Tavuklu Kırmızı Biber Salatası

biber salatası

Kırmızı Biber’in fırında nasıl közlendiği sorusu bana en sık gelen sorulardan. Eski fotoğraflarımla hazırlanmış bir posta yönlendireceğim sizi. Tekrar tekrar üzerinde durmam bu yüzdendir.

Bir çok yemek masalarımda dikkat edersiniz ki zeytinyağlı, yeşillikli ya da mayhoşluk içeren salatalarım vardır. Kahvaltı masasına bile salatasız oturamayan damak zevkine sahibimdir.. Yediklerimin lezzetini alabilmek için bu salatalara ihtiyaç duyarım. Aksi halde hiç keyif almam. Akşam menümüz sadece çorba ve pilav olabilir yeterki yanında salata olsun..

Malzemeler:

  • 6-7 adet közlenmiş kırmızı biber
  • Haşlanmış ve minik minik parçalanmış tavuk göğsü
  • Yeşil soğan & domates & salatalık
  • Arzuya göre dereotu ve mısır
  • Sos için: Zeytinyağı & nar ekşisi & limon suyu

Biberlerinizi yağlı kağıt üzerinde közleyiniz. Yapılış aşamalarını görmek için TIK TIK . Közlenen biberleri soyup ince şeritler halinde dilimleyiniz. Servis yabağınıza domates ve yeşil soğanlı bir salata hazırlayınız. Ardından servis kasenizin etrafına biberleri resimdeki gibi aktarınız. Ortaya gelecek şekilde tavuğu koyunuz. Ardında dilerseniz mısır ile süsleyiniz. Tüketeceğiniz zaman sos malzemelerini damak zevkinize miktarını ayarlayıp salatanızın  yanında servis ediniz. Bu salatayı yapım aşamasında tamamen karıştırabilirsiniz. Lakin biberler tavuklara kırmızılığını verdiğinden güzel bir görüntü çıkmıyor. Servis edene kadar karıştırmayıp bu şekilde kalmaları tercihimdir. Afiyet şifa olsun..

Kırmızı Biberli Patlıcan Sarma

patlıcan sarma

Bu sayfa tamamen özel istek olan tariflerden devam etmek istiyorum. Yeni masalara geçebilmek içinde günlük ikişer tarif yayınlamayı ve bir an önce stoğu bitirmeyi planlıyorum:)

Çekilişin yılbaşına denk gelmesi yüzünden (yılbeşı çekilişine dönüşmesini istemiyorum) bir hafta rötarlı yapacağım inşallah:)

İstek tarifler arasında bugünün ilk tarifi patlıcan sarma. Bu parça Refika Hanım’a & Gamze Hanım’a gitsin:)

  • Patlıcan (mümkün olduğu kadar uzun ve düz patlıcanları seçiniz.
  • Kırmızı biber
  • Yoğurt(muhakkak süzme yoğurt) & sarımsak & tuz
  • Kızartmak için : yumurta & galete unu & sıvı yağ

Yapılışı: Kırmızı biberleri yıkayıp kuruladıktan sonra yağlı kağıt ile fırına verip közleyiniz. Bu işlemin görsellerini şu linke tıklayarak görebilirsiniz : TIK TIK

Patlıcanları çok ince ya da çok kalın (yarım cm kadar) olmamak kaydı ile (kabuklarını soymadan) uzunlamasını dilimleyiniz. Bu dilimleri 20 dk kadar soğuk bol tuzlu suda bekletiniz. Ardından iyice durulayıp sularını süzmek için kevgirde bekletiniz. Kağıt havlu ile hızlıca kurulayınız.

Yayvan bir kapta yumurtanızı güzelce çırpınız. Patlıcanları önce yumurtaya bulayın, fazla yumurtasını 10 sn kadar süzdürün ve galete ununa bulayınız. Kızgın sıvı yağda arkalı önlü kızartınız. Dilerseniz galete unu yerine mısır unuda kullanabilirsiniz. Patlıcanlarınızı az yağ ile kızartınız. Galete unu hızlı yandığından yağı değiştirmeniz gerekebilir. Israf olmaması açısından yağı az tutunuz. 4-6 kişilik yapacaksanız aynı yağda bu işlemi bitirebilirsiniz.

