutluyum. Şükrediyorum koşturabileceğim bir işim olduğuna ve nefes aldığıma..

Selam ve dua ile…

Malzemeler (4 kişilik):

  • 250 gr kıyma
  • 3 dilim kurutulmuş ekmek
  • 1 soğan
  • 2 çorba kaşığı irmik
  • 1 tutam maydonoz
  • Tuz, karabiber
  • 2 büyük boy patates
  • 3-5 adet çeri domates veya 2 orta boy domates
  • 2 çorba kaşığı domates salçası ve 1 kaşık biber salçası

Yapılışı:

  • Köfte için tüm soğanı küp küp doğrayın ve derin bir kaba aktarın. Üzerine kurutulmuş ufalanmış ekmeği, ince ince kıyılmış maydonozu, baharatları irmiği ve kıymayı aktarın. Köfte harcını iyice yoğurup, şekil veriniz.
  • Köftelerinizi çok az zeytinyağında ve teflon tavada arkalı önlü kızartmaya başlayınız. (ben tava yerine yemek yapacağım aynı tencereyi kullanıyorum).
  • Köfteler kızarırken patatesleri soyup halka halka dilimleriniz. Aynı şekilde domatesleride dilimleyiniz.
  • Köftelerin ardından patatesleride çok az olmak kaydı ile arkalı önlü kızartınız.
  • Ben tenceredeki fazla yağın bir kısmını alıp salçaları bu yağ ile kavuruyorum. Ardından sırayla patates ve domates dilimlerini yerleştiriniz. Köfteleride yerleştirip patateslerin üzerine çıkacak kadar kaynar su ilave ediniz. Tuzu ve istediğiniz tüm baharatları (yemeğin suyu kaynayınca) ilave edip 10-15 dk pişiriniz.
  • Yemeğiniz dinledikten sonra servis ediniz. Afiyet, şifa olsun.

Fırında Pazılı Kek

Fıkra anlatmak gelmiyorsa artık içinizden, siz unutmuşsunuz eskileri demektir. Eskiden ne güzel sohbetlerimiz vardı.. Fıkra kitaplarımız, bilmecelerimiz, minik sihir oyunlarımız.. Bizim için elektiriklerin gitmesi bir nimetti. Mum ışığının duvara yansımasından gölge oyunları oynardık. Romantikliğin ne olduğunu bilmediğimiz yaşlarda romantikleşir, babamın bize leblebi ve kibrit çöpleriyle yaptığı sihir oyunlarıyla rüyalara dalardık. Şimdi yapmak istesek evde ne kibrit bulabiliriz ne de leblebi. Duvar saatlerinin yerini ceplerimizde taşıdığımız minik aletler aldığı gibi leblebinin yerini de cipsler aldı. İn-ler out-lar gibi..

Oysa ben hala bayatlayan leblebileri tavada tekrar kavurup ısıtmayı seviyorum. Bozayı evde yapmayı ve elektrikler gittiğinde mum ışığında uyumayı..

Fıkralarda bizim hayatımızda büyük önem taşıyıp ta bu eskiyen zamana yenilen en masum eğlence aracımızdı. Fıkra bilen varmı? Hadi fıkra anlatalım. Ya ben fıkra biliyorum ama unutuyorum! (oooo sen ne biçim insansın:)) gibi muhabbetler olsa her daim..

Keşke hala fıkra bilmemek ayıp olsa.. Unutmak ta utanç verici olsa. “Adamın biri doktora gitmiş gidiş o gidiş” dese biri, bizde saatlerce gülsek..!

PAZILI KEK

Aslında pazılı tava kekinin tarifini daha önce vermiştim. O tarif için lütfen TIKLAYINIZ. Bu tarifte ise ilk kez denediğim ve hatta sanırım ben ilk kez denedim fırında yaptığım bir tarif. Çok ama çok lezzetli olan ve sadece tavada pişirme süresinin uzunluğundan ötürü nadir yaptığım bir tarifti. Misafirler için pratik olması açısından geçtiğimiz hafta annemde fırında denemeye karar verdim ve mükemmel olunca yayınlamalıyım dedim.

Miktar ölçüleri diğer tarife göre daha değişik olduğu için tekrar yazıyorum. Pazının bol olduğu mevsimde inşallah denersiniz. Püf nokta olarakta söylemeliyim, bu tarifi yapıp bir kısmını dilimledikten sonra dondurucu da dondurabilirsiniz. Ben 6 şar dilim olarak buzdolabı poşetine yerleştirdim ve her katın arasına streç film yayarak 4 kat şeklinde büyük poşette sakladım. Çıkardığımda çözülmesini bekledim ve mikrodalgada ısıttım..

