Haşhaşlı Revani

 
 
 
Benden size bir tavsiye : Haşhalı revaniyi çırptıktan sonra fırına vermeden, çırpma kabınıda kalan hamurun tadına bakmayın !
 
 
 
Sebep! Sebep mi: Haşhaşlı revani hamuru başınızı döndürür, tepsinin fırına girmesine engel olabilir diye.. !
 
 
 
 
Malzemeler:
  • 1 su bardağı irmik
  • 1 su bardağı sıvı yağ
  • 1.5 su bardağı un
  • 1 su bardağı haşhaş
  • 1  su bardağı toz şeker
  • 1 su bardağı süt
  • 2 pk kabartma tozu
  • 2 yumurta
Şerbeti için: 
  • 2 su bardağı su
  • 1 su bardağı toz şeker
  • Üzeri için kaymak
Yapılışı:
Tüm malzemeleri -haş haş hariç- karıştırma kapında mikserle çırpıyoruz. Son olarakta haşhaşı ilave edip kaşık yardımıyla 1-2 dak karıştırıyoruz. Kare borcam kabımızın altına yağlı kağıt serip 175 derecelik fırında pişiriyoruz. Tatlımız ılıkken soğuk şerbeti döküyoruz. (Benim önceden şerbetim hazır olduğu için ben yapmadım ) siz öncesinde yapıp soğutunuz.  Tepsiden kolay çıkarabilmek için aşağıdaki resimlerden yardım alabilirsiniz. Ben borcam tepsimi büyük tepsime serdiğim folya üzerine ters çevirip yağlı kağıdı soydum. Borcam tepsimi revaninin üzerine yerleştirip buyuk tepsimle ters çevirdim, revanini borcama girmesini sağladım. Dilimleyip soğuk şerbetimi döktüm.

 Not: Israrlara dayanamayıp yazıyorum. Şerbeti az yazdım evet. Normalde 2 su bardağı şeker 2.5 su suyun kaynatılmasıyla yapılıyor. Bana çok ağır geldiği için ben şerbeti talılarda,baklavada ve revanide de daha az tatlı yapıyorum.

     
 
  
 
 
Reklamlar

Akla düşen annelere dair..

cats 4  

Bir kaç gün oldu, yolum Fındıkzade’ye doğmadığım ama büyüdüğüm  o minik şehre düştü.. Benim anılarda gizli detayları saklaması ile koca bir şehir gibi görünen o güzelim eski İstanbul semtine..

Çocukluğumun kalp çarpıntılarını, düştüğümde kanayan dizimin acısını, bozulan çamaşır makinesinin merdanesinin yerine çamaşırları ellerimizle sıktığımızın öfke homurtularını, cami çeşmesinden bidonlarla su taşıdığımızı, dolayısı ile su kavgalarını, soğuktan ürperen bedenimizle kömürlükte odun kırma seanslarımızı, kapı gıcırtılarını, mis süt paketlerini evde patlatışlarımızla yediğimiz dayakların zırıltı seslerini, komşumuz için kendimizden bile vazgeçebileceğimiz dostluk bağlarımızı, baba gelmeden sofraya oturmama gibi anlamlı ve özel geleneğimizi, ‘ben’ ‘ sen’ ‘o’ gibi tekillik yerine “biz” in çok olduğu günleri saklayan o koca şehir..

Ağabeylerimiz top oynarken, biz artan kumaşlarla yapılmış, içleri çaputlarla doldurulmuş, kaşları ve dudakları annelerimizin hünerli elleri ile işledikleri bebeklerle oynardık.. Et Bebeğimiz yoktu ama bir bez bebeğimiz tabi ki vardı.. Soba başında annemin bez bebeğime elbise ördüğünü dün gibi hatırlıyorum, boğazımdaki düğüm ile…

Bu satırları yazarken sonra aklıma annem düşüyor:

