Akla düşen annelere dair..

cats 4  

Bir kaç gün oldu, yolum Fındıkzade’ye doğmadığım ama büyüdüğüm  o minik şehre düştü.. Benim anılarda gizli detayları saklaması ile koca bir şehir gibi görünen o güzelim eski İstanbul semtine..

Çocukluğumun kalp çarpıntılarını, düştüğümde kanayan dizimin acısını, bozulan çamaşır makinesinin merdanesinin yerine çamaşırları ellerimizle sıktığımızın öfke homurtularını, cami çeşmesinden bidonlarla su taşıdığımızı, dolayısı ile su kavgalarını, soğuktan ürperen bedenimizle kömürlükte odun kırma seanslarımızı, kapı gıcırtılarını, mis süt paketlerini evde patlatışlarımızla yediğimiz dayakların zırıltı seslerini, komşumuz için kendimizden bile vazgeçebileceğimiz dostluk bağlarımızı, baba gelmeden sofraya oturmama gibi anlamlı ve özel geleneğimizi, ‘ben’ ‘ sen’ ‘o’ gibi tekillik yerine “biz” in çok olduğu günleri saklayan o koca şehir..

Ağabeylerimiz top oynarken, biz artan kumaşlarla yapılmış, içleri çaputlarla doldurulmuş, kaşları ve dudakları annelerimizin hünerli elleri ile işledikleri bebeklerle oynardık.. Et Bebeğimiz yoktu ama bir bez bebeğimiz tabi ki vardı.. Soba başında annemin bez bebeğime elbise ördüğünü dün gibi hatırlıyorum, boğazımdaki düğüm ile…

Bu satırları yazarken sonra aklıma annem düşüyor:

Geçen sene ramazan ayında iftara 2-3 saat kala buluşup sanki tarihi bir tur yaparcasına eski semtimizi, mahallemizi yani bizim için şehrimizi gezdik.. Eski Parlar Pastanesinden meşhur tatlımızı, Cerrahpaşa Fırından Havuçlu Kekini, Çekirdekli Galetasını aldık. Komşuların camını ‘tık’ ladığımız, içeri buyur diyecek güzel tebessümlerini, ansızın gelen eski komşuya Allah ne verdiyse iftarına kal yalvarışlarını içimize çeke çeke yaşadık.. Annemin ertesi gün göz yaşları içinde “bana bundan iyi bir şey yaşatamazdınız” dediği kısa bir ışınlanma yaşadık geçmişe ve onun tatlı özlemine.. Arada yarım saatlik bir mesafe değil de, uzun yolculuklar sonrasında varılacak bir gurbet şehriymiş gibi annemin üzülmesine mi yanayım, yoksa daha güzel bir evde daha iyi koşullarda yaşadığı halde Fındıkzade de ki eski muhabbetini aynı yerde devam ettirememesine mi yanayım.. yok yok ben en iyisi İstanbul’u yüksek yüksek beton yığınları arasında ruhsuzlaştıran düzene yanayım..

cats 2

İşte böyle bir mesai gününde akla anne düştü ise, 3 ay önce iki anneme kurduğum bu sofrayı yayınlama isteği doğar.. Evet meyvelerden de anlaşılacağı üzere yazın başıydı.. Kayınvalidemin bize bir kaç haftalığına misafir olması ile iki anneyi buluşturduğumu yazmıştım instagram sayfamda.. Üzerinden zaman geçsede sizlere ilham olsun bana da anılarla dolsun diye yayınlıyorum..

  •  Kristal bardaklar anneciğimin çeyizinden. En az 30 yıllık
  • Tatlı kadehleri diğer annemin (kayımvalidemin) Almanya ganimetlerinden.. Fransız malı en az 40 yıllık..
  • Ekmek sepeti örtüsü yine annemin çeyizinden iğne oyası..

cats 1

İş çıkışı bir kaç gün boyunca kayınvalide gelecek telaşı ile temizlik yapınca ilk akşamı çay masasına çevirebildim. Yemeği yetiştiremeyen gelin süslü sofra kurarak anneciğinin gözünü nasıl boyar adlı çalışmam:)

cats

2013′ün 2. İftarı & Salçalı Köz Patlıcan Salatası

DSC_0231

Çok iyi bilirim planların, hedeflerin şaşma ihtimalinin tutma ihtimalinden yüz kat daha fazla olduğunu. Bundandır ki bendeki hırs ve inat tavan yapmıştır. Kolay pes edemeyen bir huya sahip olmanın yorgunlugu sardı beni. Oysa ben herşeyi bırakıp gitmek isterken kendimi ayaklarımdan zincirliyorum bu şehre ve bu şehrin keşmekeşliğine..

Oysa hayalimdeki evde yaşamak hayalimdeki insan olmak için her gün dua ediyorum…

Ben, muazzez ! Bir karadeniz kızı.. Tıpkı dalgaları gibi dik ve hoyrat..

DSC_0228

Aslında uzun mu uzun içimi döktüğüm bir mektubum var size.. üsteki paragraf oradan bir kaç alıntı..

Benim Yuvacık vaktim gelmiş..

Lakin Mısır’da kardeşlerimiz mutsuzken benim bu börtü böcek misali konularım çok anlamsız diye düşündüm ve sonra yayınlamak için erteledim.. Bu dönem bizim için bol bol şükür ve dua vaktidir. Rabbim kadir gecesini yakalamayı ve ihya etmeyi nasip etsin..

cats

Bu masam abim, yengem ve yengemin annesi içindi. Misafirlerim ağır olduğundan konsepti ne kadar klasik seçsemde yiğenim lamia için aralara renk katip onu mutlu ettim. Bu sene elhamdülillah kolay oruç tutsamda işlerden pek vakit ve derman kalmıyorki şöyle yemeklerimle misafirlerimi mutlu edeyim..

Menü sizlere fikir vermesi için yazıyorum

  • Tarhana Çorbası
  • Karnıyarık + Salçalı Biftek + Pilav
  • Lahana Sarması
  • Salçalı Patlıcan Salatası
  • Zeytinyağlı Mantar Salatası
  • Oreolu Pasta

DSC_0250

Bu pasta diğer hazır tatlıların yanına yapılmış  pratik pastadır. Kimin özel isteği olduğunu söylememe gerek yok sanırım:) Tarifi gelecek inşallah..

DSC_0264

 Bunun da tarifi gelecek inşallah..

SALÇALI KÖZ PATLICAN SALATASI

DSC_0261

Bizim evde salata fazlası ile sevilir veyinir. Kahvaltı sofralarından tutunda misafir sofralarına kadar bir kaç çeşit salata muhakkak olur. Heleki patlıcansa mevzu yazdan közler dondurucuda saklarız. Köz patlıcanlı tarifler uydurur dururuz.. Sizde salata tarifi arıyorsanız bir deneyin derim..

  • Kişi sayısı kadar közlenmiş patlıcan ( ben 3 adet kullandım)
  • Küp doğranmış 2 soğan.
  • 2 yemek kaşığı salça & kavurmak için yarım çay bardağı kadar zeytinyağı
  • Tuz, susam ve karabiber,limon

Patlıcanları kendi usulünüze göre közleyin. ( Fırında yağlı kağıt üzerinde közleyebilirsiniz. Közlemeden önce üzerinden 2 kez bıçakla delmeniz gerekiyor). Soğanları zeytinyağında 1 dk kavurup salçayı ilave edin. Salçanın çiğ kokusu çıkana kadar kavurmaya devam edin. Çatalla ezdiğiniz patlıcanlarıda ilave edip baharatlarını aktarın. Soğuk servis ediniz. (ben bir parça nar ekşisi de ilave ettim)

2013′ün İlk İftarı ile Huzurlarınızda Ben:)

DSC_0143

Arayı çok uzun tutunca söz nereden başlayacağımı bilemedim. En iyisi hiç bir şey yokmuş gibi davranmak dedim:)

Facebook, instangram dan da beni takip eden okuyucularım nerede neler yaptığımı görebilseler de bir kısım takipçilerimle ne yazıkki epey özlem oluştu aramızda, Saliha Hanımı, Kumsal Deryamı, Çiğdem Hanımı, Kübra Hanımı, Tuba Hanımı, Hatenim_ce yi:) Yelizimi kısaca ben hepinizi çok mu çok özledim:)

Bu sene Ramazan ayı ile artık besmele çekelim ve bu uzun araya son verelim istedim. Öncelikle Ramazan-ı Şerifiniz hayırlı olsun efendim..

Eşimin arkadaşlarını her yıl ilk ben ağırladığım için bu yılda gelenek bozulmasın istedim. Bu masa da onlar içindi.. Geçtiğimiz yıl yine aynı beylere hazırladığım iftar masasında (BU YAZIMDA ) bir ramazana daha kavuşur muyum diye yazmışım.. Rabbim hayırlısı ile bir ramazana daha kavuşturur inşallah..

