Ev Yapımı Muzlu Puding

DSC_0058

İsteğe göre gidiyor ve en çok istenen tarifi yayınlıyorum.. Kayınvalideme hazırladığım şu masanın süstü tatlısı ünvanını alsada benim için en anlamlı kısmı masadaki bir kaç obje gibi eski ve anlam yüklü oluşuydu..

Malzemeler:

  • 2 adet muz
  • 1 litre süt
  • 1 paket vanilya
  • Yarım su bardağı toz şeker
  • 1 yumurta sarısı
  • 2 yemek kaşığı un
  • 2 yemek kaşığı nisasta

Yapılışı:

  • Muzları kalınca dilimler halinde doğrayın ve derin dondurucuda 20 dk bekletin. Ardından tel süzgeçten geçirin ve posasını ayırın.
  • 1 su bardağı sütü ayırın ve kalan sütü şekerle birlikte bir tencerede kaynatmaya başlayın.
  • 1 su bardağı sütü, yumurta sarısını, nişastayı, unu ayrı bir kapta çırpın son olarakta muzun posasız kısmını ilave edin.
  • Bu karışımı kaynayan süte azar azar dökerek ilave edin. Muhallebi kıvamına gelene kadar pişirin.
  • Ben kaplara pay ettiğimde tatlı çok az olduğundan ( 5-6 kase)  aralarına biskivi kırdım. Dilerseniz siz bu malzemeleri 2 katına çıkarabilirsiniz.

Akla düşen annelere dair..

cats 4  

Bir kaç gün oldu, yolum Fındıkzade’ye doğmadığım ama büyüdüğüm  o minik şehre düştü.. Benim anılarda gizli detayları saklaması ile koca bir şehir gibi görünen o güzelim eski İstanbul semtine..

Çocukluğumun kalp çarpıntılarını, düştüğümde kanayan dizimin acısını, bozulan çamaşır makinesinin merdanesinin yerine çamaşırları ellerimizle sıktığımızın öfke homurtularını, cami çeşmesinden bidonlarla su taşıdığımızı, dolayısı ile su kavgalarını, soğuktan ürperen bedenimizle kömürlükte odun kırma seanslarımızı, kapı gıcırtılarını, mis süt paketlerini evde patlatışlarımızla yediğimiz dayakların zırıltı seslerini, komşumuz için kendimizden bile vazgeçebileceğimiz dostluk bağlarımızı, baba gelmeden sofraya oturmama gibi anlamlı ve özel geleneğimizi, ‘ben’ ‘ sen’ ‘o’ gibi tekillik yerine “biz” in çok olduğu günleri saklayan o koca şehir..

Ağabeylerimiz top oynarken, biz artan kumaşlarla yapılmış, içleri çaputlarla doldurulmuş, kaşları ve dudakları annelerimizin hünerli elleri ile işledikleri bebeklerle oynardık.. Et Bebeğimiz yoktu ama bir bez bebeğimiz tabi ki vardı.. Soba başında annemin bez bebeğime elbise ördüğünü dün gibi hatırlıyorum, boğazımdaki düğüm ile…

Bu satırları yazarken sonra aklıma annem düşüyor:

Geçen sene ramazan ayında iftara 2-3 saat kala buluşup sanki tarihi bir tur yaparcasına eski semtimizi, mahallemizi yani bizim için şehrimizi gezdik.. Eski Parlar Pastanesinden meşhur tatlımızı, Cerrahpaşa Fırından Havuçlu Kekini, Çekirdekli Galetasını aldık. Komşuların camını ‘tık’ ladığımız, içeri buyur diyecek güzel tebessümlerini, ansızın gelen eski komşuya Allah ne verdiyse iftarına kal yalvarışlarını içimize çeke çeke yaşadık.. Annemin ertesi gün göz yaşları içinde “bana bundan iyi bir şey yaşatamazdınız” dediği kısa bir ışınlanma yaşadık geçmişe ve onun tatlı özlemine.. Arada yarım saatlik bir mesafe değil de, uzun yolculuklar sonrasında varılacak bir gurbet şehriymiş gibi annemin üzülmesine mi yanayım, yoksa daha güzel bir evde daha iyi koşullarda yaşadığı halde Fındıkzade de ki eski muhabbetini aynı yerde devam ettirememesine mi yanayım.. yok yok ben en iyisi İstanbul’u yüksek yüksek beton yığınları arasında ruhsuzlaştıran düzene yanayım..

