Ağlayan Pasta

“Baba cennetin orta kapısıdır. Dilersen bu kapıyı terket, dilersen muhafaza et” Hadis-i Şerif

Babam..

Salonumda hala ne ara aldım bunu ben dediğim büyük bir vitrinim var. Şu zamanların tv unitesi adı verdikleri şeyden bozma bir vitrin.  Vitrinde daima görmek istediğim bakır çanaklarım. Benim bakır koleksiyonum var. Eşim saklamayı kabul etseydi annanemin annesinin çeyiz sandiğıda bu koleksiyonun bir parçası olacaktır. Çaktırmadan da sitem yaparmışım!

Bana eskiler hep huzur verir. Yaşanmışlığın gizemi, eskiye olan özlemin kokusu vardır hep babamın kokusu gibi. Süslü püslü porselenlerin, al yaldızlı tabak çanakların yerine bakırları kullanabilsem gık demem. Keşke kalaycııııı diye bağıran bir ses olsa, hanımlar tülbentlerini alel acele takıp ellerindeki bakır demlikleri koştura koştura kalaycıya ulaştırsa.. Çaydanlık demeseler şimdilerdeki gibi, demlik deseler.. Bir kaç eski kıyafeti aylarca saklasalar, bir leğene, bir seleye değişseler..

Tüketim çılgınlığı olmasa, adı alışveriş merkezi olup alışveriş dışında girdiğimiz yerler olmasa. Pazarlar olsa hala, ama sadece pazarlar. Babamın bana bayramlık aldığı pazarlar. Sütçüler olsa, koca güğümlerden sütler boşaltsak. Sütü kaynatsak saatlerce, ev mis gibi süt koksa. Kim demiş süt kaynayınca vitamini gider diye. Babam demiş, ah be baba !Giden bir tek sütün vitamini olsa.. Keşke o zamanların temiz havası, sebzesi meyvesi olsa, olsa da sütün vitamini kalmasa..

Sokaklar olsa, ama sadece çocukların oynadığı, sandalyelerin atılıp sohbetlerin edildiği sokaklar. Arabaların park etmediği sokaklar. Kaldırımların olmadığı, evlerin kapılarının olduğu, merdivenlerin olduğu sokaklar. Postacı amca olsa, mektup getirse. Sararmalarına rağmen sakladığım 20 ye yakın mektubum gibi, bizden sonraki nesillerin de mektupları olsa..

Aslında size babamı anlatacaktım bu yazımda, o yüzden başlığa babam yazdım. Benim kıymetlim. Kıymetlimin de kıymetlisi olur inşAllah. Babayı anlatmanın kolay olmadığını kaç satır sonra, tek bir cümle yazamadığımı fark edince anladım. Zihnim çalsada, parmaklarım oynamadı.. Keşke babamda eskilerdeki gibi kalsa, ben çocuk olsam.. Babam hala saçlarımı okşasa.. Bana Halime’m dese..

Malzemeler:

  • 4 yumurta
  • 1 su bardağı un
  • 1 su bardağı şeker
  • 4 yemek kaşığı süt
  • 100 gr kakao
  • 1 pkt vanilya
  • 1 pkt kabartma tozu
  • 1 paket krem şanti + 1.5 su bardağı süt çırpılacak
  • 1.5 su bardağı süt (kek piştikten sonra keke dökülecek)
  • Bir pk hazır bitter çikolata sosu (1 bardak süt + yarım su bardağı su ile)

Yapılışı:

Yumurta ve şekeri, şeker eriyene kadar çırpalım. Ardından 4 yemek kaşığı sütü, unu, vanilayı, kabartma tozunu ve kakaoyu kleyip çırpalım.Dikdörtgen bir borcama veya benim gibi 26 cm lik kelepçeli yuvarlak kalıba dökeren pişirelim. Pişirme esnasında kalıpların altına yağlı kağıt koymanızı tavsiye ederim.

Kekimizi 170 derecede ilk 20 dk fırının kapağını hiç açmadan pişirelim. Kekin piştiğini anlamak için kuru bir bıçağı keke daldıralım. Temiz çıkarsa kekimiz pişmiş demektir. Pişen keki fırından çıkarım 5 dk dinlendirelim. 1.5 su bardağı oda ısısındaki sütü eşit şekilde üzerine dökelim.

 Kek soğuyunca 1.5 su bardağı sütle çırptığımız krem şantiyi kekin üzerine sürelim. Buzdolabında 3-4 saat dinlendirelim. Çay kaşığı ile resimdeki gibi krem şantide dalgalar oluşturalım (çikolatalı sosun üzerinde durabilmesi için). Hazır çikolata sosunu üzerindeki tariften farklı şekilde 1 su bardağı süt + yarım su bardağı su ile pişirelim. (Daha kıvamlı olması için sıvıyı az kullandım ve siyah renkte olması için de su kullandım. ) Soğuyan çikolata sosunu pastanın üzerine dökelim. Pasta hazır. Afiyet olsun..