Malzemeler:

  • 3 bağ pazı (yeşil yaprak kısımları)
  • yarım demet taze soğan/kıyılmış
  • 1 su bardağı maydonoz /kıyılmış
  • 10 yemek kaşığı mısır unu 
  • 6 yemek kaşığı beyaz un
  • 8 yumurta
  • 3 orta boy soğan
  • 1.5 çay bardağı sıvı yağ ve 1 çay bardağı su
  • Tuz, karabiber, pulbiber

Yapılışı

  • 3 bağ pazıyı yıkayın ve iyice suyunu süzün. Çok çok ince şekilde kıyın.(Sadece yeşil yaprakları. Ben saplarını saklayıp minik minik doğradım ve yumurta, soğan ile daha sonra kavurdum. Güzel bir kahvaltılık oldu) Diğer sebzeleri de kıyın ve harmanlayın.
  • Derin bir kapta 8 yumurtayı, unları ve baharatları harmanlayın. Yağı ve suyu ilave edin tekrar karıştırın.
  • Son olarakta ince kıyılmış tüm sebzelerinizi ve küp küp doğradığınız soğanı ilave edip karıştırın
  • Tüm karışımı yağlı kağıt serilmiş tepsinize alın. Spatula ile düm düz olmasını sağlayın.
  • Isınmış fırında 20 dk 150 derecede pişirin. Ardından 200 derecede üzeri kızarana kadar pişirin.
  • Sıcak sıcak dilimleyerek servis ediniz. Çay saatleri içinde inanılmaz bir lezzettir..

Hatay Kebabı

Hatay kebabını ilk kez kızkardeşimde yemiştim. Daha sonra Hatay’a gittiğimde bir restaurantta görüp “aaa Müjdemin yemeği” dedim. Oysa Hatay’a gelin olan öğretmen arkadaşından almış tarifi.. Gerçeği öğrendiğimde Müjdem bu kadar güzel bir yemeği kendi kendine icad edebileceğini nasıl düşündüm diye kızdım kendime. Bırak onu senin bile kendine ait bir lezzetin yok.

Kızkardeşim bu yazıyı okurken umarım uykusuz ve yorgun anına denk gelirde ne demek istediğimi anlamaz ! :)

Malzemeler: (4-6 kişilik)

  • 800 gr kuzu kıyma
  • 3 adet çarliston biber
  • 2 adet sivri biber
  • 1 adet büyük soğan veya 2 adet küçük soğan
  • Bir kase maydonoz
  • Tuz, karabiber, pul biber 
  • Kimyon(yarım çay kaşığı)
  • 1.5 çay bardağı su – 1 tatlı kaşığı salça

Yapılışı:

  • Soğanı rendeleyin, biberleri maydonozo ya çok çok ince doğrayın ya da rondodan geçirin. Rondodan geçirmek en iyi halidir.
  • Kıymayı ve tüm malzemeleri yoğurun. Bir tepsiye eşit gelecek şekilde elinizle bastırarak yerleştirin.
  • Üzerine salçayı ve suyu sulandırıp gezdirin.
  • 160 derecelik fırında üzeri kızarana kadar pişirin.

Domates Soslu Patlıcan

Başlığı okuyunca şöyle çoook zor ve afilli bir tarif beklediniz değilmi:) Hayır Günay(yemeklerden bahsedilince 5 dk da biter dediğimde, senin bu 5 dakikaların beni öldürüyor der) canım aradaşım bana ne kadar kızsada bu yemek içinde 5 dakikalık bir yemek diyeceğim:) Bazen sizi kurtaran ve masaya renk katan tarifler ararsınız değil mi? Patlıcan çok sevdiğim içinmi bilmem ama bu meze çok güzel oluyor. Hem buzdolapta kolayca bulunabilecek malzemelerle, hem pratik, hem de bana göre patlıcanın en güzel hallerinden biri.

Bu hafta sonu kayınvalidemler her zamanki gibi ansızın gelme rekoru kırdılar:) Çalışan bir bayan olarak cuma mesai saatinde cumartesi kahvaltıya misafir olduğunu öğrenirseniz ne yaparsınız? Cuma akşamı alışveriş ve temizlik yaparsınız:) Sizlere de fikir olması sebebiyle cumartesi öğlen yemeğimize apar topar hazırladığım masamın resmini yayınlıyorum. Sizde benim gibi ansızın misafir ağırlarsanız nasıl yemekler hazırlarsınız ? Ben çok fazla mutfakta kalmamak, vaktimin çoğunu annem ve babamla geçirmek istediğimden hızlıca bu sofrayı kurdum.

Menüde:

  • Pratikliği sayesinde Yayla Çorbası (fark ettim sitede tarifi yok, yarın hemen yayınlıyorum, inşallah!)
  • Domates Soslu Patlıcan
  • Makarna & Tavuk but
  • Salata
  • Kız kardeşimin verdiği Salça Soslu Lahana Sarması
  • Tatlı olarakta Tramisu

DOMATES SOSLU PATLICAN

Malzemeler:

  • 3 adet patlıcan
  • 2 büyük boy soğan
  • 4-5 adet çarliston
  • 2-3 adet sivri biber
  • 3 adet domates ( rendelenmiş) 
  • 2 adet domates (küp küp doğranmış)
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • Arzuya göre 2 diş sarımsak (annem ilave ediyor ben ise etmiyorum)
  • Sıvı yağ