cats 2

İşte böyle bir mesai gününde akla anne düştü ise, 3 ay önce iki anneme kurduğum bu sofrayı yayınlama isteği doğar.. Evet meyvelerden de anlaşılacağı üzere yazın başıydı.. Kayınvalidemin bize bir kaç haftalığına misafir olması ile iki anneyi buluşturduğumu yazmıştım instagram sayfamda.. Üzerinden zaman geçsede sizlere ilham olsun bana da anılarla dolsun diye yayınlıyorum..

  •  Kristal bardaklar anneciğimin çeyizinden. En az 30 yıllık
  • Tatlı kadehleri diğer annemin (kayımvalidemin) Almanya ganimetlerinden.. Fransız malı en az 40 yıllık..
  • Ekmek sepeti örtüsü yine annemin çeyizinden iğne oyası..

cats 1

İş çıkışı bir kaç gün boyunca kayınvalide gelecek telaşı ile temizlik yapınca ilk akşamı çay masasına çevirebildim. Yemeği yetiştiremeyen gelin süslü sofra kurarak anneciğinin gözünü nasıl boyar adlı çalışmam:)

cats

2013’ün 2. İftarı & Salçalı Köz Patlıcan Salatası

DSC_0231

Çok iyi bilirim planların, hedeflerin şaşma ihtimalinin tutma ihtimalinden yüz kat daha fazla olduğunu. Bundandır ki bendeki hırs ve inat tavan yapmıştır. Kolay pes edemeyen bir huya sahip olmanın yorgunlugu sardı beni. Oysa ben herşeyi bırakıp gitmek isterken kendimi ayaklarımdan zincirliyorum bu şehre ve bu şehrin keşmekeşliğine..

Oysa hayalimdeki evde yaşamak hayalimdeki insan olmak için her gün dua ediyorum…

Ben, muazzez ! Bir karadeniz kızı.. Tıpkı dalgaları gibi dik ve hoyrat..

DSC_0228

Aslında uzun mu uzun içimi döktüğüm bir mektubum var size.. üsteki paragraf oradan bir kaç alıntı..

Benim Yuvacık vaktim gelmiş..

Lakin Mısır’da kardeşlerimiz mutsuzken benim bu börtü böcek misali konularım çok anlamsız diye düşündüm ve sonra yayınlamak için erteledim.. Bu dönem bizim için bol bol şükür ve dua vaktidir. Rabbim kadir gecesini yakalamayı ve ihya etmeyi nasip etsin..

cats

Bu masam abim, yengem ve yengemin annesi içindi. Misafirlerim ağır olduğundan konsepti ne kadar klasik seçsemde yiğenim lamia için aralara renk katip onu mutlu ettim. Bu sene elhamdülillah kolay oruç tutsamda işlerden pek vakit ve derman kalmıyorki şöyle yemeklerimle misafirlerimi mutlu edeyim..

Menü sizlere fikir vermesi için yazıyorum

  • Tarhana Çorbası
  • Karnıyarık + Salçalı Biftek + Pilav
  • Lahana Sarması
  • Salçalı Patlıcan Salatası
  • Zeytinyağlı Mantar Salatası
  • Oreolu Pasta

DSC_0250

Bu pasta diğer hazır tatlıların yanına yapılmış  pratik pastadır. Kimin özel isteği olduğunu söylememe gerek yok sanırım:) Tarifi gelecek inşallah..

DSC_0264

 Bunun da tarifi gelecek inşallah..

