FISTIKLI SARMA

fıstıklı sarma

So 15 gündür yılbaşı hariç hiç tatil yapmadan çalışıyoruz. Babam tüm ekip arkadaşlarımıza ” muazzam bir eleman olduğunu biliyorsun değil mi? ” diyerek motive etmeye çalışıyor.

Böyle bir yoğunlukta size yazıyorum:) Bildiğim tek şey ben size hiç kıyamıyorum. Ne olursa olsun sayfamın boş kalmasına dayanamıyorum. Babacığım beni en çok motive eden ne yazıkki sen değilsin:) Sizlersiniz..

cats

Ben bu sarmalarımı çok yeşil gözüksünler diye tek kat ile yaptım ve çok büyük dalgınlıkla sıcak şerbet döktüm:) Lütfen siz tarifteki gibi muhakkak en az iki kat ile deneyin. Ve şerbeti 15 dk kaynatıp ılıkken soğuk sarmaların üzerinden gezdirin. Şerbete parmağınızı soktuğunuzda dayanabileceğiniz ısıda olmalıdır.

Malzemeler:

  • 200 gr rondodan geçirilmiş baklavalık fıstık
  • Küçük paket baklavalık yufka
  • 5 çorba kaşığı tereyağı

Şerbeti için:

  • 2 su bardağı su
  • 1.5 su bardağı şeker

Yapılışı:

  • Tereyağını eritin. Bir miktar kaynatınki çiğ kokusu çıksın. Anne dibinde hafif yanık tortu kalmalı der.
  • Baklavalık yufkadan ikişer kat tezgahınıza serin ve yumurta fırçasıyla yufkayı yağlayın. Dilediğiniz kadar fıstık serpin.
  • Oklava ile yufkanın dar kısmından sıkıca sarmaya başlayın. ( ayrıntılı eski görsellerim için TIK TIK)
  • Yufkayı oklava üzerindeyken büzün ve oklavayı itina ile çıkarın.
  • Tepsiye dizdiğiniz sarmalarınızın üzerinden tekrar erittiğiniz yağdan gezdirin.
  • 180 derecelik ısınmış fırında çok az kızarana kadar pişirin.

Not: Bu tarz baklavaların ince sarılması için çok ince oklavaya ihtiyacınız var. Ben bunun için ahşap bir askılıp alıp pantolon kısmını ayırdım. Yıllardır o parçayı kullanıyorum.

Balparmak Tatlısı-Parmak Tatlısı..

BİLDİĞİN SOBA !

Yıllar evvel sobalı bir evde yaşıyorduk. Odalarından sadece birinin sıcak olduğu, diğerlerini buz gibi olduğu.. Mecburen herkes o odada toplanırdı. Yemek vakti yine bu odada sofra kurulurdu. Televizyonda bu odadaydı. İki televizyon hem soğukta izlenemeyeceği için hem de alamayacağımız için yoktu. Her akşam seçme şansımız olamayacak kadar az kanal da olduğu için aynı kanalı izlerdik. Hiç kimse kanepede uyuklayamazdı, azıcık göz kapaklarımız düşse hadi yatağınıza derlerdi. Arkadaşımız gelse odamıza çekilemezdik. Misafir gelse ben odamdayım hiç diyemezdik. Kısaca soba yüzünden o odaya mahkum olur her anı ailemiz ile geçirmeye mecbur olurduk..

Şimdilerde her odalarımız sıcacık ama aile hep birden dağınık. Misafir gelse çocuklarımız müsade ister hale geldi. İstemediğimiz bir kanal açıldığında, yada bir film şeridine sarılı olduğunu unutup kölesi olduğumuz dizilerimiz çıksa hemen diğer odaya, televizyona koşarız. Mısır patlatılsa bir kase alır odamıza, kendi dünyamıza çekiliriz. Yada bu da çerez mi, yok mu cips diye mırıldanırız. Arkadaşları gelen gençlerimizin neler konuştuklarından habersiz kalırız. 13-14 yaşlarında deli-kanlılarımızın genç kızlarımızın özel hayatları olur, biz bi haber oluruz. İlerleyen zamanlarda bu özel hayat asilikle tepemize balyoz gibi düşünce anlarız hata yaptığımızı, çocuklarımızın bizden uzaklaştığını. Şimdiki gençlerimizin anlatacağı soba üstü kestane anıları olmaz. Anlatacakları yanlızca olur web sayfaları..