Yapılışı:

  • Patlıcanları pijama usulü soyun ve tuzlu suda 20 dk bekletin. Bol suda yıkayıp kurulayın.
  • 1- İster fırında üzerlerine fırça yardımıyla az yağ sürerek (yağlı kağıt üzerinde) pişirin, 2-İisterseniz de bol yağda arkalı önlü kızartın ve kağıt havlu üzerinde fazla yağını alarak pişirin. (ben fırınlamayı tercih ediyorum, hem mutfak kirlenmiyor, hem pratik)
  • Bir tencerede sıvıyağ alın ve ay dilimi şeklinde doğradığınız soğanları pembeleşene sararana kadar kavurun. Domates salçasını da ilave edip 1 dk daha kavurun.
  • Ardından küp domates ve rende domatesleride ilave edin. Domatesler kaynamaya başlayınca patlıcanlarıda ilave edin. Kısık ateşte 3-5 dakika özleşmeleri için pişirin.
  • Sıcak sıcak servis ediniz. Afiyet olsun.

Not: Fırında pişirme kısmını buradan öğrenebilirsiniz.

Yeni Bir Sofra & Hamurdan Çıtır Kaseler..

Kış şükür getirildi. Benim en çok sevdiğim mevsimdir kış.. Üşümeyi, yağan yağmuru izlerken sahlep içmeyi, kalın kalın giyinip zar zor yürümeyi, yağmurun sesini dinlerken huzur bulmayı öyle çok özledim ki.. Herkesin kışı hayırlı olsun:)

Ben kış geldi mutlulukları atarken sizlere kırmızı biber közlemesi- salçası, tarhana tariflerini vermekte geç kaldığımın farkındayım. Olsun seneye yaparsınız diye yayınlayacağım inşallah. Öncelikle son olarak eşimin arkadaşlarını hazırladığım sofranın menüsünü yayınlamak istiyorum. Sizler de benim gibi sekiz bey’i ağırlayacağınız zaman menü sıkıntısı çekmeyin:)

Menümüzdekiler:

Tarhana Çorbası (bizzat tarhanayıda ben yaptım:) (tarifi yarın!)

Üç Renkli Börek (ıspanak, pastırma,havuç)

Kıtır Hamur Kasesinde Hünkar Beğendi & Soya Soslu Tavuk

Reyhanlı Patates Kavurması

Közlenmiş Kırmızı Biber Salatası

Haşhaşlı Revani & Burçaklı Truflar

(Daha evvel cheescake te kullnadığım tabanı truf olarak hazırladım. Bizler çok sevdik:)

Çıtır Hamur Kasesinin Yapılışı:

Eğer menünüzde pilav yada börek varsa çıtır kaseyi yapmanızı önermiyorum. Diğer çeşitler doyurucu olduğundan bu lezzetli kaseleriniz tüketilemiyor..

Tarif Lezzet Dergisinin 2010 Aralık sayısından. Dergiyi aldığım ilk gün bunu denemeliyim dedim. Tarifin lezzeti beni yanıltmadı..

Malzemeler:

  • 2.5 su bardağı un
  • 1 yumurta
  • 115 gr tereyağı (oda ısısında yumuşatılmış)
  • Tuz, Karabiber, Kekik, Pulbiber

Tüm malzemeleri yoğurun. Hamuru 15 dk dinlendirin ve mandalina büyüklüğünde parçalara ayırın. Merdana sayesinde bir parça açın. Açtığınız hamurları minik tart kalıpların arka kısmına bastırarak yerleştirin. Benim kalıplarım yapışmazdı, sizinkiler teflon cinsi değilse katı yağ ile yağlayın. Önceden ısıtılmış fırında 180 derecede kızarana kadar pişirin.

Fasülye Diblesi & Kışlık Fasülye

Son iki gündür ailedeki genetik rahatsızlıkların bende de var olup olmadığını kontrol ettirmek için hastaneye gidiyorum. Şükür ki şimdi özel hastenlerde sağlık güvenceniz ile kolayca muayene olabiliryorsunuz. Bu sabahta son tetkikler için hastaneye giderken ” ne güzel aylardır faranjit için gelmiyorum buraya” dedim. Tıpkı 1.5 ay evvel arabama kimse çarpmıyor dediğim günün akşamında arka tamponumun mahvolması gibi şuanda da faranjitim başladı. Sanırım gerektiği kadar şükretmiyorum..! (Bu bana ders olsun)

Fasülye diblesi için ilk önce dondurucuda saklanabilecek halini tarifini vermek istiyorum.