SALÇALI KÖZ PATLICAN SALATASI

DSC_0261

Bizim evde salata fazlası ile sevilir veyinir. Kahvaltı sofralarından tutunda misafir sofralarına kadar bir kaç çeşit salata muhakkak olur. Heleki patlıcansa mevzu yazdan közler dondurucuda saklarız. Köz patlıcanlı tarifler uydurur dururuz.. Sizde salata tarifi arıyorsanız bir deneyin derim..

  • Kişi sayısı kadar közlenmiş patlıcan ( ben 3 adet kullandım)
  • Küp doğranmış 2 soğan.
  • 2 yemek kaşığı salça & kavurmak için yarım çay bardağı kadar zeytinyağı
  • Tuz, susam ve karabiber,limon

Patlıcanları kendi usulünüze göre közleyin. ( Fırında yağlı kağıt üzerinde közleyebilirsiniz. Közlemeden önce üzerinden 2 kez bıçakla delmeniz gerekiyor). Soğanları zeytinyağında 1 dk kavurup salçayı ilave edin. Salçanın çiğ kokusu çıkana kadar kavurmaya devam edin. Çatalla ezdiğiniz patlıcanlarıda ilave edip baharatlarını aktarın. Soğuk servis ediniz. (ben bir parça nar ekşisi de ilave ettim)

Fıstıklı Antep Katmeri

DSC_0215

Anacığımın yanakları al al olduğu günler.. Kaldırımların arnavut olduğu, beyazların kazanlarda kaynatıldığı, salça tenekelerinin saksı olduğu günler..

Şuan vitrinimizi süsleyen, gelen konuklarımın antika gözü ile baktığı 3 tas bakırım var benim.. Eğik bükük, yamuk yumuk.. Kalayı dökülmüş, beti benzi atmış..

Yaşının 40’a yaklaştığı 3 tas.. Benim onlara yüklediğim kuvvetli duygular olmasa gözüme bir çoğu gibi antika gibi görünecek ve beni dalıp dalıp eskilere götürmeyecek..

Anneciğim neredeyse her gece bu taslar içinde ılık süt, çiğ yumurta, bal karışımı yapar uyku arasında bize içirirdi. Aynı tas yokluktan olsa gerek, yemek sonraları içine konulan ılık su ve pril sayesinde ellerimizi yıkama aracı olarak kullanılırdı. Annem bu tasların içinde kendi ördüğü elbeziyi yıkar minik ellerimizi bir güzel siler ve sofradan kalkma iznini verirdi. İzin diyorum çünkü o izni almadan kalkarsak, sınırdan kaçak geçiş yapmış vatandaş muamelesi görürdük:)

DSC_0224

Bu tatlımı yaptığım masamın misafirleri için annemin tatlı sözü vardı. Kendisi şuan uzaklarda olunca bana hasreti ziyadesi ile düştü.. Tatlıyı da onun tarifine göre yapınca annem kadar olmasa da güzel yapabildiğime inanıyorum. Kolay ama muhteşem ötesi lezzetli bir tarif. Denemenizi bilhassa öneririm.

DSC_0211

İftara ne tatlı yapsam, iftar menümde tatlı eksik diyorsanız size mükemmel bir tarif.. Fıstığınız yoksa aslı ne kadar fıstıklıda olsa bütcemizi sarsmamak adına cevizle de deneyebilirsiniz..Lakin ben de annemde cevizle hiç denemedik, denerseniz sonucu bana da bildirir misiniz? :)

Malzemeler: (12 kişilik )

  • 2 kutu kaymak
  • 1 su bardağı fıstık ezmesi
  • 200 gr tereyağı
  • 1 paket baklavalık yufka
  • Toz şeker

resim 3

Yapılışı:

  • Tereyağımızı derin bir tavada eritin, mümkünse 30 sn kadar da kaynatıp çiğ kokusunu uçurun.
  • Tezgahınıza bir kat baklavalık yufka serin. Üzerini az miktarda yumurta fırçası ile tereyağı ile yağlayın.
  • Yağladığınız yufkanın üzerine bir kat daha yufka serin, yağlamayın. Tam ortasına kare şeklinde olacak şekilde kaymağı top top koyun. Koymağın üzerine fıstık ezmesini ve 1 yemek kaşığı (tepeleme) toz şekeri serpin.  Bu malzemeleri yaparken resimdeki gibi yufkanın tam ortasına gelecek şekilde ve mümkünse kare şeklinde koyun.
  • Ardından yufkanızı önce uzun kısmından, sonra diğer kenarlarından ortaya eşit şekilde kapatın.

resim 4

  • Yine tereyağı ile yağladığınız teflon tavada arkalı önlü kızartın.