Sadece bir sobamıdır aileyi bir arada toplayan, yoksa yitirdiğimiz değerlerimiz mi. Geçen zamanları bin bir pişmanlıkla yaşamamak için, bizler gibi evlatlar yetiştirebilmek için sobamı kurmalıyız evlerimize..

Cevapları bilmesemde ben sobanın gücüne kudretine inanıyorum..! Var onda bir hikmet..!

En doğrusu önce inandığımız gibi yaşamalıyız. Evlatlarımızı gelecek kaygısı için dünyaya getirmemeliyiz. Onların birer emanet olduğunu bilmeliyiz. Emanete ihanet etmemeliyiz. Önce Allah sevgisini aşılamalıyız. Ağaç yaşken eğilir misali, ahlakı, edebi çocuk yaşta vermeliyiz. Onları sadece uykuda sevebilecek kadar zaman bırakmamalıyız kendimize. Çalışırken vakit ayıramadığımız evlatlarımızı birde 3-5 yaşındayken herşeyi öğrensin diye kurslara boğmamalıyız. Müzikle uğraşsın, ata binebilsin, yüzmeyi öğrensin, resim yapsın diye evlatlarımızın en önemli yaşlarında evden koparıp aile sevgisiz büyütmemeliyiz.

Rabbim izin verince ve biz isteyince her şeyi öğrenebileceğimiz yaşlarımız zaten sonsuz. Ben sobalı bir evde büyüdüm ve bunların bir kısmını kursa bile gitmeden öğrenebildim. Kursa gittiklerimin bir çoğunuda sonra değişen zevklerim yüzünde bıraktım. Bu nankör bedeni sarhoş etmemeliyiz. Çocuk yaşta en doğru eğitimi bizler vermeli, idrak edebileceği yaşlarda kendi istedikleri hobileri ile uğraşmaları için onlara yardımcı olmalıyız. Aile sevgisi ile büyüyen çocuklarımıza zamanı gelince diledikleri eğitimleri almaları için destek olmalıyız.

Yazının tamamını okuyunca sonu nasıl bağlayacağımı merak ediyorsanız, ben bile bilmiyorum. O kadar uzun anlatabilecek bir şey ki bu. Sözün kısası..

Demek ki ne yapıyormuşuz? Evlere soba kuruyormuşuz:)

Bu tatlı evde az malzeme olduğunda tam bir kurtarıcıdır. Hem şerbetli tatlı hem de pratik bir tatlı olduğundan ağır* misafirlere ikram da edilebilir..

*Ağır Misafir: Büyük halalar, dayılar, anne ve baba yaşça oturmuş kişilere deriz:)

Malzemeler:

  • 1 paket margarin
  • 2 yumurta
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • yarım su bardağı şeker
  • 1 tatlı kaşığı sirke
  • 3 yemek kaşığı yoğurt
  • Aldığı kadar un
  • 1 kase irmik

Şerbeti İçin:

  • 4 su bardağı su
  • 3.5 su bardağı şeker

Yapılışı:

  • Tencereye şerbet malzemelerini alınız. Kaynamaya başladıktan 30 dk sonra altını kapatıp oda sıcaklığına gelmesini sağlayınız.
  • Un hariç tüm malzemeleri yoğurma kabına alınız. Yağımız oda sıcaklığında olmalı.
  • Unu hamurumuz ele yapışmayacak kıvama gelene kadar ilave etmelisiniz.
  • Hamurumuzu yaklaşık 20 dk sert bir şekilde yoğurmalısınız. Yağ yüzünden arada tekrar un isteyebilecektir. Unu ölçülü bir şekilde azar azar verebilirsiniz.
  • Elimizle cevizden biraz büyük parçalar koparıp parmak şekli veriniz.
  • İrmiğe buladığımız tatlılarımızı 160 derecelik ısınmış fırında hafif saranana kadar pişiriniz.
  • Fırından çıkan sıcak tatlılara oda ısısına gelmiş şerbetimizi dökünüz.
  • Not: Şekil verdiğiniz hamurları direk irmiğe bulayınız. Yumurta akı ve benzeri birşey sürmeyiniz.

Ceviz Kesesi

 

 

* Tabak: Kayınvalidemin. Eşimle yaşıt olduğunu söylüyor, Almanya’dan almış..

