Unsuz & Şekersiz Hayat

unsuz ve sekersiz hayat

Merhaba,

Yazımı instagram hesabım’a gelen soruların hepsine topluca cevap vermek için yazıyorum. Diyetisyen değilim, doktor da değilim.. Yazdıklarım kendi deneyimlerim ve gözlemlerimden aktarılanlardır.

Unsuz ve şekersiz hayata başlamaya karar verdikten 3 gün sonra hazırlıklarımı yapmış ve 1 kasım besmele ile başlamıştm. Beslenme şeklimi değiştirmem kilo verme amaçlı değildi sadece. Hatta birinci önceliğim hiç değildi. Geçen sene tanıştığım ve sayesinde hurma oruçları yaptığım Deli Anne’nin (www.deli-anne.com) yolunda gidiyordum. Sık sık hurma oruçları tutmuştum. Onun tabiri ile ruhen temizlenmeye çalışıyordum.. Geçen sene evlendikten sonra aldığım (fazlasıyla) 15 kiloyu vermek için ünlü bir dr. gittim 1.5 ayda 12 kilo verdim. Sonuç geri aldım tabi ki! Hem de hiç anlamadan çok hızlı ! Günlerinin % 80’i iki öğün beslenen ve beyaz ekmek yemeyen, çayına şeker atmayan biri için böyle kolayca geri almak doğru değildi. Peki ben nerede hata yapıyordum ?

BULDUM ! 2 ana öğünde yesem neredeyse günde 3 öğün tatlı yiyordum. Kahvaltıda reçel, öğlen kahve yanına çikolata, akşam da yine tatlı (pirinç bile tatlıdır) .. Bunu beslenme şeklimi değiştirip 15 günde 3.5 kilo vererek anladım. Hem de hiç aç kalmadan! Yiyerek kilo verdim, hayal değil miş. Lütfen güvenin bana :) (Metabolizmam çok yavaştır onun içinde bir şeyler yaptım, aşağıda )

“Bence işlem görmüş şeker bir besin değildir, başlı başına zehirdir”

O halde sizinle sırrımı paylaşayım. Bunu instagramda yazmamıştım. 1 kasımda başladığım da mayıs sonuna tam 7 ay vardı. Ve dedim ki kendime; ayda 3 kilo x 7 ay = 21 kilo eder ! Ki benim vermem gereken kilo 21 değil 15 !

“Başlamak bitirmenin yarısıdır”

O halde siz hala niçin duruyorsunuz? İmkansız değil bana güvenin. 1 aralık sizin olsun, ayda 3 kilo ile 31 mayıs’a -18 kilo ile girebilirsiniz. Sadece kilo bile vermek için değil, sağlıklı olmak için yapın bunu. Aşağıya yazdığım kendimde gördüğüm değişimler için bile değer.. Haziranda da bana dua edersiniz :) Hiç sıkı diyet yapmadan, aç kalmadan, tatlı krizlerine girmeden . Yolun sonuna kavuşmuş değilim ama inanıyorum. Çünkü ilk kez istediğim her şeyi yiyebiliyorum..  İnşaALLAH muvaffak oluruz hep birlikte.

“Önce süre koy ve dene, denemekten ne zarar gelir dedim!”

Unsuz & şekersiz beslenmem için kendime süre koydum. 61 gün ! Bana bir ömür undan ve şekerden uzak durma fikri çılgınlık gibi geliyordu.. Herhangi bir sağlık problemi yaşamıyorum, gluten hassasiyetim de yok, o halde kendimi neden mahrum etmeliyim diyordum. Aslında bu düpedüz yanlış bir düşünce. Kendimi kandırıyordum.  Ama kendimi çok iyi tanıyorum. Asla kelimesinden, imkansız kelimesinden nefret ederim. Sınırları kuralları hiç sevmem. O yüzden kendime bir ömür böyle beslenmeyeceksin 61 gün dene ne olucak dedim. (2 ay demiyorum ki ay kelimesi de gözümü korkutmasın, 61 güncük :) ve biliyorum ki inşaAllah 61 günden sonra mayıs sonuna kadar devam edeceğime inanıyorum. Hala kendime bir omur diyemiyorum, koymuyorum:) İyi ki süre koymuşum kendime, hedefimi küçük tutup başlamış, gözümü korkutmamışım.. 61 gün size çok gelirse önce 3 gün sonra 7 gün sonra 11 gün gibi başlayabilirsiniz.. 21 gün yapmak en iyisi. İnanın bırakmak istemeyeceksiniz..

Şekersiz Ve Unsuz (kepekli un dahil) Hayatımdan Notlar:

  • Şaka gibi ama ne istediysem yedim. Diyet listeleri gibi kurallar koymadım. Havuç, mısır, yağ, patates yasak demedim ! Patatesi 2 haftada 2 kez yedim.. salataları zeytinyağıyla, yumurtayı tereyağıyla pişirdim.
  • İlk hafta 3 gün birer öğünde kepekli ekmek ya da etimek yedim. İkinci hafta unu da bıraktım.
  • Kahvaltılarda bolca peynir zeytin, muhakkak 2 yumurta yedim. Kahvaltı ile birlikte Meyve tükettim bu sayede şeker isteğim yok oldu. Kibrit kutusu kelimesine zerre takılmadım.
  • Çayı Pazar günleri haricinde tüketmemeye çalıştım. 15 gün içinde sadece 3 gün çay içtim. Bu sayede ödem toplamadım. Taner beyle sabahlari ıhlamur içiyoruz. Yemeklerde su içmiyorum.
  • Porsiyonlarıma sınır koymuyorum. Zaten sınırları hiç sevmem öğrendiniz. Biliyorum ki şekerin bana yaptığı açlık hissi zamanla kalkacak zaten eskisinden az yiyeceğim. Dün akşam bulgurlu pırasa yemeği vardı. Havuç yasak demişti eski doktorum. Ben 2 havuç doğradım yemeğe ve ayranla 2 tabak yedim. “5 kaşık yağsız sebze yemeği” tabirinden hiç haz etmem zaten. Önümüzdeki günlerde kendiliğinden az yemeğe başlarım eminim, inanınıyorum, inşallah :D
  • Bulguru seviyorsanız ve gluten hassasiyetiniz yoksa sık sık bulgur tüketebilirsiniz. Haftada 4 kez bulgur yemeye özen göstereceğim. Mesela kısır, mercimek köftesi, bulgur pilavı çok güzeldir. Akşama Kuru Patlıcan Dolması yapacağım. Bulgur ve bol salça ile (Bunu yazdıktan sonra eşim dışarıda yiyelim dedi, neyse yarın yaparım)
  • Undan vazgeçmemin doğru olmadığı söyleniyor. Ekmek yemeliymişim. Vücudumun karbonhidrata ihtiyacı varmış. Ben bunu bulgur patatesle dengeliyorum. Elma da bile karbonhidrat var biliyor musunuz? Ama en sağlıklı olanı..
  • Öğünlerimin ikisini hafif bir tanesini kuvvetli yaptım. Pazarları 2 öğün beslendim.
  • Şeker içerdiğinden ketçap, mayonez, nar ekşisi dahi kullanmadım.
  • Cheesecake dahil en az 20 tarif depoladım. Şuan vaktim olmadığı için yapamıyorum. Ama Beyaz un yerine çok fazla çeşit var.
  • Alışveriş listemi hazırladım: Akçaağaç şurubu, hurma şurubu, kavilca unu, badem unu, karabuğday alınacak. Aldığımda nereden aldığıma kadar size yazacağım. Bu arada chia tohumu aldım. Harika bir şeymiş ! Tamamen doğal stevia’dan da edinmem gerek !
  • Yüzde yüz doğal pekmez bulduğumda tahin & pekmez ikilime kavuşacağım :)

 

 

Kendime Zorunlu Kıldıklarım:

  • Asla diyet yapıyorum demeyeceğim. Sağlıklı besleniyorum.
  • Metabolizma hızlandırıcı 2 / 3 kupa limonlu yeşil çay içilecek.
  • 3/4 kupa kaynar su / eskilerin tabiri ile kant .
  • Arabada ofiste evde her yerde kuru meyveler. Kuru çekirdekli siyah üzüm, badem, kuru kayısı ve hurma taşıyorum. Mesela şuan üzüm ve hurma yiyorum yeşil çayla..
  • Günde 2 porsiyon taze meyve yiyorum. ( Eskiden sadece bir öğün meyve yerdim o da çok az)
  • Misafir gittiğim yerlere muhakkak salata yapıp götüreceğim. Salatalarım maruldan oluşan diyet salatalar değil ! Canım ne istiyorsa içinde olan salata. Mesela tavuklu yoğurtlu ve sebzeli salata harika bir fikir ! Acılı bir tabbule de güzel fikir !
  • İki öğün acı tüketeceğim. Metabolizma hızlandırıyor.
  • Hafta da en az 3 gün yürünecek. Eğer ben yürüyemem derseniz kendinize 3 gün iş uydurun. Mesela buzdolabı kirlenmiş olabilir. Tv seyretmektense temizleyin. Ya da yardımcı alıyorsanız almayın, kendiniz silin süpürün evinizi. Ya da annenizin altın gününe gidin ve servisten bulaşığa siz üstlenin (ben bunu kız kardeşime yaptım, pek memnun oldu:)
  • Saat 8 den sonra hiç bir şey yemeyeceğim. ( Misafirlik hariç)

 

15 Günde Neler Yemişim ve Buna Rağmen 3.5 Kilo Vermişim:

  • Bir gün eşimle dışarıda yürüyüş yaptık, eve dönüşünde unsuz ve şekersiz olduğu için kelle paçacıya gittik ☺ Sonuçta et ve su ! Eğer ne yiyeceğim derdi olsa emin olun dün bırakmıştım bu beslenmeyi. Dedim ya bu bir diyet değil! Yağlı diye sevdiğim çorbadan olmadım. Bol acı ile sıcak sıcak zaten metabolizma tavan.
  • Bir akşam inanılmaz acılı ve bol sebzeli 2 tabak bulgur pilavı, kuru soğan ve yoğurt yedim. Bu sayede yeme stilimle benim doğu kültürünü ne kadar sevdiğimi anlayacaksınız. Urfa’ya gidin sabah bile acı yiyor bizim güzel insanımız. Ben nasıl Giresunlu olmuşum hayret!
  • Hafta sonu 1 muzu 2 bardak sütle miksere vurdum. Muzlu süt yaptım. 2 yemek kaşığı chia tohumu karıştırdım. Saatte bir karıştırdım. Ertesi güne enfes bir tatlı oldu. Muhakkak chia tohumu alın. Malatya pazarında var. Ben çok ön yargılıydım. Pişirilen tarifi de var, o daha pratik en kısa zamanda onu da deneyeceğim.
  • Bir sabah tavada sivri biber, pul biber ve salça kavurup domates doğradım. Bolca lor peyniri ve yumurta ile acı bir kahvaltı yaptım. En az yarım saat vücut ısım tavan! Kış aylarında mideniz sağlamsa acı faydalıdır.
  • İrmik tükettiğim için bir akşam irmik tatlısı yaptım bal ile.. 1 su bardağı süt+ 2.5 ymk kaşığı irmik+ 1 tatlı kaşığı bal ve üzerine tarçın.. Bal doğal olmalı. Bulamazsanız tüketmeyin. Raflardaki balların çoğunda şeker var.
  • 3 kez misafir ağırladım. Karışık olarak ikisinde bende yiyebileyim diye yoğurtlu sebze salatası, zeytinyağlı çoban salatası, bulgur pilavı, et ve zeytinyağlı bamya pişirdim.
  • Mısır unu tüketebildiğim için bol bol mısır unlu hamsi yiyebileceğim. Neden ? çünkü ben diyette değilim! Bir akşam fırında yağsız ama yağlı kağıt üzerinde mısır unlu hamsi yaptım. Hem ocak batmadı, hem de kolay pişti..
  • Mısır unu tükettiğim için mıhlama yedim bol tereyağlı.
  • Dışarı çıktınız, herkes tatlı yiyor, çay içiyor. Ben buna çözüm buldum. Geçen gün Taner Beyle gezerken salep yerine kendime kaynar süt istedim. Bol tarçın ve çantamda ki kuru meyvelerle kriz kalmadı. Yakında da kendime kekler yaparım unsuz, şekersiz. Çantamda her daim gezdiririm inşAllah.

 

Ve En Önemlisi Bende Neler Değişti

  • İlk kez aç kalmadan, diyet yapmadan iki haftada kilo vermenin mutluluğunu yaşıyorum. Bu bence en önemli madde zaten.. Çünkü tatile gitmekten, arkadaş sohbetlerinden kaçmaktan, misafir ağırlamaktan, dışarıda yemek yemekten mahrum değilim elhamdülillah. Hepsini yapabiliyorum.
  • Yüzüme renk geldi. Detaylı yazmak istemiyorum ama inanın renk geldi 😄
  • Sabahları inanılmaz enerjik kalkıyorum. Ayılmam 1 dakikaya düştü. Eskiden nasıldı diye soranı fururum :☺
  • Adımlarım hızlandı.
  • İkinci gün den itibaren artarak giden bir bilinç açıklığı yaşıyorum.
  • Unutkanlığım azaldı.
  • Veeee reflüm azaldı, mide bulantım kalmadı.. Bol acı yememe rağmen !!!

 

Not: 100 defa diyette değilim yazdım, çünkü en çok diyette olduğum sanılıyor. Başta da dediğim birinci önceliğim kilo vermek değil.

*** Gluten hassasiyetim ve şeker hastalığım yoktur. Beslenmem bu doğrultudadır.

Ev Yapımı Muzlu Puding

DSC_0058

İsteğe göre gidiyor ve en çok istenen tarifi yayınlıyorum.. Kayınvalideme hazırladığım şu masanın süstü tatlısı ünvanını alsada benim için en anlamlı kısmı masadaki bir kaç obje gibi eski ve anlam yüklü oluşuydu..

Malzemeler:

  • 2 adet muz
  • 1 litre süt
  • 1 paket vanilya
  • Yarım su bardağı toz şeker
  • 1 yumurta sarısı
  • 2 yemek kaşığı un
  • 2 yemek kaşığı nisasta

Yapılışı:

  • Muzları kalınca dilimler halinde doğrayın ve derin dondurucuda 20 dk bekletin. Ardından tel süzgeçten geçirin ve posasını ayırın.
  • 1 su bardağı sütü ayırın ve kalan sütü şekerle birlikte bir tencerede kaynatmaya başlayın.
  • 1 su bardağı sütü, yumurta sarısını, nişastayı, unu ayrı bir kapta çırpın son olarakta muzun posasız kısmını ilave edin.
  • Bu karışımı kaynayan süte azar azar dökerek ilave edin. Muhallebi kıvamına gelene kadar pişirin.
  • Ben kaplara pay ettiğimde tatlı çok az olduğundan ( 5-6 kase)  aralarına biskivi kırdım. Dilerseniz siz bu malzemeleri 2 katına çıkarabilirsiniz.

Akla düşen annelere dair..

cats 4  

Bir kaç gün oldu, yolum Fındıkzade’ye doğmadığım ama büyüdüğüm  o minik şehre düştü.. Benim anılarda gizli detayları saklaması ile koca bir şehir gibi görünen o güzelim eski İstanbul semtine..

Çocukluğumun kalp çarpıntılarını, düştüğümde kanayan dizimin acısını, bozulan çamaşır makinesinin merdanesinin yerine çamaşırları ellerimizle sıktığımızın öfke homurtularını, cami çeşmesinden bidonlarla su taşıdığımızı, dolayısı ile su kavgalarını, soğuktan ürperen bedenimizle kömürlükte odun kırma seanslarımızı, kapı gıcırtılarını, mis süt paketlerini evde patlatışlarımızla yediğimiz dayakların zırıltı seslerini, komşumuz için kendimizden bile vazgeçebileceğimiz dostluk bağlarımızı, baba gelmeden sofraya oturmama gibi anlamlı ve özel geleneğimizi, ‘ben’ ‘ sen’ ‘o’ gibi tekillik yerine “biz” in çok olduğu günleri saklayan o koca şehir..

Ağabeylerimiz top oynarken, biz artan kumaşlarla yapılmış, içleri çaputlarla doldurulmuş, kaşları ve dudakları annelerimizin hünerli elleri ile işledikleri bebeklerle oynardık.. Et Bebeğimiz yoktu ama bir bez bebeğimiz tabi ki vardı.. Soba başında annemin bez bebeğime elbise ördüğünü dün gibi hatırlıyorum, boğazımdaki düğüm ile…

Bu satırları yazarken sonra aklıma annem düşüyor:

Geçen sene ramazan ayında iftara 2-3 saat kala buluşup sanki tarihi bir tur yaparcasına eski semtimizi, mahallemizi yani bizim için şehrimizi gezdik.. Eski Parlar Pastanesinden meşhur tatlımızı, Cerrahpaşa Fırından Havuçlu Kekini, Çekirdekli Galetasını aldık. Komşuların camını ‘tık’ ladığımız, içeri buyur diyecek güzel tebessümlerini, ansızın gelen eski komşuya Allah ne verdiyse iftarına kal yalvarışlarını içimize çeke çeke yaşadık.. Annemin ertesi gün göz yaşları içinde “bana bundan iyi bir şey yaşatamazdınız” dediği kısa bir ışınlanma yaşadık geçmişe ve onun tatlı özlemine.. Arada yarım saatlik bir mesafe değil de, uzun yolculuklar sonrasında varılacak bir gurbet şehriymiş gibi annemin üzülmesine mi yanayım, yoksa daha güzel bir evde daha iyi koşullarda yaşadığı halde Fındıkzade de ki eski muhabbetini aynı yerde devam ettirememesine mi yanayım.. yok yok ben en iyisi İstanbul’u yüksek yüksek beton yığınları arasında ruhsuzlaştıran düzene yanayım..

cats 2

İşte böyle bir mesai gününde akla anne düştü ise, 3 ay önce iki anneme kurduğum bu sofrayı yayınlama isteği doğar.. Evet meyvelerden de anlaşılacağı üzere yazın başıydı.. Kayınvalidemin bize bir kaç haftalığına misafir olması ile iki anneyi buluşturduğumu yazmıştım instagram sayfamda.. Üzerinden zaman geçsede sizlere ilham olsun bana da anılarla dolsun diye yayınlıyorum..

  •  Kristal bardaklar anneciğimin çeyizinden. En az 30 yıllık
  • Tatlı kadehleri diğer annemin (kayımvalidemin) Almanya ganimetlerinden.. Fransız malı en az 40 yıllık..
  • Ekmek sepeti örtüsü yine annemin çeyizinden iğne oyası..

cats 1

İş çıkışı bir kaç gün boyunca kayınvalide gelecek telaşı ile temizlik yapınca ilk akşamı çay masasına çevirebildim. Yemeği yetiştiremeyen gelin süslü sofra kurarak anneciğinin gözünü nasıl boyar adlı çalışmam:)

cats

2013’ün 2. İftarı & Salçalı Köz Patlıcan Salatası

DSC_0231

Çok iyi bilirim planların, hedeflerin şaşma ihtimalinin tutma ihtimalinden yüz kat daha fazla olduğunu. Bundandır ki bendeki hırs ve inat tavan yapmıştır. Kolay pes edemeyen bir huya sahip olmanın yorgunlugu sardı beni. Oysa ben herşeyi bırakıp gitmek isterken kendimi ayaklarımdan zincirliyorum bu şehre ve bu şehrin keşmekeşliğine..

Oysa hayalimdeki evde yaşamak hayalimdeki insan olmak için her gün dua ediyorum…

Ben, muazzez ! Bir karadeniz kızı.. Tıpkı dalgaları gibi dik ve hoyrat..

DSC_0228

Aslında uzun mu uzun içimi döktüğüm bir mektubum var size.. üsteki paragraf oradan bir kaç alıntı..

Benim Yuvacık vaktim gelmiş..

Lakin Mısır’da kardeşlerimiz mutsuzken benim bu börtü böcek misali konularım çok anlamsız diye düşündüm ve sonra yayınlamak için erteledim.. Bu dönem bizim için bol bol şükür ve dua vaktidir. Rabbim kadir gecesini yakalamayı ve ihya etmeyi nasip etsin..

cats

Bu masam abim, yengem ve yengemin annesi içindi. Misafirlerim ağır olduğundan konsepti ne kadar klasik seçsemde yiğenim lamia için aralara renk katip onu mutlu ettim. Bu sene elhamdülillah kolay oruç tutsamda işlerden pek vakit ve derman kalmıyorki şöyle yemeklerimle misafirlerimi mutlu edeyim..

Menü sizlere fikir vermesi için yazıyorum

  • Tarhana Çorbası
  • Karnıyarık + Salçalı Biftek + Pilav
  • Lahana Sarması
  • Salçalı Patlıcan Salatası
  • Zeytinyağlı Mantar Salatası
  • Oreolu Pasta

DSC_0250

Bu pasta diğer hazır tatlıların yanına yapılmış  pratik pastadır. Kimin özel isteği olduğunu söylememe gerek yok sanırım:) Tarifi gelecek inşallah..

DSC_0264

 Bunun da tarifi gelecek inşallah..

SALÇALI KÖZ PATLICAN SALATASI

DSC_0261

Bizim evde salata fazlası ile sevilir veyinir. Kahvaltı sofralarından tutunda misafir sofralarına kadar bir kaç çeşit salata muhakkak olur. Heleki patlıcansa mevzu yazdan közler dondurucuda saklarız. Köz patlıcanlı tarifler uydurur dururuz.. Sizde salata tarifi arıyorsanız bir deneyin derim..

  • Kişi sayısı kadar közlenmiş patlıcan ( ben 3 adet kullandım)
  • Küp doğranmış 2 soğan.
  • 2 yemek kaşığı salça & kavurmak için yarım çay bardağı kadar zeytinyağı
  • Tuz, susam ve karabiber,limon

Patlıcanları kendi usulünüze göre közleyin. ( Fırında yağlı kağıt üzerinde közleyebilirsiniz. Közlemeden önce üzerinden 2 kez bıçakla delmeniz gerekiyor). Soğanları zeytinyağında 1 dk kavurup salçayı ilave edin. Salçanın çiğ kokusu çıkana kadar kavurmaya devam edin. Çatalla ezdiğiniz patlıcanlarıda ilave edip baharatlarını aktarın. Soğuk servis ediniz. (ben bir parça nar ekşisi de ilave ettim)

Fıstıklı Antep Katmeri

DSC_0215

Anacığımın yanakları al al olduğu günler.. Kaldırımların arnavut olduğu, beyazların kazanlarda kaynatıldığı, salça tenekelerinin saksı olduğu günler..

Şuan vitrinimizi süsleyen, gelen konuklarımın antika gözü ile baktığı 3 tas bakırım var benim.. Eğik bükük, yamuk yumuk.. Kalayı dökülmüş, beti benzi atmış..

Yaşının 40’a yaklaştığı 3 tas.. Benim onlara yüklediğim kuvvetli duygular olmasa gözüme bir çoğu gibi antika gibi görünecek ve beni dalıp dalıp eskilere götürmeyecek..

Anneciğim neredeyse her gece bu taslar içinde ılık süt, çiğ yumurta, bal karışımı yapar uyku arasında bize içirirdi. Aynı tas yokluktan olsa gerek, yemek sonraları içine konulan ılık su ve pril sayesinde ellerimizi yıkama aracı olarak kullanılırdı. Annem bu tasların içinde kendi ördüğü elbeziyi yıkar minik ellerimizi bir güzel siler ve sofradan kalkma iznini verirdi. İzin diyorum çünkü o izni almadan kalkarsak, sınırdan kaçak geçiş yapmış vatandaş muamelesi görürdük:)

DSC_0224

Bu tatlımı yaptığım masamın misafirleri için annemin tatlı sözü vardı. Kendisi şuan uzaklarda olunca bana hasreti ziyadesi ile düştü.. Tatlıyı da onun tarifine göre yapınca annem kadar olmasa da güzel yapabildiğime inanıyorum. Kolay ama muhteşem ötesi lezzetli bir tarif. Denemenizi bilhassa öneririm.

DSC_0211

İftara ne tatlı yapsam, iftar menümde tatlı eksik diyorsanız size mükemmel bir tarif.. Fıstığınız yoksa aslı ne kadar fıstıklıda olsa bütcemizi sarsmamak adına cevizle de deneyebilirsiniz..Lakin ben de annemde cevizle hiç denemedik, denerseniz sonucu bana da bildirir misiniz? :)

Malzemeler: (12 kişilik )

  • 2 kutu kaymak
  • 1 su bardağı fıstık ezmesi
  • 200 gr tereyağı
  • 1 paket baklavalık yufka
  • Toz şeker

resim 3

Yapılışı:

  • Tereyağımızı derin bir tavada eritin, mümkünse 30 sn kadar da kaynatıp çiğ kokusunu uçurun.
  • Tezgahınıza bir kat baklavalık yufka serin. Üzerini az miktarda yumurta fırçası ile tereyağı ile yağlayın.
  • Yağladığınız yufkanın üzerine bir kat daha yufka serin, yağlamayın. Tam ortasına kare şeklinde olacak şekilde kaymağı top top koyun. Koymağın üzerine fıstık ezmesini ve 1 yemek kaşığı (tepeleme) toz şekeri serpin.  Bu malzemeleri yaparken resimdeki gibi yufkanın tam ortasına gelecek şekilde ve mümkünse kare şeklinde koyun.
  • Ardından yufkanızı önce uzun kısmından, sonra diğer kenarlarından ortaya eşit şekilde kapatın.

resim 4

  • Yine tereyağı ile yağladığınız teflon tavada arkalı önlü kızartın.

Dip Not: Baklavalık hamur kullandığım için, çok dökülen kıyır kıyır bir katmer oldu bu tarif. Ben yenmesi kolay olması açısından büyük kare katmerleri 4 eşit parçaya mutfak makası ile kestim. İlk resimlerdeki minik karelerden servis tabağına dondurma ile servis ettim. Eğer siz baklavalık hamur açabiliyorsanız kendi yufkanız ile yapın. İnanın bu hazır yufka ile bile çok lezzetli oldular:)

2013’ün İlk İftarı ile Huzurlarınızda Ben:)

DSC_0143

Arayı çok uzun tutunca söz nereden başlayacağımı bilemedim. En iyisi hiç bir şey yokmuş gibi davranmak dedim:)

Facebook, instangram dan da beni takip eden okuyucularım nerede neler yaptığımı görebilseler de bir kısım takipçilerimle ne yazık ki epey özlem oluştu aramızda, Saliha Hanımı, Kumsal Deryamı, Çiğdem Hanımı, Kübra Hanımı, Tuba Hanımı, Hatenim_ce yi:) Yelizimi kısaca ben hepinizi çok mu çok özledim:)

Bu sene Ramazan ayı ile artık besmele çekelim ve bu uzun araya son verelim istedim. Öncelikle Ramazan-ı Şerifiniz hayırlı olsun efendim..

 

DSC_0168

Daha evvel bahsettiğim gibi ve hatta sitemi ihmal etmemin asıl sebeplerinden olan yeni işimiz sayesinde ben daha bir yoruluyorum. Özellikle ilk kuruluş aşamasındaki üstün performansımız ile harcadığım enerjimi geri toplamış değilim. Bu sebeptendir ki menülerim biraz kolaya kaçıyor :)

Kısmetse bu akşamda 6 kişilik çekirdek misafirim var. Minik yeğenim için ufak vurgular yaptığım güzel bir iftar masası daha:) Beni bekleyen tonlarca evrak ve eve gelecek misafirin heyecanlı telaşı içinde yazıyorum size.. Kırmışım zincirlerimi :)

2013 1. iftar menüsü:

resim 2

  • İftariyelik Tabağı (daha farklı iftariyelik tabağı için TIK )
  • Havuç Salatası
  • Salça Soslu Köz Patlıcan Salatası
  • Patatesli Rulo Börek
  • Rendelenmiş Salatalık ile Yoğurtlu Mantı ( bu farklı ama güzel fikir teyzemden)

DSC_0200

  • Manisa Kebabı

DSC_0211

  • Kaymaklı, Fıstıklı Antep Katmeri

MANİSA KEBABI

Manisa Kebabı oldukça basit yapımı kolay bir yemek. Gösterişi ile misafirleriniz için rahatlıkla yapabileceğiniz gibi krepi sayesinde yemeğin yanına pilav yapmanızda gerekmeyecektir.

resim 1

Krep Malzemeleri ( 6 adet için):

  • 2 yumurta
  • 2 çay kaşığı tuz
  • 1. su bardağı süt
  • 2 su bardağı un
  • 1 şişe maden suyu

Tüm malzemeler maden suyu hariç güzelce çırpılır ve son olarak maden suyu ilave edilip karıştırılır. Kızgın yağlı tava tereyağ ile yağlanır malzemeden bir kepçe tavaya aktarılır. Arkalı önlü kızartılır.

Not: Krep tarifini Cahide Ablanın sitesinden aldım, öncelikle kendisine çok teşekkür. Her tarifi ayrı bir güzel ama bu krep tarifi ap ayrı güzel..

İç Malzemesi İçin:

  • 500 gr kuşbaşı et ( ben 12 adet için daha fazla kullandım)
  • 1 kutu haşlanmış konserve bezelye ( 2 su bardağı)
  • Tuz, karabiber

Eti teflon tenreyece alıp kaynama noktası başlayınca altını oldukça kısın suyunu salıp çekinceye kadar yavaş yavaş pişirin. Burada hızlı pişmesi için acele ederseniz etin suyunu kaybedersiniz tersine geç pişmesini sağlarsınız. Eğer bu şekilde pişirmeyi tam yapamıyorsanız ve varsa düdüklüde ön pişirme yapıp etinizin suyunuz süzüm teflon tavada biraz kavurun. Haşlanmış bezelyeyi, baharatları ilave edin.

Soğuya krepleri resimde görüldüğü gibi bir kase içine oturtun ve tam ortasına iç malzemesinden koyun. Sıkıca yanlardan katlayarak kapatın. Tepsiye ters çevirin. Üzerine halka domates ve biber ile süsleyip fırında ısıtıp servis ediniz.

Not: Ben krepler parlak görüntüde olsunlar diye tereyağ ile salçayı kavurup yumurta fırçası ile üzerinden geçtim..

Eski’ye & Bugün’e dair..

1

Şeklin ve şemalin önemini düşünürken nereden geldiyse aklıma annemin kuzinede pişen keklerini hatırladım..

8-10 yaslarındayım, hayal meyal hatırlıyorum, anneme aldığım ilk hediyeyi.. İlk kez dogum günü kutlamanın heyecanı icinde babamın verdigi para bir yas pastaya bir de paşabahcenin dilimli cam kek kalıbına yetmişti. Eldekilerle en fazla yapılabilecek tatlı olduğundan bizim evde, her ev de olduğu gibi sık sık kek pişerdi.. bende o kekler sayesinde annemin en sevdiği tatlının kek olduga inanmış ve ona aldığımız ilk hediyeyi bir kek kalıbı olarak seçmiştim.. O gün bügündür kekten tad alamaz oldum..
Yıllar yılları kovaladı ve ben o kek kalıbına yenilerini ekledikce kekin lezzeti damağından yavaş yavaş değişti.. Kek suret değiştirdikte tadı ve lezzeti başkalaştı adeta ..
Şimdi kendi mutfağımda binbir çeşit kek kalıbı ile başbaşayım..
Pişen her kekin kokusu eve dağıldıgında ben annemin keklerini hatırlarım, ilk tattıgımda da  hüsrana ugrarım.. Hiç bir kek annemin kuzinede, yuvarlak alimunyum tepside pişirdiği gelişi güzel kekleri kadar lezzetli olamaz..
Düşündükçe içime sığmayan bir hüzün kaplar ansızın..
O keklerde imkansızlıkların verdiği bir mücadele saklıdır. Yıllarca kullanılmaktan  bitap düşmüş bir çırpma teli ile karıştırılmış bir malzemeden çıkmadır.. Annemin zar zor aldığı, en ucuzunu bulmak için pazar pazar dolaştığı, gramını dahi israf etmediği unu saklıdır.. Ne olur çikolatası çok olsun diye yalvarışlarımıza rağmen kırmamak adına bir iki çay kaşığı buladığı,  kakao sayesinde yerken çikolata yediğimizi sandığımız çığlıklarımız saklıdır.. Kenarlarını yemek için kardeşlerle sıra kavgasına girişlerin tatlı telaşları da saklıdır. Bayatladığında süte batırılıp yemenin hazzı saklıdır.. Komşuya verildiğinde bitecek korkusu yaşamanın çocukluk duygusu saklıdır.. Verilmenin bereket bereket geri dönüldüğünü anneden öğrenmek te saklıdır…..
DSC_1062
Beni instagramda takip edenler çok iyi bilir, bu sofranın haftalar önce hazırlandığını. Aldığım onlarca güzel mail ile beni sorup, yanlız bırakmadığınız için de çok teşekkür ederim. Kardeşim çok şükür iyi. Onun iyi olması ile sevinirken anneciğimin geçen hafta bizi ufak bir korku ile üzmesini atlattık.. Ailecek büyük imtihandan geçiyoruz.. Asıl korkum imtihansız bırakılmamızdır..
cats 1
Bu sofrada verilecek ne bir tarif ne der bir ayrıntı var. Sizleri burayı öyle çok özlüyorum ki anlatamam. Bu arada yeni işimiz neredeyse 4. ayını doldurmak üzere. Her geçen ay içim daha bir kıpır kıpır ediyor.. Rabbim tüm yeni iş kuranları içinde de bizi muvaffak eylesin..
Bu sofra Müjgan’nın ayaklanması şerefine hazırlanmıştı. Sabah işe giderken sadece Pırasa ve Pasta bir de sofrayı kurunca ortaya ancak böyle bir sofra çıkabildi. Ben “kusura bakmayın” dediğimde de babam “bizde akşamları hiç böyle sofra kurulmuyor” diyerek farkında olmadan annemi güldürdü:) Yayınlamak yeni nasip oluyor.
Menüyü yine sizlere fikir olması için vereceğim;
page3
Menüde;
  • Zeytinyağlı Pırasa
  • Közlenmiş Patlıcan Salatası
  • Meksika Fasülye Salatası
  • Arpa Şehriye Pilavı & Tavuk But

page2

  • Annemin Gül Böreği
  • Fırında Mantar
  • Çilekli Pasta

Dip Not: Canım ablama (eltim) bana hediye ettiği kuşlu servisliği için buradan da teşekkür edelim:)

Can..

çiçek

Dün dünde kaldı cancağımız, bugüne bakmak gerek..

İnsanın bir canı var derlerya hani değilmiş öyle, geçtiğimiz haftalarda anladım. Yeğen kardeşten, torun evlattan daha tatlıdır derler ya hani onu da çok iyi anladım ! Sadaka belayı musibeti korur ya da hafifletir derler ya hani, onu da içime mıh gibi kazıdım..

Gözyaşlarımı içime akıttım derler ya hani, onu bizzati yaşadım..

Canım kardeşim, bir yaşındaki yeğenimin annesi, göz ağrım, canparem.. ikinci canım..

Müjganım..

Bu yürek her atışında sanki bir onun için atarmış bir de benim için.. Bu yürek ondan önce bir yeğenim için atarmış bir onun için..

Kötü bir kaza ile belinde onu yatağa bağlayan üç kırık ile hayata gülerek devam eden, ablasına şükrün ve sabrın işte böyle olduğunu gösteren kalbimin, canımın gizli sahibiymiş meğer..

Bir yaşındaki yavrusunu kucağına aylarca alamayacağını bilse de, ihtiyaçları için otuzundan sonra bile bebek halleri gibi anneye muhtaç olsa bile of demeyerek, puf demeyerek şükreden bir kalba sahip güzel kardeşim benim..

O gecenin şokunu atlattığımı zanneden ben..! az evvel elim ayağım haftalar sonra bile boşalınca en iyisi buraya yazmak ve hepinizden dua istemek olduğunu düşündüm. Rabbim son altı aydır bize yaşattığı imtihanları ile ne güzel sorgulamalar yapıyor. Muvaffak olmayı nasip eylesin ve tüm hastalara içinde de benim kardeşime tez zamanda şifa lütfetsin..

Selam ve dua ile..

Güzel Bir Pasta & İçimde Saklı Üç Nokta…

DSC_0550

HANGİ MEVSİM

Mevsimlerden ilk bahar.. Bahçemde kıştan çıkma bir bahar esintisi. Zorlu bir süreci atlatmanın ılık bir havası var. Tohumlarım kök salmış. Sıcak yaz günlerine el sallıyor adeta. Günler yavaş yavaş ısınmaya başlıyor. Her sabah bir başka güzel sanki.

Bir sonraki gün bir önceki günden daha sıcak günlere gebe. Heyecanın doruklarındayım… Filizlenen tohumlar meyvelerini vermek için hazırlanıyorlar. Bense iyi bir bahçıvan olmak için hazırlıklar içindeyim. Biraz endişeli, biraz aceleci…

Çok sürmez bu mevsim diyorum. İyi bir bahçıvanlık için kolları sıvamak, ekilecekleri en doğru şekilde ekebilmek, ekilmiş olanları ise iyi aşılamak gerek diye düşünüyorum. Acelecilikle yüzüme gözüme bulaştırmamak için doğru nefeslerde almak istiyorum. Hatta bu sırada çok yaz görmüşlere soruyorum. Ekmiş, biçmişlerin tecrübelerini asla es geçmiyorum. Biliyorum çok sürmez bu bahar..

Bahar temizliği, bahçe işleri, yeni yeni deneyimler hatta tecrübesizliklerle hızlı geçen bu baharın ardında yaz günleri gelecek diyorum. O bunaltan sıcağı ile dizlerimde derman bırakmayacak. Zar zor nefes alacağım diyorum.

Yaz gelip çatıyor. O muhteşem ihtişamıyla yüzünü gösteriyor. Yeni bir mevsim diyorum. Ekilenleri dahada kuvvetlendiren bir güneş çıkıyor. Filizler kocaman bir fidan oluveriyor. Lakin biraz ağırlaşıyorum. Bunaltan sıcak günler ağırlığını basıyor. Tatil kaçamakları düşüyor akla. Birazda bahçeyi hatta evdeki kediyi bile boşluyorum. Camın önündeki menekşe bile bu günlerde susuz kalıyor. Tatil diyorum. Bu günlerde hak edildiği sanılan tatil!

Oysa ilk baharda yaz için ne güzel günler planlamıştım. Yaz gelecek en iyi şekilde dinleneceğim diyordum. Güneşli günlerde hoplayıp zıplayacağım diyordum. Bu denli hızlı geçeceğini bilmeden hayaller kuruyordum.

Sonbahar geldi.. Yapraklar kuruyup dökülmeye başlarken, sorgulamalarım arttı diyorum. İlkbaharı yaşarken sonbahar ne hızlı geldi diyorum. Kış bu kadar yakınmış diyorum.. Yaz derken kışın hazırlığına vakit kalmışmıydı diyorum. Oysa ilk baharda ektiklerimi bile tam anlamıyla biçememişken. Hayıflanıyorum ihmal ettiğim kedime, menekşeme.. en güzel mevsimde onları ihmal etmeye..

Derin bir sessizlik içine bürünüyorum. Elim ne baltaya gidiyor ne oduna, ne kazmaya ne küreğe. Yok diyorum kışa hazırlık yapmak gerek. Ama nafile. Öyle çok yorulmuşum ki derman kalmamış bedende.

Şimdi soruyorum hangi mevsimi yaşıyorum diye, kendi kendime.. Sorgulamalarımın yerini inancım alıyor. Hangi mevsimde olursam olayım gerçek baharın geleceğini düşlüyorum. İnanıyorum her tohum bir filiz verecek, her filiz bir fidan olacak ve her fidan meyve verecek. Çabaların boşa çıkmayacağı ebedi bahar da gelecek…

page 1

Bu pastayı hayatının baharında iki arkadaş için hazırlamıştım. Yine sipariş üzerine çalıştığım bir pasta olmuştu. Aynı işyerinde çalışan iki arkadaşın aynı dönemde askere gitmeleri üzerine şirketlerinin kendilerine bir süpriziydi.

page2

Pastamızın içi bol çikolatalı bir pasta olmuştu..

 

 

page3

Zeytinyağlı Taze Börülce & Dondurucuda Börülce Saklama

börülce 1

Masada beni adeta boğazlayan evrakları bir kenara topladım. Günlerdir aman masama dokunmayın, bir evrakı bile almayın dediğim, hizalarının bile bozulmasını istemediğim, dosyaladıkça düzen bulduğum masamı yeter artık nidaları ile ansızın üst üste topladım. Sanki bunu yaparken sizlerle aramda derin bir uçurumdan kendimi kurtarmış gibiyim..

Yeni bir iş yeni bir doğan bebek gibiymiş, öğrendim. İlk günler gelme heyecanı yaşarsınız ya aynen öyle bir heyecanla başladı. Doğduğu ilk gece/ilk ay uykusundan yeni uyandığı için gözünü gözledik adeta. Şuan 3. ayımızdayız ve şiddetli gaz sancıları ile baş başayız:)

Benim için ne kadar adrenalin dolu da olsa ben bu işi çok sevdim. Elhamdülillah artık işe daha keyif ile gidip geliyorum. Yoğunluk beni motive ediyor, kendimi iyi hissetmemi sağlıyor. Birkaç haftaya kalmaz bu tempoda benim için rutine girince misafir ağırlamak istiyorum evimde. Evde misafir ağırlamayınca kocaman evi boşuna işgal ediyoruz gibime geliyor.

Lakin bu 3 ay bana haftalarca pazar günleri dahil-tatil yapmadığımız yorgun bir beden bıraktı. Sadece bir iki defa istisna tatil yapmalarımız da eşim ve ailemle geçirdiğim için burayı ihmal ettim. Ve artık uzun bir süre cumartesileri çalışma kararı aldık.

Akşamları 20.00 den az olmayan mesailer yüzünden de birçok kez üzülerek hazır yemeklere yöneldik. Ben yine fırsat buldukça sebze yemekleri, zeytinyağlılar, pratik tatlılar yaptım. Akşam 9 da mutfağa girilince ne yapılırsa..

Derin dondurucumu ilk kez bu kadar çok sevdim. Eski yoğunluğumum üç katına çıkması ona bağlılığımı artırdı. Bu yaz onu doldurmak için daha çok çaba göstereceğim..

Beni FACEBOOKTA takip etmek için TIK TIK

Yine beni İNSTANGRAM da takip etmek için TIK TIK

ZEYTİNYAĞLI TAZ BÖRÜLCE

cats

İşte bu yemeğimde soyunma odama aldığım 6 kapaklı derin dondurucum sayesinde yapıldı. Ağustos ayında müşteri ziyaretimden sonra bir sanayi sitesinin yanında rastladığım pazardan almıştım. Arabayı anlamsız yere park edip koşa koşa pazarı turlamış ve bu börülceleri iki gün bagajda unutmuştum:)  Şimdi hem dondurucuda nasıl börülce saklarız hem de nasıl pişiririz tarifini verelim. Yaz için şimdiden hazırlık olsun sizlere.

Bu tarif kışlık hazırlığı için, diyet yapanlar için, davet sofralarında hafif yemekler tercih edenler için gelsin..