Malzemeler:

  • 5 kilo taze fasülye (istediğiniz ölçüde artırabilirsiniz)
  • 2 kilo domates

Yapılışı:

  • Domatesleri önce 4 e bölün ve mutfak robotunuzda püre haline getirin. Kabuklarını soymayın! (1 ve 2. resim)
  • Püreyi derin bir tencereye alın ve domates püresini kaynatın (3. resim)
  • Fasülyeleri yıkayın ve 1.cm kalınlığında doğrayın. (4. resim)
  • Fasülyeleri kaynayan domates püresinin içine ilave edin ve tencerenin ağzını kapatın. Domatesin suyunda ve kendi bukarıyla 10-15 dk fasülyelerin rengi değişip diriliklerini kaybedinceye kadar pişirin.
  • Bu işlem fasülyenin cinsine ve kalitesine göre değişir. Çok fazla pişirmeyin.
  • Diriliğini kaybeden fasülyeleri 2 şer parmak kalınlığında tepsilere boşaltın (alttaki resim). Suyu fazla gelebilir ama döküp israf etmeyin.
  • Fasülyeleriniz tamamen soğuyunca evdeki kişi sayısına göre buzdolabı poşetlerine paylaştırıp dondurucuya kaldırın. Kışın diblesini yapın:)

Fasülye Diblesi

  • 1 büyük soğan
  • 1 poşet kışlık fasülye (Dondurucudan:) (ortalama 1 kg)
  • Yarım su bardağı pilavlık bulgur
  • 1 yemek kaşığı biber salçası
  • 2 su bardağı kaynar su
  • Sıvı yağ
  • Tuz, Pulbiber

Yapılışı:

  • Sıvı yağı tencereye alıp küp küp doğradığımız soğanları pembeleşinceye kadar kavuralım.
  • Biber salçasını ilave edip 2-3 dk daha kavuralım ardından 2 su bardağı kaynar su ilave edelim.
  • Yıkadığımız bulguruda ilave edip bulgur suyu çekinceye kadar kaynatalım.
  • Fasülyeleride ekleyip suyunu ayarlayalım. Bu esnada soğuk su ilave edebilirsiniz.
  • Fasülyeler pişince yemeği sıcak olarak ve çay ile servis ediniz. Ana yemek olarak bilinsede bu yemek karadenizliler için çay sofrasında çok tüketilmektedir:)

Hünkar Beğendi

Cuma gününüde içine alan hafta sonu tatilimizin resimlerini yayınlamayı planlıyordum. Lakin hafta başı yoğunluğu yüzünden resimlerimi düzenleyemedim. Araya benim baş tacım ana yemeğin tarifini veriyorum.Hünkar’ın beğendiğini inanın herkes beğeniyor.. Misafirleriniz gözünün kapalı ikram edebilirsiniz.

Malzemeler:

  • 4 orta boy patlıcan
  • 4 yemek kaşığı un
  • 4 yemek kaşığı tereyağı
  • 1 kilo az yağlı kuzu eti (kuşbaşı doğranmış)
  • 2.5 su bardağı süt
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı

Patlıcan & etin hazırlanışı:

  • İlk önce derin bir tencereye (varsa teflon) kuşbaşı doğranmış etimizi alalım.
  • Harlı ateşte etler suyunu salıp çekinceye kadar pişirelim. Suyunu çekince teflon bir tavada/tencerede iyice kızarana kadar kavuralım. Altını kapatmadan 2 yemek kaşığı zeytinyağını (etlerin parlak olması için) ilave edelim.
  • Patlıcanları yağlı kağıt serili tepsiye dizelim. Tüm patlıcalara birer bıçak darbesi ile delelim. 220 derecelik ısınmış fırında közleyelim. (Ben genellikle mangal közünde yapıp dondurucuya atıyorum) 
  • Patlıcanları soyup küp küp doğrayalım. Çatalca ezelim.

Muhallebi kısmının hazılanışı:

  • Ayrı bir tencerede tereyağını eritip unu ilave edelim.
  • Sütü 2-3 parça halinde una ilave edip hızlı hareketlerde karıştıralım.
  • Topaklanma olursa blandırdan geçirelim.
  • 5-10 dk karıştırarak unun ve sütün kokusunun gitmesini sağlayın.
  • Patlıcanları, tuzunu ilave edip, dinlendirin.

Servis edeceğiniz zaman önce patlıcanlı kısımdan alıp üzerine bir parça et ilave edip servis edebilirsiniz.

Notlar:

  1. Bu yemeği tavuk eti ile de yapabilirsiniz. (Tavuk eti tatsız olacağından bir parça salçalı sosla tatlandırarak)
  2. Eğer acı seviyorsanız etlere pul biber veya kavrulmuş soğanla tatlandırabilirsiniz.

Babam’ın Yemeği Güveç..

Babam telefonda anneme “yemek yapma hatun masamı hazırla” dediğinde bizi bir sevinç alırdı. Akşama güveç var..

Mutfağın önünde büyük bir sofamız vardı. Sofra bezinin üzerine ahşap yer sofrası gelir, babamın kendine has bıçağı ve kendi eliyle seçip aldığı malzemeler getirilirdi. Bu kız kardeşimle benim için babamla vakit geçirmek ve onu seyretmek için sevinç kaynağı iken, bu kadar çok teferruatla uğraştığı için anneme sinir bozucu bir olay olurdu. Anemin sinir kat sayısı bir de malzemeden artan “iki patlıcanı bir domatesi bir kaç parça biberi de ekle bey yarına da artsın” haykırışları duyulmadıkça daha da artardı.