7 Responses to Ağlayan Pasta

  1. gülcandan diyor ki:

    Ellerinize emeklerinizesaglik bol cikolata soslu nefis görünüyor .

  2. kumsal540 diyor ki:

    muazzezcim geçimişimizi ne kadar da güzel içten ve hasretle yazmışsın çok hoş gerçekten babnı kaybettin sanırım cnm genç yaşta Allahtan sabırlar ihsan etmesini diliyorum sana ve tüm ailene pasta da inanılmaz hoş sana bi sorum daha var canım bunları yaparak ve eğer yiyorsan yiyerek nasıl formda kalıyorsun ya ben bikaç gün hamur işi yapsam hemen artmış oluyorum bilmiyorum ne yapsam damak tadım da hamur işine o kadar yatkın ki yapmayı da çok seviyorum yemeyi de

    • tanerinesi diyor ki:

      Merhaba Deryacığım,
      Şükür babam gayet sağlıkı ve hayatta:) Formda kaldığımı pek söyeyemem. Malesef bende formsuzum.. Dikkati tüketmek gerek. Birde ben paylaşmayı çok seviyorum. Tek başımıza bunları yesek 2 kişi ne oluruz:)

      • kumsal540 diyor ki:

        muazzezcim kusura bakma ya halbu ki daha önce söylemiştin babanla neraber çalıştığını aklım yeni başım geliyo ne biliyim öylesine hasretle anlatmışsın ki bi anda öyle bi yargıya kapılmışım sanırım bu arada paylaştığın resimlerin hiç de formda olmadığını söylemiyor cnm ayrıca en kısa zamanda bugünki sofranı bekliyorum

  3. saliha diyor ki:

    selam muazzez kardeşim yazın tek kelimeyle harika bir insan eski degerleri ancak senin kadar değer verip böyle güzel dile getire bilir bizim buralarda yine kalaycı diye bagırmasalarda kalaycılarımız var eskilcii geçer eskilerden ya mandal ya legen alınır pazardan alısveriş yapar sütümüzü yogurdumuzu tereyagımızı köyden gelen teyzzelerimzden alırız cocularımız sokakta hanımlarımız kapılarının önünde oturup sohbet ederler burda herkes birbirine güvenir pazarda paranın yetmedigi yerde haftaya getirirsin abla samimiyeti vardırbüyüksehir insanının birbirine kusku dolu gözlerle bakması beni çok üzmüstür insanların selamı kestigi bir yer olmuş selam verecek vakti kalmamıs sankibirbirlerinden kacar hale gelmişler adeta bilki biz buralarda maddi olarak bilmiyorum ama manevi olarak ii durymdayız canım kardesim su anda pastamı sobamın fırınından cıkardım bende bu pastayıcok yaparım ve çooooooooook güzel olursobamın üstündede ğügümüm kaynıyor her daim sıcak su su ısıtıcım var ama bende seviyorum bu nları insaallah sende birgün istedigin o ortamı yaratır ve yasarsın belkıde bizim bu ünyemize yerlesirsin ALLAHIM seni iki cihanda aziz eylesin

  4. tTanerinesi diyor ki:

    Bu yorum benim yüzümde kocaman bir tebessüm oluşturdu. Ne güzel yazmışsınız, Allah razı olsun. Kıskandım sizi:) Siz beni bir hafta orda misafir edin, yorgunluğum falan kalmaz. Sobanın başından da kalkmam, nasıl olsa misafirim. Çok doğru söylemişsiniz buralar malesef öyle. Modern hayatın ışıkları göz kamaştırsada huzur ve mutluluk vermiyor. Ben şu sıralar sık sık gelen köy sütünden yoğurt yapmakla meşgulum. Bir gün kendi sütümü kendim sağarım inşallah.
    Ve bir gün o sobadan çıkan pastadan bir dilim de olsa yemek duası ile..
    Muazzez

  5. saliha diyor ki:

    Allah sizdende razıolsun basımızın üstünde yeriniz var sobamızın yanında yeriniz her zaman hazır inanın o ışıklar benim güözlerimi hiç kamastırmıyor benim fakirhanemi yalılara degişmem insaalllah bir gün bir çiftlik evin olur hayalindekiler gercek olur ineginden sütünü sagarsın bizde sütü senden alırız bizim yazln gittigimiz köy evimiz var haftasonlarıda giderizfındık varya bizimburadaugrasmak lazım azda mısır yaparız yazın organik domates biber salatalık patlıcan fasulye eker dikeriz bize yetecek kadar bilirmisimn bilmem ambarlar vardır evden ayrı birde mısır fasulye kuruttugumuz fırın tam organik yasıyoruz köydeki evimizde ahsap yazın cok rahat uyuruzinanınfındık odunuylayaktıgımız kuzinemizde mısır ekmegi yaparızköydeki evimizede her zamanda bekleriz pastayı beraber yaparberaber yeriz inş saliha

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: