Labneli Poğaça

KÖLE Mİ (YİZ) ?

Yemek yemek için büyükçe bir masa şart. Masa duvarın önünde boş duracak, arkasına bir konsül de şart. Konsulün yanına bir vitrin ise kesin şart. Güzel mi güzel olmalı koltuklar, kirlenmemeli kılıflar. Bunlara birde ayrı örtü şart.

Kölesi olduk eşyanın yıllardır. Çalışan bayan olsun ev hanımı olsun, saatlerimizi yiyen temizleme belası.. Hadi tül perdenin gündüz işlevini, kalın perdenin de gece işlevini anlarımda bu fon perde icadı nereden çıkmış hiç anlamam. Evde tiyatromu oynatacağız, fon perde kullanıyoruz diye düşünür dururum. Elbiseleri saklama kılıfları, para ile satılan ayakkabı kutuları, para ile satılan saklama kapları. Hani peynir ve özel birkaç ürün için alınan faydalı kapları anlarımda şu sırf güzel görünecek sevdası yüzünden alınan kavonozları hiç anlamam. Salça kavanozlarımız da emin olun onlarca işe yarar..

Kocaman bir gardrop yetmez bize, yatak başına iki konsol ve birde tuvalet aynası. İsimlere bakınca zaten kimin icadı oldukları belli. Sırf lükslük uğruna içimize sokulmuş birer kölelik unsurları. İlk evlilik yıllarımda her temizlik esnasında bu yatak başlarına konulan iki çekmeceli minik konsulleri çekmek ve arkalarını silmek derdi beni kahretmişti. Zaten bir şey almıyor bunların içi niye temizliyorum ki dedim. Yeni evimde ise almadım ve almayacağımda. Yatak odaları dinlenmenin ve giyinmenin yeridir, lakin orası da süs belasından nasibini almıştır. Tuvalet aynasının önüne konulan, çeyiz dükkanlarında fahiş fiyata satılan fırça ayna setleri, makyaj takımları da cabası. Asla para verdirmedim, vermemde. Merak edenler için söyleyeyim, minik bir ayna ve günlük tutabilmek için boş bir defterim var sadece..

Kadınız saçımızı süpürge ettik yıllarca dedik, düşündük mü neye süpürge olduk neye köle? Eşe mi? Evlada mı? Eşyaya mı?

Bu yazıyı tamamen kendim için yazıyorum. Beton yığınları arasına sıkıştırdığımız hayatlarımızı yormak için ne denli çok uğraştığımızı düşünüyorum. Bir evim olsun istiyorum, yerlerinde sadece halısı, camında perdesi.. Birkaç minder ve bir yer sofrası..

LABNELİ POĞAÇA 

Bu poğaça bence çok ama çok fazla övgüyü hak ediyor. İnanın hiç şüphesiz sonuna kadar tarifin arkasındayım. Tarif Cahide Ablanın sitesinden. Benim şimdiye kadar yediğim ve yaptığın en lezzetli poğaçadır. Vereceğim ölçülere göre 2 tepsi poğaça elde ediliyor. Ben ilk poğaçalarımı eşimin arkadaşlarıyla birlikte yaptıkları pazar kahvaltısı için denemiştim. Bir sonrakini de kendi arkadaşlarıma yapmalıyım:)

Malzemeler:

  • 150 gr. Labne peyniri
  • 2 su bardağı ılık süt
  • 1 su bardağından bir parmak eksik zeytinyağı
  • 2 yumurta ( birinin sarısı ayrılacak)
  • 2 yemek kaşığı şeker
  • 1.5 tatlı kaşığı tuz
  • 1 tatlı kaşığı instant maya
  • 7.5- 8 su bardağı un
  • Dilimlenmiş kaşar peyniri (ben poğaçalar sıcak yenmeyeceği için beyaz peynir koydum)

Yapılışı:

  • Un hariç tüm malzemeleri derin bir kaba alın ve karıştırın.
  • Unu da bardak bardak ekleyip yoğurun.
  • Hamur tamamen özleşene kadar yoğurun.
  • Üzerine bir poşet geçirip ılık bir yerde mayalanmaya bırakın.
  • Elinizi yağlayarak mayalanan hamurdan bezeler alıp elinizde açın içine bir dilim kaşar koyup kapatın.
  • Yağlanmamış tepsiye dizin.
  • Üzerlerine yumurta sarısı ve yoğurt karışımı sürüp  yarım saat kadar tepsi mayasının gelmesini bekleyin.
  • 200 derecelik fırında üzerleri kızarana kadar pişirin.