DSC_0168

Daha evvel bahsettiğim gibi ve hatta sitemi ihmal etmemin asıl sebeplerinden olan yeni işimiz sayesinde ben daha bir yoruluyorum. Özellikle ilk kuruluş aşamasındaki üstün performansımız ile harcadığım enerjimi geri toplamış değilim. Bu sebeptendir ki menülerim biraz kolaya kaçıyor:)

Kısmetse bu akşamda 6 kişilik çekirdek misafirim var. Minik yeğenim için ufak vurgular yaptığım güzel bir iftar masası daha:) Beni bekleyen tonlarca evrak ve eve gelecek misafirin heyecanlı telaşı içinde yazıyorum size.. Kırmışım zincirlerimi :)

2013 1. iftar menüsü:

resim 2

  • İftariyelik Tabağı (daha farklı iftariyelik tabağı için TIK )
  • Havuç Salatası
  • Salça Soslu Köz Patlıcan Salatası
  • Patatesli Rulo Börek
  • Rendelenmiş Salatalık ile Yoğurtlu Mantı ( bu farklı ama güzel fikir teyzemden)

DSC_0200

  • Manisa Kebabı

DSC_0211

  • Kaymaklı, Fıstıklı Antep Katmeri

MANİSA KEBABI

Manisa Kebabı oldukça basit yapımı kolay bir yemek. Gösterişi ile misafirleriniz için rahatlıkla yapabileceğiniz gibi krepi sayesinde yemeğin yanına pilav yapmanızda gerekmeyecektir.

resim 1

Krep Malzemeleri ( 6 adet için):

  • 2 yumurta
  • 2 çay kaşığı tuz
  • 1. su bardağı süt
  • 2 su bardağı un
  • 1 şişe maden suyu

Tüm malzemeler maden suyu hariç güzelce çırpılır ve son olarak maden suyu ilave edilip karıştırılır. Kızgın yağlı tava tereyağ ile yağlanır malzemeden bir kepçe tavaya aktarılır. Arkalı önlü kızartılır.

Not: Krep tarifini Cahide Ablanın sitesinden aldım, öncelikle kendisine çok teşekkür. Her tarifi ayrı bir güzel ama bu krep tarifi ap ayrı güzel..

İç Malzemesi İçin:

  • 500 gr kuşbaşı et ( ben 12 adet için daha fazla kullandım)
  • 1 kutu haşlanmış konserve bezelye ( 2 su bardağı)
  • Tuz, karabiber

Eti teflon tenreyece alıp kaynama noktası başlayınca altını oldukça kısın suyunu salıp çekinceye kadar yavaş yavaş pişirin. Burada hızlı pişmesi için acele ederseniz etin suyunu kaybedersiniz tersine geç pişmesini sağlarsınız. Eğer bu şekilde pişirmeyi tam yapamıyorsanız ve varsa düdüklüde ön pişirme yapıp etinizin suyunuz süzüm teflon tavada biraz kavurun. Haşlanmış bezelyeyi, baharatları ilave edin.

Soğuya krepleri resimde görüldüğü gibi bir kase içine oturtun ve tam ortasına iç malzemesinden koyun. Sıkıca yanlardan katlayarak kapatın. Tepsiye ters çevirin. Üzerine halka domates ve biber ile süsleyip fırında ısıtıp servis ediniz.

Not: Ben krepler parlak görüntüde olsunlar diye tereyağ ile salçayı kavurup yumurta fırçası ile üzerinden geçtim..

Eski’ye & Bugün’e dair..

1

Şeklin ve şemalin önemini düşünürken nereden geldiyse aklıma annemin kuzinede pişen keklerini hatırladım..

8-10 yaslarındayım, hayal meyal hatırlıyorum, anneme aldığım ilk hediyeyi.. İlk kez dogum günü kutlamanın heyecanı icinde babamın verdigi para bir yas pastaya bir de paşabahcenin dilimli cam kek kalıbına yetmişti. Eldekilerle en fazla yapılabilecek tatlı olduğundan bizim evde, her ev de olduğu gibi sık sık kek pişerdi.. bende o kekler sayesinde annemin en sevdiği tatlının kek olduga inanmış ve ona aldığımız ilk hediyeyi bir kek kalıbı olarak seçmiştim.. O gün bügündür kekten tad alamaz oldum..
 
Yıllar yılları kovaladı ve ben o kek kalıbına yenilerini ekledikce kekin lezzeti damağından yavaş yavaş değişti.. Kek suret değiştirdikte tadı ve lezzeti başkalaştı adeta ..
 
Şimdi kendi mutfağımda binbir çeşit kek kalıbı ile başbaşayım..
 
Pişen her kekin kokusu eve dağıldıgında ben annemin keklerini hatırlarım, ilk tattıgımda da  hüsrana ugrarım.. Hiç bir kek annemin kuzinede, yuvarlak alimunyum tepside pişirdiği gelişi güzel kekleri kadar lezzetli olamaz..
 
Düşündükçe içime sığmayan bir hüzün kaplar ansızın..
 
O keklerde imkansızlıkların verdiği bir mücadele saklıdır. Yıllarca kullanılmaktan  bitap düşmüş bir çırpma teli ile karıştırılmış bir malzemeden çıkmadır.. Annemin zar zor aldığı, en ucuzunu bulmak için pazar pazar dolaştığı, gramını dahi israf etmediği unu saklıdır.. Ne olur çikolatası çok olsun diye yalvarışlarımıza rağmen kırmamak adına bir iki çay kaşığı buladıgı,  kakao sayesinde yerken çikolata yediğimizi sandığımız çığlıklarımız saklıdır.. Kenarlarını yenemek için kardeşlerle sıra kavgasına girişlerin tatlı telaşları da saklıdır. Bayatladıgında süte batırılıp yemenin hazzı saklıdır.. Komşuya verildiğinde bitecek korkusu yaşamanın çocukluk duygusu saklıdır.. Verilmenin bereket bereket geri dönüldügünü anneden öğrenmek te saklıdır…
 
DSC_1062
 
Beni instagramda takip edenler çok iyi bilir, bu sofranın haftalar önce hazırlandığını. Aldığım onlarca güzel mail ile beni sorup, yanlız bırakmadığınız için de çok teşekkür ederim. Kardeşim çok şükür iyi. Onun iyi olması ile sevinirken anneciğimin geçen hafta bizi ufak bir korku ile üzmesini atlattık.. Ailecek büyük imtihandan geçiyoruz.. Asıl korkum imtihansız bırakılmamızdır..
 
cats 1
Bu sofrada verilecek ne bir tarif ne der bir ayrıntı var. Sizleri burayı öyle çok özlüyorum ki anlatamam. Bu arada yeni işimiz neredeyse 4. ayını doldurmak üzere. Her geçen ay içim daha bir kıpır kıpır ediyor.. Rabbim tüm yeni iş kuranları içinde de bizi muvaffak eylesin..
 
Bu sofra Müjgan’nın ayaklanması şerefine hazırlanmıştı. Sabah işe giderken sadece Pırasa ve Pasta bir de sofrayı kurunca ortaya ancak böyle bir sofra çıkabildi. Ben “kusura bakmayın” dediğimde de babam “bizde akşamları hiç böyle sofra kurulmuyor” diyerek farkında olmadan annemi güldürdü:) Yayınlamak yeni nasip oluyor. 
Menüyü yine sizlere fikir olması için vereceğim;
page3
Menüde;
  • Zeytinyağlı Pırasa
  • Közlenmiş Patlıcan Salatası
  • Meksika Fasülye Salatası
  • Arpa Şehriye Pilavı & Tavuk But

page2

  • Annemin Gül Böreği
  • Fırında Mantar
  • Çilekli Pasta

Dip Not: Canım ablama (eltim) bana hediye ettiği kuşlu servisliği için buradan da teşekkür edelim:)

Yine Pembe..

masa 1

Yine Pembe, Yine Hüzün..!

Sabah uyanır uyanmaz kendimi abdest alırken buluyorum. Ve soluksuz namaza duruşumla ayılıyorum. Ardından en sevdiğim hal sarıyor beni, o ter temiz havayı içime çekme heyecanı ile camımı aralıyorum. Oda havalanırken ben bir yandan topluyorum bir yandan akşama ne yemek yapabilirim düşünüyorum. Doğruca mutfağa yönelip buzluktan çıkardığım eti düdüklüye koyuveriyorum. Mercimeği bir kaç kez yıkamadan sonra ocağa alıyorum. Ben bulaşık makinesini boşaltırken düdüklü siren sesini vermeye başlıyor ve ben doğruca yatak odasının camını kapatmaya gidiyorum. Ardından hızlıca düğmemi kapat sinyali veren düdüklüme cevap veriyorum. Ve bulaşık makinesinin başına geçmeden soğuk su ilavesi isteyen mercimeği sevindiriyorum..

En azından ortalık toplandı derken çayı demlemeye, sofraya bir kaç parça kahvaltılığı koymaya çabalıyorum. Eşimi bu aralar işe sadece tostla gönderme rekorumu kırma hususunda gösterdiğim başarıdan dolayı kendi kendime kızıyorum! Oysa her akşam kettle’ın suyunu bile hazırlıyorum. Abartıp masaya tabak-bardak koyduğum bile olmuyor değil..! Ne var sanki 10 dk  az uyusam diyorum…

Mandalinaları dilim dilim ayırıp, kuru incir, ceviz ve fındığın karışımı atıştırmalık olsun diye eşime hazırlıyorum. (Gün içerisinde yemek yemeğe fırsatı olamayanlar için iyi bir fikirdir diye düşünüyorum..)