Geçen sene ramazan ayında iftara 2-3 saat kala buluşup sanki tarihi bir tur yaparcasına eski semtimizi, mahallemizi yani bizim için şehrimizi gezdik.. Eski Parlar Pastanesinden meşhur tatlımızı, Cerrahpaşa Fırından Havuçlu Kekini, Çekirdekli Galetasını aldık. Komşuların camını ‘tık’ ladığımız, içeri buyur diyecek güzel tebessümlerini, ansızın gelen eski komşuya Allah ne verdiyse iftarına kal yalvarışlarını içimize çeke çeke yaşadık.. Annemin ertesi gün göz yaşları içinde “bana bundan iyi bir şey yaşatamazdınız” dediği kısa bir ışınlanma yaşadık geçmişe ve onun tatlı özlemine.. Arada yarım saatlik bir mesafe değil de, uzun yolculuklar sonrasında varılacak bir gurbet şehriymiş gibi annemin üzülmesine mi yanayım, yoksa daha güzel bir evde daha iyi koşullarda yaşadığı halde Fındıkzade de ki eski muhabbetini aynı yerde devam ettirememesine mi yanayım.. yok yok ben en iyisi İstanbul’u yüksek yüksek beton yığınları arasında ruhsuzlaştıran düzene yanayım..

cats 2

İşte böyle bir mesai gününde akla anne düştü ise, 3 ay önce iki anneme kurduğum bu sofrayı yayınlama isteği doğar.. Evet meyvelerden de anlaşılacağı üzere yazın başıydı.. Kayınvalidemin bize bir kaç haftalığına misafir olması ile iki anneyi buluşturduğumu yazmıştım instagram sayfamda.. Üzerinden zaman geçsede sizlere ilham olsun bana da anılarla dolsun diye yayınlıyorum..

  •  Kristal bardaklar anneciğimin çeyizinden. En az 30 yıllık
  • Tatlı kadehleri diğer annemin (kayımvalidemin) Almanya ganimetlerinden.. Fransız malı en az 40 yıllık..
  • Ekmek sepeti örtüsü yine annemin çeyizinden iğne oyası..

cats 1

İş çıkışı bir kaç gün boyunca kayınvalide gelecek telaşı ile temizlik yapınca ilk akşamı çay masasına çevirebildim. Yemeği yetiştiremeyen gelin süslü sofra kurarak anneciğinin gözünü nasıl boyar adlı çalışmam:)

cats

Üzüm Kompostosu & Konservesi

Hafta içi,hafta sonu gelsin de şöyle dolu dolu gezeyim, Ramazanın atmosferini hissedebileceğim mekanlarda bulunayım diye çok istemiştim. Pazar akşamı bu plan hayallerini kurarken suya düşmesine sebep olanlar utansın diyorum! Bu pazartesi sendromuna da bir sebep bulan ben, huzur içinde cumartesi akşamı hazırladığım sofranın detaylarını yazabilirim:)

Pintereste gördüğüm bir detay bana ilham olunca dökülen yaprakların sonbaharı hatırlatması kaçınılmaz oldu. Konuk ettiğimiz arkadaşımız da bir bahar aşığı olunca çok beğenilen bir detay oldu. Baharın müjdecisi yapraklar, masama renk kattı. Nacizane bir tavsiye: Önemli bir yemek davetiyse, sonbahar aylarında sofraya soft bahar renklerinde mum ve bulabilirseniz kozalak ilave ederseniz mükemmel bir masa hazırlamış olursunuz.. (bunu unutmamalı ve denemeliyim!)

Evde bulunan son lavaşları değerlendirmek ve hoş bir atıştırmalık olsun istediğimden aklıma bu pratik sunum geldi. Lavaşların içine Acı Soslu Közlenmiş Patlıcan sürdüm. Rulo yaptıktan sonra mikrodalgada biraz ölmesini sağladığım ve  (kırılmamaları için) maydonoz sapları ile sardım.

Davetimizi cumartesi öğleden sonra kabul eden arkadaşlarımıza en pratik salatayı, Kabak Salatasını hazırladım. Kabağı haşlayıp püre haline getirdikten sonra servis tabağına ortası çukur olacak şekilde hazırladım. Sarımsaklı yoğurt ile sunumu tamamlanınca, Fırına Sigara Böreği.. Böreklerimin sofranın konseptine uygun renkte kalmasını istediğim için yumurta sarısı sürmedim!

Menü:

Mısır Çorbası

Yalancı İskender

Haşhaşlı Revani

ve bir gün önce dolapta bitmeyecek dediğim üzümlerle yaptığım komposto da vardı..

Üzüm Konservesi & Kompostosu

Komposto resmini çekmeyi unutmuşum. Resim en kısa zamanda yüklenecektir.