Dip Not: Baklavalık hamur kullandığım için, çok dökülen kıyır kıyır bir katmer oldu bu tarif. Ben yenmesi kolay olması açısından büyük kare katmerleri 4 eşit parçaya mutfak makası ile kestim. İlk resimlerdeki minik karelerden servis tabağına dondurma ile servis ettim. Eğer siz baklavalık hamur açabiliyorsanız kendi yufkanız ile yapın. İnanın bu hazır yufka ile bile çok lezzetli oldular:)

2013’ün İlk İftarı ile Huzurlarınızda Ben:)

DSC_0143

Arayı çok uzun tutunca söz nereden başlayacağımı bilemedim. En iyisi hiç bir şey yokmuş gibi davranmak dedim:)

Facebook, instangram dan da beni takip eden okuyucularım nerede neler yaptığımı görebilseler de bir kısım takipçilerimle ne yazıkki epey özlem oluştu aramızda, Saliha Hanımı, Kumsal Deryamı, Çiğdem Hanımı, Kübra Hanımı, Tuba Hanımı, Hatenim_ce yi:) Yelizimi kısaca ben hepinizi çok mu çok özledim:)

Bu sene Ramazan ayı ile artık besmele çekelim ve bu uzun araya son verelim istedim. Öncelikle Ramazan-ı Şerifiniz hayırlı olsun efendim..

Eşimin arkadaşlarını her yıl ilk ben ağırladığım için bu yılda gelenek bozulmasın istedim. Bu masa da onlar içindi.. Geçtiğimiz yıl yine aynı beylere hazırladığım iftar masasında (BU YAZIMDA ) bir ramazana daha kavuşur muyum diye yazmışım.. Rabbim hayırlısı ile bir ramazana daha kavuşturur inşallah..

DSC_0168

Daha evvel bahsettiğim gibi ve hatta sitemi ihmal etmemin asıl sebeplerinden olan yeni işimiz sayesinde ben daha bir yoruluyorum. Özellikle ilk kuruluş aşamasındaki üstün performansımız ile harcadığım enerjimi geri toplamış değilim. Bu sebeptendir ki menülerim biraz kolaya kaçıyor:)

Kısmetse bu akşamda 6 kişilik çekirdek misafirim var. Minik yeğenim için ufak vurgular yaptığım güzel bir iftar masası daha:) Beni bekleyen tonlarca evrak ve eve gelecek misafirin heyecanlı telaşı içinde yazıyorum size.. Kırmışım zincirlerimi :)

2013 1. iftar menüsü:

resim 2

  • İftariyelik Tabağı (daha farklı iftariyelik tabağı için TIK )
  • Havuç Salatası
  • Salça Soslu Köz Patlıcan Salatası
  • Patatesli Rulo Börek
  • Rendelenmiş Salatalık ile Yoğurtlu Mantı ( bu farklı ama güzel fikir teyzemden)

DSC_0200

  • Manisa Kebabı

DSC_0211

  • Kaymaklı, Fıstıklı Antep Katmeri

MANİSA KEBABI

Manisa Kebabı oldukça basit yapımı kolay bir yemek. Gösterişi ile misafirleriniz için rahatlıkla yapabileceğiniz gibi krepi sayesinde yemeğin yanına pilav yapmanızda gerekmeyecektir.

resim 1

Krep Malzemeleri ( 6 adet için):

  • 2 yumurta
  • 2 çay kaşığı tuz
  • 1. su bardağı süt
  • 2 su bardağı un
  • 1 şişe maden suyu

Tüm malzemeler maden suyu hariç güzelce çırpılır ve son olarak maden suyu ilave edilip karıştırılır. Kızgın yağlı tava tereyağ ile yağlanır malzemeden bir kepçe tavaya aktarılır. Arkalı önlü kızartılır.