Akşama yemek hazırlama, kahvaltıyı toplama seasnlarını başarıyla atlatmanın sevinciyle işe gitmeye hazırlanıyorum. Ve masama geçip şu an itibari ile derin bir oh çekiyorum..

Kaç gün oldu yazmıyorum, yorumlarınıza cevapsız kalıyorum diyorum. Sitemli notlarla karşılaşıp hem üzülüyorum hem yanımda olduğunuzu hissedip mutlu oluyorum..

masa 2

Yeni yıla şirketimizin kollarını büyütmekle başlayan babacığım sayesinde hem sorumluluklarım arttı hem de yoğunluk arttı.Bununla beraber çalışan sayısının artması ve yeni müşterilerin heyecanının yanında taşınma telaşları da sardı bizi. İyi takipçilerim hatırlar şu an ki ofisime 9 ay önce taşındığımızı:) Son iki aydır üzerinde harıl harıl çalıştığımız ofisimiz ve yeni işimiz elhamdülillah yoluna girdi. En yoğun haftanın sonunda size yazdığımı söylesem bana ne kadar hak verirsiniz?

cats

Bu masayı eşimin kuzeni ve nişanlısı için hazırladım. Babasından izin koparabildiği için önce Deryacığıma sonra izin verdiği için babasına çok teşekkür ederim. Akşama, yine eşimin abisi ve biricik çiçeği burnunda gelin,eltikom:)  yani ablam da katılınca güzel bir aile olduk. Son zamanlarda geçirdiğim en keyifli akşamı geçirdiğimi fark ettim. Bir an önce düğünleri olması ve sabahlara uzayan sohbetler yaşayabilmek için sabırsızlanıyorum..

tabak 1

Tarifleri haftaya yayınlamayı planladığım masamın ayrıntıları ve menüsü ile sizleri baş başa bırakıyorum. Gül Hanım sizin böreğinizi, Nur Hanım sizin süpriz kurabiye isteğinizi, Miraç Hanım sizin Patates Salatanızı, Yeliz Hanım sizin ölçünüzü, Nagihan Hanım sizin güzel önerinizi, Ezgi Hanım sizin için hazırladığım güzel postu, Çiçek Hanım sizin Bulgur Kek’inizi hiç mi hiç unutmadım:) Bir tek benim mailime cevap vermeyen Deryacığımı unutacağım:) Hepinizi çok ama çok seviyorum..

mantı

Çıtır Mantı

aşure

Aşure

biber salatası

Közlenmiş Biber Salatası

pide

Patatesli Kıymalı Pide

fıstıklı sarma

Fıstık Sarma

tahinli

Tahinli Kuru Baklava

meyve salatası

Armut Salatası

Ali Nazik Kebabı & Misafir Sofrası :)

Resime bakarak bu nasıl bir misafir sofrası diye içinizden geçiriyor olabilirsiniz..

İki kişiden biri ev sahibi ise bir kişilik bir misafir sofrasımı olur mu da diyebilirsiniz..

Ev mis gibi tertemiz olmuşsa, takvimde günlerden cumartesini gösteriyorsa, gelecek eş dosta yoksa biz her cumartesi akşamı evimizin misafiri oluruz:)

Ne yediğimizden çok nasıl yemeliyiz telaşını düşerim. Eşim her seferinde farklı bir sunumla karşılaşsın isterim. Çok zaman almayan şekilde iki kişilik misafir sofraları hazırlarım.

Sizlere de fikir vermesi için bolca resim çektim. Bu minik ama çok şirin tabakları bir çok porselen firması yapıyor, bir kaç adet edinmenizi şiddetle öneririm. Ben Güral Porselenin outlet mağazasından aşırdım:) etiket fiyatı 5.5 lira iken 2 liradan alabildim.Bu outlet mağazalarını da arada gezmenizi öneririm. AVM fiyatlarından çok ama çok ucuza alabiliyorsunuz.

Bir peçete katlayışı bile masanın ahengini ne kadar değiştiriyor öğle değil mi?

Aylar önce Pinterest’te gördüğüm bu doğal mumluk çok ama çok hoşuma gitti

ALİ NAZİK KEBABI

Malzemeler  (3 kişilik):

  • 3 adet patlıcan
  • Yoğurt (mümkünse suyu biraz süzülmüş)
  • 200 gr kuşbaşı kuzu eti (çok minik doğranmış)
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası veya 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • 1 küçük soğan (küp küp doğranmış)
  • 1 adet domates rendesi
  • Tuz, karabiber

Ali nazik yemeğinin tarifini biraz uzun tuttum gözünüz lütfen korkmasın:) ali nazik kebabının yapılışı aslında bir çok yemeğe göre hem çok pratik hem kolay. Benim için pratik yemekler kategorisinde!

Yapılışı:

  • Patlıcanları ocak ateşinde veya fırında közleyiniz. Ocak ateşinde közlemeden önce ocağın ateş çemberinin dışındaki yerlerini alüminyum folya ile kaplarsanız kirlenmesini önlemiş olursunuz. Fırında közleyeceniz patlıcanlarınızı çatal ile iki yerinden delmenizi öneririm. Ayrıca tepsinize yağlı kağıt sererseniz patlıcanların akan suyu tepsinizi yakmayacaktır.
  • Ben patlıcanlarımı mangal ateşinde közlemiş ve dondurucumda saklamıştım.
  • Patlıcanlarınız közlenirken teflon tenceresini ısıtıp etlerinizi içine atırın. Tahta kaşıkla hızlıca 1 dakika kadar kavurun. Kendi suyunu salıp çekinceye kadar çok kısık ateşte pişirin. Etiniz büyük baş eti ise geç pişeceğinden düdüklüde pişirmenizi öneririm. Yada arada azar azar kaynamış su ilave ederek sabırla kısık ateşte pişirmeyi sağlayınız. Kuzu eti pişirme süresinin kısalığı sayesinde tercihimdir.
  • Ayrı bir tavada soğanı tereyağı ile kavurunuz. Salçayı ilave edip hızlıca kavurduktan, 1 adet domates rendesini de ilave edip tencerenin kapağını kapatınız. Domatesin çiğliği gidene kadar -takribi 1 dk- kısık ateşte pişiriniz ve baharatlarını atıp -pişen ve dinlenmekte olan- etinize bu karışımı ilave ediniz. Sıcakken karıştırınız.
  • Közlediğiniz patlıcanların kabuklarını soyup önce bıçak yardımı ile ince ince kıyınız. Çatal yardımı ilede püre kıvamına getiriniz.
  • Patlıcan püreniz ılıkken (çok sıkak olursa yoğurt çok sulanıyor) servis zamanında (falza bekletilmeside sulandırıyoru, beklemeniz uzun olucaksa patlıcanlar ılık değil tamamen soğumuş olmalıdır) yoğurt ile karıştırıp servis tabağına alınız. Ardından üzerine hazırladığınız sıcak etli karışımdan ilave ediniz. Servise hazırdır, afiyet olsun:)

 

Geç yayınlanmış bir iftar sofrası desem:)

Biliyorum sitemlerinizden bana kızdığınızı.. Gerek telefon ile gerek mail ve yorumlar ile beni yanlız bırakmayan tüm sevenlerime çok teşekkür ediyorum. Biliyorum çok ihmal ettim sayfamı. Lakin yaşadığımız acı günlere bir de dedemin yoğun bakımdaki hayat mücadelesi eklenince buralara uğramak takdir edersiniz ki biraz zor oldu. Tüm bunlar neticesinde neredeyse iki haftadır annemde kalıyor olmamız, üzerine benim de ağır bir rahatsızlık geçiririyor olmam durumları katmerledi. Şükürler olsun bugün kendimi en iyi hissettiğim gün.

Çalışıyor olmak, hastalığın bir kısmını ayakta geçirmeye zorluyor insanı. Bugün olmazsa-olmaz işleri halledip bir ıhlamur eşliğinde yazıyorum size. Hem dedeciğim için hem de kendim için dua isteyeceğim sizlerden..

Bu masam Ramazan ayının son davetleri arasından kalma. En keyif aldığım uzun ve soluksuz bir gecenin anısı var içinde. Acı günler gelmeden bolca güldüğümüz, neşelendiğimiz bir geceydi. Ramazan ayı benim için çok bereketli ve huzurlu geçmişti. Hala etkisini üzerimizden atabilmiş değiliz.Eşim de hala orucu terk etmemekte ısrarlı..Benim rahatsızlıklarım el verirse ben de eşlik edeceğim kendisine. Ramazanın hazzını ve huzurunu yaşamak için inşallah bir Ramazan ayına daha varabiliriz.

Yakında tarifini vereceğim Baklavalık Yufka ile yaptığım Patatesli Böreklerim. Aynı miktarda kıymalı börekte olmasına karşın bir tanecik bile kalmadılar:) Gecenin favorisi oldular!

Böğürtlen kompostosu. Sıcak havaların en gözdesi. Dondurucudan hazır çıkarılmış, zeytinyağlı sanılıp misafirlere etli lahana yediren ben:) Oruçluyken tadına bakılmasada içine bakılabilirdi değilmi? Bu yıl kışlık paketlerime minik notlar düştüm. Hata payları sıfır!