Çocukluğumuzda annemle kurabiyelere şekil vermek için yaramazlıklar yapar, hatta onu üzerdik. O zamanın koşullarında bitmek bilmeyen işleri hemencecik yapalım, fırına salalım dedikleri hamurlarla saatlerce oynamak isteyen minikler olunca ne sinirlenirdiler.. Arefe günü aynı şey benim başıma geldi. Hamuru yaptım. Ama öyle yorulmuştum ki bir türlü şekil vermek istemiyordum:) Önce yuvarlayıp bir kaç tane tepsiye attım. Her yuvarlağın içine bir kaç parça ceviz koydum.. Olmaz şerbeti içine çekmez dedim. Daha önce tarifini hem tuzlu hem tatlı olarak verdiğim kalburabastı şeklini vereyim dedim, açıkcası gözüm kesmedi. Bir kaç denemeden sonra bardakla yuvarlaklar kesip yukarıdaki şekli verdim.

Ve canım annemin üzülmesine sebep olsa da o günleri (özlemle) yaad ettim..

Malzemeler (resimdeki 1 tepsi için):

  • 1 su bardağı tereyağı (eritişmiş)
  • 1 su bardağı sıvı yağ
  • 1 çay bardağı yoğurt
  • 1 paket kabartma tozu
  • Aldığı kadar un
  • 1 tatlı kaşığı sirke
  • 1 su bardağı ince kıyılmış ceviz içi
  • Yarım su bardağı iri dövülmüş ceviz içi

Şerbeti İçin:

  • 3 su bardağı şeker
  • 3 su bardağı su
  • 1 tatlı kaşığı limon suyu

(Tüm malzemleri bir tencereye alın. Kaynamaya başladıktan sonra 45 dk kaynatın. Şerbetiniz hazr)

Yapılışı:

  • İlk önce su bardağı unu (mümkünse eleyin) derin yoğurma kabınıza boşaltın.
  • Unun ortasını havuz gibi açın, kabartma tozunu serpin. Ortasına yoğurt, sirke ve yağı ilave edin.
  • Bu hamur yaklaşık 5-6 su bardağı un alacaktır. Bu ununuza ve ortam sıcaklığına göre değişebilir.

  • Ele yapışmayacak, kulak memesi kıvamına gelecek bir hamur yoğurun.
  • Hamura 1 su bardağı ince kıyılmış ceviz içini ilave edin ve 5 bezeye ayırın.
  • Her bezeyi tezgahınızda açarak inceltin ve su bardağı ile yuvarlaklar oluşturun.
  • Her yuvarlağa ayırdığımız yarım su bardağı iri ceviz içlerinden bir kaç parça koyup resimdeki gibi şekil almasını sağlayın. Birleştirme yerlerini iyice kapatın ki açılmasınlar. Benim tepsin fırından çıktığında 5 tanesi açılmıştı.
  • 200 derecelik ısınmış fırında iyice kızarana kadar pişirin.
  • Ben tatlılarımın annemin tabiri ile kıyır kıyır (kıtır kıtır:) olmaları için tatlılar soğuk, şerbetide sıcakken döktüm.
  • Siz yumuşak hamur tatlıları seviyorsanız şerbeti ılık hamuru sıcakken buluşturmalısınız.

Taze Peynirli Şekerpare

Ne kadar şükretsem azdır. Bu zamanda hala gitmesemde, görmesemde uzaklarda bir köyüm var. Ve ordan bizi köy ürünlerinlerinden mahrum bırakmayan güzel yengelerim var..

Geçtiğimiz haftalarda yengemler taze peynir ve süt gönderince aklıma dondurucuya kaldırmak geldi. Bilirsiniz taze peynirin ömrü çok kısadır. Tevafuk kendisini çok sevdiğim Cahide Hanım’ın sitesinde taze peynirle yapılan bir tatlıya denk gelince benim peynir buzluğa kalkmaktan kurturdu.

Hem yengelerime hem de tarif için Cahide Ablaya teşekkürler..