Not: Krep tarifini Cahide Ablanın sitesinden aldım, öncelikle kendisine çok teşekkür. Her tarifi ayrı bir güzel ama bu krep tarifi ap ayrı güzel..

İç Malzemesi İçin:

  • 500 gr kuşbaşı et ( ben 12 adet için daha fazla kullandım)
  • 1 kutu haşlanmış konserve bezelye ( 2 su bardağı)
  • Tuz, karabiber

Eti teflon tenreyece alıp kaynama noktası başlayınca altını oldukça kısın suyunu salıp çekinceye kadar yavaş yavaş pişirin. Burada hızlı pişmesi için acele ederseniz etin suyunu kaybedersiniz tersine geç pişmesini sağlarsınız. Eğer bu şekilde pişirmeyi tam yapamıyorsanız ve varsa düdüklüde ön pişirme yapıp etinizin suyunuz süzüm teflon tavada biraz kavurun. Haşlanmış bezelyeyi, baharatları ilave edin.

Soğuya krepleri resimde görüldüğü gibi bir kase içine oturtun ve tam ortasına iç malzemesinden koyun. Sıkıca yanlardan katlayarak kapatın. Tepsiye ters çevirin. Üzerine halka domates ve biber ile süsleyip fırında ısıtıp servis ediniz.

Not: Ben krepler parlak görüntüde olsunlar diye tereyağ ile salçayı kavurup yumurta fırçası ile üzerinden geçtim..

Eski’ye & Bugün’e dair..

1

Şeklin ve şemalin önemini düşünürken nereden geldiyse aklıma annemin kuzinede pişen keklerini hatırladım..

8-10 yaslarındayım, hayal meyal hatırlıyorum, anneme aldığım ilk hediyeyi.. İlk kez dogum günü kutlamanın heyecanı icinde babamın verdigi para bir yas pastaya bir de paşabahcenin dilimli cam kek kalıbına yetmişti. Eldekilerle en fazla yapılabilecek tatlı olduğundan bizim evde, her ev de olduğu gibi sık sık kek pişerdi.. bende o kekler sayesinde annemin en sevdiği tatlının kek olduga inanmış ve ona aldığımız ilk hediyeyi bir kek kalıbı olarak seçmiştim.. O gün bügündür kekten tad alamaz oldum..
 
Yıllar yılları kovaladı ve ben o kek kalıbına yenilerini ekledikce kekin lezzeti damağından yavaş yavaş değişti.. Kek suret değiştirdikte tadı ve lezzeti başkalaştı adeta ..
 
Şimdi kendi mutfağımda binbir çeşit kek kalıbı ile başbaşayım..
 
Pişen her kekin kokusu eve dağıldıgında ben annemin keklerini hatırlarım, ilk tattıgımda da  hüsrana ugrarım.. Hiç bir kek annemin kuzinede, yuvarlak alimunyum tepside pişirdiği gelişi güzel kekleri kadar lezzetli olamaz..
 
Düşündükçe içime sığmayan bir hüzün kaplar ansızın..
 
O keklerde imkansızlıkların verdiği bir mücadele saklıdır. Yıllarca kullanılmaktan  bitap düşmüş bir çırpma teli ile karıştırılmış bir malzemeden çıkmadır.. Annemin zar zor aldığı, en ucuzunu bulmak için pazar pazar dolaştığı, gramını dahi israf etmediği unu saklıdır.. Ne olur çikolatası çok olsun diye yalvarışlarımıza rağmen kırmamak adına bir iki çay kaşığı buladıgı,  kakao sayesinde yerken çikolata yediğimizi sandığımız çığlıklarımız saklıdır.. Kenarlarını yenemek için kardeşlerle sıra kavgasına girişlerin tatlı telaşları da saklıdır. Bayatladıgında süte batırılıp yemenin hazzı saklıdır.. Komşuya verildiğinde bitecek korkusu yaşamanın çocukluk duygusu saklıdır.. Verilmenin bereket bereket geri dönüldügünü anneden öğrenmek te saklıdır…
 
DSC_1062
 
Beni instagramda takip edenler çok iyi bilir, bu sofranın haftalar önce hazırlandığını. Aldığım onlarca güzel mail ile beni sorup, yanlız bırakmadığınız için de çok teşekkür ederim. Kardeşim çok şükür iyi. Onun iyi olması ile sevinirken anneciğimin geçen hafta bizi ufak bir korku ile üzmesini atlattık.. Ailecek büyük imtihandan geçiyoruz.. Asıl korkum imtihansız bırakılmamızdır..
 
cats 1
Bu sofrada verilecek ne bir tarif ne der bir ayrıntı var. Sizleri burayı öyle çok özlüyorum ki anlatamam. Bu arada yeni işimiz neredeyse 4. ayını doldurmak üzere. Her geçen ay içim daha bir kıpır kıpır ediyor.. Rabbim tüm yeni iş kuranları içinde de bizi muvaffak eylesin..
 
Bu sofra Müjgan’nın ayaklanması şerefine hazırlanmıştı. Sabah işe giderken sadece Pırasa ve Pasta bir de sofrayı kurunca ortaya ancak böyle bir sofra çıkabildi. Ben “kusura bakmayın” dediğimde de babam “bizde akşamları hiç böyle sofra kurulmuyor” diyerek farkında olmadan annemi güldürdü:) Yayınlamak yeni nasip oluyor. 
Menüyü yine sizlere fikir olması için vereceğim;
page3
Menüde;
  • Zeytinyağlı Pırasa
  • Közlenmiş Patlıcan Salatası
  • Meksika Fasülye Salatası
  • Arpa Şehriye Pilavı & Tavuk But

page2

  • Annemin Gül Böreği
  • Fırında Mantar
  • Çilekli Pasta

Dip Not: Canım ablama (eltim) bana hediye ettiği kuşlu servisliği için buradan da teşekkür edelim:)

Can..

çiçek

Dün dünde kaldı cancağımız, bugüne bakmak gerek..

İnsanın bir canı var derlerya hani değilmiş öyle, geçtiğimiz haftalarda anladım. Yeğen kardeşten, torun evlattan daha tatlıdır derler ya hani onu da çok iyi anladım ! Sadaka belayı musibeti korur ya da hafifletir derler ya hani, onu da içime mıh gibi kazıdım..

Gözyaşlarımı içime akıttım derler ya hani, onu bizzati yaşadım..

Canım kardeşim, bir yaşındaki yeğenimin annesi, göz ağrım, canparem.. ikinci canım..

Müjganım..

Bu yürek her atışında sanki bir onun için atarmış bir de benim için.. Bu yürek ondan önce bir yeğenim için atarmış bir onun için..

Kötü bir kaza ile belinde onu yatağa bağlayan üç kırık ile hayata gülerek devam eden, ablasına şükrün ve sabrın işte böyle olduğunu gösteren kalbimin, canımın gizli sahibiymiş meğer..

Bir yaşındaki yavrusunu kucağına aylarca alamayacağını bilse de, ihtiyaçları için otuzundan sonra bile bebek halleri gibi anneye muhtaç olsa bile of demeyerek, puf demeyerek şükreden bir kalba sahip güzel kardeşim benim..

O gecenin şokunu atlattığımı zanneden ben..! az evvel elim ayağım haftalar sonra bile boşalınca en iyisi buraya yazmak ve hepinizden dua istemek olduğunu düşündüm. Rabbim son altı aydır bize yaşattığı imtihanları ile ne güzel sorgulamalar yapıyor. Muvaffak olmayı nasip eylesin ve tüm hastalara içinde de benim kardeşime tez zamanda şifa lütfetsin..

Selam ve dua ile..