Kışlık hazırlıklar aklıma gelmişken düşündüm de yayınlamayı beklettiğim ne çok resim var!

Yalancı haydari. Çok pratik bir salata. Ben bir çok masaya bu salatamı yapıyorum. Bu sayede süzme yoğurt tüketmiş oluyoruz.

Ramazanın gülü Güllaç Tatlısı. Ben üstüne tatlı tanımıyorum. Bu tepside kalan 3 dilimi Canan arkadaşımın bir çırpıda yediğini söylersem o bana kızar, siz de ne kadar güzel olduğunu anlarsınız değil mi? :)

Üzüm Kompostosu & Konservesi

Hafta içi,hafta sonu gelsin de şöyle dolu dolu gezeyim, Ramazanın atmosferini hissedebileceğim mekanlarda bulunayım diye çok istemiştim. Pazar akşamı bu plan hayallerini kurarken suya düşmesine sebep olanlar utansın diyorum! Bu pazartesi sendromuna da bir sebep bulan ben, huzur içinde cumartesi akşamı hazırladığım sofranın detaylarını yazabilirim:)

Pintereste gördüğüm bir detay bana ilham olunca dökülen yaprakların sonbaharı hatırlatması kaçınılmaz oldu. Konuk ettiğimiz arkadaşımız da bir bahar aşığı olunca çok beğenilen bir detay oldu. Baharın müjdecisi yapraklar, masama renk kattı. Nacizane bir tavsiye: Önemli bir yemek davetiyse, sonbahar aylarında sofraya soft bahar renklerinde mum ve bulabilirseniz kozalak ilave ederseniz mükemmel bir masa hazırlamış olursunuz.. (bunu unutmamalı ve denemeliyim!)

Evde bulunan son lavaşları değerlendirmek ve hoş bir atıştırmalık olsun istediğimden aklıma bu pratik sunum geldi. Lavaşların içine Acı Soslu Közlenmiş Patlıcan sürdüm. Rulo yaptıktan sonra mikrodalgada biraz ölmesini sağladığım ve  (kırılmamaları için) maydonoz sapları ile sardım.

Davetimizi cumartesi öğleden sonra kabul eden arkadaşlarımıza en pratik salatayı, Kabak Salatasını hazırladım. Kabağı haşlayıp püre haline getirdikten sonra servis tabağına ortası çukur olacak şekilde hazırladım. Sarımsaklı yoğurt ile sunumu tamamlanınca, Fırına Sigara Böreği.. Böreklerimin sofranın konseptine uygun renkte kalmasını istediğim için yumurta sarısı sürmedim!

Menü:

Mısır Çorbası

Yalancı İskender

Haşhaşlı Revani

ve bir gün önce dolapta bitmeyecek dediğim üzümlerle yaptığım komposto da vardı..

Üzüm Konservesi & Kompostosu

Komposto resmini çekmeyi unutmuşum. Resim en kısa zamanda yüklenecektir.

Malzemeler:

  • 2 salkım üzüm (ben yeşil ve siyah kullandım) + varsa 2 adet taze kayısı
  • 1.5 su bardağı şeker
  • 2 tane karanfil
  • 2.5 litre su

Yapılışı: Tüm malzemeleri bir tencerede 20 dk kaynatıp, soğuyunca servis ediniz. Konservesi için, komposto kaynamaya devam ederken kepçe ile cam kavonozlarınızı doldurunuz. Ve kapağını hızlıca kapatınız. Konserveler sıcakken kuru bir zemine (örnek resim) ters çeviriniz. Soğuyana kadar, en az bir gece yerlerinden hiç kıpırdatmayınız. Bu şekilde 6-8 ay saklayabilirsiniz.

Fındık Lahmacunlar..

Pazar akşamı neredeyse 20 yıllık dostumu ağırladım bu masada. Ortaokul yıllarına uzanan anılarımızla geceyi yine dolu dolu yaşadık. Ramazanın her günü adete birer bayram gibi. Yediğiniz yemekler, ettiğimiz sohbetler, kılınan namazlar hepsi birer ayrı lezzet oluveriyor..

Cumartesi akşamı ise iftara davetli olduğumuz arkadaşlarımızla muhteşem bir akşam geçirdik. Son zamanlarda yaptığım en uzun misafirlikti sanırım:) Sahur vaktine kadar kalmamıza rağmen ben zamanın nasıl geçtiğini hiç anlamadım. İrem’in bize hazırladığı şık sofrayı ve birbirinden lezzetli Hatay yemeklerini resmetmeyi çok isterdim.”Asla yemem” dediğim Humus’un denenecek tarifler arasında hatta ilk yapılacaklar listesine girmesine sebep olduğu için de ayrıca teşekkür ediyorum:)

Peynir ve yemiş tabağımı İrem’in masasından ilham alarak uyguladım:)

Kavurmalı Sebzeli Güveç… Farklı bir açıdan resmini çekebilirsem tarifini de vereceğim.

EV YAPIMI FINDIK LAHMACUN

Canım,aylar öncesinde Portakal Ağacında gördüğüm ev yapımı lahmacunu çekmişti. Pazar sabahı aklıma düşünce denemeye karar verdim. Tek farkı ben fındık lahmacun ölçülerinde yapacaktım. Daha çok vakit var diyerek oyalanınca hamur yoğurma işlemi çok gecikti. Bende pratik olsun diye hamurumu ekmek yapma makinesinde yoğurdum. Tavsiyem bu tarifi elde yoğurmanız yönündedir. Sanırım bu yüzden kenarları kuru oldu. Kuru olan lahmacunlarım sofranın dilden dile dolanan yemeği de oldu:)

Hamuru icin:

  • 4 Su Bardağı Un
  • 4 Çay Kaşığı Tuz
  • 6 gr instant maya
  • 1 Tatlı Kaşığı Toz Şeker
  • yarım su Bardağı Ilık Su
  • 300 gr Yoğurt

Üzeri icin:

  • 450 gr Domates (3 adet kullandım)
  • 1 Orta Boy Soğan
  • 500 gr Kıyma (yaklaşık 2 su bardağı kadar kullandım)
  • 1 Demet Maydanoz ( incecik kıyabilmek sabrı yüzünden yarım demet kullandım:)
  • 5 Diş sarmısak, 5 Adet Sivribiber, Karabiber, Tuz

Hazırlanması : (Hatice Hanım’ın izni ile tarifi aynen aktarıyorum)

  1. Ön hazırlık olarak, soğan, maydanoz, ve sivribiberi ince kıyın. Sarmısağı dövün. Maya ve toz şekeri ılık suyla ezin. Limonu 8’e bölün. Kabuklarını soyduğunuz domatesleri de minik küpler halinde doğrayın.
  2. Unu eleyin. 2 yemek kaşığını ayırıp kalanını 2 çay kaşığı tuzu katıp karıştırın. Unun karşılıklı kenarlarına tuzu ve şekeri serpin. Unun ortasını açıp mayayı serpin. Hepsini karıştırıp azar azar yoğurdu ve ılık suyu ekleyin. Elde ettiğiniz yumuşak hamuru ele yapışmaz kıvama gelene kadar yoğurun.(Benim hamurum makineden çıktığında yarım su bardağına yakın daha un istedi, ununa göre miktar oynayabilir) Üzerine nemli bir bez örterek 30 dakika kadar ılık bir ortamda mayalanmaya bırakın. Hamuru iri yumurta büyüklüğünde pazılara (hamur parçaları) ayırın. Her pazıyı unlayarak elinizle yarım santim kalınlıkta yuvarlak olarak açın.
  3. Bu arada harcı hazırlayın. Bunun için, bir kapta domatesi, soğanı, kıymayı, maydanozu, sivribiberi, sarmısağı, tuz ve karabiberi iyice karıştırın.
  4. Hazırladığınız harcı, açtığınız hamurların üzerine yayın. Ancak hamurların kenarında 1 cm kadar boşluk kalmalı. Unladığınız fırın tepsisine lahmacunları dizin. Önceden 200 derecede ısıttığınız fırına koyduğunuz lahmacunları 15 dakika sonra çıkarabilirsiniz.

Minyatür İftar Soframız:)

( Bütün gün , ofiste tüm sistemlerin çökmesi yüzünden ne internete girebildim ne de bir müşteriyi arayabildim.. Telefonun ve internetin kıymetini bugün suyun kıymetini anladığım kadar anladım:)

Çarşamba akşamı evde tek başıma iftar edince aklıma şu söz geldi ” Dünyada hiç bir insan,orucunu yalnız açmak zorunda olan insan kadar yalnız değildir”.. Boğazınızda bir kaç düğüm oluyor ve hiç bir şey size lezzet vermiyor. O dakikalarda kalabalık sofrada olmak için herşeyinizi verirsiniz.

Dün akşam da bir önceki yanlız yapılan iftarın inadına, eşime özenli bir sofra kurmaya çalıştım. Verilecek bir tarif yok lakin iftariyelik tabak hazırlamak isteyenlere fikir olsun diye yayınlıyorum..

Bu tabağımızla birlikte çay servisi de yaptım. .