Malzemeler:

  • 200 gr. taze keçi peyniri (bulamazsanız lor peyniride olur)
  • 125 gr. yumuşamış tereyağı
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 2 yumurta (birinin sarısı ayrılacak)
  • 1 çay bardağı pudra şekeri
  • 2 su tepeli su bardağı un
  • 1 su bardağı irmik
  • 1 tatlı kaşığı kabartma tozu (yarım paketten biraz fazla)
  • 1 paket vanilya
  • 1 silme çay kaşığı tuz

Şerbet için:

  • 3 su bardağı şeker
  • 3 su bardağı su
  • Çeyrek limon

Yapılışı:

  • Un ve irmiği ayırıp kalan tüm malzemeleri karıştırın. (bir yumurta sarısı ayrılacak!)
  • İrmiği koyup unu da azar azar ilave ederek yumuşak bir hamur elde edin. Ununu fazla kaçırırsanız istenen gevrekliği elde edemezsiniz.
  • Hamurdan iri ceviz büyüklüğünde parçalar alın, yuvarlayıp yağlanmamış tepsiye dizin. (bu kısımda dikkat edilmesi gereken tepsinin yağlanmamış olması)
  • Ayırdığınız yumurta sarısından üzerlerine sürün.
  • Önceden ısıtılmış fırına tatlıları sürün. ( Fırın 200 derecede ısıtılacak)
  • Kabarıp kızarmaya başlayınca fırını 175 dereceye indirin. Ve piştiklerine epin olunca fırından çıkarın.
  • Diğer tarafta şeker su ve limonu tencereye alın.
  • Kaynamaya başladıktan sonra 20-25 dakika boyunca kaynattığınız şerbeti, sıcakken, soğuk tatlının üzerine dökün.
  • Tatlıyı en az 3-4 saat şurupta bekletin servis yapın. Afiyet olsun

Gül Anne Tatlısı..

 

Cuma akşamı 20.30 Yenikapı-Mudanya feribotuyla Bursa’ya gittim. Eşim iş seyahatiyle Bursa’da olduğu için bu fırsatla kayınvalidemi görmeye gitmiş oldum. Akşam 23.00 da mutfakta çay ve yanında enfes bir tatlı ile beni karşılaması bütün gün aç bir şekilde akşamı beklediğimi haklı çıkardı:) İlk kez yediğim bu tatlıyı şiddetle denemenizi tavsiye ediyorum. Adını annemden almış olan tatlımızın görüntüsü ve tadı tek kelimeyle muhteşemdi. Ölçülere tam anlamıyla uyarsanız ağızda dağılan hafif bir tatlı elde etmiş olursunuz..

Şimdi izninizle Bursa’yı gezmek için ayrılıyorum..

Malzemeler:

  • 1 su bardağı yoğurt
  • 1 su bardağı sıvı yağ
  • 3 yumurta
  • 2 adet kabartma tozu
  • 1 adet vanilya
  • 1 çay bardağı şeker
  • 1 su bardağı irmik
  • Aldığı kadar beyaz un
  • 2 yemek kaşığı kakao

Şerbeti için:

  • 2.5 su bardağı toz şeker
  • 3 su bardağı su
  • 2-3damla limon suyu

Mercimek Köftesini de görünce aç olduğum için ayrıca çok sevindim:)

Yapılışı:

  • Şeker ve suyu kaynamaya bırakın.Kaynamaya başlayınca limon damlalarını ilave edin. Ve soğumaya bırakın.
  • Bu esnada tüm malzemeleri yoğurun ve hamuru iki eşit parçaya bölün. Yarısını kakao ekleyip tekrar yoğurun.
  • Her iki parçayı merdaneyle yarım parmak inceliğinde açın. Dikdörtgen bir hamurlar elde edin.
  • Elde ettiğiniz hamurları üst üste koyun. (Önce sade hamur sonra kakaolu hamur)
  • Hamuru 2-3 kez döndürüp kıvırın ve kesin. Kalan kısmıda sıkıca sarın.
  • Elde ettiğiniz uzun iki rulayı birer parmak kalınlığında kesin. Yağlanmış tepsiye yan yan dizin.
  • Isınmış fırında kurabiye ayarında pişirin.
  • Kurabiyeler soğuk şerbeti ılıkken dökün.

Gökkuşağı Tatlısı

Bu aralar kendim bile sitemi ziyaret edemez oldum.Bu yoğunluk bir an önce bitmeli derken, hayatıma yeni yeni şeyler katarak hatamı ediyorum bilemiyorum. Üstesinden gelebilmek için bol bol dua etmeliyim..