DONDURUCUDA KIŞLIK BÖRÜLCE

  • Dilediğiniz kadar satın aldığınız börülceleri başlarından ayıklayınız. Bu sırada nazik olunur ve asla kırmayınız. Uzunluğu pişirdiğinizde görsel olarak daha güzel olacaktır.
  • Bol su ile yıkadığınız börülceleri tencerenize alınız ve bir miktar su ekleyiniz.
  • Ben çok olan tencereye yaklaşık 2 su bardağı su eklediğimi hatırlıyorum.
  • Tencerenin altını çok kısık ateşte yakınız. Tencerenin kapağını açmadan börülcelerin renginin değişmesini annelerimizin takibi ile ölmelerini sağlayınız.
  • Bu sırada sizin dikkatiniz çok önemli. Hem tencerenin kapağını fazla açmamanız lazım hem de çok fazla pişirmeden, rengi değişir değişmez ocaktan almanız lazım. Mümkünse başından ayrılmayın.
  • Tencerenin kapağını açmamanız neden gerekiyor? Çünkü börülceler az miktar koyduğumuz suyun buharı ile ölüp renk değiştiriyor.
  • Bu işlem biter bitmez çok fazla ölmemeleri için içindeki su ile tepsilere dökünüz.
  • Tamamen soğuyan börülceleri buzdolabı poşetine hava almayacak şekilde dilediğiniz ölçülerde pay ediniz.
  • Ben derin dondurucunun hem kokusunu içine almaması için hem de kendi kokusunu derin dondurucuya vermemesi için muhakkak 3 kat poşet uygularım. Tercih sizin.

ZEYTİNYAĞLI TAZE BÖRÜLCE

  • Tencerenizin altına 2 adet soğanı ay dilimi şeklinde kıyınız ve üzerinden yarım çay bardağı zeytinyağı gezdiriniz. Unutmayın zeytinyağı çabuk yanan bir yağdır. Bu yüzden soğan ile birlikte tencereye ilave etmeli, yağı ısıtmamalısınız.
  • Hafif kavurduğunuz soğanların üzerine börülcenizi ilave edip göz kararı su koyunuz. Bu ölçü börülcenin 1/3 ü miktarından da az olmalıdır. 2-3 adet küp şeker atınız.
  • Zeytinyağlı bir yemek olduğundan suyu az tutup buharında pişirmeye ama dibinin tutmaması içinde kısık ateşte pişirmeye özen gösteriniz.
  • Soğuyan yemeğinizi servis tabağına alıp arzuya göre bir miktar zeytinyağı daha ilave ediniz. Afiyet şifa olsun!

Günaydın:) Çekiliş Sonucumuz Belli Oldu..

114

Güneşli bir cumartesi sabahından herkeze günaydın!

Öncelikle tüm yorumları ile çekilişe katılan izleyecileri teşekkür ederiyorum. Yorumlarınızın hemen hepsini en bir kaç defa okudum. Kimisinde mutlu oldum, kimisinde duygulandım, kimisinde göz yaşı döktüm. Parmaklarım klavyeye gitti geldi sizlere cevap yazabilmek için. Lakin benim yorumlarımın sıraya girmemesi gerekiyordu, sessiz sessiz oturdum.. Hepinizin koca koca yürekleri bu tempolu zamanımda içimi ısıttı..

Son iki aydır alışkanlık haline getirdiğimiz hafta sonu mesaisindeyim:) Öncelikle hafta içi geç saatlere kadar eve gidememenin ve cumartesi – pazar günleri dahi çalışmamanın yüzünden yemek yapamaz oldum. Akşam 20.00 lerde ofisten çıkınca yemek yapmaya ne derman kalıyor ne de zaman. Şubat ayının 15 ine kadar hafta sonları da çalışma kararı aldık. O vakte kadar lütfen sabırla bekleyiniz. Yinede dipte köşede çektiğim resimleri yükleyebilirsem tarifsiz bırakmamaya çalışacağım sitemi. Böyle dediğime bakmayın, bir yandan da 2 şubatta yeğenimin doğum günü için de bir parti organize etmeyi hayal de ediyorum !!

Rabbim güç kuvvet versin ve şu yeni işin hem hayrını görelim hem de emeklerimizin karşılığını. Sizlerden de ayrıca dua bekliyorum. Benı dualarınıza da katınız. Sizler inanın benim dualarımdasınız. Rabbim evlerinize bol hayırlı rızık nasip eylesin..

Sıra geldi çekilişin sonucuna:)

Talihli arkadaşımızı besmele çekerek Random.org ile seçmiş bulunmaktayım:)

Hatemim_ce diyor ki:

Nerdeyse hergün ziyaret ediyorum sizi :) Sık kullanılanların en başında duran “Tanerinişi” ne tıklayınca bir heyecan kaplıyor beni, acaba …

yorumu ile yazan arkadaşımızı tebrik ediyorum. Hediyesini ulaştırabilmem için tanerinesi@hotmail.com adresine mail atmasını rica ediyorum.

Kazanamayan arkadaşları lütfen üzülmeyin. Bir dahaki sefere bir masa kurup o masadaki her şeyi vermeyi hayal ediyorum, nasıl fikir?

Lahana Sarması & Çekiliş:)

DSC_0764

Kocaman bir evim var benim! O kadar büyük ki size buradan anlatmakla bitiremem. .

Kapıdan girer girmez kendimi büyük bir han’a giriyor gibi hissediyorum. Ben içinde ufacık tefecik kalıyorum. Bir temizliğe başlasam sanki günlerimi alacak gibi geliyor. Ne kadar çok eşyam var diyorum. Bu kadar büyük bir evi doldurabilmek için alınmış sayısız eşya. Saymaya kalksam 1.000 parça eder her halde. Evi ölçmeye kalksam eminim bir tam günümü alır diyorum; içim ürperiyor!

Benim kocaman bir evim var, sizin de var mı soruyorum ?

Ben çokta zenginim. Sayısı 1.000 parçayı bulan eşyalarım servetimin bir parçası. Siz de zengin misiniz diye soruyorum?

Aslında benim evimde bir çoğumuzun ortalama ölçülerinde olan bir ev. Sadece 110 metrekareden oluşan evimi eğer karışla ölçmeye kalkarsam kaç günümü alır? Ya da  eşyalarımı toplu iğnelerimi bile teker teker sayarsam  1.000 ‘i bulur mu? Sadece bir çoğumuzda bulunan 12 kişilik yemek takımında bile neredeyse 100 parça olduğunu hatırlarsak 1.000 rakamının çok az kaldığını düşünebiliriz.

Peki evim neden bana bu kadar büyük geliyor?

Lütfen bu soruyu birlikte cevaplayalım. Ben kendi cevabımı yazana kadar yorumlarınız ile bana yardımcı olur musunuz? Daha önce bahsettiğim “çekilişi” bu yorumlar içerisinden kura ile yapacağımızdan  bu vesileyle çekilişe katılmış olmanızı da rica ediyorum.. Lütfen adaletli olmak adına sadece birer yorum yazınız..

Çekiliş 18 Ocak 2013 saat 23.59 da sona erecektir. Talihli arkadaşımızı kura ile belirleyeceğim. Buradan beni hiç yanlız bırakmayan, varlıklarını hep hissettiren, benim ikinci ailem olan sevgili takipçilerime bol şans diliyorum. İnşallah hayırlı bir çekiliş olur!

Özetlersek bu postun altına yorum bırakan talihli arkadaşımıza 4 adet aşağıdaki resimde görülen dikdörtgen servis  tabağı hediye ediyoruz. Bu tabaklarla kalmayıp masalarımda kullandığım objelerden de süpriz bir paket hazırladım. Kürdan, minik tavalar, pembe kovalar v.s Süprizzz:)

DSC_1727

Lahana Sarması

Canım bol salçalı, kıymasız kapuska çektiği için aldığım lahanayı eşimin “benim kapuska sevmediğimi biliyorsun” tepkisi ve “sen kendine yap,ben kahvaltılık yerim” demesine rağmen sofrada beylerin gözünün doymasının daha önemli olduğunu düşündüğümden:) lahanayı bu iş temposuna rağmen lahana sarmasına çevirdim. Yapalı ve tüketeli 3 hafta da olsa hala kendime şaşıyorum. .

Son iki aydır neredeyse her akşam mesaiye kalıp 19.30 ya da 20.30 çıkıyoruz. Cumartesileri tam gün çalışma alışkanlığı edinmemiz de an meselesi:) Sağlık sıhhat versin Rabbim çalışalım ama arkadaşlarımı, dostlarımı, akrabalarımı özledim. Misafir ağırlamayı özledim..

Velhasıl yorumlarınıza sorularınıza geç cevap yazıyorsam sebebi ya ofise uğrayamadığımdandır ya da masama oturacak vakit bulamamaktandır:) Biliniz ve hakkınızı helal ediniz lütfen..

Malzemeler:

  • Orta boy lahana
  • 200 gr kıyma
  • 4-5 çorba kaşığı zeytinyağı yağ ve yarım su bardağı su
  • Yarım su bardağı yemeklik kalın bulgur
  • 1 su bardağı kırık pirinç
  • Karabiber,tuz, 1 yemek kaşığı salça, 1 silme kaşık pul biber
  • 1 büyük soğan varsa bir avuç ince kıyılmış maydanoz (kalmadığı için ben koyamadım)

cats

LAHANANIN YAPRAKLARININ AYRILMASI: Öncelikle benim için ilk öğrendiğim yıllar kabus olan lahana dolmasının en zor kısmı şu kırılgan yapraklarının ayrılmasıdır. Bunun için ilk önce marketten lahanayı alırken dikkat etmemiz gerekiyor. Elinizi yumruk yapıp lahananın otasına basınız ve en yumuşak olanını seçiniz. Çünkü yumuşak olan lahana büyürken sık sarılmazsa yumuşak kalır bu da yaprakların kolay ayrılmasını sağlar. Bir diğer hususta ince yapraklı olanını seçiniz.

Lahananın yapraklarını ayırabilmek için tepesinden resimde görüldüğü gibi HUNİ şeklinde oyup çıkarınız. Ve yaprakları sırasıyla dikkatlice çıkarınız. Kırılmalar veya yırtılmalar sizi üzmesin. Haşladığınızda düzgün olmayan kısımlar bile kolayca sarılıyor. Benim bu lahanam çok güzel çıktığından tüm yapraklarını kolayca çıkarabildim. Eğer siz bir noktadan sonra çok ama çok zorlanıyorsanız benim yaptığım bir yöntem var hemen onu yapınız. En geniş ve yayvan tencerenizi yarıya kadar su doldurunuz. Su kaynadıktan sonra lahanayı içine otutturunuz. Suya değsede değmesede sorun değil. Buharlada yumuşuyor. Su ile yumuşayan yapraklar daha kolay çıkıyor. Burada kaynar suya lütfen çok ama  çok dikkat ediniz. Lahana ağır ve hacimli olduğundan kendinizi yakma olasılığınız daha yüksek.

cats1

LAHANAYI HAŞLAMA: Derin bir tencereye bir çay kaşığı tuz attığınız suyu kaynatınız. Yaprakları 3 er adet şeklinde içine atınız. 1-2 dakika bekletip hızlıca çıkarınız. Ve ayrı bir kapta hazır bulundurduğunuz soğuk su ile şoklayınız. Ve suyunu iyice süzmesini sağlayınız. İç harcı için tüm malzemeleri karıştırınız.

cats2

MUSKA ŞEKLİNDE LAHANA SARMASI : Sıra geldi en zevkli kısma, sarma işlemine. Yapraklarınızın şekillerini bozmayacak şekilde uzun seritler çıkarınız. Ve bir başına iç harçtan göz kararı koyunuz. Muska şeklinde sarmaya başlayınız. Resim size yardımcı olacaktır. Son uca geldiğinizde fazlalık çıkarsa kesiniz. Bu kalan parçaları tencerenizin altına diziniz. Hem yanma korkusu yaşamazsınız hem de israftan kurtulursunuz. Bu yapraklar yoğurt ile çok lezzetli oluyor.

cats3

LAHANA SARMASI: Normal sarma yapmak için yine gelişi güzel yapraklarınızı kesiniz. Başa koyduğunuz harcın yanlardan çıkmaması için bir parça iki yandan içeri kıvırıp yaprak bitene kadar sıkı sıkı sarınız. Sarmaların en son kapanış yerleri altta kalacak şekilde tencereye diziniz. Üzerinden yarım çay bardağı yağı ve 2 yemek kaşık salçayı bir miktar su ile inceltip yaprakların üzerinde gezdiriniz. Tencerenin yanından lahanaların tam yüzüne çıkmayacak şekilde su dökünüz. Ve lahanaların üzerine bir tabağı ters çeviriniz. Kaynama esnasında lahanalar böylelikle açılmayacaktır. Kaynadıktan sonra kısık ateşte pişiriniz.