İnsan oruçluyken çok aç gözlü oluyormuş:) Canım Cacık çekti diye yapmak tamam da.. kocaman bir tas niye ? ! :)

Masanın ana yemeği Fırında Karışık Kızartma idi. Yağlı kağıtta teker teker kızarttığım sebzeleri, teflon tavada 1 yemek kaşığı zeytinyağıyla kavurduğum soğan ve domatesle karıştırdım. Sıcak servis yaptım. Domatesin kendi suyu ile pişmesi sebzelere de ayrı bir lezzet katıyor. Çok yağsız bir kızartma olduğundan bu aylar için çok uygun. Tavsiyemdir..

Kabak rulolar bizim bu aralar sık yaptığımız bir lezzet. Çokta pratik. Bir kabağı ortasından ince ince dilimler halinde kesiyorum. Tost makinasında kızartıyorum (kendi buharında da yumuşuyor ve pişiyor). Çok ince dilimlerseniz makineye yapışır, kalın dilimlerseniz rulo yaparken kırılabilir. Ardından kaşar dilimleri ile sarılıyor. Pratik ama gösterişli değil mi?

2012′nin İkinci İftarı & Teşekkür:)

Beş günü geride bırakmanın üzüntüsünü yaşıyoruz. Ne çabuk gelip geçiyor değil mi? En sevgililer hep böyledir. Doyamadan, kanamadan bir rüzgar gibi esip geçerler..

Bir Ramazan Ayı’na daha erişebilirmiyim bilmiyorum ama tüm yaz Ramazanlarını iple çekiyorum.. Zor olduğunu biliyorum ama daha bir güzel, daha bir bereketli geliyor.

Pazartesi akşamı eşimin arkadaşlarını ağırladığım bu sofraya, son anda bir tabak ilavesi ile 11 beyfendi oturdu:) Ofiste bütün gün çalışırken, mesai bitsin ve bir an önce eve gidebileyim diye sabırsızlanıp durdum.. Eve gidince iftariyelik tabaklar tahmin ettiğimden daha fazla zaman alınca menüde bulunan böreği yetiştiremedim.. Ben bunun üzüntüsünü yaşarken, abilerimizin memnun kaldıklarını duymak eşimi de beni de çok mutlu etti.

Düşündüm de yine Ramazanın ilk pazartesi günüydü; tam bir sene önce. Aynı grup bizde iftardaydı. Zaman ne hızlı akıp geçiyor, ne kadar çabuk tükeniyor ömür..

TEŞEKKÜR :)

Sıra geldi nasıl yazarım, nasıl yeteri kadar hislerime tercüman olurum diyebildiğim satırlara.. Geç kalınmış bir teşekkür olduğunu biliyorum. Zaten kuru bir teşekkür de bu nazik düşünce yanında çok hafif kalacak..

Soframıza renk katan bu güzel Runner’ı bana hediye olarak eşim aracılığı ile gönderen  sevgili Arzu Hanım’a ve Nebiye Hanım’a teşekkür ediyorum. Dedim ya hafif kalır diye, kaldı bile:)

Aramızda hep site sayesinde yazılı diyologlar olduğundan, bir türlü sesli iletişime geçemedik:) Benim gibi geveze biri bile bazen bu iletişimlere kapalı olabiliyor. Oysa eşim “5 dk burda beni bekle” dese o dönene kadar 5 kişiyle tanışır kaynaşırım:)

Ben de geleneği bozmamak adına severek kullandığım hediyeleri ile buradan teşekkür etmek istedim. Gerçekten çok ama çok incesiniz ve bir o kadarda zevkli.. Umarım bu basit teşekkürü kabul buyurursunuz..

En Kalbi Sevgilerimle..

Muazzez

Menümüz:

  • Yaprak Sarma (biber salçası sosu ile)

  • Arpa Şehriye Pilavı Yatağında Tavuk

  • İftariyelik Tabağı + Soğuk Ayran Çorbası ( Ben bu tabakları çok sevdim. Yetiştirebilseydim börekte ilave olacaktı. Herşeyin tadımlık olmasına ve israf olmayacak ölçülerde konulmasına dikkat ederek çeşidi çoğaltabilir veya eksiltebilirsiniz)

  • Kişiye özel minik salatayı sizlere fikir olması için ayrıca resmettim.

ARPA ŞEHRİYESİ PİLAVI

Önemli Not : Pilavın pişmiş halini ve tek başına görselini yarın yayınlacağım:)

Malzemeler ( 10 kişilik):

  • 3 su bardağı arpa şehriyesi
  • 6 su bardağı kaynar su (domates biber eklemeyecekseniz 6.5 su bardağı idealdir)
  • 10 adet sivri biber
  • 3 adet büyük domates
  • 3 yemek kaşığı tereyağı+ 4-5 yemek kaşığı zeytinyağı

Yapılışı:

  • İlk önce biber ve domatesleri ayrı ayrı kaplara doğrayıp hazır edin. Suyu kaynatın.
  • Tereyağını derin (varsa teflon) bir tencerede eritin ve zeytinyağını ilave edin.
  • Zeytinyağını ilave eder etmez arpa şehriyesini de tencereye aktarın.
  • Şehriyelerin rengi hafif değişince minik minik doğradığınız biberleri de ilave edip kavurmaya devam edin.
  • Şehriyelerin rengi epeyce koyulaşınca (ben kavruk halini çok sevdiğimden fazla kavurdum) domatesleri aktarın.
  • Domateslerden hemen sonra suyu da tencereye alıp (dolabınızda varsa bir iki bardağını tavuk suyu olarak  katabilirsiniz)
  • Arada bir pilavınızı karıştırarak tamamen suyunu çekmesini sağlayın.

Not: Ben tavuklarımı fırın poşetinde pişirdim. Servis edeceğim zaman fırına girebilecek bir kaba pilavımı sonra tavuklarımı dizdim. Servisten 20 dk önce ısınmış fırına alıp 10 dk beklettim. Böylece fırın kabım da ısınmış olduğundan içerisindeki pilavım da uzun süre sıcak kalıyor.

Hazır yufka ile Çıtır Mantı & İlk İftar Sofram

Cuma akşamı son dakikaya kalan Ramazan alışverişimden sonra saatin sekize yaklaşması ve evde çorba dahi olmamasını bahane ederek ilk iftarımızda ani bir kararla anneme gittik. Gerçi bunda en büyük payı da, o gün kız kardeşimin, iş arkadaşımın ve annemin karnıyarık pişirdik demeleriydi. İftarda karnıyarık yemem şart olmuştu:)

İftardan sonra eve gelmemiz ve aldıklarımı yerleştirmem uzun bir zaman alınca gecenin ilerleyen saatlerinde yarınki misafirler için birşeyler yapmaya başlamam gerektiğini fark ettim. İşe önce “tüm ramazan boyunca zeytinyağlı barbunya” yemek istiyorum diyen eşimi dinlemekle başladım. 1 kilo barbunyayı haşlayıp bir kısmını dondurucuya atmaya karar verdim. Göz kararı su ile ocağa alınan barbunyalardan sonra yorgunluk ile salonda bir miktar dinlenmeye çekildim. Sanırım saat 01.00 sularıydı.

Aynen aktarıyorum:

(Ben)– Aloo buyruuunnn,

(Güvenlik)–Muazzez hanım eviniz yanıyor,

(Ben)– Yoo ben evdeyim ben yanmıyorum, öhöö öhöööö

( evdeki dumandan boğulurken öksürmeye devam ediyorum)

(Güvenlik)–Emin misiniz, bizde sizin ev alarm veriyor :) (cidden bıyık altı gülüyordu, anladı barbunyaları yaktığımı:)

İşte o an kıyamet koparcasına mutfağa koşuyorum, aynı anda eşimin de telefonu çalıyor. Güvenlik bize çalışıyor:) Tencere ile bütünleşen barbunyalar evi simsiyah bir duman altında bırakmış, göz gözü görmüyor.

Bir gün önce silinen camlar, perdeler, kapılar ve dolaplar is içinde (bakılınca birşey belli olmadığından ramazan sonrasına kadar yeniden silmeyi düşünmüyorum:) Ben o esnada üzülmeye başlıyorum. Eşim gözümün içine bakıyor.    “İnanmıyorum bir kilo barbunya gitti , resmen israf oldu” diyorum. Bendeki üzüntüyü görmeyin gitsin. Barbunyaya üzüldüğüm kadar eve üzülmüyorum. Son sözlerim ise: 6 yıldır evliyim ilk kez bir yemek yaktım, olacak o kadar diyorum ve kahkayı basıyorum.  