Malzemeler:

  • 2 yumurta
  • 1 çay bardağı şeker
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 2 çay bardağı süt
  • 3 çay bardağı irmik
  • 3 çay bardağı un
  • 2 paket kabartma tozu

Şerbeti İçin:

  • 3.5 su bardağı su
  • 3 su bardağı şeker

Süslemek için:

  • Yarım su bardağı iri dövülmüş ceviz
  • 2 yemek kaşığı kakao
  • 1 pk krem şanti

Yapılışı:

  • Şekeri ve suyu 25 dk kaynatın. Şerbeti soğumaya bırakın.
  • Yumurta ve şekeri kar haline gelinceye kadar çırpın. Diğer malzemeleri ekleyerek iyice çırpın.
  • Dikdörtgen borcamınızda 180 derecede pişirin. Borcamın altına yağlı kağıt serin. Tatlınız piştikte sonra başka bir tepsiye ters çevirip yağlı kağıdı çıkarın. Soğuk şerbeti ılık tatlınıza dökünüz.
  • Tatlı tamamen soğuduktan sonra şekiller çıkarınız. İster çay bardağı, ister su bardağı ile tatlınızdan daireler çıkarın (ben su bardağı kullandım).
  • Tepside kalan tatlı hamurlarına ceviz ve kakaoyu ekleyip karıştırın.
  • Bu karışıma köfte şekilleri vererek tatlınızın üzerlerine yerleştirin.
  • Süslemeyi dilediğiniz giyim yapınız.

Kalburabastı ve Düş !

 

Yıllar oldu, çok uzun yıllar.. Küçük diye ranzanın üst katını ona vermiştim, sabaha kadar düşlerlerini anlatır uyutmazdı beni.. Çalışkan diye dolabın büyük kısmını ona vermiştim, benim dolabımda gezerdi defterleri.. Zayıf diye hergün onun beslenmesine muzlu süt alınırdı, buna rağmen hep mızmızlanırdı. Tenefüs dönüşü  masamda not bulurdum, çantandan para aldım diye, ona daha fazla harçlık verilsede..

O benim küçük kız kardeşimdi..

Birileri ona abla, hala, öğretmenim desede o benim için hep küçüktü.. taki evlenene kadar. Evleneli bir kaç ay oldu ve bizi yemeğe davet etti. Kapı komşusu olduğum için benden destek alacağını düşünmem sadece boşa çıktı. Harika sofrası beni olduğu kadar herkezi şaşırttı.

Yemeğimi yerken hatırladımda düşlerimiz gerçek oldu..

Sofradakiler:

  • Buğday Çorbası
  • Kuru Fasulye
  • Garnitürlü Kuskus Makarnası
  • Sigara Böreği

  • Peynirli Mayalı Börek
  • Havuç Salatası
  • Soslu Patlıcan Ezme

  • Pilav
  • Köfte-Patates-Biber
  • Mozaik Pasta
  • Benim Kalburabastım
KALBURABASTI
 
  
Kardeşimin eşi çok sevdiği için  kendi yaptığım kalburabastı tatlısından götürdüm.
Malzemeler:
  • 1 paket oda sıcaklığında margarin
  • 1.5 yemek kaşığı sirke
  • 2 yemek kaşığı yoğurt
  • 1 yumurta
  • 1 paket kabartma tozu
  • 2,5 / 3 su bardağı un
  • 1 su bardağı ceviz ( iç harcı için )

Şerbeti için:

  • 2.5 su bardağı toz şeker
  • 2.5 su bardağı su

Yapılışı:

Tüm malzemeleri derin bir kapta kulak memesi kıvamında unumuzu ekleyerek yavaş yavaş karıştırıyoruz. Hamurdan ufak bezeler yapıp merdaneyle açıyoruz.

   

Tam ortasına ceviz içi doküp her iki başını ortada birleştiriyoruz. Kalbura bastırarak ağzını sıkıca kapatıyoruz. Ben mutfak doğrayıcısı kullandım bu işlem için. Sizler evde herkezde rahatça bulunabilecek süzgeç v.b şeyleri kullanabilirsiniz.

 

 

200 derecelik fırında kızarana kadar pişirin. Sıcak tatlıların üzerine soğuk şerbeti dökün.

  

Şerbeti döktükten 20 dk sonra tepside tatlılarınızı ters çevirip 10 dk bu şekilde dinlenmelerini sağlayın.