Malzemeler:

  • 2 salkım üzüm (ben yeşil ve siyah kullandım) + varsa 2 adet taze kayısı
  • 1.5 su bardağı şeker
  • 2 tane karanfil
  • 2.5 litre su

Yapılışı: Tüm malzemeleri bir tencerede 20 dk kaynatıp, soğuyunca servis ediniz. Konservesi için, komposto kaynamaya devam ederken kepçe ile cam kavonozlarınızı doldurunuz. Ve kapağını hızlıca kapatınız. Konserveler sıcakken kuru bir zemine (örnek resim) ters çeviriniz. Soğuyana kadar, en az bir gece yerlerinden hiç kıpırdatmayınız. Bu şekilde 6-8 ay saklayabilirsiniz.

Benden..

Bir kaç gün evveldi, belki de bir hafta oldu.. Bir izleyicim sormuş bana, izleyicim diyorum takip etmesinden tahmin ediyorum.. Soru aynen şöyle bu kadar fazla yapıp yiyerek nasıl kilo almıyorsunuz? ”

Hayatımın hiç bir anında sıfır beden olmadım, ama fazla kilolu da olduğumu da düşünmedim. Önemli olan hayatımızın her safhasında rehber edindiğimiz iktisadı, sofrada da yerken uygulamak. Fazla yemenin de bedene yük ve israf olduğunu bilmek. Sporu arada da olsa hayata sokabilmek. Devamlı yapabilmek en doğrusu. Lakin bu tempolu hayatın olduğu bu “ahir zamanda”, zamanımı başka şeylerde kullanmak bana daha evla geliyor. Yaş 30 olunca dünyalık işlere ayrıdığınız zaman size biraz boş gelmeye başlıyor. Bekarsanız ve durumunuz musaitse hobilerinize yüzmeyi ekleyiniz. Ben bekarlıkta uzun yıllar yaptığım bu sporun faydasını çok gördüm. 

Sözlerine bu sorudan sonra devam etmiş, sevgili izleyicim: “yaptığınız tamamen aç gözlülük, başka bir şey değil, öyle değil mi?”

Bu yazımı asla kendimi savunma adına yazmıyorum. Yaptığım işlerin doğru olmadığını hissedersem verdiğim emeğe acımadan ben kesip atarım. Madem bir soru var bana da cevap hakkı doğmuş diye düşündüm. Son bir haftada : 4 adet baton kek pişirdim. Biri yukarıda görüldüğü gibi yeni erkek bebeği olmuş komşuma lohusa hediyesi idi. Diğer 2 kekde sahiplerini buldu elhamdülillah. Biri ise dondurucuda cumartesi gideceği yeri bekliyor. Bir tepsi haşhaşlı revani, bir tepsi şerbetli kurabiye de gideceği yerlerine ulaştılar çok şükür. Bunun yanı sıra bir tencere böreği, kadayıflı muhallebi ve tarifini vereceğim bir tepsi karnıbahar graten yapıldı bizim mutfakta..

Bir ayı aşkın süredir akşam yemekleri yapmıyor ve yemiyoruz. Lakin son bir haftada bu kadar çok şeyin pişmesi, Rabbimin verdiği nimetlerin benim elimde sadece bir görüntü kazanması ve size sunulmasına birer vesile. Ben sadece aracıyım. Ben sadece bana nasip olan nimetleri çok da sevdiğim bir uğraş olduğu için birer şekle sokuveriyor ve sizlere yardımcı olması adına burada sunuyorum..

Yıllardır bilfiil çalışma tempoma, okul hayatıma ve şuanda kalabalık aile olmanın verdiği ekstra sorumluluğa rağmen ben bunu büyük bir zevkle yapıyorum. Rabbim bizleri şükürden ayırmasın, nimetlerimizi bollaştırsın ve bizleri onların sarhoşluğundan da korusun. O verdiği sürece ben yapmayı ve burada yayınlamayı ihmal etmeyeceğim. İnşallah..

Yeni Bir Sofra & Hamurdan Çıtır Kaseler..