Eşim adete şoklarda. Eve sinirlenmemem besbelli onu sinirlendirmiş ki şöyle diyor ” ya yangın söndürme sistemi devreye girseydi işte o zaman sinirlenirdin ama ”  :)))))) Çokta ciddi söylüyor. Bırak işte ne güzel sinirlenmemişim devam edeyim gülmeye:)

İşin birde gerçek tarafı var. Evin tavanlarında bulan sistem sanırım 1 ton suyu eve fiskiye gibi boşaltıyor. Uyanmasaydım güvenlikler mecbur devreye sokacaktı. Bunu hatırlayınca bol bol şükretmeye başladım. Eşyalar parkeler tamamen çöp olurdu… Ama düşünmeden de edemedim, ev kirlenince sinirlensem bir dert sinizlenmesem de ayrı bir dert oluyor sanki:))

Çok gevezelik yaptım farkındayım, sustum tıp:) Ramazan ile neşem keyfim yerine geldi elhamdülillah. Bir ayrı enerji dolu oluyor insan. Oruçta sıhhat var deniliyor ya, aynen yaşıyorum şükürler olsun. Rabbim hepimize güç kuvvet versin, evimize bereket, huzur nasip eylesin. Ramazanı hakkıyla eda edebilelim inşallah.. (amin)

Bu sofra kalabalık ailem içindi. Kızkardeşim-eşi, abim-eşi, annem ve babamlardan oluşan bir gruptuk.

Menümüz şöyle idi:

Hikayesini uzun uzun anlattığım meşhur zeytinyağlımız:) Sırf eşim mutlu olsun diye ertesi sabah kız kardeşimden bir paket barbunya alıp yeniden haşladım..

Geçen yıllar neden iftariyelik tabaklar hazırlamamışım dedirten bir fikir oldu bana. Bu akşamki kalabalık grubumuz içinde kişiye özel tabak hazırlamayı hayal ediyorum. Önce mesainin bitmesi gerek:)

Tereyağlı, süzme yoğurt dolgulu patates topları ve kürdansız masam olamaz dediğim an uydurduğum salamlı kaşarlarım. Annem “Sen hiç üşenmiyormusun” diyerek söylenmeseydi ben bir kaç detay daha düşünüyordum:)

Güllaç sevmeyen 4 aile üyesi için hazırladığım Çikolata Soslu Yalancı Tavuk Göğsü &  bana özel, fındıksız güllaç:) O yumuşak kıvamın içine fındığı hiç yakıştırmıyorum:)

HAZIR YUFKA İLE ÇITIR MANTI

Masamızın en favori lezzeti olan bu minik mantıları tüm ramazan boyunca misafirlerime yapmayı hayal ediyorum:) Eşimin yengesinin buna benzer bir tarifinden ilham alıp yaptığım bu lezzeti şiddetle öneriyorum. Çıtırmı çıtır, kıtırmı kıtır bir mantı oldu. Sofraya gelmeden en az 3 saat önce pişmesine rağmen yumuşamadan kalabildiler. Çıtırlıklarını yitirmediler. Siz sıcak olmasını isterseniz tekrar fırınlayarak servis edebilirsiniz. Ben yoğurdunu ayrıca servis yaptım, bir de tereyağını havalarının sıcak olmasından dolayı tercih etmedim:)

Malzemeler:

  • 3 adet yufka
  • 250 gr kıyma
  • 1 büyük soğan, küp küp doğranmış
  • Toz biber, karabiber, tuz
  • Bir kase su + 5 yemek kaşığı sıvı yağ karışımı

Yapılışı:

  • Kıyma malzemelerini ve baharatları karıştırıp, güzelce yoğurun.
  • Yufkaları ortadan ikiye kesin. Sıvı yağlı su karışımından fırça ile yufkayı ıslatın.
  • Düz kısmının hemen başına (kare 1)bir miktar kıymalı karçtan koyun.
  • Ardından yanlardan 2 parmak genişliğinde içe doğru kıvırın ve sıkıca sarın. İnce uzun bir rulonuz olacak.
  • Ruloyu gelişi güzel genişliklerde minik minik doğrayın ve yağlı kağıdın üzerine serin.
  • 150 derecelik fırında tamemen kızarana kadar pişirin.
  • Yumurta sarısı asla sürmeyiniz. Ayrıca fırının derecesini artırmayını. Yavaş pişmeleri hem çiğ kıymanın pişmesine hemde yufkanın katlarının güzelce pişip, kurumalarına sebep olacaktır.

Pratik Pastalı Bir Sofra :)

Zaman hızla akıp giderken biz takılıp kalıyormuyuz olduğumuz yerde, yoksa hazırlanıyormuyuz bilemiyorum. Daha bir kaç evvel temizlik belasının hayatımızda çok zaman almaması gerektiğinden bahsetmiştim. Oysa şimdi yeni biten temizliğin ardından yeniden temizlik yapmakla boğuşuyorum.

Sevgili okuyucum Gül Hanım bana yorumunda ” olayların arkasındaki hikmeti aramamız” gerektiğini çok güzel bir şekilde hatırlatınca kendime geldim. Yıpranmaktansa ” Bismillah” çekip benim için bir hayrı vardır dedim. Sabır duaları eşliğinde eşime bundaki hikmeti sordum defalarca. Bir yerlerde, bir şeylerde eksik yapmış olabileceklerimi düşünüp tarttım.

Kendimi avutma yollarına gittim. Ev yanmadı ya dedim. Hatta evliliğimin ilk yıllarında salonla bir olan amerikan mutfağımda patlayan düdüklü tenceremi hatırladım. İçinde kemik haşladığımı ve günlerce kemik parçalarını temizlediğimi..

Daha kötüsünü de yaşamışken daha kötüsünü yaşamamak için bol bol dua sürecindeyim…

Kakaolu Bisküvili bu pasta tahmin edemeyeceğiniz kadar pratik bir pasta. Çok hızlı hazırlanıyor ve eldeki çok az malzemelerle şahane bir pasta çıkıyor. Yaz ayları içinde son derece hafif bir pasta. Tarifini resimlerle aşamalı bir şekilde yarın vereceğim.

Kız kardeşime bugün bebek görmeye gelen 12 kişilik Öğretmen grubu için hazırladık bu sofrayı. Evim savaş alanı gibi olunca pratik ürünler hazırlamayı tercih ettik.  İnşallah sizlere sunum açısından fikir olabilir.

* Mercimek Köftesini bu sefer farklı bir sunumla servis etmeyi düşündüm. Dilimlenerek pasta şeklinde olsun istedim. Şekil vermeye benim gibi vaktiniz yoksa süper bir kolaylık.

* Salata kaseside sofraya renk veren bir sunum oldu.

* Makarna salatası çok mu çok pratik= Haşlanan makarnalara bir kavanoz garnitür ve süzme yoğurt+normal yoğurt ilavesi ile hazır.

Annesinin iş arkadaşlarının heyecanla görmek istedikleri minik merve. Beni teyze yapışının üçüncü ayında. Lamia ise beşyıldır bana hala diyor. Zamanın hızla aktığının kanıtı..

Küçük halasının kızı dünyaya gelince kıskançlıkları tavana vuran Lamia her saniye merve altını ıslatıyor, annesinin üzerine kusuyor, o ağlıyor – ben ağlamıyorum, o bunu yapamıyor – ben yapabiliyorum sözleri ile bizi derinden yaralıyor. Lamiacığım sen merveyi hiç aklından çıkarmıyorsun dimi diye sounca ” evet hiç mi hiç çıkarmıyorum” diyerek farkında olmadan masumca itirafta bulunuyor ve bizleri kahkahaya boğuyor:)

Çift Kutlamalı Cumartesi Yemeği..

Hafta sonu çok sevdiğimiz arkadaşlarımızı akşam yemeğine aldık. Hem taşınma arefesinde oldukları için, evde yemek yemeği özlediklerini düşündük hem de yakın zamanda kutlayamadıkları evlilik yıldönümlerini kutlasınlar istedik:)

Ben kısa zamanda uzunmu uzun bir kahvaltı masasında veya saatlerce sohbet edebileceğimiz bir ortamda yeniden bir arada olmak için dua ediyorum. Çünkü doymadık, doyamadık…

Benim bu masada en sevdiğim lezzet pastam olmasa da görüntüsü ile biraz tatmin oldum. Canım arkadaşım pastaları yoğun çikolatalı sevince biraz abartmışım:) Bana çikolata oranı ağır gelsede arkadaşımın ve eşim çok sevince ben mutlu oldum..

Evlilik yıldönümleri kısa zaman önce kutlayamadıkları  ve aynı zamanda arkadaşımın eşinincumartesi doğum günü olması sebebi ile pastayı çift amaçlı yaptım..

Zekayi Bey “Kravat takmayı sevmem ama burada çok yakışmış” espirisi ile bir kez daha akşama damgasını vurdu:)

Pastayı bol çikolatası seven arkadaşım, sebze yemeklerine de bayılıyor. Zeytinyağlı enginar onun için benim fikrim, biber dolması ise tamamen onun özel isteğidir..

Veee Yalancı Haydari:) Yani pes doğrusu dediğinizi duyar gibiyim. Bizim haydar şimdide yalancımı oldu dediniz.. Ben yaptım oldu:) Ağaoğlu gibi konuştum, yaptım olacak ! :))

Sırada ise benim meşhur Ispanaklı & Pastırmalı böreğim vardı….

Peçetelerin hazırlanışı için de ap ayrı bir yazı okuyacaksınız!