Kızarttığınız patlıcanların fazla yağını kağıt havlu üzerinde bekleterek alınız. Közlediğiniz biberleri soyup ince dilim şeklinde doğrayınız. Biberleri yoğurt ve sarımsak ile karıştırınız. Yeşil soğanın saplarını kaynar suda 1-2 dakika bekletip yumuşatınız. Biberli harçtan patlıcanlarınızın içlerine birer yemek kaşığı kadar ilave edip sıkıca sarınız. Soğan dalları ile bağlayınız.

Not: Süzme yoğurdunuz yok ise bir mutfak tülbenti edininiz. Nomal yoğurtu bu tülbent ile 1-2 saat süzerek süzme yoğurt elde edebilirsiniz.

Yine Pembe..

masa 1

Yine Pembe, Yine Hüzün..!

Sabah uyanır uyanmaz kendimi abdest alırken buluyorum. Ve soluksuz namaza duruşumla ayılıyorum. Ardından en sevdiğim hal sarıyor beni, o ter temiz havayı içime çekme heyecanı ile camımı aralıyorum. Oda havalanırken ben bir yandan topluyorum bir yandan akşama ne yemek yapabilirim düşünüyorum. Doğruca mutfağa yönelip buzluktan çıkardığım eti düdüklüye koyuveriyorum. Mercimeği bir kaç kez yıkamadan sonra ocağa alıyorum. Ben bulaşık makinesini boşaltırken düdüklü siren sesini vermeye başlıyor ve ben doğruca yatak odasının camını kapatmaya gidiyorum. Ardından hızlıca düğmemi kapat sinyali veren düdüklüme cevap veriyorum. Ve bulaşık makinesinin başına geçmeden soğuk su ilavesi isteyen mercimeği sevindiriyorum..

En azından ortalık toplandı derken çayı demlemeye, sofraya bir kaç parça kahvaltılığı koymaya çabalıyorum. Eşimi bu aralar işe sadece tostla gönderme rekorumu kırma hususunda gösterdiğim başarıdan dolayı kendi kendime kızıyorum! Oysa her akşam kettle’ın suyunu bile hazırlıyorum. Abartıp masaya tabak-bardak koyduğum bile olmuyor değil..! Ne var sanki 10 dk  az uyusam diyorum…

Mandalinaları dilim dilim ayırıp, kuru incir, ceviz ve fındığın karışımı atıştırmalık olsun diye eşime hazırlıyorum. (Gün içerisinde yemek yemeğe fırsatı olamayanlar için iyi bir fikirdir diye düşünüyorum..)

Akşama yemek hazırlama, kahvaltıyı toplama seasnlarını başarıyla atlatmanın sevinciyle işe gitmeye hazırlanıyorum. Ve masama geçip şu an itibari ile derin bir oh çekiyorum..

Kaç gün oldu yazmıyorum, yorumlarınıza cevapsız kalıyorum diyorum. Sitemli notlarla karşılaşıp hem üzülüyorum hem yanımda olduğunuzu hissedip mutlu oluyorum..

masa 2

Yeni yıla şirketimizin kollarını büyütmekle başlayan babacığım sayesinde hem sorumluluklarım arttı hem de yoğunluk arttı.Bununla beraber çalışan sayısının artması ve yeni müşterilerin heyecanının yanında taşınma telaşları da sardı bizi. İyi takipçilerim hatırlar şu an ki ofisime 9 ay önce taşındığımızı:) Son iki aydır üzerinde harıl harıl çalıştığımız ofisimiz ve yeni işimiz elhamdülillah yoluna girdi. En yoğun haftanın sonunda size yazdığımı söylesem bana ne kadar hak verirsiniz?