Kış şükür getirildi. Benim en çok sevdiğim mevsimdir kış.. Üşümeyi, yağan yağmuru izlerken sahlep içmeyi, kalın kalın giyinip zar zor yürümeyi, yağmurun sesini dinlerken huzur bulmayı öyle çok özledim ki.. Herkesin kışı hayırlı olsun:)

Ben kış geldi mutlulukları atarken sizlere kırmızı biber közlemesi- salçası, tarhana tariflerini vermekte geç kaldığımın farkındayım. Olsun seneye yaparsınız diye yayınlayacağım inşallah. Öncelikle son olarak eşimin arkadaşlarını hazırladığım sofranın menüsünü yayınlamak istiyorum. Sizler de benim gibi sekiz bey’i ağırlayacağınız zaman menü sıkıntısı çekmeyin:)

Menümüzdekiler:

Tarhana Çorbası (bizzat tarhanayıda ben yaptım:) (tarifi yarın!)

Üç Renkli Börek (ıspanak, pastırma,havuç)

Kıtır Hamur Kasesinde Hünkar Beğendi & Soya Soslu Tavuk

Reyhanlı Patates Kavurması

Közlenmiş Kırmızı Biber Salatası

Haşhaşlı Revani & Burçaklı Truflar

(Daha evvel cheescake te kullnadığım tabanı truf olarak hazırladım. Bizler çok sevdik:)

Çıtır Hamur Kasesinin Yapılışı:

Eğer menünüzde pilav yada börek varsa çıtır kaseyi yapmanızı önermiyorum. Diğer çeşitler doyurucu olduğundan bu lezzetli kaseleriniz tüketilemiyor..

Tarif Lezzet Dergisinin 2010 Aralık sayısından. Dergiyi aldığım ilk gün bunu denemeliyim dedim. Tarifin lezzeti beni yanıltmadı..

Malzemeler:

  • 2.5 su bardağı un
  • 1 yumurta
  • 115 gr tereyağı (oda ısısında yumuşatılmış)
  • Tuz, Karabiber, Kekik, Pulbiber

Tüm malzemeleri yoğurun. Hamuru 15 dk dinlendirin ve mandalina büyüklüğünde parçalara ayırın. Merdana sayesinde bir parça açın. Açtığınız hamurları minik tart kalıpların arka kısmına bastırarak yerleştirin. Benim kalıplarım yapışmazdı, sizinkiler teflon cinsi değilse katı yağ ile yağlayın. Önceden ısıtılmış fırında 180 derecede kızarana kadar pişirin.

Yalancı Dolma ve Bursa Sofrası

Sevdiğim bir arkadaşımın tarifidir. Ramazanın son davetinde yediğim bu dolmayı denemeden geçemedim. Farklı tatlar için özel bir yemek. Bende Bursa’dan gelen  eşimin dayısı ve ailesini ağırladığım soframda denedim. Dayımın ‘ bizim gelin bizi yine kandırdı’ takılmasına istinaden adını yalancı dolma koyuverdim. Harcadığınız zamandan daha az bir yemek çıktığı için kalabalık davetler için tavsiye etmiyorum.

Onlar için Hazırladıklarım:

  • Lebeniye Çorbası
  • Kaşarlı Karnı Yarık
  • Pilav
  • Sebzeli Tavuk Sarma
  • Bayat Ekmek Salatası
  • Annemin Patlıcan Salatası
  • Yalancı Dolma
  • Beyaz lahana dolması
  • Haşhaşlı Revani
  • Tremusu

 

Malzemeler

  • Kişi sayısına göre dolmalı biber
  • Patates
  • Domates
  • Sarımsak

Yapılışı

Dolma biberleri temizledikten sonra ağız kısımlarını biraz büyültün ve iyice kuruduktan sonra bol yağda arkalı önlü kızartın.  Normalde ben birberleri fırınlarım. Bu sefer misafirlerim özel olduğu için tadı güzel olsun istedim. Kızarttığınız dolma biberleri bir havlu kağıt üzerine alın. Küp küp doğradığınız patatesler kızarırken ayrı bir kapta domates rendesini, sarımsağı, karabiberi, tuzu yağsız bir şekilde pişirin. Kızarmış patatesleri de aynı şekilde havlu kağıtta fazla yağını aldıktan sonra bir kaba alın ve hazırladığınız domates sosunun yarısını ilave edin.  Hazırladığınız bu içi dolma biberlere doldurun ve artan sosla kapak süsü verin.   Ben dolmalık biberlerin ağzını genişletmek için kırdığım biberleride kızarttım ve patatesin içine koydum. Arzuya göre küp küp patlıcan da çok yakışacaktır.