DSC_0755

FISTIKLI SARMA

fıstıklı sarma

So 15 gündür yılbaşı hariç hiç tatil yapmadan çalışıyoruz. Babam tüm ekip arkadaşlarımıza ” muazzam bir eleman olduğunu biliyorsun değil mi? ” diyerek motive etmeye çalışıyor.

Böyle bir yoğunlukta size yazıyorum:) Bildiğim tek şey ben size hiç kıyamıyorum. Ne olursa olsun sayfamın boş kalmasına dayanamıyorum. Babacığım beni en çok motive eden ne yazıkki sen değilsin:) Sizlersiniz..

cats

Ben bu sarmalarımı çok yeşil gözüksünler diye tek kat ile yaptım ve çok büyük dalgınlıkla sıcak şerbet döktüm:) Lütfen siz tarifteki gibi muhakkak en az iki kat ile deneyin. Ve şerbeti 15 dk kaynatıp ılıkken soğuk sarmaların üzerinden gezdirin. Şerbete parmağınızı soktuğunuzda dayanabileceğiniz ısıda olmalıdır.

Malzemeler:

  • 200 gr rondodan geçirilmiş baklavalık fıstık
  • Küçük paket baklavalık yufka
  • 5 çorba kaşığı tereyağı

Şerbeti için:

  • 2 su bardağı su
  • 1.5 su bardağı şeker

Yapılışı:

  • Tereyağını eritin. Bir miktar kaynatınki çiğ kokusu çıksın. Anne dibinde hafif yanık tortu kalmalı der.
  • Baklavalık yufkadan ikişer kat tezgahınıza serin ve yumurta fırçasıyla yufkayı yağlayın. Dilediğiniz kadar fıstık serpin.
  • Oklava ile yufkanın dar kısmından sıkıca sarmaya başlayın. ( ayrıntılı eski görsellerim için TIK TIK)
  • Yufkayı oklava üzerindeyken büzün ve oklavayı itina ile çıkarın.
  • Tepsiye dizdiğiniz sarmalarınızın üzerinden tekrar erittiğiniz yağdan gezdirin.
  • 180 derecelik ısınmış fırında çok az kızarana kadar pişirin.

Not: Bu tarz baklavaların ince sarılması için çok ince oklavaya ihtiyacınız var. Ben bunun için ahşap bir askılıp alıp pantolon kısmını ayırdım. Yıllardır o parçayı kullanıyorum.

Limonlu Kek

DSC_0333

Son bir kaç haftadır mesai saatlerimizin 18.00 dan 19.00’a hatta 20.00’a uzatılması yüzünden yorgun düşerek gidiyorum eve. Son bir aydır da öğlen yemeğine çıkamadığımızı bugün fark ettik. Hafta sonu cumartesi ve pazar tam gün çalışacağımızı öğrenmenin üzerimde estirdiği psikolojik buhranla yazıyorum size:) Takdir edersiniz ki tarif yayınlamak için size ayırdığım zaman çok kısıtlı oluyor. Bloğuma uğradığınızda eliniz boş dönmesin istiyorum. Haftalar öncesi yayınladığım masama ait bir tarif bu şirin Limonlu Kek. Nasip bugün yayınlamak mış. Hafta sonuna yanında bir fincan kahve ile iyi gider düşüncesindeyim. Beni sorarsanız dağınık bir masada sırt ağrıları eşliğinde çalışıyor olacağım:)

Bu akşam Bursada ailem geliyor. Eşimden olan ikinci ailem. Mesai aralarında vakit bulabilirsem pazar akşamı bütün bir aileyi aynı masada toplamak istiyorum. Dua edin lütfen, bu isteğime enerjim ve vaktimde yetebilsin..

Bana son zamanlarda kek kalıplarımla ilgi çok fazla marka soruluyor. Bu yüzden bu kekimi diğer kalıplarımla birlikte resmettim. Ayrıca muffin kalıplarınıda kullandığım bu ürünleri satın almak için Soft Bowl‘un sitesinin linki için TIK TIK. Daha öncede defalarca bahsettiğim bu markayı tercih etmemdeki en önemli sebep yerli üretici olmalarıdır. Yıllarca çizilme, bükülme derdi olmadan kullanabileceğiniz ürünler size sakın pahalı gelmesin. Bir kere alındığında yağlı kağıt masrafından, önceden yağlama ve unlama derdi olmadan çok güzel kekler elde edebilyorsunuz.  Şiddetle tavsiye ettiğim diğer bir ürünleri için de TIK TIK:)

Kekin pişirme ile ilgili püf noktalarını Havuçlu Kek tarifimden kopyaladım. TIK TIK

Malzemeler: Ben limonlu kekten pek haz etmem. Kız kardeşim için yapılan bu keki sevebilmek adına damla çikolata ilave ettim. Sevdim mi yine de hayır:)

  • 4 yumurta
  • 1 su bardağı sıvı yağ (ben zeytinyağı ve fındık yağını karıştırarak yapıyorum)
  • 1.5 su bardağı toz şeker
  • 2 paket kabartma tozu & dilerseniz 1 paket vanilya
  • 1 su bardağı süt
  • 1 limonun suyu ve yarım limonun rendelenmiş kabuğu(mümkünse sarımsak rendesi ile)
  • 1.5 çay bardağı damla çikolata
  • 4.5 -5 su bardağı elenmiş un

Yapılışı:

  • Yumurtaları ve şekeri 6-7 dk mikserle çırpınız. (önce alçak devirde sonra yüksek devirde)
  • Yağı, sütü, vanilyayı ve bir paket kabartma tozunuve limon malzemelerini ilave edip 2 dk daha çırpınız.
  • Unu ve kalan bir paket kabartma tozunu azar azar ilave ederek aralıklı çırpınız. Tamamını ilave ettiğinizde durmadan 3-4 dk daha çırpınız.
  • Hamuru kek kalıbınıza aktarınız.

1. Not: Öncelikle unutmayınki sıvıların ve toz malzemelerin ölçüleri aynı kapta bile olsa farklılık gösterirler. Benim bardağımın ölçüleri de bu konuya örnek olmaktadır.

  1. Su bardağım 150 gr un almaktadır. Yani kek hamurunda 650 – 750 gr un ile hazırlanmıştır.
  2. Aynı su bardağı 200 gr sıvı almıştır. Bunlar su, süt ve yağdır.

2. Not: Ben resimden anlayabileceğiniz şekilli bir kek kalıbı kullandım. Siz aynı hamuru 24 cm çapında çember kek kalıbınızla veya kare borcam kalıbınızla pişirebilirsiniz. Sadece iki farkı var birincisi ince bir keke sahip olacaksınız, ikincisi pişme yöntemi farklı olacaktır.

DSC_0350

Bu kekimi ikram ettiğim masamı hatırlamak için TIK TIK

Şekilli yüksek bir kalıpla kekinizi pişiriyorsanız pişirirken şu şekilde pişirmenizi öneririm:

  • Keki yapmaktan çok pişirmesi daha önemlidir. Kekimizi soğuk fırına alalım. Fırınınızın sadece alt bölümünü ısıtma özelliği varsa onu seçelim. Fırını 180 dereceye ayarlayalım. Kekimizi önce alttan 15 dk pişirelim. Amacımız kek alt kısmından olabildiğince kabarmasını sağlamamız. Üst kısımdan da pişmeye başlayan keklerin kabarması üsten ağırlaşma sebebi yüzünden daha zayıf olmaktadır.
  • 15 dk sonra fırını normal konuma getirelim. Yani hem alttan hem üsten 180 derece ısıtmaya devam edelim. Bu şekilde fırını 20 dk daha çalıştıralım.
  • Toplamda 35 dk 180 derecede pişmiş bir kekimiz olacaktır. Bu esnada fırının kapağını asla açmamamız gerekiyor.
  • Fırınınızın ısısını 150 dereceye düşürüp bu ısıda da kekimizi 15 dk daha pişirelim. Isıyı düşürmekteki asıl amaç kekin dış kabuğunun yanmadan içinin pişmesidir.
  • Toplamda 50 dk pişen kekimize uzun ve kuru bir bıçak sokup çıkarınız. Bıçağınız temiz çıktıysa kek pişmiştir.Çıkmadıysa 5 dk daha pişiriniz. Benim fırınım 55 dk da pişiriyor. Bu süre fırına göre 5 dk kısalabilir veya 5 dk uzayabilir. Siz 45 dk dan sonra fırının kapağını açabilir ve kekinizi sık sık kontrol edebilirsiniz. Tabi fırını soğutmamak için abartmadan :)
  • Pişen kekimizi kalıbıyla beraber 10 dk dinlenmeye alıyoruz. Daha sonra ılıyan kekimizi ızgara teline çıkarıp soğumasını bekliyoruz. (Sıcakken dilimlemeyelim)

Düz bir tepside pişirmek istiyorsanız. :

  • Kekimizi soğuk fırına alalım. Fırınınızın sadece alt bölümünü ısıtma özelliği varsa onu seçelim. Fırını 180 dereceye ayarlayalım. Kekimizi önce alttan 1o dk pişirelim. Amacımız kek alt kısmından olabildiğince kabarmasını sağlamamız. Üst kısımdan da pişmeye başlayan keklerin kabarması üsten ağırlaşma sebebi yüzünden daha zayıf olmaktadır.
  • 10 dk sonra fırını normal konuma getirelim. Yani hem alttan hem üsten 180 derece ısıtmaya devam edelim. Bu şekilde fırını 20 dk daha çalıştıralım.
  • İlk 30 dk fırının hiçbir şekilde kapağını açmıyoruz. 30 dk dolduktan sonra hamurumuza kuru bıçak veya kürdan sağlayarak pişme kontrolü yapıyoruz. Piştiğine emin olduğumuzda fırınımızdan çıkarıp soğumaya bırakıyoruz.