cats

Bu masayı eşimin kuzeni ve nişanlısı için hazırladım. Babasından izin koparabildiği için önce Deryacığıma sonra izin verdiği için babasına çok teşekkür ederim. Akşama, yine eşimin abisi ve biricik çiçeği burnunda gelin,eltikom:)  yani ablam da katılınca güzel bir aile olduk. Son zamanlarda geçirdiğim en keyifli akşamı geçirdiğimi fark ettim. Bir an önce düğünleri olması ve sabahlara uzayan sohbetler yaşayabilmek için sabırsızlanıyorum..

tabak 1

Tarifleri haftaya yayınlamayı planladığım masamın ayrıntıları ve menüsü ile sizleri baş başa bırakıyorum. Gül Hanım sizin böreğinizi, Nur Hanım sizin süpriz kurabiye isteğinizi, Miraç Hanım sizin Patates Salatanızı, Yeliz Hanım sizin ölçünüzü, Nagihan Hanım sizin güzel önerinizi, Ezgi Hanım sizin için hazırladığım güzel postu, Çiçek Hanım sizin Bulgur Kek’inizi hiç mi hiç unutmadım:) Bir tek benim mailime cevap vermeyen Deryacığımı unutacağım:) Hepinizi çok ama çok seviyorum..

mantı

Çıtır Mantı

aşure

Aşure

biber salatası

Közlenmiş Biber Salatası

pide

Patatesli Kıymalı Pide

fıstıklı sarma

Fıstık Sarma

tahinli

Tahinli Kuru Baklava

meyve salatası

Armut Salatası

Patates Köftesi

Bugün bir ara ne kadar güçsüz olduğumu hissettiğim, baş edemeyeceğim bir problemim var sanmıştım. Öfke insanı yorar der eşim. Öfke beni yordu dedim, günün özetini geçerken akşam yemeğinde.. Omuzlarım taşıyamıyor yoruldum dedim. Ardından bugün on yaş yaşlandım dedim. O toplantısına gidince bir saate yakın bir telefon görüşmesi yaparak sorunumu çözdüğümü hissettim. Bol bol dua ettim. Herşey güzel olsun diye..

Dua ettim, hayal ettim. Düşledim.. Kendime bir çay demledim. Kendimi dinlemem gerekiyor dedim. Öyle güzel geçen bir hafta sonunun ardından çalışmanın verdiği yorgunlukla probemler çok yıpratmıştı beni. Öfkenin zihnimdeki enkazını kaldırmaya çalışıyordum adeta Erkan Oğur’u dinlerken..

Uzun süredir akşam yemeği yemediğim için bir parça fındıkla nefsimi köreltirken, çayımı yudumluyordum. Geçen ay gittiğimiz Edirne gezimizin resimlerine bakıp, sizler için yayınlarım diye düzenliyordum..

Sanıyordum ki benim yüküm ağır, derin..

Akşamın en bereketli saatlerini, öfkenin sebep olduğu enkazı kaldırırken boşa harcadım. Hak etmişmiydim bunu, evet etmiştim!

Eşim eve gelip bir arkadaşımızın yeni dünyaya gelen emanetleri, biricik kızlarının dawn sendromlu olma ihtimalinin olduğunu öğrendiklerini söylediğinde boğazımda bir düğüm hissettim. İkinci düğüm ise baba ve annenin bu duruma karşı gösterdikleri tevekkülün boyutunu öğrenince oldu. Eşim bile tebessümle anlattı babanın ” en güzeli bizimki ” sözlerini..

Önce kızdım kendime.. Sonra Düşündüm..  Tevekkülsüzlüğüme yanarken, şükrettim. Ne içinmi, böyle güzel insanların etrafımda olmasına..Ve benim her hatamda, her günahımda, her anımda halleriyle bana yol göstermelerine..

Bu köfteleri yıllar evvel şuan Amerika’ya yerleşen çok sevdiğim arkadaşım Gülay ve Fatih çiftini ziyaretimde yemiştim. Her yaptığımda mutfakta Gülay’ın bu köftelere şekil verdiğini hatırlarım..

Tarif resimdende anlayacağınız üzere çok ama çok basit. Malzeme listesi vermeyeceğim. Yaptığım ölçüleri yapılış sırsına göre yazacağım.

