
Cuma akşamı son dakikaya kalan Ramazan alışverişimden sonra saatin sekize yaklaşması ve evde çorba dahi olmamasını bahane ederek ilk iftarımızda ani bir kararla anneme gittik. Gerçi bunda en büyük payı da, o gün kız kardeşimin, iş arkadaşımın ve annemin karnıyarık pişirdik demeleriydi. İftarda karnıyarık yemem şart olmuştu:)
İftardan sonra eve gelmemiz ve aldıklarımı yerleştirmem uzun bir zaman alınca gecenin ilerleyen saatlerinde yarınki misafirler için birşeyler yapmaya başlamam gerektiğini fark ettim. İşe önce “tüm ramazan boyunca zeytinyağlı barbunya” yemek istiyorum diyen eşimi dinlemekle başladım. 1 kilo barbunyayı haşlayıp bir kısmını dondurucuya atmaya karar verdim. Göz kararı su ile ocağa alınan barbunyalardan sonra yorgunluk ile salonda bir miktar dinlenmeye çekildim. Sanırım saat 01.00 sularıydı.
Aynen aktarıyorum:
(Ben)– Aloo buyruuunnn,
(Güvenlik)–Muazzez hanım eviniz yanıyor,
(Ben)– Yoo ben evdeyim ben yanmıyorum, öhöö öhöööö
( evdeki dumandan boğulurken öksürmeye devam ediyorum)
(Güvenlik)–Emin misiniz, bizde sizin ev alarm veriyor :) (cidden bıyık altı gülüyordu, anladı barbunyaları yaktığımı:)
İşte o an kıyamet koparcasına mutfağa koşuyorum, aynı anda eşimin de telefonu çalıyor. Güvenlik bize çalışıyor:) Tencere ile bütünleşen barbunyalar evi simsiyah bir duman altında bırakmış, göz gözü görmüyor.
Bir gün önce silinen camlar, perdeler, kapılar ve dolaplar is içinde (bakılınca birşey belli olmadığından ramazan sonrasına kadar yeniden silmeyi düşünmüyorum:) Ben o esnada üzülmeye başlıyorum. Eşim gözümün içine bakıyor. “İnanmıyorum bir kilo barbunya gitti , resmen israf oldu” diyorum. Bendeki üzüntüyü görmeyin gitsin. Barbunyaya üzüldüğüm kadar eve üzülmüyorum. Son sözlerim ise: 6 yıldır evliyim ilk kez bir yemek yaktım, olacak o kadar diyorum ve kahkayı basıyorum.
Eşim adete şoklarda. Eve sinirlenmemem besbelli onu sinirlendirmiş ki şöyle diyor ” ya yangın söndürme sistemi devreye girseydi işte o zaman sinirlenirdin ama “ :)))))) Çokta ciddi söylüyor. Bırak işte ne güzel sinirlenmemişim devam edeyim gülmeye:)
İşin birde gerçek tarafı var. Evin tavanlarında bulan sistem sanırım 1 ton suyu eve fiskiye gibi boşaltıyor. Uyanmasaydım güvenlikler mecbur devreye sokacaktı. Bunu hatırlayınca bol bol şükretmeye başladım. Eşyalar parkeler tamamen çöp olurdu… Ama düşünmeden de edemedim, ev kirlenince sinirlensem bir dert sinizlenmesem de ayrı bir dert oluyor sanki:))

Çok gevezelik yaptım farkındayım, sustum tıp:) Ramazan ile neşem keyfim yerine geldi elhamdülillah. Bir ayrı enerji dolu oluyor insan. Oruçta sıhhat var deniliyor ya, aynen yaşıyorum şükürler olsun. Rabbim hepimize güç kuvvet versin, evimize bereket, huzur nasip eylesin. Ramazanı hakkıyla eda edebilelim inşallah.. (amin)
Bu sofra kalabalık ailem içindi. Kızkardeşim-eşi, abim-eşi, annem ve babamlardan oluşan bir gruptuk.
Menümüz şöyle idi:

Hikayesini uzun uzun anlattığım meşhur zeytinyağlımız:) Sırf eşim mutlu olsun diye ertesi sabah kız kardeşimden bir paket barbunya alıp yeniden haşladım..

Geçen yıllar neden iftariyelik tabaklar hazırlamamışım dedirten bir fikir oldu bana. Bu akşamki kalabalık grubumuz içinde kişiye özel tabak hazırlamayı hayal ediyorum. Önce mesainin bitmesi gerek:)

Tereyağlı, süzme yoğurt dolgulu patates topları ve kürdansız masam olamaz dediğim an uydurduğum salamlı kaşarlarım. Annem “Sen hiç üşenmiyormusun” diyerek söylenmeseydi ben bir kaç detay daha düşünüyordum:)

Güllaç sevmeyen 4 aile üyesi için hazırladığım Çikolata Soslu Yalancı Tavuk Göğsü & bana özel, fındıksız güllaç:) O yumuşak kıvamın içine fındığı hiç yakıştırmıyorum:)
HAZIR YUFKA İLE ÇITIR MANTI

Masamızın en favori lezzeti olan bu minik mantıları tüm ramazan boyunca misafirlerime yapmayı hayal ediyorum:) Eşimin yengesinin buna benzer bir tarifinden ilham alıp yaptığım bu lezzeti şiddetle öneriyorum. Çıtırmı çıtır, kıtırmı kıtır bir mantı oldu. Sofraya gelmeden en az 3 saat önce pişmesine rağmen yumuşamadan kalabildiler. Çıtırlıklarını yitirmediler. Siz sıcak olmasını isterseniz tekrar fırınlayarak servis edebilirsiniz. Ben yoğurdunu ayrıca servis yaptım, bir de tereyağını havalarının sıcak olmasından dolayı tercih etmedim:)
Malzemeler:
- 3 adet yufka
- 250 gr kıyma
- 1 büyük soğan, küp küp doğranmış
- Toz biber, karabiber, tuz
- Bir kase su + 5 yemek kaşığı sıvı yağ karışımı

Yapılışı:
- Kıyma malzemelerini ve baharatları karıştırıp, güzelce yoğurun.
- Yufkaları ortadan ikiye kesin. Sıvı yağlı su karışımından fırça ile yufkayı ıslatın.
- Düz kısmının hemen başına (kare 1)bir miktar kıymalı karçtan koyun.
- Ardından yanlardan 2 parmak genişliğinde içe doğru kıvırın ve sıkıca sarın. İnce uzun bir rulonuz olacak.
- Ruloyu gelişi güzel genişliklerde minik minik doğrayın ve yağlı kağıdın üzerine serin.
- 150 derecelik fırında tamemen kızarana kadar pişirin.
- Yumurta sarısı asla sürmeyiniz. Ayrıca fırının derecesini artırmayını. Yavaş pişmeleri hem çiğ kıymanın pişmesine hemde yufkanın katlarının güzelce pişip, kurumalarına sebep olacaktır.