Pasta Şeklinde Patates Salatası

DSC_0566

Canım arkadaşımın şu masasındaki TIK TIK  salatası ile devam ediyorum tariflerime.. Yine özel istek bir tariftir. Ben lezzetine kefilim, hem hafif hem de çok şık bir salata. Pasta görünümü ile süslü bir salata elde etmek istiyorsanız buyrun tarife..

Malzemeler:

  • 5-6 adet patates (büyüklüğüne ve kalıbınıza göre siz belirleyiniz)
  • Kaşar Peyniri & Tereyağı
  • 1 kase garnitür + Yeşil Zeytin
  • 2 adet havuç rendelenmiş ve zeytinyağında kavrulmuş
  • Süzme yoğurt + mayonez

Yapılışı:

  • Patatesleri haşlayınız ve sıcakken soyunuz. Dilerseniz soyup dörde bölerekte haşlayabilirsiniz.
  • Patatesleriniz henüz sıcakken içine dilediğiniz kadar kaşar peyniri (takribi rendelenmiş hali ile 1 su bardağı) ve 2 yemek kaşığı tereyağını ilave edip hızlıca çatalla eziniz.
  • Havuçları rendeleyip bir miktar zeytinyağı ile kavurunuz. Pişen ve soğuyan havuçları garnitür ile karıştırınız. Yeşil zeytinleri halka halka doğrayıp malzemeye katınız. Çok cıvık olmayacak şekilde mayonez ve süzme yoğurt ilave ediniz.
  • Dilediğiniz bir pasta kabınızı streç fil ile kaplayınız. Patatesin yarısından fazlasını kalıba sıkıca bastırınız. Garnitürlü karışımı patatesin üstüne ilave edip kalan patateside aktarınız. Unutmayın patates soğumuş olmalı .
  • Servis tabağınıza ters çevirip üzerindeki streç filmi itina ile çıkarınız. Afiyet şifa olsun.

Not: Süslemek için servis esnasında yoğurt ve patatesten 3 top ayırın ve yağda kavurmadığınız havuç rendesine buladığınız toplarla süsleyiniz.

Tavuklu Kırmızı Biber Salatası

biber salatası

Kırmızı Biber’in fırında nasıl közlendiği sorusu bana en sık gelen sorulardan. Eski fotoğraflarımla hazırlanmış bir posta yönlendireceğim sizi. Tekrar tekrar üzerinde durmam bu yüzdendir.

Bir çok yemek masalarımda dikkat edersiniz ki zeytinyağlı, yeşillikli ya da mayhoşluk içeren salatalarım vardır. Kahvaltı masasına bile salatasız oturamayan damak zevkine sahibimdir.. Yediklerimin lezzetini alabilmek için bu salatalara ihtiyaç duyarım. Aksi halde hiç keyif almam. Akşam menümüz sadece çorba ve pilav olabilir yeterki yanında salata olsun..

Malzemeler:

  • 6-7 adet közlenmiş kırmızı biber
  • Haşlanmış ve minik minik parçalanmış tavuk göğsü
  • Yeşil soğan & domates & salatalık
  • Arzuya göre dereotu ve mısır
  • Sos için: Zeytinyağı & nar ekşisi & limon suyu

Biberlerinizi yağlı kağıt üzerinde közleyiniz. Yapılış aşamalarını görmek için TIK TIK . Közlenen biberleri soyup ince şeritler halinde dilimleyiniz. Servis yabağınıza domates ve yeşil soğanlı bir salata hazırlayınız. Ardından servis kasenizin etrafına biberleri resimdeki gibi aktarınız. Ortaya gelecek şekilde tavuğu koyunuz. Ardında dilerseniz mısır ile süsleyiniz. Tüketeceğiniz zaman sos malzemelerini damak zevkinize miktarını ayarlayıp salatanızın  yanında servis ediniz. Bu salatayı yapım aşamasında tamamen karıştırabilirsiniz. Lakin biberler tavuklara kırmızılığını verdiğinden güzel bir görüntü çıkmıyor. Servis edene kadar karıştırmayıp bu şekilde kalmaları tercihimdir. Afiyet şifa olsun..

Kırmızı Biberli Patlıcan Sarma

patlıcan sarma

Bu sayfa tamamen özel istek olan tariflerden devam etmek istiyorum. Yeni masalara geçebilmek içinde günlük ikişer tarif yayınlamayı ve bir an önce stoğu bitirmeyi planlıyorum:)

Çekilişin yılbaşına denk gelmesi yüzünden (yılbeşı çekilişine dönüşmesini istemiyorum) bir hafta rötarlı yapacağım inşallah:)

İstek tarifler arasında bugünün ilk tarifi patlıcan sarma. Bu parça Refika Hanım’a & Gamze Hanım’a gitsin:)

  • Patlıcan (mümkün olduğu kadar uzun ve düz patlıcanları seçiniz.
  • Kırmızı biber
  • Yoğurt(muhakkak süzme yoğurt) & sarımsak & tuz
  • Kızartmak için : yumurta & galete unu & sıvı yağ

Yapılışı: Kırmızı biberleri yıkayıp kuruladıktan sonra yağlı kağıt ile fırına verip közleyiniz. Bu işlemin görsellerini şu linke tıklayarak görebilirsiniz : TIK TIK

Patlıcanları çok ince ya da çok kalın (yarım cm kadar) olmamak kaydı ile (kabuklarını soymadan) uzunlamasını dilimleyiniz. Bu dilimleri 20 dk kadar soğuk bol tuzlu suda bekletiniz. Ardından iyice durulayıp sularını süzmek için kevgirde bekletiniz. Kağıt havlu ile hızlıca kurulayınız.

Yayvan bir kapta yumurtanızı güzelce çırpınız. Patlıcanları önce yumurtaya bulayın, fazla yumurtasını 10 sn kadar süzdürün ve galete ununa bulayınız. Kızgın sıvı yağda arkalı önlü kızartınız. Dilerseniz galete unu yerine mısır unuda kullanabilirsiniz. Patlıcanlarınızı az yağ ile kızartınız. Galete unu hızlı yandığından yağı değiştirmeniz gerekebilir. Israf olmaması açısından yağı az tutunuz. 4-6 kişilik yapacaksanız aynı yağda bu işlemi bitirebilirsiniz.

Kızarttığınız patlıcanların fazla yağını kağıt havlu üzerinde bekleterek alınız. Közlediğiniz biberleri soyup ince dilim şeklinde doğrayınız. Biberleri yoğurt ve sarımsak ile karıştırınız. Yeşil soğanın saplarını kaynar suda 1-2 dakika bekletip yumuşatınız. Biberli harçtan patlıcanlarınızın içlerine birer yemek kaşığı kadar ilave edip sıkıca sarınız. Soğan dalları ile bağlayınız.

Not: Süzme yoğurdunuz yok ise bir mutfak tülbenti edininiz. Nomal yoğurtu bu tülbent ile 1-2 saat süzerek süzme yoğurt elde edebilirsiniz.

Yine Pembe..

masa 1

Yine Pembe, Yine Hüzün..!

Sabah uyanır uyanmaz kendimi abdest alırken buluyorum. Ve soluksuz namaza duruşumla ayılıyorum. Ardından en sevdiğim hal sarıyor beni, o ter temiz havayı içime çekme heyecanı ile camımı aralıyorum. Oda havalanırken ben bir yandan topluyorum bir yandan akşama ne yemek yapabilirim düşünüyorum. Doğruca mutfağa yönelip buzluktan çıkardığım eti düdüklüye koyuveriyorum. Mercimeği bir kaç kez yıkamadan sonra ocağa alıyorum. Ben bulaşık makinesini boşaltırken düdüklü siren sesini vermeye başlıyor ve ben doğruca yatak odasının camını kapatmaya gidiyorum. Ardından hızlıca düğmemi kapat sinyali veren düdüklüme cevap veriyorum. Ve bulaşık makinesinin başına geçmeden soğuk su ilavesi isteyen mercimeği sevindiriyorum..

En azından ortalık toplandı derken çayı demlemeye, sofraya bir kaç parça kahvaltılığı koymaya çabalıyorum. Eşimi bu aralar işe sadece tostla gönderme rekorumu kırma hususunda gösterdiğim başarıdan dolayı kendi kendime kızıyorum! Oysa her akşam kettle’ın suyunu bile hazırlıyorum. Abartıp masaya tabak-bardak koyduğum bile olmuyor değil..! Ne var sanki 10 dk  az uyusam diyorum…

Mandalinaları dilim dilim ayırıp, kuru incir, ceviz ve fındığın karışımı atıştırmalık olsun diye eşime hazırlıyorum. (Gün içerisinde yemek yemeğe fırsatı olamayanlar için iyi bir fikirdir diye düşünüyorum..)

Akşama yemek hazırlama, kahvaltıyı toplama seasnlarını başarıyla atlatmanın sevinciyle işe gitmeye hazırlanıyorum. Ve masama geçip şu an itibari ile derin bir oh çekiyorum..

Kaç gün oldu yazmıyorum, yorumlarınıza cevapsız kalıyorum diyorum. Sitemli notlarla karşılaşıp hem üzülüyorum hem yanımda olduğunuzu hissedip mutlu oluyorum..

masa 2

Yeni yıla şirketimizin kollarını büyütmekle başlayan babacığım sayesinde hem sorumluluklarım arttı hem de yoğunluk arttı.Bununla beraber çalışan sayısının artması ve yeni müşterilerin heyecanının yanında taşınma telaşları da sardı bizi. İyi takipçilerim hatırlar şu an ki ofisime 9 ay önce taşındığımızı:) Son iki aydır üzerinde harıl harıl çalıştığımız ofisimiz ve yeni işimiz elhamdülillah yoluna girdi. En yoğun haftanın sonunda size yazdığımı söylesem bana ne kadar hak verirsiniz?

cats

Bu masayı eşimin kuzeni ve nişanlısı için hazırladım. Babasından izin koparabildiği için önce Deryacığıma sonra izin verdiği için babasına çok teşekkür ederim. Akşama, yine eşimin abisi ve biricik çiçeği burnunda gelin,eltikom:)  yani ablam da katılınca güzel bir aile olduk. Son zamanlarda geçirdiğim en keyifli akşamı geçirdiğimi fark ettim. Bir an önce düğünleri olması ve sabahlara uzayan sohbetler yaşayabilmek için sabırsızlanıyorum..

tabak 1

Tarifleri haftaya yayınlamayı planladığım masamın ayrıntıları ve menüsü ile sizleri baş başa bırakıyorum. Gül Hanım sizin böreğinizi, Nur Hanım sizin süpriz kurabiye isteğinizi, Miraç Hanım sizin Patates Salatanızı, Yeliz Hanım sizin ölçünüzü, Nagihan Hanım sizin güzel önerinizi, Ezgi Hanım sizin için hazırladığım güzel postu, Çiçek Hanım sizin Bulgur Kek’inizi hiç mi hiç unutmadım:) Bir tek benim mailime cevap vermeyen Deryacığımı unutacağım:) Hepinizi çok ama çok seviyorum..

mantı

Çıtır Mantı

aşure

Aşure

biber salatası

Közlenmiş Biber Salatası

pide

Patatesli Kıymalı Pide

fıstıklı sarma

Fıstık Sarma

tahinli

Tahinli Kuru Baklava

meyve salatası

Armut Salatası

Hamburger Ekmeği

DSC_0480

Kaldığımız yerden devam etmeden araya özel istek olan Hamburger Ekmeklerimin tarifini gireceğim. İnstagramda tanıştığım arkadaşımın tarifini istemesiyle bu ekmeklerimin arşivde olmadığını fark ettim. Bu arada beni http://instagram.com/tanerinesi ‘dan takip de edebilirsiniz. Anlık resimli ileti gönderme furyasında yerimi aldım..