  1. 1 su bardağı kısırlık ince bulgur(esmer bulgur kulladım) 1 su bardağı sıcak su ile ıslatılır. Şişmesi sağlanır.
  2. 5 adet orta boy patates soyulur ve irice  doğranır, iyice yumuşayana kadar haşlanır.
  3. Patateler sıcakken patates püresi aleti yada çatalla iyice ezilir.
  4. Bulgur patates soğumadan sıcakken üzerine dökülür, karıştırılır ve üzeri kapatılır.
  5. Bir tavada zeytinyağ (ben bol yağlı yapıyorum çünkü köftelere başka yağ girmiyor) ile küp doğranmış soğanlar kavrulur, bolca (3 yemek kaşığı) salça konur tekrar kavrulur( ben biraz biber salçası ilave ediyorum, rengini daha kırmızı yapıyor) . Salçanın çiğ kokusu gidene kadar. Tuz, karabiber, pul biber ilave edilir. Bu malzeme tencereye ilave edilir.

Ardından patatesimiz soğumaya yüz tutunca ince kıyılmış maydonoz ilave edilir. Arzu ederseniz nane ve yeşil soğan da koyabilirsiniz. Köfte şekli verilerek servis edilir. Nimete şükredilir:)

Merve’nin Pastası

 

Babamın Bize En Güzel Nasihati..

İş hayatıma babamın vesilesi ve gayretlendirmesi ile yazlıkta akşamları tezgah açarak başlamıştım. Yaklaşık 18-19 yaşlarındayım.

Babamın masa altlarında öğrencilik yılları geçirdiği anıları vardır. İstanbul Üniversitesinde okuyorum diyerek ailesine afra tafra yapmış bir adam değil benim babam, saat satıp okul harçlığını çıkarmış masa altlarında yattığı hala tazecik anıları olan koca gönüllü bir babadır. Üstüne başına hala çok özenmeyip evlatlarını düşünen, israfı bilen bir adamdır. Adam gibi adamdır..

Böyle bir babanın yapacağı en güzel şeyi yapmış bana, kardeşlerime güzel bir ders vermişti. 3 ay boyunca burada tezgah açacaksınız diyerek önümüze iki koli ürün koyuverdi.. Biz yıllarca gittiğimiz tatil köyünde yine geçecek yaz akşamları hayalleri kurarken bu üç ay nasıl biter diye düşünmeye başlamıştık.

Limanda sıra sıra tezgah açardı herkes, bildiğiniz minik bir tatil kasabasıydı Esenköy.. Yere tezgah açtığımız yetmediği gibi birde bir ip germişti ki babam sormayın gitsin. Akşam rüzgardan uçan ürünleri peşinden koşarken ağlayacak duruma geldiğimi hatırlıyorum. Babam nasıl çok zevkli değil mi diye her sorduğunda ona mutluluk rolü oynamak için, ürünlerin peşinden koştuğumdan daha fazla efor sarf ediyordum.

Bir akşam onlarca yat ve yelkenli limana yanaştı, tur şeklinde geziyorlarmış. Oley dedik tüm ürünler bu akşam bitecekJ Çok sosyete bir ablacık yattan inip sadece bir çift çorap için saatlerce pazarlık edince ve üstüne birde almayınca biz pes etmiştik. Toplamda 3 akşam süren ilk ticaret hayatımdı..

Oysa babamın o paraya hiç ihtiyacı yoktu, şimdi düşünüyorum da ihtiyacı olan asıl şey çocuklarında gördüğü eksikliklerin bir an evvel giderilmesi aşkıymış.. Sağladığı rahatlığın kolay olmadığının, nimetlere karşı şükrün artırılmasıymış..

Çok güzel bir şey söylemiş üstad “Hâlık-ı Rahîm, nev-i beşere verdiği nimetlerin mukabilinde şükür istiyor. İsraf ise şükre zıttır, nimete karşı hasâretli bir istihfaftır. İktisat ise, nimete karşı ticaretli bir ihtiramdır. “

Babalık güdüsüyle ve o eşsiz ilminle bize kattıklarının cevherine yeni varıyorum babacığım, keşke annem gibi olmasaydım da sevgisini çok belli eden bir kız çocuğu olabilseydim.. Sana da bu şekilde teşekkür edebilseydim..