Babam tam bir sanatçı gibi işlerdi yemeğini. Patlıcanların pijaması bile damatlık gibi olurdular.. Biberlerin halka halkalığı, domateslerin küp halleri aynı oranda olur, hiç mi hiç şaşmazdı..

Bizim muhakkak Ramazan yemeğimiz olurdu Güveç. Ramazan boyunca 3-4 kez girerdi soframıza. Ben evlendikten sonra bu geleneği Hünkar Beğendi ile değiştirsemde farkettim ki bu Ramazan boyunca bile 2 kez yapmışım.

Sizde babam gibi bu yemeği tepside yapabilirsiniz. Varsa benim gibi güveç kaplarınızı kullanmanızı tavsiye ederim.

Malzemeler (10 kişilik):

  • 500 gr kuşbaşı koyun eti
  • 5 orta boy patlıcan
  • 6-7 adet çarliston biber
  • 3-4 adet sivri biber
  • 2 büyük boy soğan
  • 3 adet  domates
  • 2 orta boy patates
  • 10 diş sarımsak
  • 1 yemek kaşığı kekik
  • 2 çay kaşığı karabiber ve pul biber
  • 3 yemek kaşığı tereyağı
  • Yarım çay bardağından biraz fazla sıvı yağ
  • Soğuk su

Yapılışı:

  • Patlıcanları pijama şeklinde soyulur ve tuzlu suda 15 dk bekletilir.Bol su ile yıkanır derin bir kaba alınır.
  • Patates, domates, soğan küp küp doğranır. Biberlerhalka halka doğranır. Sarımsaklar 2 ye bölünür.
  • Tüm malzemeler ve kuşbaşı etimiz bu derin kap içinde harmanlanır. Baharatları ve sıvı yağı eklenir.
  • Varsa minik güveç kaplarına pay edilir. Yoksa fırın tepsisine alınır. Tereyağıda küp küp doğranıp tüm malzemelerin üzerine pay edilir.
  • Malzemelerin yarısına gelecek kadar
  • Alüminyüm folya ile güveçlerin / tepsinin üzerleri sıkıca kapatılır. 40 dk 200 derecelik ısınmış fırında bu şekilde pişirilir.
  • Folya güveçlerin üzerinden çıkarılır suyu kontrol edilir gerekirse su ılave edilir 10 dk dahapişirilir.

Yalancı İskender

 

Dün 20 yıllık dostumla aynı günün akşamı bizde iftar yapmayı panlayınca yapılan pratik bir yemek oldu. Çalışan bayanlar için 15 dk da hazırlanabilecek bir tarif. Şık sunumu olduğu kadar da çok leziz.

Malzemeler (4 kişilik) :

  • 600 gr yaprak döner
  • 1 pide (küp küp doğranmış)
  • 3 yemek kaşığı tereyağı
  • 4 yemek kaşığı salça
  • 2.5 bardak kaynar su
  • tuz

Yapılışı:

  • Sos tenceremize tereyağını alalım. Yağımız köpürüp sönene kadar yakalım.
  • Salçamızı ilave edip 4-5 dk kavuralım.
  • Sos tencerenin altını kapatıp 5 dk ılımasını sağlayalım. (Salçaya su ilave ettiğimizde feci şekilde sıçrama sağlıyor, soğuması çok önemli)
  • Sosumuz ılırken yaprak dönerlerimizi teflon tavada kızarana kadar çevirmeye başlayalım.
  • Ilıyan salçamıza kaynar haldeki 2.5 bardak suyu ilave edelim.
  • Servis tabağına bir miktar doğranmış pide alalım. Salçalı sosumuzla ıslattığımız pidelerin üzerine yaprak dönerlerimizi ilave edelim.
  • Yoğurt ve maydonozla süsleyip servis edelim.

Tantuni.. (Mersin Mutfağı)

Mersin’in mutfağını pek bilmem ama otellerini çok iyi bilirim. İlk gittiğimde şehirde 3 tur atıp tam 2.5 saat otel aramaları sonucunda nerede hangi otel var epeyce öğrendim. Sonuç bize en uygunu Öğretmen evi..

Ayrıca inanın Mersin’de yediğim tantuniden daha lezzetlisini, kızkardeşimin eşi sayesinde İstanbul’da özel bir yerde yedim, ikincisi de bizim evde yapıldı:) Bu aralar sıcaklar daha fazla getirilmeden denemenizi tavsiye ederim.