Annemde Merve’nin İlk Mevlüdü

Annemin periyodik olarak toplandığı arkadaş grubu bu sefer bir bebek mevlüdüne dönüştü. Kızkardeşimin yeğenimin dünyaya gelişinin alışma zamanlarını annemde geçirmesi, periyodik toplatınında bu zamana denk gelmesi sofranın bir nebze olsa pembeleşmesine vesile oldu:)

Aralık ayında buna benzer bir sofra hazırlamış ve anneme yardım etmiştim. Fotoğraf makinemi evde unutunca yayınlamak nasip olmamıştı. Merve yıllar sonra teyzesinin sitesine bakarsa mutlu olsun diye günün karelerini yayınlıyorum..

Menüde 4 çeşit sınırını aştığımız için grubun başını çeken Hatice Abladan fırça yemeyi kabul eden annemciğim, salata ve tatlı seçimini bana bıraktı.

Menünün bir kısmını annem, bir kısmını ben hazırladım:

  • Paçanga Böreği (Annemin Yaptığı)
  • Peynirli Buzluk Böreği (Annemin Yaptığı)
  • Zeytinyağlı Dolma (Annemin Yaptığı)
  • Julyen Salata
  • Meksika Fasülyeli Tabbule
  • Patlıcanlı Ezme
  • Muzlu Çikolatalı Pasta

Pastamızınve kurabiyelerin ayrıntılı resimlerini ve tariflerini yayınlayacağım. İnşallah.

Julyen Salata & Zeytinyağlı Biber Dolması

Benim uydurduğum Meksika Fasülyeli Tabbule:)) Yok artık dediğinizi duyar gibiyim:) & Patlıcanlı Ezme

Çok yakında peçete katlama tekniklerini gösterdiğim bir post yayınlayacağım. Bu resimde sizlere belki fikir olur..

Yeni Bir Sofra & Pratik Bir Kaç Öneri..

Ardımda bıraktığım üç haftayı düşünüyorum. Bitmez dediğim işlerin bitmesi, olmaz dediklerimin olması beni çok mutlu ederken akan zamana şaşırıyorum. 3 hafta öncesinden bu hafta sonuna bilet alan ailem (eşimin ailesi) gelmelerine çok var dediğimde bir de baktık ki bu sabah ev boş..

Tahmin ediyorum ofisi taşıma işleri ve yakında teyze oluşumla benim bu koşturma serüvenim bir kaç ay daha sürecek. Lakin ben ne yapıp edip şubatta aldığımız uçuş biletlerini nasıl olurda yakmayız hayalini kuruyorum. Biraz ayrılık bana çok iyi gelecek..

 

Hafta sonu hazırladığım yeni davet sofrasını ve menüsünü yayınlıyorum, hafta içi evde olamayışımla cuma akşamına sığan telaşla belki doğru bir menü seçememiş olabilirim. Gelecek şahısların beğenilerine göre hazırladığım için biraz da karışık olabilir:)

Öneri 1 : Evet benim bu masadaki en ama en çok beğendiğim ayrıntı çatal kaşık tutacağı ! İsim bulamadım tamamen uydurma:) Eminönünden tanesini 1.5 liraya aldığım bu pembe çiçekler öyle çok hoşuma gitti ki, bunlardan daha çok alacağım ve sık sık kullanacağım kesin! Peçete halkalarından sıkılıp,ucuza ne yapalirim diye düşünüyorsanız size bir öneri. Bu çiçeklerden istediğiniz renkte bulabilirsiniz..

Öneri 2 : Peynir tabağında bir kaç parça tatlı kuruyemiş.Varsa sadece kayısı bile peynirlerle yenebilmesi için farklı bir  lezzet katıyor.

Öneri 3 : Benim her masamda kürdanlı birşeyler olurdu bu masamda neden yok dedim ve sucuk salamı masaya aldım. Ortaya o an uydurduğum Yelkenliler çıkıverdi. Adını da ben koyuverdim:)

Tariflerini Yayınlayacaklarım:

Çikolatalı Pasta

Sirkeli Kurular

Konken Böreği

Patatesli Havuç Salatası

Pazılı Kek

Ayva Tatlısı

Bademli Pilav

Bu aralar annemi neredeyse her akşam görür oldum. Hatta geçen hafta bir kaç gece onlarda kalınca evimi çok özlediğimi fark ettim. Babamın kolu yüzünden araba kullanamaması ve onu her akşam eve, her sabahta işe getirme serüvenimiz sayesinde tıpkı bekarlık günlerdeki gibi annemle iç içe oluverdim. Mutfağımı çok özlediğimi ve sizlere tarifler veremediğimi söyleyince annem bir akşam sitende yoktur deyip bu yemeği hazırlamış. Üstüne de güzel bir sofra hazırlayınca bana da sadece yayınlamak kaldı. Hazır kızarmış tavukları tercih etmeyenler için evde tertemiz bir tavuk tarifi sizlerle..

Yarın İnşallah Fırın Poşetinde Tavuk Tarifi Vereceğim..

 

Menü:

BADEMLİ PİLAV

Malzemeler

  • 2 su bardağı pirinç (baldo)
  • 2.5 su bardağı kaynar su
  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • 1 yemek kaşığı sıvıyağ
  • 1 yemek kaşığı kuru nane
  • Yarım su bardağı badem(kaynatılmış kabuğu soyulmuş)

Yapılışı:

  • Pilavı daha önce verdiğim tarife uygun şekilde pişiriniz. Tarif için TIK.
  • Bu pilavda tek fark olarak pirinçleri yağda kavurmadan önce haşlayıp kabukları soyulmuş bademleri kavurunuz. Daha sonra pirinçlerle birlikte kavurunuz.
  • Kavrulan pirinçlere suyunu ilave ederken naneyi ilave ediniz.
  • Arzuya göre kuş üzümü ilave edebilirsiniz. Ben çok seviyorum..

Pratik Kahvaltı & Pudingli Pasta..

Hafta sonu 2 günlük gezimizi iptal edince (bir ara hafta sonu gezileri adlı bir dosya yayınlamayı düşünüyorum, bizim geziler sizler için fikir olabilir) ailecek kahvaltı yapmayı planladık. Cuma günü alınan karar doğrultusunda ben akşam kısa bir alışveriş ve saatlerce temizlik yaptım. Cumartesi sabaha karşı 4 de saati kurup güne erken başladım. Saat 10 da geleck misafirlerim için bir pasta, ıspanaklı börek ve 3 meze yapmayı planlıyordum (ben senin mezelerini çok seviyorum mezeyi bol tut siparişini yengem verdi:).  Bulaşık makinesi boşaltılacak ve ıspanaklar yıkanacaktı. Padispanya kekini de unutmamak lazımdı. Tüm bunlar 8 de bitmeliydi. Saat 10.00 u gösterdiğinde ben tüm hazırlıklarımı bitirmiş ve bol bol resim bile çekmiştim. Bir dilim kalır düşüncesi ile resmini çekmediğim pastırmalı ıspanaklı börek için şimdi çok üzlüyorum. Yapım aşamasını tane tane çektim ama pişmiş hali ne yazıkki yok. Benim geleneğim haline gelen bu böreği bayramların dışında her kahvaltıda yapmalıymışım. 8 kişi bitirdiğine göre yine çok beğenildi..

Sizlerde ansızın misafir ağılıyorsanız ve sadece sabahın erken saatleri varsa elinizde kalan, buyrun bu pratik sofraya.

 

Çok pratik iki meze. Kırmızı salatanın tarifi yarın inşallah. Bir diğeri ise amerikan salatası. Hazır garnitürle yaptım. Bir küçük kavanoz garnitür, 1 su bardağı yoğurt, 3 yemek kaşığı mayonez, 2 adet salatalık turşusu (küp doğranmış). Hepsi bu.Tek püf noktası garnütütleri avucuzla iyie sularını sıkın. Yoksa çok cıvık bir salata olur!

 Daha önce tarifini verdiğim ve benim en çok sevdiğim salata. Bayat ekmek salatası. Tarifi için TIKLAYINIZ.

Ben yinede sizler için özetleyeyim. Elinizde rondo makineniz varsa, havuçları 3-4 parçaya bölün ve rondodo parçalayın. Ben 3 büyük havuçla yaptım. Yarım çay bardağı zeytinyağı ile birlikte teflon tenrece döküp har ateşe koydum.

Havuçlar sotelenirken kabakları rondodan geçirdim. Rondonuz yoksa rendelemeniz gerekiyor. (Zamanınız varsa rendelemenizi öneririm). Renkleri değişen havuçlara kabakları ilave edip kabaklar yumuşayana kadar pişirin. Ardından tamamen soğumaları için soğuk bir yere kaldırın.

Soğuduktan sonra fazla suyunu hılıca kaşıkla alıp yoğurt ilavesi yapın.Ardından 4-5 dilim bayat ekmek rendesi ilave edin. 1 diş sarımsakla karıştırın.

Not: Ben buzluğumda muhakkak rondodan geçirmiş bayat ekmek bulundururum.. Bu sabahta çok işime yaradı !

PUDİNGLİ PASTA

(Yapılışını uzun uzun anlattığıma bakmayın, çok pratik. İpuçları verdiğim için uzun bir yazı oldu gözünüz korkmasın:)

Veee benim kimse beğenmez dediğim, herkezin çok doyduk yemesek olmaz mı dediği ama masadan kalkınca sadece ufacık bir dilim kaldığını gördüğüm pratik pasta. Öyle hafif olduki kesinlikle denemelisiniz.. Bittiğini gördüğümde çok sevindim..