 

NİŞASTALI PADİSPANYA TARİFİ 

Eğer 24-26 cm lik bir kek kalıbında yapacaksanız malzemeleri tam yarı yarıya indiriniz, bu ölçüler büyük fırın tepsisi içindir.

  • 8 Adet Yumurta
  • 8 Türk kahve fin. un
  • 8 Türk kahve fin. toz şeker
  • 2 Türk Kahvesi Fincanı Mısır veya Buğday Nişastası
  • 4 Yemek Kaşığı Sıvı Yağ
  • 6 Yemek Kaşığı Kaynar Su
  • 2 Paket Kabartma Tozu
  • 2 Paket Vanilya

Yapılışı:

  • Daha önce detaylı tarifini verdiğim padispanya yapılışı için lütfen TIKLAYINIZ. Bu sayfada resimli anlatışım vardır. Daha kolay anlamanız için gözden geçirmenizi tavsiye ederim.
  • Altın kural olan yumurta aklarını cam bir kasede bir çimdik tuz ile çırpma işlemini atlamayınız.
  • Yumurta aklarına şekerin yarısını ilave ediniz ve krem şanti kıvamına gelene kadar çırpınız.
  • Yumurta akları katı kıvama gelip krem şanti gibi kabınızdan akmayacaktır.
  • Yumurta sarılarını ve şekerin yarısını ve kaynar suyu ayrı bir kapta şeker eriyene kadar çırpınız.(7-8 dk)
  • Toz malzemeleri geniş bir kaba eleyiniz ve yumurta aklarını ve sarılarını bu toz malzemelere aktarınız.
  • Bu sefer karışımı sadece ya tahta kaşıkla yada çırpma teli ile yumurta aklarını söndürmeden karıştırınız.
  • Homojen bir karışım elde edince yağladığınız büyük fırın tepsinize aktarınız.
  • Elde edeceğiniz kekin bütüklüğünü görmek için bir TIKLAYINIZ.
  • Önceden ısıtılmış fırında 175 derecede pişiriniz.
  • Pişen kekinizi püf noktalarda yazdığım gibi soğutup istediğiniz şekillerde keserek şekillendirebilirsiniz.
  • Ben yarısıyla yuvarlak şekil yaptıp, diğer kısmını olduğu gibi dikdörtgen kullandım.
  • Katlandırıp arasına bol muz ve damla çikolata kullandım. Siz süslemesini dilediğiniz gibi yapabilirsiniz.

Püf Noktalar:

  • Kek kalıbınızı yağlayacaksanız sadece alt kısımlara katı yağ sürüp unlayınız, yanlarına asla yağ sürmeyiniz ki kek yanlara tutunarak kabarabilsin.
  • Tepsiye yada kalıba aktardığınız hamuru fırına vermeden önce tepsinizi sert bir şekilde 3-4 defe yere vurunuz ki içindeki hava kabarcıkları yukarı çıksın.
  • Kekinin piştikten sonra tepsisinde 5 dk dinlendirip ızgara teline ter çevirin ki alt kısmı buharlaşıp hamurlaşmasın.
  • Padispanya keki yumuşak bir kek olduğundan nazik ve sabırlı olun, kırılmasın.
  • Kalıbınızı yağlayamayacaksanız altk kısma tam ölçüde yağlı kağıt serin ki işiniz kolaylaşsın..