Çok ama çok pratik bir yemek (tabii robot kullanacaksanız:)

Malzemeler (ortalama 4 kişilik) :

  • 500 gr kuzu kuşbaşı
  • 3 orta boy kırmızı biber
  • 2 orta boy kuru soğan
  • 3-4 adet sivri biber
  • Kekik-karabiber,pulbiber,tuz
  • 2 yemek kaşığı tereyağı veya zeytinyağı

Yapılışı:

  • Kuşbaşı etinizi olabildiğince minik minik doğrayın. xxs kuşbaşı olsun:)
  • Tencereye (yağ koymadan) etlerinizi alın, yarım çay bardağı su koyup altını orta hararette açın.
  • Biberleri temizleyip yıkayın. 3-4 iri parçaya bölün. Soğanıda 4 parçaya bölüp biberlerle roboto verin.
  • Robotonuz yoksa olabildiğince küçük küpler halinde doğrayın.
  • Etler kendi suyunuda salıp kaynamaya başlayın altını iyice kısın. Suyu tamamen bitince yağı ilave edip 5 dk kavurun.
  • Soğan ve biber karışımını da etlere ilave edip tencerenin kapağını kapatın. Sebzelerin suyu ile et 5-10 dk özleşene kadar pişmesini sağlayın. Bu esnada sebzelerde (soğan ve biber) pişecek ve etleriniz de yumuşayacaklardır.
  • Lavaş ve ayran ile servis ediniz.

Not: Mersinde ayrıca maydonoz ve soğan ile servis ediyorlar. Soğanı sumak ile karıştırıyorlar. Ekstra soğanı kokusundan dolayı tercih etmedim. Maydonozuda ayıklamak ve yıkamak zor geldi:)

Fırında Bezelye/Sultaniye Fasulyesi

Hafta sonu annemleri ağırladığım masamda beni en mutlu eden şey, ekmeğimin annem ve eşim tarafından çok beğenilmesiydi. Tadı görüntüsünü bastırdığı için derin bir oh çektim. Oysa ben illa da üstü kızarmış ekmek istiyorum diye tutturunca süt sürmek istedim. Sütün sonunu hamura kattığımı hatırlayınca dolaba yoğurt için yöneldim. Aklıma yumurta fırçamın bulaşık makinesinde olduğu geldi. Anneanne geleneği olan poğaçalara parmakla yumurta sürer gibi, yoğurtu ekmeğime sürmekte ısrar edince ortaya çok kötü bir görüntü çıktı. Bir daha aksilikler aksilikleri kovaladığında bir keramet vardır deyip inadımdan korkacağım !

Soframızdakiler:

Fırında Bezelye Fasulyesi

Fırında Karışık Kızartma

(Kabak Patlıcan,Çarliston ayrı ayrı yağlı kağıtta közledim. Diyet yoğurt ve sarımsak eşliğinde sundum)

Ev yapımı Etsiz Çiğ Köfte

Esmer Çiçek Ekmek

Fıstıklı Helva

Misafirlerimin gelmesini beklerken peçetelerimle oynayınca ortaya akordiyon şeklinde katladığım bu peçeteler çıktı. Kardeşim ısrarla bu ayrıntıyı yayınlamamı ve diğer peçete tekniklerim içinde ayrı bir alt başlık açmamı istedi. O’nun abarttığı kadar usta olmasamda, önümüzdeki günler kategorilerim arasına peçete katlama kategorisi ekleyebilirim..

FIRINDA BEZELYE/SULTANİYE FASULYESİ

Malzemeler:

  • 1 kilo bezelye fasulyesi
  • 3 yemek kaşığı galete unu
  • 7 yemek kaşığı kepekli un (yoksa beyaz un)
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 çay bardağı zeytinyağı
  • 5 yumurta
  • 3 yemek kaşığı yoğurt
  • 1 çay bardağı su
  • 1 tatlı kaşığı pulbiber-karabiber

Yapılışı:

  • Fasulyeyi ayıklayın ve iyice yıkayın. Bu işlem sırasında derin bir tencereye su ve 2 tatlı kaşığı tuz koyun ve kaynamaya bırakın.

 

  • Fasulyeleri 10 -12 dk kaynayan suda haşlayın. Haşlanan fasulyeleri soğuk suya atın ve şoklayın. (1 dk beklemeleri yeterlidir) İyice süzün. Süzme işlemini iyi yapamazsanız iç harcındaki 1 çay bardağı suyu eklemeyin. Fasulyelerdeki kalan su harcı yeteri kadar sulandıracaktır. Benim tavsiyem fasulyeleri kevgirde iyice süzmenizdir.
  • Haşlama esnasında iç malzemeyi hazırlayın. Tüm malzemeleri derin bir kaba alı ve iyice çırpın.

 

  • Bezelye fasulyesini bu harca atıp iyice karıştırın. Fasülyeleri fırında pişireceğiniz tepsinize yayın ve her tarafını eşitleyin.
  • 180-200 derece ısınmış fırında üstü kızarana kadar pişiriniz ve sıcak servis ediniz.

Not:Unutmayın bu fasulyenin tezgahta ömrü en fazla 2-3 haftadır. Son haftasına girmek üzere. Büyük marketlerde bulamayacağınızı halk pazarlarında satıldığını da ayrıca hatırlayayım..Benim gibi fazlaca alıp, haşlayıp buzlukta saklayabilirsiniz

 

Bostan Patlıcanıyla Közleme Karnıyarık

 

Yanlış okumadınız. Közleme usulü.. ama fırında..