Yapılışı: Her zaman denediğiniz ve yaptığınız herhangi bir kek, sade olsun yeterli. Ben pastanın kekini her zaman yaptığım padispanya keki ile yaptım. Siz padispanya keki dışında bir kek ile de yapabilirsiniz. Hatta hazır pasta altı kekleri ile de yapabilirsiniz. Ben hazır kekleri içlerinde tuhaf kokuları olduğu için tercih etmiyorum. Ayrıca koruyucu madde içeriyorlar. Ölçüleri azalttım ki büyük bir pasta olmasın istedim. Padispanya tarifi için TIKLAYINIZ.

Kekiniz pişerken siz bir paket muzlu pudingi üzerindeki tariften daha az sütle pişirin. Sanırım 3.5 su bardağı sütle pişirin yazıyordu ben 2 su bardağı ile pişirdim.  Puding sıcakken içerisine milkanın beyaz çikolatasından ilave ettim.Çikolata kolayca eridi. Elinizin altında yoksa koymayabilirsiniz ama çok lezzet kattı. Ben 80 gr ilave ettim, bir dahaki sefere bu ölçüyü artıracağım.

Malzemeler tamamen soğuduktan sonra keki ortadan ikiye kesin. Kuru bir kek olduysa hafifçe sütle ıslatın. Pudingin yarısını kekin ortasına döküp güzelce yayın. Daha sonra doğradığınız 2 adet muzu ilave edin. Ben bütün pastalarda muzu küp doğruyorum,çünkü dilimlemesi kolay oluyor. Pudingin kalan kısmını pastanın üstüne döküp,pastayı süsleyin.  Pastayı servis edeceğiniz zaman buzdolabından çıkarın. Aksi taktirde puding oda sıcaklığında yumuşuyor.

En güzel öğün.. Kahvaltı

Çocukluk yıllarımda en sevdiğim öğün sahurdu. Yılda sadece 30 gece. En değerlisi, en kıymetlisi. Nadide bulunan bir öğün..  Gece bizi uyandıracak ince naif bir ses “hadi kızım Tahire Teyzen aradı” derdi. Annem bizi uyandırırken o kadar itina gösterirdi ki sahurun o sıcak esen edasını bozmazdı. Sahurlarda komşularla birlikte gözlerimizi oğuştura oğuştura aynı sofraya oturur, sahurun bereketini hep birlikte yaşardık. Bir davulcu uyumazdı o gece, bir de ev sahibi.. Bizim için en güzel öğündü sahur..

Büyük şehirlerde ne yazık ki komşuluk çok fazla kalmadı. Ama ben hep o yıllardaki buluşmaları özledim. Beş yıllık evliliğimiz boyunca bir gece sahurda misafir ağırlayabilsekte, şükür ki kahvaltıda dostlarımızla birlikte olabiliyoruz. Şimdi bizim en sevdiğimiz öğün kahvaltı. Her zaman bekleriz efendim..

Bu pazar da çok şükür dostlarımızla kahvaltı yaptık. Daha evvel İlk Tanışma adlı yazımda bahsettiğim Kerem bizdeydi. 3.5 yaşında dünya tatlısı minik bir beyefendi. Benim arabamı kendi kendisine hediye edebilecek kadar da cömert:) Ayrıca yeni evli İrem & Tahir çifti de bizleydi . İrem, ismi gibi öyle naif ve şeker bir hanım ki, öğretmenliğin o ağır yüklerinin üstesinden gelemeyecek kadar naif. Başta öğretmenlik çok kolay, yarım gün yapıyorsunuz diye sitem etsekte yeni nesil öğrencilerinden bahsedince hiçte kolay olmadığını anladım. Yanlış anlaşılmasın kardeşimde öğretmen, bence en asil ve sorumluluk isteyen meslek. Sadece yarım gün:)

Tahir Bey, annesinin beni günlük olarak takip ettiğini söylediğinden beri, her aklıma geldiğinde mutluluktan yüzümde tebessüm oluşuyor. Kendisinin buradan ellerini öpüyorum. Eminim yıllarında verdiği tecrübe ile yemek yapmakta  ellerine su bile dökemem ama, bir gün misafir etmeyi çok isterim. Hem tanışmak, hem hayır dualarını almak bana çok iyi gelecektir..

Bu arada ben çarşamba gününe kadar ne yazık ki yokum. Bir iki gün doktor ziyaretlerim olacak. Sizden çok dua isteyeceğim? Yorumlara fırsat bulduğumca cevap vermeye de çalışacağım. Aklınıza takılanlar, kahvaltı ile ilgili püf noktalar bilmek isterseniz ben burdayım efendim:) Önemli olan eldekileri en güzel sunabilmektir. Bana bunları yazıp neler yapabileceğinizi bile sorabilirsiniz. Seve seve yardımcı olabilirim.

Şuan sayfayı boş bırakmamak ve menünün sizlere fikir olması adına yayınlıyorum. Bir kaç pratik bilgide vereceğim. Tariflere kısmetse çarşamba günü başlayacağım.

İlk tarifim Çikolatalı Cheesecake olacak

İkinci tarif ise Güveçte Yumurta (Patates&sucuk&yumurta)

Üçüncü tarif  Domates Soslu Patlıcan &

daha evvel tarifini verdiğim resmini çekmediğim Kahvaltılık Sosis

Dördüncü tarif ise Kıymalı Pide (Aceleden yapılışının resmini çekemediğim içi tarif vermek konusunda kararsızım)

Tarifini Yalancı Çemen başlığıyla verdiğim yalancı ezme. Diğerinden farklı olarak içerisine domates salçası oranını azaltıp, biber salçası oranını artırdım. Birazda acı sos ilave ettim.

  

Salamları dörde katlayıp kürdanla servis ederek servis yapabilirsiniz. Füme ya da jambon servis etmek istiyorsanız rulo şeklinde sarıp maydonoz saplarını ile düğüm atabilirsiniz. Maydanoz saplarınız kalınsa bir kaç dakika kaynar suda beklerseler yumuşayacaklardır. Yine lor peyniri biber kayıklarında servis edebilir, minik domateslere küp küp peynirler koyabilirsiniz. Domateslerin üzerinde minik bir kapak çıkarıp içlerini çay kaşığı ile çıkarmanız yeterli olacaktır.

  

Bol neşeli kahvaltılar geçirirsiniz inşallah. Misafirlerimiz sayesinde bizim evimiz neşelendi, bereketlendi.. Dilerim Rabbim misliyle mukabelede bulunur..

Yeni Bir Sofra & Hamurdan Çıtır Kaseler..

Kış şükür getirildi. Benim en çok sevdiğim mevsimdir kış.. Üşümeyi, yağan yağmuru izlerken sahlep içmeyi, kalın kalın giyinip zar zor yürümeyi, yağmurun sesini dinlerken huzur bulmayı öyle çok özledim ki.. Herkesin kışı hayırlı olsun:)

Ben kış geldi mutlulukları atarken sizlere kırmızı biber közlemesi- salçası, tarhana tariflerini vermekte geç kaldığımın farkındayım. Olsun seneye yaparsınız diye yayınlayacağım inşallah. Öncelikle son olarak eşimin arkadaşlarını hazırladığım sofranın menüsünü yayınlamak istiyorum. Sizler de benim gibi sekiz bey’i ağırlayacağınız zaman menü sıkıntısı çekmeyin:)

Menümüzdekiler:

Tarhana Çorbası (bizzat tarhanayıda ben yaptım:) (tarifi yarın!)

Üç Renkli Börek (ıspanak, pastırma,havuç)

Kıtır Hamur Kasesinde Hünkar Beğendi & Soya Soslu Tavuk

Reyhanlı Patates Kavurması

Közlenmiş Kırmızı Biber Salatası

Haşhaşlı Revani & Burçaklı Truflar

(Daha evvel cheescake te kullnadığım tabanı truf olarak hazırladım. Bizler çok sevdik:)

Çıtır Hamur Kasesinin Yapılışı:

Eğer menünüzde pilav yada börek varsa çıtır kaseyi yapmanızı önermiyorum. Diğer çeşitler doyurucu olduğundan bu lezzetli kaseleriniz tüketilemiyor..

Tarif Lezzet Dergisinin 2010 Aralık sayısından. Dergiyi aldığım ilk gün bunu denemeliyim dedim. Tarifin lezzeti beni yanıltmadı..

Malzemeler:

  • 2.5 su bardağı un
  • 1 yumurta
  • 115 gr tereyağı (oda ısısında yumuşatılmış)
  • Tuz, Karabiber, Kekik, Pulbiber

Tüm malzemeleri yoğurun. Hamuru 15 dk dinlendirin ve mandalina büyüklüğünde parçalara ayırın. Merdana sayesinde bir parça açın. Açtığınız hamurları minik tart kalıpların arka kısmına bastırarak yerleştirin. Benim kalıplarım yapışmazdı, sizinkiler teflon cinsi değilse katı yağ ile yağlayın. Önceden ısıtılmış fırında 180 derecede kızarana kadar pişirin.