Yeni Bir Sofra & Peynirli Az Gevrek Poğaça

Annem yeni evine taşınalı 1 yıl olsa da, kendi bloğunda yeni yeni arkadaşlıklar ediniyor. Çocukluk yıllarımızda yeni arkadaşlar edinmemiz, annemi yeni bir çevre edindiğimiz için çok mutlu ederdi. O yıllarımı “pısırık” (babam ve annemin bana taktıkları lakap) olarak geçirdiğim için,  sosyal biri olmayacağımdan korkarlardı. Büyüdükçe keşke biraz yerinde dursa dediklerini çok duydum…

Yıllar geçti şimdi annem benim küçük kızım gibi. Ona olan aşkım, herşeyin ötesine geçebiliyor. Şimdi ben onun yeni arkadaşlar edinmesiyle deliler gibi mutlu oluyorum. Bu koca masanın etrafında boş bardakları kontrol ederken, içim içime sığmadı..Bir ceviz kabuğuna sığabilirdim..

Seni çok seviyorum anneciğim..

Annemin Sofrası

Annemin sofrası için beraber mutfağa girdik. Sizler için bu masadan yeni 4-5 tarif var. Önümüzdeki haftayı ofisimi taşıma derdi yüzünden, dışarıda yemekle geçireceğiz. Bu arada da bende buradaki yeni tarifleri yayınlacağım. Yeni tarifler deneyemeyeceğim için bu sofra beni çok mutlu etti..

Milföy Örgü Börek

Kıymalı Baklavalık Yufka Böreği

Mayalı Peynirli Az Gevrek Poğaça

G. Antep’ten Aldığım İsot Ezmeli Kanepeler

Portakallı Kereviz Salatası

Çeşnili Zeytin Salatası

Peynirli Biber Sarmaları

Peynir Tabağı

Ayva Tatlısı

Pratik mi Pratik Çikolata  Rüyası:)

Misafirler umduğumdan da erken gelince, pastamın masada resmini çekemedim. Evde çektiğim için de çok mutlu oldum. Pazar günü yapıp akşamında anneme bugün için götürdüğüm  süpriz pastam. Buzdolabında kimseye yedirmemek için pazartesini zor atlamış..

MAYALI AZ GEVREK POĞAÇA

 Ne biçim bir isim bu dediniz gibi:) Tam adına yakışan bir poğaça oldu. Geçen hafta yaptığım mayalı poğaçalarımın tarifini biraz değiştirerek yapmak istedim. Adını uydurdum. Asıl gevrek poğaçalarımda sırf tereyağı kullanırım. Bu yarı gevrek oldu. Ama annemden de tam not aldı..

 Malzemeler:

  • 2 su bardağı ılık süt
  • 1 su bardağından 1 parmak az sıvı yağ
  • 150 gr tereyağı (oda sıcaklığında)
  • 2 pak. instant kuru maya (veya küçük 1.5 pk yaş maya)
  • 2 tatlı kaşığı tuz
  • 2 tatlı kaşığı toz şeker
  • 2 yumurta akı (sarılarını üzerine süreceğiz)
  • Aldığı kadar un

İç Malzeme:

  • Beyaz peynir
  • Beyaz peynirin yarısı kadar kaşar peyniri (rendelenmiş)
  • İri kıyılmış maydonoz

Yapılışı:

  • Sütünüzü bir kaba alın. Üzerine mayayı ve şekeri ilave edin. 10 dk bekletin.
  • Karışımın 10 dk bekleme süresinde ayrı bir kapta yumurta aklarını, tuzu ve zeytinyağını karıştırın.
  •  3-4 su bardağı unu eleyin. ortasını havuz gibi açın.
  • Süt karışımını ve zeytinyağı karışımını birbirleri karıştırın.
  • Ortasını havuz gibi açtığınız una bu karışımı döküp yoğurmaya başlayın. Poğaçalarınızın yumuşacık olması için kulak memesinden daha bir yumuşak hamur elde edene kadar üzerine un eleyin.
  • Hamurunuzu 45 dk mayalandırın.
  • Ceviz büyüklüğünde parçalar koparın. Elinizle veya tezgah üzerinde bir merdaneyle yuvarlaklar oluşturun. İçlerine peynir ve maydonoz karışımı ilave edip, yuvarlayın.
  • 15 dk tepside tekrar mayalandırın. (Ben bunu sürekli yapıyorum)
  • Yumurta sarısı sürerek 180 derecede pişirin.