Epeydir takip ettiğim ve tariflerinin mükemmel derecede güzel olduğuna inandığım bir site var. Tarifleri sadece ekmek üzerine olduğunu keşfettiğimden beridir evde ekmek yapmalarımın sayısı oldukça arttı. Size hem bu site ile tanıştırmak hem de ekmeklerin tariflerini uygulamaya davet ediyorum. Anneden kalma deneyimlerimin dışına çıkmamı sağladığı ve beni evde ekmek yapmaya teşvik ettiği için çok mutluyum. Tanışamasamda bilmelerini isterimki üstün başarısı sayesinde kendilerine hayranlık duyuyorum..

Site adı üstünde Ekmek Sanatını içerisinde barındırıyor. ekmeksanati.com adresinden tüm ekmek tariflerine ulaşabilirsiniz. Ben de sık sık deneyimlerimi sizlerle burada paylaşacağım.

Vereceğim ölçüler sitedeki ölçülerin birebir kopyasıdır. Lakin ben sizin için kolaylaştırıp ölçüleri bardak hesabına döküverdim. Malzemeler kısmında siyah olarak yazılı kısımlar benim sizler için yazdığım notlardır. Yine de elinizde Cup ölçü kabınız varsa daha sağlıklı sonuçlar elde edersiniz (Ekmek yapma makineniz varsa içinden çıkan ölçü kabı bir cup ölçü kabıdır)

DSC_0475

Malzemeler:

4 Ölçü Kabı Genel Amaçlı Un (500 gr Un) (4 veya 4.5 bardak un)

1/4 Ölçü Kabı Çavdar Unu (32 gr) (1 çay bardağından bir parmak eksik)

1/4 Ölçü Kabı Mısır Unu (32 gr) (1 çay bardağından bir parmak eksik)

2 Büyük (yemek Kaşığı) Kaşık Şeker (Ben 1 çay kaşığı şeker ekledim)

2 Küçük (tatlı kaşığı) Kaşık Zeytinyağı

1 Adet iri yumurta beyazı

1.5 Küçük Kaşık (tatlı kaşığı) Tuz.

3/4 Ölçü Kabı Su. (180 ml) (yarım su bardağından bir parmak fazla)

1/2 Ölçü Kabı Tam Yağlı Pastörize Süt. (120 ml) (yarım su bardağı)

2 Küçük Kaşık (2 tatlı kaşık) İnstant maya

Yapılışı: (Lütfen uzunluğuna aldanıp yapmaktan çekinmeyin. Ben detaylı anlattım)

Önce unlarınızı eleyerek derin bir yoğurma kabına alınız. Ardından şeker, tuz ve instant mayayı ilave ediniz ve güzelce harmanlayınız.  Mikserinizle karıştırırırken yağ, yumurta beyazı, süt ve suyu ilave ediniz. Hamuru  12 dk boyunca mikserde yoğrunuz. Hamur bu yoğurmadan sonra kulak memesi kıvamında olacaktır. Mikserden kurtardığınız hamurunuzu 2 dakika da elle yoğurararak mayalamaya bırakınız. Mayalama sırasında hamurunuzu yerleştirdiğiniz kabın üzerini kapatıp sıcak bir ortama alınız. Hamurun iki katına çıkmasını bekleyiniz. Bu durum ortam sıcaklığına göre değişebilir. Benim hamurum ev çok sıcak olduğundan 45 dk mayalandı. Sıcaklığa göre bu süre 1-1,5 saati bulabilir.

Mayalana hamurunuzu sitedeki tarife göre 6 eşit parçaya bölünüz. Ben hamburger ekmeği olarak değil de, kahvaltıda kullanacağım için 9 eşit parçaya böldüm. Siz tarife uyunuz ve 6 eşit parçaya bölünüz. Düzgün yuvarlaklar elde edip, ek yerlerin alta geleceği şekilde tepsinize yerleştiriniz. Üzerine pamuklu bir bez örtüp tekrar bu topların iki katına çıkmasını bekleyiniz.Yani ikinci kabarma işlemini uygulayınız. Yine yaklaşık 45 dk. veya 1 saat bekleyiniz. İkinci kabarmanın bitmesini 30 dk kala fırınınızı 180 derecede ısıtmaya başlayınız.

NOT: Asıl tarifte bu kısımda ekmeklerin üzerine 1 adet yumurta sarısı ile 1 yemek kaşığı sütü karıştırıp silikon tabancası ile ekmeklerin üzerine sürülmesi tavsiye ediliyor. Sürme işleminden sonra susam ve mavi haşhaş tohumu serpebilirsiniz. Ya da benim gibi beyaz kalmasını istiyorsanız (yumurtam az olduğu için beyaz kalmasını istemek zorundaydım:) bu işlemi atlayınız. En önemli kısımda kabarmış olan ekmeklerinizi söndürmemek için yumurta sürme işini nazikce yapınız. Silikon fırçalar bu tarz mayalı hamurlar için idealdir.

Isınmış fırına – ikinci mayası biten hamurları- yerleştirmeden önce gerekli nemi sağlamak adına bir püskürtme aracı ile 15 kez su püskürtünüz. (Yakınınızda bir İkea varsa ya da alabileceğiniz bir yer çiçek yapraklarını ıslatma aparatı olan ürünlerden temin ediniz, tabiki benim gibi bu siteye bağımlı kalıp bir çok ekmek deneme hayali kuruyorsanız) Hamurlarınızı fırına veriniz. İlk 5 dk kadar sonra fırının duvarlarına gelecek şekilde – hamurlara gelmemesine özen göstererek- tekrar 3-4 kez su püskürtünüz. (Bu püskürtme işlemini yapmak için aparatınız yoksa üzülmeyin ve yapmasanızda oluyor. Tek farkı dış kabuğu daha sert ekmek elde ediyorsunuz) Yaklaşık 30 dk sonra ekmekleriniz pişmiş demektir.

Fırında Terbiyeli Karnabahar & Turşu Kavurması ve Bir Duyuru:)

DSC_0399

Biriken tarifleri hızlıca bitirmek istiyorum. O yüzden bugün iki tarif birden yayınlayacağım. En kısa zamanda da özel istek olan patatesli böreğimin tarifini vereceğim (arşivde yapılış aşamasının resimlerini bulabilirsem:)

Çok ama çok fazla nereden aldığımı sorduğunuz dikdörtgen tabaklarımın hediye verileceği bir çekilişte yapmak istiyorum. Bu aralar daha sık takipte olursanız sizde şansınızı denersiniz:) Bu kışın soğuk günlerini bir çok kez yapmayı hayal ettiğim çekilişlerle ısıtmak istiyorum.

Ve bir de sizlere sorum olacak.. Burada görmek istediğiniz bir tarif varsa bana yazabilir misiniz? Sizlerin istedikleri tarifleri yayınlamak bana daha haz verecektir. Bu vesileyle beni, eşimle sevdiğimiz yemekleri tekrar tekrar yapıp yeme modundan da kurtarmış olursunuz. Buzdolabıma astığım haftalık yemek listesini de yayınlayacağım yakında. Ne olursa olsun dışardan yemek yememek için kendimle mucadele verme sürecindeyim. Çalışan bir bayan olarak çok nadir de olsa (dilimlenmiş patates gibi) hazır ürünler alırdım. Kurtulmanın formullerini birlikte paylaşalım ve birlikte yaşayalım lütfen.

Bir arkadaşımın önerileri ile hayata geçirmeye çalıştığım bir kaç şeyide yavaş yavaş aktaracağım size. Ben bu kış aylarını sizlerle daha sık ve dolu dolu geçirmeyi hayal ediyorum. Rabbim hepimize güç ve hidayet nasip etsin..

FIRINDA TERBİYELİ KARNABAHAR

Karnabaharın salçalı yemeğinden çok fırında bu halini yaparım. Hem bana çok pratik geliyor hem de akşam bir çay ile güzelce karın doyurabiliyor. İnşallah en kısa zamanda da yine fırında olan diğer yaptığım halinide yayınlarım.

Malzemeler: Vereceğim malzeme miktarı resimde görülen tabaktan iki adet yapabilmeniz içindir. Küçük boy karnabaharın yarısından elde ettim. Tüm karnabaharı haşlıyorum ve kapalı bir kap içinde saklayıp bir kaç akşamda tüketiyoruz. Fırına vereceğim kadarını kaptan alıyor ve geri kalanını buzdolabın alt katında saklıyorum. Ayrıca bir karnabaharın bir kaç parça çiçeginden yeşil salatalarıma ekleyip hem süslü olmasını sağlıyorum hem de farklı bir tad veriyor.

  • Küçük boy karanabahar (resimdeki tabaktan ikitane elde edebilmek için yarısı)
  • 1 su bardağı süt, 2 yemek kaşığı un
  • 2 yumurta, Tuz , (Be koymuyorum siz dilerseniz zeytinyağı ilave edebilirsiniz)

cats2

Yapılışı:

1. Resim : Karnabaharın çiçeklerini ayırıp tuzlu suda haşlayın. Çok fazla haşlamayın lütfen, dağılma olmasın. Yenebilecek derecede ama biraz diri kalsın. Buçakla kontrol sık sık kontrol edebilirsiniz.

2. Resim: Önce yumurtaları iyice çırpın ardından sütü ve unu ilave edin. Dilerseniz yağıda ilave edin. Karıştırın. Unun topaklanmaması gerekiyor.

3. Resim: Haşlanan karnabaharın çiçeklerini ince ince kıyın. Fırın kabına dizin. Üzerinden hazırladığınız sosu gezdirip 180 derecelik fırında pişirin. Kaşar rendesinide serpin eriyinceye kadar fırında tutun ve sıcakken servis ediniz. Afiyet olsun:)

TURŞU KAVURMASI

DSC_0570

Geçtiğimiz hafta sonu davetli olduğum arkadaşımın Masasının ilk tarifi. Canan arkadaşımın itinalı ellerinde..

Malzemeler:

  • Fasülye turşusu (Lahana turşusu+domates turşusu da olabilir. Hepsi karışırsa tadından yenmez)
  • kuru soğan
  • Tereyağ + sıvı yağ
  • Baharatlar (karabiber+pul biber)

Yapılışı: Göz kararı turşunuzu soğuk suda en az 2 saat bekletiniz. (Fazla tuzunun gitmesi için). Orta boy tencere için en az 3 büyük soğanı küp halinde doğrayınız. Zeytinyağı ve tereyağı ile kavurduğunuz soğanlara suyunu süzdüğünüz turşunuzu alınız.5 dk fasülye ile kavurup baharatlarını atınız. Dinlendirdikten sonra servis ediniz.