Neredeyse benim mutfağımda hiç kızartma yapılmaz. Çok nadir balık kızartırım. Paçanga ve sigara böreği dışında kolay kolay hamur kızartmam. Bir teneke mısırözü yağı 2-3 ayda bitirenlere karşılık ben hiç teneke yağ almam. Sebebi ise 1 yılda bitiremediğim için yer kaplamasını istemem. Yemeklere tamamen zeytinyağı veya tereyağını kullanırım. Hatta bazı sebze ve et yemeklerime hiç yağ kullanmam. Karnıyarığıda çok sevdiğimizden, ama çok yağ içerdiğinde yapamazdı canım annem. En sonunda bu yöntemle çok sık yapar olmuştu. Bende evlendiğimden beri aynı tekniği kullanıyorum. Kızartmanın lezzetini asla tutmaz ama, bir zamandan sonra unutuyorsunuz ve bu lezzete alışıyorsunuz.

Hatta bu şekilde fazlaca közleyip dondurucunuza atabilirsiniz. Mutfağın yağ kokusundan ve pisliğinden uzak bir şekilde karnıyarığınızı yapmış olursunuz.

Malzemeler:

  • 250 gr kıyma
  • 3 adet büyük bostan patlıcanı
  • 2 adet soğan
  • 1 yemek kaşığı salça
  • Tuz, pul biber, kimyon
  • Süslemek için sivribiber

Yapılışı:

  • Öncelikle kıymayı ağzı kapalı bir tavada suyunu salıp-çekinceye kadar pişirin. Soğanı küp küp doğrayın, kıymaya ilave edin ve tekrar kavurun. Salçasıyla birlikte 2 dk daha kavurduktan sonra baharatları atıp altını kapatın. 
  • Patlıcanları pijama usulü soyun ve resimde görüldüğü kalınlıkta dilimleyin (2 parmak kalınlığında) ve yağlı kağıt serili tepsiye yerleştirin. (İsterseniz 15 dk tuzlu suda patlıcanlarınızı bekletin.Ben acı patlıcan düşkünü olduğumdan bu işlemi pek uygulamam)

  • Yumurta fırçası yardımıyla çok çok az yağlayın.

  • 200 dereceli ısınmış fırında 25 dk közleyin.

  • Patlıcan dilimlerini dikdörtgen borcam tepsisine alın.
  • Patlıcanların üzerlerini çatal yardımıyla hafifçe ezin.
  • Hazırladığınız kıymalı harcı patlıcan dilimlerine paylaştırın. Üzerlerine biber veya domates dilimleriyle süsleyin.
  • 1 büyük patatesi şerit şeklinde dilimleyin ve karnıyarıkların aralarına yerleştirin.
  • 2 yemek kaşığı salçayı 1 yemek kaşığı zeytinyağı ile kavurun ve 4 bardak su (Patlıcanların yarısını gelecek kadar suyu artırın) ile salçayı sulandırın. Salçalı suyu tepsiye döktükten sonra 200-220 derecelik fırında karnıyarıklar pişene kadar fırınlayın. (yaklaşık suyu kaynadıktan sonra 5-10 dk )

Fellah Köftesi..

Bugün (cumartesi) eşimin çalışıyor olmasını fırsat bilerek ufak bir temizliğin ardından bir kaç tane yeni tarif denemeyi planlıyordum. Akşam 18.00 olupta eşim eve gelince sofrada sadece bir gün önce pişen bulgur pilavı ve yoğurt vardı. Mis gibi yedik kalktık..

Oysa hafta içi bu yemeğimi 7 gibi işten gelince ana yemekle beraber yapmıştım.. Anladım ki dar vakit ve yorgunluk beni daha pratik yapıyor.. Sevgili eşime üzülerek söylüyorum, boşuna hayal mayal kurma.. Benden ev hanımı falan olmaz.. !

Malzemeler:

  • 500 gr ince bulgur
  • 3 yemek kaşığı un
  • 1 kahve fincanı irmik
  • 2 yumurta
  • 2 su bardağı kaynar su
  • 1 yemek kaşığı salça
  • Tuz, karabiber

Sosu için:

  • 4 adet domates rendesi
  • Pul biber, Tuz
  • 1 yemek kaşığı salça
  • 4 diş sarımsak rendesi
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 yemek kaşığı nar ekşisi

Yapılışı:

  • Derin bir kapta kaynar su ile bulguru  ıslatın. 10 dk üzeri kapalı şekilde şişmesini sağlayın.
  • Kalan malzemeleri ekleyin ve iyice yoğurun. Malzemelerde oynama yapmadıysanız kıvam tutacak, haşlama esnasında köfteler dağılmayacaktır.
  • Misketten biraz büyük  köfteler yapın ve ortalarında çukurlar açın. Her köftede elinizi ıslatın ki şekli daha kolay verebilesiniz. Aksi takdirde malzeme elinize yapışacaktır. (Bu çukurlar köftelerin sosu tutabilmesi içindir).

  • Köfteleri derin bir tencerede kaynar suya atın ve haşlayın (ortalama 8-9 dk ).
  • Süzerek bir tepsiye köftelerinizi alın.
  • Sos tavanızda yağı ve salçayı yakın. Domates rendesini, sarımsak rendesini ilave edin. Domates rendesi pişene kadar kaynatın. Diğer malzemeleri ilave edin ve karıştırın.
  • Servisten önce köftelerle sosu buluşturup servis yapın. Kıyılmış maydonoz ile süsleyin.

Ispanaklı Ekşili Köfte (Malatya Yöresi)

80’li yılların başlarında doğanlar bilir..  “Et Bebeğidemek zenginlik demekti. Sizin bir et bebeğiniz var mıydı?

Günlerden cuma, her cuma olduğu gibi annemle pazara giderdik. Bütün ömrünü balkonda geçiren bir pazar arabamız vardı. Balkonda paslanmış olmasına rağmen annem ve benim arkamda tıngır mıngır sesleriyle bize arkadaşlık ederdi. Ben kilo ile alınacak kremalı gofret için, o ise asılı yerden kurtulmanın sevinciyle pazara koyulurduk annemin ellerinde..

Yine böyle bir cuma günü ben pazarda bir et bebek gördüm. Sadece başı veya kolları değil her yeri et bebekti.. Benim hiç Et Bebeğim olmamıştı. Anneme tüm yalvarmalarıma rağmen Et Bebeği almadan eve dönmüştük.

Şimdiki çocuklar gibi kapıları hızla çarpıp, odalara kapanıp, tripler yapıp ortamı germe lüksümüz yoktu. İçten içe ağlayıp mahzunlaşmıştım. Ağlasam bile uçan bir terlikle susacağımı bile bile..

Annem bana ‘sen akşam sofrasını kur benim işim var’ diyerek evden çıktığında ben Et Bebeği almak için tekrar pazara gittiğini bilmiyordum.. Yastık altında biriken para evden alınmış ve Et Bebeği hayali gerçek olmuştu..

Şimdi neye güleceğimi bilmediğim bir ruh hali yaşıyorum. Bir Et Bebeği hayali kurduğuma mı, bu hayali kurduğumda 11 yaşında olduğuma mı, yoksa Et Bebeğe kavuşup, eskimesin diye misafir odasındaki vitrinde yıllarca sakladığıma mı….

EKŞİLİ KÖFTE

Salı akşamı kayınvalidemin yalancı köfte ile nohut yemeği yaptığını öğrenince bende hemen köfteyi yoğurdum. Çarşamba günüde Cahide ablamın önerisiyle nohut yerine ıspanak kullandım. Yemek Malatya yöresine ait. Ekşi ve acı sevenler için çok güzel bir yemek çıktı ortaya…

( Yemeğin aslında yeşil mercimekte vardır. Eşim çok haz etmediğinden ben kullanamadım. Siz isterseniz bu tarife 2/3 su bardağı haşlanmış mercimek ilave edersiniz)

Köfte İçin Malzemeler (Tarif Kayınvalidem):

  • 2 su bardağı ince bulgur
  • yarım su bardağı un
  • 2 yumurta
  • 2 su bardağı kaynar su
  • 1 yemek kaşığı salça
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 çay kaşığı karabiber
  • 1 çay kaşığı kimyon
  • 1 çay kaşığı yenibahar

Diğer malzemeler:

  • 1 bağ ıspanak
  • 1 yemek kaşığı biber veya domates salçası
  • 1 tatlı kaşığı nar ekşisi
  • 1 tatlı kaşığı pul biber
  • 2 orta boy kuru soğan
  • 1 yemek kaşığı zeytinyağı

Yapılışı:

  • Bulguru derin bir kapta kanyar 2 su bardağı su ile ıslatın. 5 dk yumuşamasını ve çekmesini bekleyin.
  • Unu, salçayı, baharatları ve 2 yumurtayı ilave edin.

  • Tüm malzemeleri iyice yoğurun. Bir kase su alın. Avucunuzu bu su ile ıslatıp hamurdan küçük parçalar koparın. Olabildiğinde minik köfteler hazırlayın.
  • Eğer elinizi herseferinde ıslatmazsanız bulgurlu harç elinize yapışacaktır. Köftelerinizi bir tepside buzdolabında dinlendirin.
  • Köfteler dinlenirken çorba tencerenize 1 yemek kaşığı yağı ve küp küp doğradığınız 2 adet kuru soğanı hafifçe kavurun. 1 yemek kaşığı salça ilave edip yine kavurun.
  • Yıkadığınız ıspanakarı ince şekilde doğrayın ve bu karışıma atın. Yaklaşık 750 su (siz arzuya göre artırın veya eksiltin) ilave edin.
  • Ispanaklar pişince bulgur köftelerinizi ve nar ekşisini atıp bulgur köfteleri pişinceye kadar kaynatın.
  • Tuzunu kontro edin. Dinlendikten sonra servis yapabilirsiniz.